Ve İran Amerika’ya teslim oldu İmamette Hilafette Türkiye’de! – Fikrikadim

Ve İran Amerika’ya teslim oldu İmamette Hilafette Türkiye’de!

Ömür Çelikdönmez

Ömür Çelikdönmez

Pakistan’ın nükleer enerji santralleri, işlenmiş uranyumu ve atom bombası neredeyse 30 yıla yakın bir süredir mevcut. Ne hikmetse ne Amerika ne Avrupa ne de İsrail itiraz etmedi. Hindistan’ın umurunda değil çünkü onlar Atom bombasına Pakistanlılardan çok önce sahip olmuşlardı. İran atom bombasına sahip olmak için çalışmalara başladığında bir anda küresel krize dönüşen bir süreç yaşandı. Son gelinen nokta da nükleer müzakerelerde İran ve Batı ülkeleri arasında ‘siyasi çerçeve anlaşması’ sağlandı.

Anlaşmanın taslağı yazılmaya başlanır ve tüm şartlar yerine getirilirse 30 Haziran’da nihai anlaşma imzalanacak. İran’ın nükleer programı konusunda Tahran ile ABD, İngiltere, Fransa, Rusya, Çin, Almanya arasında varılan uzlaşma uyarınca Tahran uranyum zenginleştirme kapasitesini belirgin bir şekilde düşürecek. İran ayrıca uranyum zenginleştirme programını daha kapsamlı bir kontrol sistemine tabi kılma sözü verdi. Sözün anlamı da şu; İran’ın nükleer silah üretmesi engelleniyor.

ran-Nükleer-Anlaşma-Reuters-Promo2Bunun karşılığında İran’a uygulanan ekonomik yaptırımlar adım adım kaldırılacak. ABD Başkanı Obama, İran ile nükleer müzakerelerde uzlaşıya varılmasını “tarihi” olarak nitelendirdi. Obama Lozan’da varılan çerçeve anlaşmanın tam olarak uygulanması halinde İran’ın nükleer silah geliştirme yolunda atacağı her adımı önleyeceğini ve Tahran’a yönelik ekonomik yaptırımların kaldırılmasını sağlayabileceğini açıkladı. İran’a bu anlaşma, kısıtlama getiriyor. Bu sayede nükleer savunma üretmek için bunu kullanamayacak. İran önümüzdeki yıllarda anlaşmayı ihlal etse bile, sınırlamalar olacağı için nükleer silaha erişememiş olacak. 

İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu ile bu konuda görüş ayrılıkları bulunduğunun “sır olmadığını” kaydeden Obama, “Eğer Netanyahu İran’ın nükleer silah elde edememesi yönünde en etkili yolu bulmaya çalışıyorsa, bu, (İran ile varılan anlaşma) en iyi seçenek” dedi. Obama, söz konusu sorunların siyasetten önde geldiğini, savaş ve barış arasındaki çizgide bulunan sorunlar olduğunu belirtti.

Ancak İsrail Obama’nın bu açıklamalarından duyduğu rahatsızlığı dile getirdi. İsrail’den İran’la yapılan nükleer anlaşmaya karşı sert tepki İsrail İstihbarat Bakanı Yuval Steinitz’den geldi, “İran’ın nükleer silah edinmesi tehlikesine karşı askeri harekat da dahil tüm seçenekler masada” dedi. İsrail yönetimi ise Lozan’da varılan siyasi çerçeve anlaşmasına tepki gösterdi. Rusya Dışişleri Bakanlığı, İran nükleer sorununa çözüm bulunmasıyla, Tahran yönetiminin artık bölgedeki çatışma ve sorunların çözüm süreçlerinde daha aktif rol oynayabileceğini açıkladı.

Nihayet ABD yapımı bir teatral gösterinin sonuna gelindi. Amerika İran’ın nükleer silah edinme çabasından yola çıkarak küresel bir kriz malzemesi oluşturmuş, Avrupa ülkelerini, İsrail’i, İslam ülkelerini, Rusya ve Çin’i dahi buna inandırmıştı. Bu müzakereler devam ederken İran rejimi adı geçen ülkeler nezdinde meşruiyetini sağlama aldığı gibi, nükleer gücü olan bir büyük devlet pozisyonuna bürünmeyi de marifet saymıştır. Sonuçta İran, Amerika’ya ve Avrupa’ya teslim olmuştur. Nükleer silah iddiasından vaz geçmiştir. Bu alanda en büyük kötülüğü İslam ülkelerine dokunmuştur. Ve hatta Türkiye’nin önünü kesmiştir.

Türkiye’nin batı ile sözleşmesi 2023’te sona erecek. Bu sözleşme (Lozan Anlaşması) TBMM temsilcileri ve Birleşik krallık, Fransa, İtalya, Japonya, Yunanistan, Romanya, Belçika, SSCB, Portekiz ve Yugoslavya temsilcileri arasında imzalanmıştı ve antlaşmanın 100 yıllık bir geçerlilik süresi bulunmakta. Sekiz yıl sonra bu anlaşmadan doğan sorumluluklarımız rafa kalkıyor ve bizi bağlayıcı Hilafet’in tesisi dahil hiçbir hüküm kalmıyor. Lakin İran’ın serüveni bu anlaşmayla daha yeni başlıyor. Cumhuriyet Hilafet makamını kaldırmadı TBMM’nin manevi şahsiyetine münhasır kıldı. Hatta Hilafet mefkûresi Dünya Müslümanlarının gündeminden düşmesin diye Ortadoğu’da el altından faaliyetlerde bulunuldu. 

İhvanı Müslümin (Müslüman Kardeşler), Hizbut Tahrir gibi örgütler aracılığıyla Hilafet unutturulmamaya çalışıldı. Eğer  Türkiye Cumhuriyeti’nin laik ve batıcı olmakla suçlanan kurucu liderleri gerçekten Hilafete karşı olsalardı Mekke Emiri Şerif Hüseyin, Mısır Kralı Fuat ve benzerleri tarafından kendilerine teklif edilen akıl almaz meblağlara kanarak Kutsal Emanetleri ve Halifelik şiltlerini, beratlarını teslim etmeleri gerekirdi. Etmediler çünkü günün birinde bu bayrağın düştüğü yerden kaldırılacağının hesabını yaptılar. 

İran ve batılı ülkeler arasındaki nükleer müzakerelerin konuyla ilgisi nedir? Sakın söyleyeceklerim size paranoyak ifadeler gelmesin. Kafayı falan yemedim. Dini terminoloji aslında dünyevi ilişkilerin genelinde var ve Avrupa’da olsun Amerika’da olsun toplumsal yaşam buna göre düzenleniyor. 11 Eylül’de İkiz Kulelere yapılan saldırıdan sonra ABD başkanı Bush “İşte şimdi haçlı seferleri başlıyor.” demişti.

Son örnek Türkiye İsrail ilişkilerinde yaşanıyor. Türkiye, İsrail makamlarının onayı ile Umre ziyaret programına Kudüs’ü dâhil ediyor yetmiyor, Edirne Sinagogu’nu restore ederek Türkiyeli Yahudilerin ibadetine yeniden tahsis ediyor ve düzenlenen törene Balkan Yahudi cemaat önderleri, İsrailli Yahudileri katılıyor. Türkiye’nin bu jestlerine İsrail nasıl karşılık verecek yakında göreceğiz.

İran’ın teslimiyet anlaşmasından sonra İslam Âleminin hem İmamet mercii hem de Hilafet makamı Türkiye olmuştur. Şia; İslam’ın temel ilkelerinden birinin de imamet olduğuna inanır. Şia inancına göre; imamet makamı tıpkı peygamberlik makamı gibi ilahi bir makam olup, o makama gelecek kişiyi Allah Teâlâ seçer. Nasıl ki, kullar peygamber seçme hakkına sahip değillerse, imam seçme hakkına da sahip değillerdir. Bu nedenle onlara göre İmam’a itaat farz derecesindedir.

Bazı kaynaklarda Hilâfet; “İslâm hukukunun hükümlerinin hâkim kılınıp İslâm davetinin tüm insanlığa taşınması için yeryüzündeki tüm Müslümanların önderliğidir” şeklinde tanımlanıyor. Sünni Müslümanlar halifeliğin “şura” adı verilen seçimle yapılmasını öngördükleri halde, Şii Müslümanlar imamet ismini verdikleri makama seçilimin sadece Allah tarafından ve ehli beyt adı verilen seçkinler arasından yapılabileceğine inanırlar. İmam Şiilikte en büyük dini-manevi otoriteyi de temsil eder. 

Türkiye’nin en büyük sorunu burada başlıyor. Benim bildiğim Türkiye sınırları dahilinde Şii taklid mercii bir Ayetullah bulunmamakta. En meşhurları Halkalıdaki törenleri düzenliyor, ha bre sine dövdürüyor. Muhtemelen ya İran dâhilindeki Azeri kökenli Türkçe danışan bir Ayetullah veya Irak’taki Ayetullah Sistani’den icazetli bir Ayetullah Türkiye’ye getirilebilir.

Halife için böyle bir sorun yaşanmayabilir çünkü TBMM “Şura” misyonunu icra edebilecek ehliyete sahip. Buradan çıkacak kararla Halife seçilebilir. Zaten paralel yapı Türkiye dışındaki örgütlenmede faaliyet sahası olarak geniş bir coğrafyayı kapsama alanına dahil ettiğinden bu ülkelerdeki Müslümanlar Türkiye’den ilan edilecek Halife’ye biat etmede sakınca görmeyecektir.

Tabiî ki tüm bunlar hayal mahsulü. Böyle bir şey yok! Ne Hilafet ne İmamet? İhtiyacımız olan İman, akıl, hikmet ve himmet. Cumanız mübarek olsun efendim. Selam ve Dua ile…

Son Not. Nükleer müzakerede mutabakat sağlanmadan önce Türkiye genelindeki elektrik kesintisi ve İstanbul’da başsavcının öldürülmesi, İstanbul Emniyetine saldırı düzenlenmesi Batı ile İran’ın daha doğrusu ile İran ile Amerika’nın yeni Ortadoğu serencamının ilanıdır, meraklısına duyurulur…

Twitter:@ oc32oc39

omurcelikdonmez@hotmail.com

 

 

YAZAR HAKKINDA

  • Site Yorum
  • Facebook Yorum

4 adet yorum var.

  1. ufuk dedi ki:

    Elinize sağlık hocam güzel anlatmışsınız.

  2. Semih Kahar dedi ki:

    Kaleminize ve Yüreğinize Sağlık Hocam. Son Not Bölümü’nde Herşeyi Açıkça Ortaya Koymuşsunuz. İran Yıllardır İsrail’e Amerika’ya Kafa Tutuyor Gibi Gözüksede Perde Arkasında Herşey Farklı Cereyan Etti. ABD nin Desteği Ile İsrail’in Desteği Ile Suriye de Irak ta Hakimiyeti Kurmuşlar Gibi Görünüyor. Ahmedinejad’ın Kafa Tuttuğu Zaman’ları da Hatırlayalım, ABD Üniversitelerinde Verdiği Konferans ve Dersleri de Hatırlayalım. Inanıyorum ki Halifelik Makamı ve Bayrağın Tekrar Göndere Çekilmesi Bizim Topraklarımızdan Başlayacak, 2023 Tarihinde Bitecek Olan Antlaşmalardan, Yeniden Ayağa Kalkmamızdan, Rahatsız Olanlar Kuduruyor, Çıldırıyor!!!! Onun Için İran’a Yaptırım Yapanlar, Şimdi Uzlaşmaya Varıp, Bize Tezgah Kurmaya Çalışıyorlar.Sizinde Yukarıda Belirttiğiniz Gibi; Bize Lazım Olan İMAN,AKIL,HIKMET ve HIMMET Öncelikle, İç Oluşumu Tamamlayıp, Aklımızı Kullanarak, Geçmişimizi de Beynimizde Idrak Ederek, Manevi Liderlerin Izini Takip Ederek Dış Oluşuma Kendimizi Hazırlamamız Gerektiğine Inanıyorum. NOT: NE YAPSALAR BOŞ GÖKLERDEN GELEN BIR KARAR VARDIR.

  3. Zuhurat baba dedi ki:

    ne demeyin öyle evladım İranılarda müslümandır

  4. Yeliz dedi ki:

    İran tarihine kültürüne yakışır şekilde müzakereleri başarıyla yürütttü, dimdik durdu, siz kalkmış neler söylüyorsunuz? Kıprıs meselesinde atmadığınız takla kalmadı, annan planına razı oldunuz, yatıp kalkıp Rum tarafına dua edin, yoksa şehitlerin kemikleri sızlıyordu

Bir yorum bırak