Vehhabiler Yunanistan’da Ehli Sünnet düşmanlığı yapıyor! – Fikrikadim

Vehhabiler Yunanistan’da Ehli Sünnet düşmanlığı yapıyor!

Ömür Çelikdönmez

Ömür Çelikdönmez

Ethniki Ypiresia Pliroforion kısa adıyla EYP, Yunanistan gizli servisinin adı. Yunanlılar da gizli serviste yenilenmenin zamanının geldiğini düşünüyor olmalılar ki, EYP’nin görev tanımını ve görev alanını değiştirdiler. Buna göre EYP tıpkı Türkiye’de MİT’de yapılan değişiklikler çerçevesinde olduğu gibi, iç istihbaratla değil dış istihbaratla ilgilenecek. Dedeleri Edirne Babaeskili olan Yunanistan başbakanı Aleksis Çipras, Yunanistan İstihbarat Teşkilatı’nın başına 1948 doğumlu 67 yaşındaki gazeteci Yani Rubatis‘i atadı. 

ABD’deki John Hopkins Üniversitesi’nde uluslararası ilişkiler eğitimi alan Rubatis, 1986’da Pasok hükümeti döneminde hükümet sözcülüğü görevindeydi. 1994’de sosyalist Pasok’dan Avrupa Parlamentosu’na seçilen Rubatis, 1999’da tekrar gazeteciliğe döndü. 2008’de Çipras’ın uluslararası ilişkiler danışmanlığını üstlenmişti. Türk-Yunan ilişkileri konusunda uzman olan Rubatis’in, Amerikan yönetiminin 1947-1967 yılları arasında Yunan siyaseti üzerindeki etkilerini konu alan 1987 basımlı “Truva Atı” adlı bir kitabı bulunuyor.

1980-1986 arasında Yunanistan’da yayımlanan To Vima gazetesinin Washington muhabirliğini yürüten Yunanistan istihbaratının yeni patronunun bugünlerde mesaisi ülkesindeki Müslüman göçmenlerin Selefi gruplarlarla irtibatı ayrıca Irak ve Suriye’deki küresel cihad hareketine katılımlarına yönelik. Yunan istihbaratının Türkiye’nin başını ağrıtabilecek her türlü yasadışı örgütlenmelere kucak açtığı biliniyor. Son olarak DHKP-C’nin İstanbul da Çağlayan Adliye binasında gerçekleştirdiği terör eyleminde vur emrinin örgütün Yunanistan’daki mülteci kamplarında yerleşik lider kadrosundan verildiği tespit edilmişti.

Ethniki Ypiresia Pliroforion başkanı Yani Rubatis’in bir zamanlar çalıştığı To Vima gazetesi geçtiğimiz yıl Yunanistan’dan Suriye’deki Radikal İslamcı direniş örgütlerine katılan bir Yunan uyrukludan söz etmişti. 2001 yılında Yunan vatandaşlığına geçen şahsın 27 yaşında olduğu, ailesinin Atina’da ikamet etiği ve annesinin Suriye uyruklu olduğu, Suriye’ye giden Yunan uyruklu bir Müslüman’ın yakalanması için Yunan Milli İstihbarat Teşkilatı EYP ve diğer güvenlik birimlerinin alarma geçirildiği belirtilmişti.

Yunanistan’ın Avrupa Birliği üyesi olması, Yunanistan üzerinden Avrupa ülkelerine geçmek isteyen Afrikalı ve Asyalı göçmenlerin bu ülkeye sığınmalarına yol açıyor. Dolayısıyla göçmenlerin Avrupa Birliği’ne giriş noktası olmasından bu yana, Yunanistan’daki Müslüman nüfusu da artmaya başladı. Yunanistan’da bazı kaynaklara göre 5 milyon nüfuslu Atina’da 300 bin civarında Müslüman mülteci yaşıyor. Bu yüzden de resmi bir ibadet yeri kurulması talepleri çoğalıyor. Geçtiğimiz yıllarda Cuma ve Bayram namazlarında ibadet mekânı sorunu yaşayan Müslüman göçmenler kendilerine saldıran ırkçı Altın Şafak örgütü mensuplarıyla ve güvenlik güçleriyle çatışmıştı.

Atina ve çevresindeki şehirlerde iskân edilen, toplama kamplarında tutulan Müslüman göçmenlerin Cuma ve Bayram namazları için şartları zorlamalarına, Türkiye’nin bu konudaki resmi taleplerine rağmen Atina’da Cami projesi sonuçlanmış değil. Yunanistan’da 150.000. civarında Müslüman Türk azınlık yaşıyor. Ayrıca, 50.000. civarında Müslüman Pomak mevcut. Yine resmi verilere göre 10.000 civarında Farisi, 30.000 civarında Arap var.

Asya’dan gelen göçmenlerin kurduğu Pakistan-Helen Derneği Müslümanların taleplerini Yunan makamlarına iletmekle uğraşıyor. Batı Trakya Müslüman Türk azınlığının kendi cemaat dernekleri Lozan Anlaşması gereğince Türkiye’nin garantörlüğü altında faaliyet gösteriyor. Ancak Yunan resmi makamlarının tutucu ve tavizsiz politikalarına rağmen Suudi sermayeli bazı dini akımların yani Vehhabiliğin Yunanistan Müslümanları arasında dini propaganda yapmasından rahatsız olmaması dikkat çekiyor. Çünkü Yunanistan merkezi hükümeti ülke sınırları içindeki Pomak, Arnavut, Makedon, Roman ve Türklerin kendi etnik kökenlerine göre cemaatleşmesinde hoşnut değil. Bu etnik toplumlara ait Müslümanların Greek Müslümanı yani Yunan Müslümanı olduklarını resmi tez haline dönüştürüyor.

Vehhabiler ise Osmanlı dönemini çağrıştıran her türlü dini ve kültürel sembollere savaş açtıklarından, Yunan resmi tezinin ekmeğine yağ sürüyor. Ehli Sünnet din anlayışı yerine İngiliz tezgâhından geçmiş kendi dini akidelerini dayatıyorlar. Bu nedenle Vehhabi Selefilerin Yunanistan’daki faaliyetlerine Yunan istihbaratı izin veriyor hatta destek veriyor. Müslüman Türk Azınlığının camilerini onarmasına izin vermeyen Yunanistan, 22 Haziran 2007’de Suudi Vehhabilerin Atina’da cami açmalarına göz yumdu. Başkent Atina’nın Mosxato semti Kiprou caddesi 2 numaralı adresinde bulunan cami binası, Suudi Arabistanlı iş adamı Abdüllatif Elfuzan tarafından satın alınarak, Müslümanların ibadetine tahsis edildi.

22 Haziran 2007’de açılan camide ilk cuma namazını kılmak için Atina’nın çeşitli yerlerinden Türk ve Arap Müslümanlar bir araya gelmişti. Açılan camiye Batı Trakya Türkleri’ni temsilen İskeçe Müftüsü Ahmet Mete ve Gümülcine Müftüsü İbrahim Şerif de katılmış, Gümülcine Müftüsü İbrahim Şerif, yaptığı açıklamada, “Biz bir davet üzerine buraya geldik. Biz Batı Trakya’da yaşayan Türkler olarak Lozan Antlaşması ile orada kalmış insanlar olarak, hem Türklüğü hem de Müslümanlığı temsil etmek ve biz Türkler olarak Türkiye ve Yunanistan arasında köprü olarak İslam’ı da temsil etmek zorundayız” demişti.

Suudi Arabistanlı iş adamı Abdüllatif Elfuzan tarafından satın alındığı öğrenilen bina o tarihten itibaren Yunan-Arap Kültür Merkezi olarak da hizmet veriyor. Bu merkez geleneksel Ehli Sünnet inancının tahribiyle uğraşıyor, Müslümanların milliyet düşüncelerini tahrip ediyor. Yunan-Arap Kültür Merkezinin açılışına  Suudi Arabistan’ın Atina Büyükelçisi’nin yanı sıra binayı satın alan Suudi Abdullatif el-Fuzan, Mısırlı din adamı Ömer Abdulkafi, Mısırlı milletvekili Suphi Salih ve Ortodoksları temsilen din adamları da katılmıştı. Abdullatif Fuzan; Al Fozan Holding’in ortaklarından. Diğer ortağı kardeşi Muhammed Fuzan. Al Fozan Holding sanayi sektöründe ve finans sektöründe faaliyet gösteriyor.

Göçmenler arasında Selefi fikirlerin yaygınlaşması, Yunanistan üzerinden IŞİD ve benzeri örgütlere katılımları da beraberinde getiriyor. Bu IŞİD sempatizanı selefi cihatçılardan bazılarının Yunan istihbarat teşkilatı Ethniki Ypiresia Pliroforion bilgisi dâhilinde görevli gittikleri söyleniyor. IŞİD saflarında savaştıktan sonra Yunanistan’a döndüklerinde ilk hedefleri neresi olur şimdilik bilinmiyor. Ama bilinen bir şey var ki, Yunanlı IŞİDcilerin Müslüman Türklere ve Ehli Sünnet akidesine hiçte hoş bakmadıkları!..

Twitter:@ oc32oc39

omurcelikdonmez@hotmail.com 

 

*BU MAKALEDE YER ALAN FİKİRLER YAZARA AİTTİR VE FİKRİKADİM?COM'un EDİTORYAL POLİTİKASINI YANSITMAYABİLİR.

YAZAR HAKKINDA

  • Site Yorum
  • Facebook Yorum

Bir adet yorum var.

  1. Gamlı HAZAN dedi ki:

    gelde Hüseyin Hilmi Işık’a hak verme

Bir yorum bırak