Ya kazın ayağı öyle değilse – Fikrikadim

Ya kazın ayağı öyle değilse

Türkiye’de 2000 yılından sonra düşünce ve algı dünyamız değişmeye başladı. Ülkedeki legal ve illegal tüm yapılarda bir değişim gözlemlendi. Bu değişim sol gruplarda ve İslami gruplarda da kendini gösterdi. Tüm yapılar daha bir şeffaf, otoriteye daha bir yakın, siyasete daha bir sıcak bakmaya başladı. Merdiven altı tüm yapılar gün yüzüne çıktılar denebilir. Haklılıklarını mevcut sistemin onlara verdiği imkanlar ölçeğinde aramayı tercih eder bir algı oluştu. Bunun karşılığında silahlı mücadele yolunu tek seçenek gören yapılarda yok değildi hani…

Bir dönem özellikle İslami yapılarda siyaset yapmanın yanlışlığı dahi tartışılmazken, 2000’li yıllardan sonra siyasi yollarla hak arayışının haklılığı tartışılır oluyordu. Tüm bunlar yaşanırken, AKP’nin 2002 yılında kurulduğu dönemde dahi siyasette hak arayışına devam edileceği pek tahmin edilmiyordu zira İslami yapılarda parti ile ilgili tereddütler vardı. Ancak tek başına iktidar olan AK partinin kurucu çekirdek kadrosunun İslami bir gelenekten gelmesi ve o dönemki iktidarı boyunca pozitif uygulamaları, sonraki dönemde İslami yapıları partiye ima yoldu bir desteğe yöneltti. Her ne kadar açıktan destek vermeseler de seçim zamanı gizli oy kabinlerinde parti desteklendi. Hatta oy kullanmanın dahi sıkıntılı olduğunu yıllarca savunan bir çok kişi -ki bir çoğunu tanırım- oy vermemenin ihanet olacağını savunmaya başlamıştı.

İslami cemaatler kendilerinden olduklarına inandıkları bir partinin iktidar olmasını dillendirmeseler de memnuniyetle karşıladılar. Hatta yakın bir zamanda birkaç yıl önce, 1990 yılların radikal İslami örgütü dahi siyasetteki önü açıklığı görünce, siyasal bir parti olma sürecine girdi ve 2014 yerel seçimlerinde güneydoğu illerimizde cüzi de olsa varlığını gösterdi. En son milletvekili seçimlerine gelindiğinde ise İslami yapılarda nasıl olduğunu net anlayamadığım bir zihin değişimi ile siyasi partilere destek imadan çıkıp aleni hale geldi.

Bu arada siyasetle işini şeytanla bir tutan “Hizmet hareketi” ile iktidar arasında gözlerden uzak başlayan savaş, 7 şubat MiT krizi ile somutlaşırken daha sonraları dershanelerin kapatılması ile ilgili alınan kararların ardından da savaşın şiddetleneceğini ve önü alınamaz şeylerin olacağını gösteriyordu. Burada cemaat ile siyasi iktidar arasındaki ‘güç’ savaşından bahsetmiyeceğim. Bu savaş esnasında durması gerektiği yeri ve pozisyonunu ne yöne çevireceğini şaşıran İslami yapılara ayıracağım.

Yukarıda siyasetle ve siyasi olaylara bakış açısını vermeye çalıştığım bazı İslami cemaatlerin güçlünün yanında görmenin dayanılmaz şaşkınlığını yaşadığımı ifade etmek isterim. 17-25 aralık operasyonlarından kısa bir zaman önce bu yapılar ortak bir platform etrafında birleşip iktidara destek açıklaması yaptılar. Bu açıklama ile o dönem Başbakan’ın dikkatini çekmeyi başaran platform, 2014 ocak ayında Başbakanın katıldığı bir proğram organize etti. Siyasi gücü öyle görüyorlardi ki bir cemaatin lideri o toplantıda ‘’17 Aralık operasyonu sadece ülkemize değil, uyanışı engellemek maksatlı olarak bütün İslam Dünyasına yapılmıştır. Bu mesele sadece Başbakan’ın, Ak Parti’nin değil, hepimizin meselesidir’’ diyordu. Bu şunu gösteriyordu; İslami cemaatlerin bazıları Ak Parti’yi İslami uyanışın sembolü kabul ediyorlardı. Sadece Türkiye’de değil tüm dünyada öncü olduğuna inanıyorlardı.

İslami yapıların oluşturduğu bu platform en son açıklamada vesayete, karanlık suç örgütlenmelerine, tüm darbe girişimlerine karşı, kararlı mücadeleyi gönülden destekliyoruz.. İyiliğin ve hayrın yayılması için hakkın ve hukukun korunması için, adaletin şaşmaz ilke olduğu, müreffeh ve lider bir ülke için çalıştıklarını söyler nitelikte bir bildiri yayınladılar.

Şimdi hakkın, hukun, adaletin şaşmaz ilke olduğunu söyleyen bu yapılar, seçim barajın adaletsiz olduğunu görmüyorlar mı? diye soru gelmez mi aklıma. Sorulara başlayacağım ancak tek sorun var; ya kazın ayağı öyle değilse?

*BU MAKALEDE YER ALAN FİKİRLER YAZARA AİTTİR VE FİKRİKADİM?COM'un EDİTORYAL POLİTİKASINI YANSITMAYABİLİR.
  Sosyal   Medyada   Paylaşın

YAZAR HAKKINDA

  • Site Yorum
  • Facebook Yorum

2 adet yorum var.

  1. İsa dedi ki:

    Kesinlikle çok haklısınız,fakat şunu da gözden kaçırmamak lazım geldiğini salık veririm;2015 genel seçimlerine hazırlık yapılıyor işte birden herkes siyasetçi oldu çıktı,hareketler tek kişilik yapıya dönüştü, hareketlerin gücünü arkasına alanlar bende Burdayım beni de geminize alın demeye başladı.Her şey değişir üstad,her şey değişir.kaleminize sağlık

  2. Tahsin Varol Tahsin dedi ki:

    “Şimdi hakkın, hukun, adaletin şaşmaz ilke olduğunu söyleyen bu yapılar, seçim barajın adaletsiz olduğunu görmüyorlar mı? diye soru gelmez mi aklıma. Sorulara başlayacağım ancak tek sorun var; ya kazın ayağı öyle değilse?” Bu son paragrafın son cümlesini yabana atmamak lazım. Kazın ayağı başka. Akpartiyi seçim barajsız sadece hükümet olacak milletvekili sayısında tutarak mevcut anayasanın değiştirilmemesini sağlamak. Allah müstehaklarını versin ve amaçlarına erişemesinler inşaallah…

Bir yorum bırak