Türk ordusu Katar’da Türkiye Körfez’de konuşlanıyor! – Fikrikadim

Türk ordusu Katar’da Türkiye Körfez’de konuşlanıyor!

Ömür Çelikdönmez

Ömür Çelikdönmez

Musul savaşı yaklaştıkça tarafların askeri pozisyonları değişebiliyor. Musul’a saldıracak iki ayrı bloktan söz etmiştim. Birinci blok İran ve Irak’tan kısmen de Peşmerge’den oluşuyor demiştim. Diğer blok Amerika ve Avrupa ülkelerinden müteşekkil. Ürdün gibi kıytırık birkaç İslam ülkesi de bu blokla hareket ediyor. Türkiye ise Amerika’nın başını çektiği koalisyon güçleriyle birlikte hareket etmediğini Bağdat’a iniş yapan Türk uçakları ile fiili şekilde deklare etti.

Türkiye, IŞİD’e karşı Musul operasyonuna hazırlanan Bağdat’a iki uçak dolusu askeri yardım malzemesi gönderdi. Obama‘nın IŞİD’le Küresel Mücadele Özel Temsilcisi John Allen’de, ABD’nin Bağdat üzerinden değil, Kürt yönetimine doğrudan silah gönderdiğini, silah ve cephane taşıyan kargo uçaklarının, direkt Erbil’e indiğini söylüyor. Bağdat’a inen Türk uçakları ile Kuzey Irak Bölgesel Kürt Yönetimin denetimindeki Erbil’e inen Amerikan uçakları, olası Musul savaşındaki tarafları nasıl deşifre ediyor ama?

Başbakan Davutoğlu’nun; “Irak’ta muhatabımız olan bir Irak hükümeti var. Yine bir muhatabımız olan bir Irak Kürt Bölgesel Yönetimi var. Muhatabımız olan eski Musul Valisi var. Muhataplar yani orada çok net olduğu için orada yapılacak yardımlar daha açık ve Irak içinde olabiliyor. Şu an Suriye içinde bizim askeri mevcudiyetimiz yok. Ama Irak’ta var. Eğitim anlamında. Gittim bizzat da. Kamuoyu da izledi.” Sözleri Türkiye’nin Musul meselesinde Bağdat hükümetini dolayısıyla Bağdat hükümetinin destekçisi İran’ı muhatap kabul ettiğini ortaya koyuyor.

Bu bağlamda Irak ordusunun başlattığı Tikrit’ten IŞİD kuvvetlerini süpürme harekâtı, ABD ve koalisyon ortaklarının düzenleyeceği Musul saldırısından bağımsız, Türkiye onaylı antiemperyalist operasyondur. Irak ordusunun bugüne kadar gerçekleştirebildiği en büyük operasyonu düzenlediği Tikrit, başkent Bağdat’ın sadece 130 kilometre kuzeyinde olmasıyla büyük bir öneme sahip. Nisan ayında Musul’u almak için operasyon düzenlemesi beklenen Irak ordusunun Bağdat ve Musul’u birbirine bağlayan Tikrit’i kontrol altına alması gerekiyor. Tikrit ve çevresinde güvenliği sağlayan Irak ordusu, Amerika ve ortaklarının müdahalesini beklemeden Musul’a yönelmeyi planlıyor.

Türkiye, İran ve Irak ittifakı; Koalisyon güçlerini Musul’dan uzak tutabilmenin derdinde. Çünkü Amerikanın ve haçlı müttefiklerinin dillerine doladıkları Musul’u barbar IŞİD’den kurtarma harekâtı aslında ABD’nin IŞİD’i kullanarak Musul’a girme harekâtıdır. Burada amaç, IŞİD’i kullanarak Musul’u IŞİD’in elinden almak ve IŞİD’in elinden aldıktan sonra da Musul vasıtasıyla bir koridor açmak. Bu koridor, Barzani güçlerinin Akdeniz’e çıkmasıyla ilişkili bir ortam yaratmaya yönelik. Aynı zamanda Amerika ve haçlı müttefiklerinin petrol ve doğalgaz yataklarını kontrol edebilme niyetleriyle ilgili.

Suudilerin yeni kralı Türk dostu, Türkiye ile ilişkileri geliştirecek demiştim. Nitekim son siyasi gelişmeler öngörülerimin doğruluğunu teyit ediyor. Suudi Arabistan bölünmenin eşiğinde. Yemen’de yaşananlar, Kral Selman rejiminin karşılaştığı en önemli dış sorun. İran destekli Husilerin Yemen’de iktidarı ele geçirmesi, Suudi Arabistan’ın güvenliği için doğrudan tehdit sayılıyor. Suudi yönetimi hem kendini kurtarmanın peşinde hem de bu amaçla Türkiye’nin Körfez bölgesine yerleşmesinin önünü açacak girişimlerde bulunuyor.

Türkiye’nin siyasi saygınlığını yükseltecek hamleler geliştiriyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın himayesine aldığı Müslüman Kardeşlere, Mısır ve Suudi Arabistan’da iadeyi itibarı anlamına gelebilecek adımlar atılıyor. Bu adımların Suudi ayağı tamam gibi. Mısır ayağının da önümüzdeki günlerde kamuoyunun bilgisine sunulması söz konusu. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın görevinin ne olduğunu bu gezi sayesinde öğrenmiş olduk. El-Yevm gazetesine göre Türkiye ve Erdoğan; “Ümmetin kurtarılması görevi”ni üstlenmiş durumda.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Riyad temaslarının Arap basınındaki yansımaları derleyen Anadolu Ajansının bülteninde yer alan bilgiler oldukça mühim. Katar merkezli Eş-Şark gazetesi, ana sayfasında yer verdiği haberde, Suudi Arabistan ve Türkiye’nin bölgedeki güvenlik ve istikrara odaklandığını belirtmiş. Suudi Arabistan’da çıkan El-Yevm gazetesi ise Türkiye, Mısır ve Suudi Arabistan işbirliğinin önemine vurgu yapmış ve bu ülkelerin ortak koordinasyon ve işbirliğiyle Arap dünyası ve İslam âlemine yönelik tehditlerle mücadele edebileceğini gündeme taşımış.

Türkiye medyasında yayımlanan haberlerde devletin parasıyla Umre’ye giden Erdoğan portresi ön plana çıkarılıyor. Suudi Arabistan ziyaretinin arka planına ve sonuçlarına yönelik basında incir çekirdeğini dolduracak derde deva bir haber muhteviyatına maalesef rastlanmıyor. Oysa bu ziyaretin en önemli sonuçlarından birisi Körfez ülkelerinin Türkiye ekonomisine can suyu kabilinden sıcak para akıtacak olmaları bir yana Türkiye’nin Körfez’de konuşlanmasıdır.

Suudi Arabistan Krallığı ve Katar Emirliğinin talepleri doğrultusunda; TBMM Dışişleri Komisyonu’nda, Katar devleti ile Türkiye arasında imzalanan askeri eğitim ile Türk Silahlı Kuvvetleri’nin konuşlandırılması anlaşması kabul edildi. Bu anlaşmaya göre, Türkiye Katar’da üs kurabilecek, askeri personel bulundurabilecek. Katar’da sadece Türklerin askeri üssü bulunmuyor. Suudi Arabistan ile sınır olan Katar’ın Güney bölgesinde ABD’nin Ortadoğu’daki en büyük üssü mevcut.

Türkiye – Katar ilişkilerinde son yıllarda önemli gelişmeler kaydedildi. Katar sıradan bir körfez ülkesi değil, bölgesel sorunların çözümü için en önde çaba gösteren Arap ülkesi konumunda. Katar’ın üst düzey yönetimi bu hususlarda Türk Hükümeti ile yakın istişare içinde olmayı tercih ettiklerini ve dış politikalarında Türkiye’ye özel önem verdiklerini sıklıkla dile getiriyor. Türkiye, dünyanın en zengin ülkelerinden biri olan Katar sermayesinin Türkiye’ye yöneltilmesi için yoğun çaba gösteriyor.

Nüfus ve yüzölçümü bakımından küçük bir ülke olan Katar, özellikle son yıllarda, sahibi olduğu doğalgaz ve petrol rezervlerini gittikçe artan bir hızla ekonomisine kazandırmaya başlamış ve bunun sonucunda rekor düzeyde ekonomik büyüme gerçekleştirerek, kişi başına milli gelir bazında dünyanın en zengin ülkelerinden birisi haline gelmeyi başarmış bir ülke. Nüfusun yaklaşık 300.000’i Katarlı olup, geri kalanı Hindistan, Filipinler, Pakistan, Nepal, Sri Lanka gibi güney ve güneydoğu Asya ülkeleri ve Mısır, Lübnan, Fas, Cezayir, Filistin gibi Arap ülkeleri vatandaşı, ülkeye çalışma amaçlı gelmiş  yabancılardan oluşmakta. Katarlıların çoğu Vehhabi-Sünni mezhebine mensuptur. Şii mezhebine mensup olanların nüfusun %8-10’unu oluşturduğu tahmin ediliyor.

Türkiye’nin Katar’da kuracağı askeri üs, Türkiye’nin bir dünya devleti olması aşamasında önemli bir gelişme. Türk sanayisinin ihraç ettiği ürünleri taşıyan Türk armatörlere ait ticaret gemilerinin güvenliğini sağlamaktan tutun da bölgeye yönelik haçlı saldırılarının bertaraf edilmesine kadar bir işlevi olacak. Tabii ki Şii saldırılarına karşı caydırıcılık üstlenecek. Türkiye Katar’daki askeri üssü sayesinde, Asya’nın güneyini, Afrika’yı ve Hint okyanusu denetleyebilecek. Piri Reis’in yeğeni Seydi Ali Reis’i yeniden hatırlamanın zamanı. Portekiz ve İspanyol deniz ordusunun Hintli Müslümanlara zulümlerini önlemek için canını vermişti. Ruhu şad, mekânı cennet, tüm şehitlere selam olsun.

Twitter:@oc32oc39 
omurcelikdonmez@hotmail.com 

YAZAR HAKKINDA

  • Site Yorum
  • Facebook Yorum

9 adet yorum var.

  1. Mustafa Kemalin Askerleri dedi ki:

    nereye gidiyorsunuz?
    Araplardan bize ne?
    Atamızın dediği
    “Yurtta sulh cihanda sulh”
    ilkesini unutttunuz mu?

  2. Mehmet dedi ki:

    yani müslümanları zalimlerin elinden kurtaracağız ayağına masum insanları kandırıp bu savaşa girmeye hazırlanıyoruz .bizde bunu yedik .Allah büyük vesselam

  3. Mehmet dedi ki:

    Ayrıca seydi ali reisi hatırlamak ayrı bir olay

  4. devrimci gençlik dedi ki:

    aamerikanın uşağı olmayın yeter

  5. Hüseyin Ertaş dedi ki:

    Önceki bir yazınızda değindiğiniz üzere; Libya’ya gönüllü savaşmaya giden Atatürk gibi askerler bugün de askerlerimiz arasından çıktığı zaman daire tamamlanacak. İran’ın bu gibi askerleri var ve ortadoğuda fink atıyor ama Türkiye’de hala yok. Çoğunluğu darbe yapıp cumhurbaşkanı olma hevesindeydi yakın zamana kadar. Şimdikiler de afallamış durumdalar ve ne yapacaklarını bilir durumda değilller. En büyük eksiğimiz bu bence. Çaba gösterenlerin Allah yardımcıları olsun.

  6. abbas tevfik dedi ki:

    Anladığım kadarıyla Türkiye tarihte açmış olduğu parantezi kpatmakta kararlı. Allah yardımcımız olsun

  7. Semih Kahar dedi ki:

    Sevgili Hocam, Ulusal Basında Yer Almayan Bu Bilgileri Araştırmacı Yönünüz İle Ortaya Koyduğunuz Için Teşekkür Ediyorum. Inanıyorum ki Bu Şekilde Devam Eden Türkiye Yakın Gelecekte Hak Ettiği Yere Gelecektir. Yeni ve Büyük Türkiye’yi Şimdiden Görmeye Başladık. Allah Bu Vatanı ve Bu Halkı Hak Ettiği Yere Getirsin Tüm Düşmanlara Karşı Muzaffer Eyleyip Başarılı Kılsın.

  8. muharrem dedi ki:

    hayırlı olsun 100 yıl önce bizim plan topraklara kayıtsız kalamayız

  9. Ömür Çelikdönmez dedi ki:

    makalenin altına yorumlarını bırakan gönül dostlarına teşekkür ediyorum, yorumlar sayesinde eksiklerimi görüyor, hatalı değerlendirmelerin farkına varıyorum, bu arada okuyucu yorumları da en az köşe yazarı kadar ilgiyle takip ediliyor…

Bir yorum bırak

rekmob.com, 1787,DIRECT reklamstore.com, 98005, DIRECT appnexus.com, 1619, DIRECT adform.com, 1431, RESELLER pubmatic.com, 156547, RESELLER improvedigital.com, 1216, RESELLER rubiconproject.com, 17270, RESELLER, 0bfd66d529a55807