Tımarhane güzeli: Eliza Graves – Fikrikadim

Tımarhane güzeli: Eliza Graves

Tahsin Varol

Tahsin Varol

Filmin orijinal adı “Stonehearst Asylum” yani “Stonehearst Tımarhanesi” demek. Filmin konusu bu tımarhanede geçtiği için bu ad verilmiş ama film daha çok “Eliza Graves” olarak biliniyor. Zira filmin konusu “Eliza Graves” adlı güzel ve isterik bir kadının etrafında dönmektedir.

Filmin konusu 1800’lü yılların ünlü Amerikalı yazarı Edgar Alan Poe’nun “The System of Doctor Tarr and Professor Fether” adlı hikâyesinden esinlenilerek Joe Gangemi tarafından senaryolaştırılmıştır. Edgar Alan Poe, Gotik edebiyatın en seçkin isimlerinden biri olarak eserlerinde genellikle acı, yalnızlık, karamsarlık, korku ve gerilim konularını işler. Bu filme esas alınan kısa hikâyesinde de bir tımarhanede gerçekleşen olayları konu edinmektedir.

Filmin yapımcılarından biri tanıdık bir aktör olan Mel Gibson olup onunla birlikte Mark Amin ve Bruce Davey isimli iki yapımcı daha bulunmaktadır. Yönetmen Brad Anderson ise deneyimli bir televizyon dizisi ve film yönetmenidir. Birçok film festivalinde kazanılmış ödülleri bulunmaktadır.

Film 1899 yılının son günleri ile 1900 yılının ilk günlerini kapsayan birkaç aylık kısa bir dönem zarfında Stonehearst Tımarhanesine Edward Newgate adlı Oxford üniversitesinden yeni mezun acemi bir psikiyatrist doktorun gelmesiyle başlıyor.  Oxford’dan mezun olduktan sonra bu kadar uzak bir mekâna deneyim kazanmak için gelmesi doktorun ifadesine göre “idealist” olmasından ve “taşrayı sevmesinden” kaynaklanıyor. Ancak ilerleyen zamanda durumun hiç de idealistlik ve taşra sevgisinden kaynaklanmadığı, genç doktorun aslında gerçek bir aşkın peşinden bu tımarhaneyi seçtiği ortaya çıkacaktır.

Edward Newgate, Tımarhaneye gelmeden 2 hafta önce oranın müdüriyetine bir mektup yazarak geleceğini haber vermesine rağmen, geldiğinde, ana binaya çok uzaktaki giriş kapısının önünde beklemek zorunda kalır. Birkaç seslenmeden sonra kendisini başlarında Mickey Finn’in olduğu eli silahlı birkaç adam karşılar. Durumu izah etmesine rağmen adamlar oldukça soğuktur. Birkaç mükâlemeden sonra Mickey Finn nihayet kendisini içeri almaya razı olur ve uzak bir tepedeki büyük yapının müdüriyet odasına götürür.

Müdür Silas Lamb de genç doktoru sıcak karşılamamıştır. Davranışlarında bir tuhaflık vardır. Genç Doktor Edward Newgate şaşkındır ama durumu soğukkanlı bir şekilde dengelemeye çalışır. Geldiği günün akşamında müdür Lamb, tımarhanede bulunan hastaları teftişe genç doktoru da davet eder. Birlikte teftiş yaparlarken Doktor Newgate’in dikkatini hastaların ortalarda serbestçe dolaşıyor olması çeker. Bunun nedenini sorunca Müdür: “Burada işimizi, tamamıyla onların doğal halleriyle yapmayı tercih ediyoruz” gibi o çağda hiç de tıbbi etiğe uygun olmayan bir yanıt verir.

Eliza-Graves-2014-izleO akşam yemek, tüm hastalarla birlikte yenir. Bu durum da Doktorun garibine gitmiştir ama alacağı cevabın yine farklı olmayacağını idrak ettiğinden fazla üstelemez. Yemek sonrası eğlence ortamında piyano çalan genç ve güzel bir kadın dikkatini çekince gözlerini ondan ayıramaz. Bu durum Müdürün de dikkatinden kaçmaz. Aynı şekilde piyanodaki kadın da gözlerini genç Doktordan ayıramamaktadır. Karşılıklı bakışmalarla geçen ilk geceden sonra Doktor ertesi gün ayna karşısında o kadına nasıl açılacağının temrinlerini yapmaktadır.

Müdürün söylediğine göre piyano çalan kadının adı Eliza Graves olup, o çağda henüz kimyasal ilacı bilinmediği için tedavi edilemeyen bir histeri (isteri) hastasıdır. Krize girdiği bir anda tarakla saldırarak yeni evli kocasının bir gözünü kör etmiştir. Toplumun önde gelen insanlarından biri olan kocası da onu Oxford üniversitesi psikiyatri bölüm profesörüne emanet etmiştir. Alımlı kadınla birkaç ay bizzat ilgilenen profesör bilahare tedavinin hastanede yapılması amacıyla kadını Stonehearst Tımarhanesine göndermiştir.

Doktor, tımarhanede bir takım gariplikler olduğunu sezinlemiştir ama bunun tam olarak ne olduğunu henüz bilememektedir. Ertesi gün hastalar arasında o güzel kadınla karşılaşınca konuşmak ister ama kadın kendisini ücra bir köşeye çekerek buradan hemen ama hemen, hem de ardına dahi bakmadan, ahırdan bir at alarak bataklık yolundan derhal terk etmesini, kaçmasını öğütler. Doktor durumun izahını istese de oraya Müdürün geldiğini gören kadın bir açıklama yapmadan yanından ayrılır.

Olayların gittikçe karmaşıklaştığını gören Doktor, bir gece eline bir gaz lambası alarak binanın bordum katını kontrol ettiğinde orada zor şartlar altında bir sürü insanla karşılaşır. İnsanlar açlık ve susuzluktan bitap vaziyette yardım istemektedir. Doktor onların kim olduklarını sorunca aldığı cevapların doğruluğuna inanamaz ve okulda profesörlerinin kendilerine söyledikleri şu deyimi hatırlar: “Tımarhanede gördüklerinin yarısına, duyduklarının ise hiçbirine inanmayacaksın.” Zira zindandakilerin söyledikleri şudur: “Kendileri aslında Tımarhanenin yasal idareci ve hizmetkârlarıdır. Şu andaki idareci ve hizmetkârları da Tımarhanenin hastalarıdır.” Doktor duyduklarına inanmadan ayrılmak üzereyken kendisiyle adıyla hitap edildiğini işitir. Birden durur ve ismini nerden bildiklerini sorar. “Siz gelmeden önce buraya geleceğinizi bildiren bir yazı yazmıştınız, hatırladınız mı?” cevabını alınca durumun vehâmetini kavrar.

Uygun bir ortamda zindanda karşılaştığı durumu Eliza Graves’e açar. O da bunu doğrular ve hala neden kaçmadığını sorar. Doktor ise buraya sadece kendisini görmeye ve almaya geldiğini, kaçılacaksa beraber kaçmaları gerektiğini anlatır. Güzel kadın da Doktora karşı duyarsız değildir. Başka herhangi bir erkek kendisine dokunduğu anda isterik krize giren kadın, Doktora karşı aynı tepkiyi vermemektedir. Aralarında “gönülden gönüle giden gizli bir yol” açılmıştır. Ancak kadın kaçmak için artık çok geç olduğunu, Müdürün olan bitenlerden şüphelendiğini ve kendilerini takip ettirdiğini belirtir.

Filmdeki asıl olaylar bu saatten sonra başlar. Sahte Müdür Silas Lamb Doktoru sıkı takibe almıştır ama bir taraftan da Noel Yortusu gelmiştir. Noel’den hemen sonra da 1900’üncü yıla girilecektir. Bu, bir yüzyılın bitişi ve yeni bir yüz yılın başlangıcıdır. Önemli bir gündür. Yılbaşı eğlencesi için ciddi hazırlıklara girişir. Doktor da bu hazırlıklar sırasında üzerindeki baskının hafiflemesini kendi yapmak istediği işler için fırsata çevirmek isteyecektir. Lakin işler hiç de umduğu gibi gitmeyecek sarpa saracaktır. Öyle ki, ölüme “merhaba” diyecektir.

Daha fazla bilgi vermek, izleyecekleri caydırabilir. Zira film çok güzel sürprizle bitmektedir. Aşağıda izleyebileceğiniz bir torrent bağlantısı veriyorum. Filmi buradan indirir, Türkçe alt yazısını da yine vereceğim linkten edinerek izleyebilirsiniz.

Hafif gerilim ve gizemden hoşlanıyorsanız izlemenizi öneriyorum. 9/10

Filmin torrent bağlantısı: http://www.torrents.net/torrent/6019155/Stonehearst-Asylum-%282014%29/

Filmin alt yazı bağlantısı: http://www.turkcealtyazi.org/mov/1772264/eliza-graves.html

YAZAR HAKKINDA

Tahsin Varol, sinema yazılarını fikrikadim.com'da paylaşmaktadır. Yazarın diğer yazılarına ulaşmak için isme tıklayın
  • Site Yorum
  • Facebook Yorum

Bir adet yorum var.

  1. ömür çelikdönmez dedi ki:

    yorumsuz bir filmin doyumsuz kritiği, eline sağlık usta

Bir yorum bırak

Yorum onaylama sistemi etkin; yorumunuzun yayınlanması biraz zaman alabilir.

Bir yorum bırak