Türk Kerkük oldu Kürt Kerkük! – Fikrikadim

Türk Kerkük oldu Kürt Kerkük!

maxresdefault

Ömür Çelikdönmez

Ömür Çelikdönmez

Hoyrat denilince Kerkük, Kerkük denilince hoyrat gelirdi akla. Lakin şimdi savaş geliyor, kan geliyor, zulüm geliyor, ayrılık geliyor gurbet geliyor.  Merkezi Irak Hükümetinin kontrolü altındaki Kerkük’ün idari statüsü yeniden değişti. Kerkük Bağdat’ın egemenlik alanından çıkarıldı. Kuzey Irak Bölgesel Kürt Yönetiminin ani kararıyla Hewler yani Erbil’e bağlandı. Bu son gelişmeye Türkiye’nin tepkisi nedir bilinmiyor. Oysa Türkiye’de ilkokul müfredatı düzeyinde dahi verilen tarih bilgilerinde Musul ve Kerkük’ün Misak-ı Milli sınırları içerisinde olduğu öğretilirdi. Bu bilgilere göre Mısak-ı Milli, Türklerin Kurtuluş Savaşının siyasi manifestosu olan altı maddelik bir bildiri adıdır. İstanbul’ da toplanan son Osmanlı Meclisi tarafından bu bildiri 28 Ocak 1920 yılında oybirliği ile kabul edilmiştir ve kabul edildikten sonraki 17 Şubat’ ta kamuoyuna açıklanmıştır.

Misak-ı Milli’de yer alan ; “Osmanlı Devleti’nin özellikle Arap çoğunluğunun yerleşmiş olduğu (30 Ekim 1918 günkü Mütareke yapıldığı sırada) düşman ordularının işgali altında kalan bölgelerin geleceğinin, haklarını serbestçe açıklayacakları rey sonucu belirlenmesi gerekir; söz konusu mütareke çizgisi içinde din, soy ve amaç birliği bakımlarından birbirlerine bağlı olan, karşılıklı saygı ve özveri duyguları besleyen soy ve toplum ilişkileri ile çevrelerinin koşullarına saygılı Osmanlı-İslâm çoğunluğunun yerleşmiş bulunduğu kesimlerin tümü ister bir eylem, ister bir hükümle olsun, hiçbir nedenle birbirinden ayrılamayacak bir bütündür”  hükmüne göre Musul, Kerkük ve Süleymaniye’nin ve diğer tarafta Hatay bölgesinin Anadolu’nun ayrılmaz bir parçası olduğu açıktı.

1916 tarihli Sykes-Picot Anlaşması’na göre İngilizlerin denetiminde oluşturulan kukla Irak Devleti’nin sınırları içerisinde bırakılan Musul ve Kerkük günümüzde neredeyse Türk nüfusundan arındırılmış durumda. Irak Göç ve Göçmenler Bakanı Derbas Muhammet’in, “Kerkük’teki nüfusun neredeyse yarısı göç etmiş insanlardan oluşuyor. Bu büyük bir özveri ve yüktür” demesine bakılırsa, IŞİD önünden kaçan Türkmen, Arap, Ezidi ve diğer etnik unsurlar Kerkük’te yerleşik. Bu iki Türkmen kentinden Musul IŞİD, Kerkük ise merkezi Irak hükümetinin denetiminde.  Kürtlerin Kerkük’e bakış açısı belli. Kürtlere göre Kerkük; Kürdistan’ın kalbi.

Bölgesel Kürt Yönetimi liderleri Kerkük’e yönelik niyetlerini dışa vurmaktan çekinmediklerinden, Kerkük’ün idari statüsünün değişebileceğini gündemlerinden hiç düşürmediler. Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi Başkanı Mesud Barzani 19 Şubat 2015’te Münih’ten döndüğünde kendisine refakat eden Peşmerge yetkilileriyle Kerkük ziyaretin gerçekleştirmişti. Barzani Kerkük’te, İl Meclisi üyeleri, yetkililer ve Peşmerge komutanlarıyla bir araya gelmiş, Kerkük ziyaretinin asıl amacının, daha uzun bir süre gündemden çıkmayacak gibi görünen Kerkük’te siyasi konumunun güçlendirilmesi olduğunu belirtmişti. Siyasi konumun güçlendirilmesi meselesinin ne olduğu yeni yeni ortaya çıkmaya başladı.

Kerkük bugünden itibaren Kuzey Irak Kürt Bölgesi’nin sınırlarına dahil edilmiştir. Konuyla ilgili ilk adım, bir tv programına katılan Kerkük Valisi Necmeddin Kerim’in, Kerkük’ün Kürdistan’a ilhak edilmesine dair görüş beyanında bulunmasıyla atıldı. Rûdaw TV‘de programa katılan Kerkük Valisi Necmeddin Kerim, başta Amerika Birleşik Devletleri (ABD) olmak üzere bölgedeki bazı ülkelerin, Kerkük’ün özerk bir bölge yapılarak sorunların çözülmesini düşündüğünü belirtti. Kerkük Valisi, kendisinin hiçbir zaman kentin özerkleşmesi yönünde bir gündemi olmadığını belirterek, “Benim amacım Kerkük’ün Kürdistan Bölgesi’ne bağlanmasıdır” dedi.

Aynı zamanda Kürdistan Yurtseverler Birliği (KYB) Politbüro üyesi olan Necmeddin Kerim, Merkezi Irak Hükümeti’nin politikasını eleştirerek, 2013’ten beri petro-dolar parasını alamadıklarını ve Haydar Abadi kabinesinin vilayete hiçbir şekilde yardım etmediğini kaydetti. Hatırlanacağı gibi, Vali Necmeddin Kerim’in, Nisan ayı sonlarında kamu yetkilileriyle yaptığı toplantıda, Merkezi Irak Hükümeti’ni sert bir şekilde eleştirerek, yetkileri arttırılmadığı takdirde Kerkük’te özerklik ilan edeceğini ifade ettiği belirtilmişti. Necmedin Kerim, Bağdat’a çağrıda bulunarak, 8 bakanlığın yetkisini isterken, merkezi sistemin kaldırılması gerektiğini bildirmişti. Kerim, bu tutumundan dolayı başta partisi KYB olmak üzere siyasi partiler tarafından eleştirilmişti. KYB de Kerkük’ü, Kürdistan’ın bir parçası olarak kabul ediyor.

Kerkük Valisi Necmeddin Kerim’in Rûdaw TV’de yaptığı açıklama havada kalmadı. Jet hızıyla muhataplarını harekete geçirdi. Kerkük’ün Kürdistan’a bağlanmasının ikinci adımı Kürt siyasi partilerinin, Kerkük’ün resmi olarak Kürdistan Bölgesi sınırları içine alınmasını öngören bir proje hazırlamasıyla devam etti. Siyasi partilerin Kerkük temsilcileri, önümüzdeki hafta Kürdistan Bölgesi Parlamentosu’na giderek, yeni anayasayı yazmakla görevli komisyonla görüşmeyi kararlaştırdılar.

Kerkükle ilgili üçüncü ve nihai adım Kürdistan Bölgesi Parlamentosu Başkanı Dr. Yusuf Muhammed tarafından atıldı. Dr. Yusuf Muhammed yeni anayasada Kerkük’ün Kürdistan Bölgesi’nin bir parçası kabul edildiğini söyledi. Kerkük İl Meclisi Türkmen Bloku Temsilcileri, dün öğle saatlerinde başkent Erbil’de  Dr. Yusuf Muhammed’i ziyaret etti. Parlamento Başkanlığı’ndan yapılan yazılı açıklamada, tartışmalı bölgelerin Kürdistan Bölgesi’ne bağlanması durumunda bütün ırkların haklarının anayasa altına alınarak korunacağı belirtildi.

Yusuf Muhammed, Kerkük’ün yeni anayasada Kürdistan Bölgesi’nin bir parçası olarak sayıldığı söyleyerek, şunları kaydetti:  “Yeni anayasada Kerkük ve diğer tartışmalı bölgeler Kürdistan Bölgesi’nin bir parçası olarak ifade edilmektedir. Baskıyla Kerkük üzerine hiçbir karar uygulanmayacaktır çünkü o bölgelerde Kürdler dışında başka millet ve oluşumlar da bulunmakta.”  Pêşmerge Güçleri’nin Kerkük’teki bütün oluşumları ayrımcılık yapmadan savunduğunu vurgulayan Yusuf Muhammed, “Pêşmergeler olmasaydı teröristler  Kerkük’ü  kan gölüne dönüştürmüştü” açıklamasını yaptı.

Irak Kürtleri bağımsızlık ilanı için uzun süredir çalışıyor. Merkezi hükümetle olan anlaşmazlıklarını bahane ederek, bu süreci öne çekmeye çalışıyorlar. İran ve Irak yönetimleri Amerika’nın Kürtleri gaza getirdiği, yüreklendirdiği kanaatinde. Nitekim Irak’ın önemli siyasi ve dini güçlerinden biri olan Sadr Hareketi’nin siyasi partisi, ABD’nin Kürtler ile Sünni gruplara doğrudan silah vermesi halinde, gerekirse savaşacaklarını ileri sürdü. Ancak onların savaşmaları gereken şimdilik Kürtler değil. IŞİD güçlerinin Irak kentlerini hallaç pamuğu gibi atarak birer birer düşürmesi, Irak hükümetini Kürtlerle dalaşmaktan alıkoyuyor. Onların en büyük derdi Şiilerin kutsal mekânlarının bulunduğu Kerbela ve Necef’e doğru ilerleyen IŞİD’i durdurabilmek.

Türkiye Cumhuriyeti’nin; Irak’ın içişlerine müdahil olması söz konusu değil.  Dolayısıyla Türk Dışişlerinin Bağdat nezdinde  gerçekleştirebilecekleri diplomatik temasların sonuç vermeyeceği ortada. Çünkü Merkezi  Irak hükümeti Bölgesel Kürt Yönetimine bu saatten sonra ne diş geçirebilir ne söz geçirebilir? Bununla birlikte Erbil yönetiminin Türkiye’nin kırmızı çizgileriyle birlikte, Musul ve Kerkük hassasiyetini göz önünde bulunduracağı da bir gerçek. Yoksa Türkiye; “ Atem tutem ben seni, petrole gatem ben seni, akşam IŞİD gelende, önüne atem ben seni”  türküsünü söyleyebilir. Kürtleri IŞİD’in önüne atar mı atar, İnanmayan Kobani’yi hatırlasın!

Twitter:@ oc32oc39

omurcelikdonmez@hotmail.com 

YAZAR HAKKINDA

  • Site Yorum
  • Facebook Yorum

8 adet yorum var.

  1. Zuhurat baba dedi ki:

    yanar yürek kerkük yanar
    sanma ki cihanda her Türk yanar
    vallahide billahide Kerkükte
    hem Türk yanar hem Kürt yanar

  2. MAZHAR oSMAN dedi ki:

    Allah Türkmenlere sabır versin, işleri çok zor, kendilerine sahip çıkan yok

  3. Huseyn Hilm Nuri dedi ki:

    deşme yaramı gardaşım

  4. muharrem dedi ki:

    niye atmasın….

  5. şermin ecevit dedi ki:

    Türkiye Türklerinse Kerkük’te Türklerindir Türkiyedeki Kürtler Kerkükteki Kürtlerin hısmı olur, komşuda pişer bizede düşer, endişeye mahal yok

  6. gönül ferman dinlemiyor dedi ki:

    Ordu Kerküke mitingleri düzenlenmeli bence

  7. adanir dedi ki:

    Federe kurdistanda turkmencede 4 resmi dilden bir dildir. Kürtçe ne kadar resmiyse kanunla turkmencede o kadar yasal resmi dildir. Ben bir Kürt olarak diyorum ki Kürt kimki Allahin ayeti olan dillere yasak getirsin veyahut kidim kidim haklarini versin. Allah resulü kendine istediğini kardesinede istemeyen bizden değildir. Keske federe Kürdistan bolgesindeki Turkmenle Kurtler gibi kardeş olabilseydik. Şii olduklari icin ilerde hak (toprak) talep edilsin diye oraya sürülen türkmenler şimdi mi kardeş oldugunu hatirladiniz saddam zalimi onlara zulm ederken neredeydiniz. Isid 8400 turkmen kadının cariye alirken pesmerge ve hpg onlara yardim ederken sizler neredeydiniz. Lutfen burayi kirtletiginiz gibi orayida kirtletmeyin. Elinizi cekin ki bizler kardes kardes yaşayalım. Kobanide amerika fransa yani kafir dediklerimiz yardima geldilerde yani basimizda bizler ölürken sizler ebu cehil gibi seyrettiniz sizleri Allaha havale ediyoruz rabbimiz sizin baska irka olan kininiz sizleri meyletmesin der. Birde utanmadan kobaniyi göstererek tehdit ediyor.bu alcakligin son mertebesidir bilesin.

  8. Asil Murat dedi ki:

    Türkiye Türklerinde Kerkük’te maalefer Kürtlerindir ve öyle kalacaktır. Dört parçaya bölünen Kürtler yavaş yavaş birleşiyorlar. Yaz boz un üç parçası birleşti. Darısı dördüncü parçanın olsun. Musul ve Kerkük Misaki Milli sınırları içerisinde görünüyorsa o zaman bizim haritamız yanlış 🙂 Kurdistan Türkiye’nin bir ilimi acaba? Yoksa Kerkük’ü bana vermezsen, İŞİD’i gönderir katliam yaparım mı diyor) Hadi be işine bak 🙂

Bir yorum bırak

Yorum onaylama sistemi etkin; yorumunuzun yayınlanması biraz zaman alabilir.

Bir yorum bırak