Stalin’i kaçıramayan casuslar Türkiye’de Putin’e ne yapabilir? – Fikrikadim

Stalin’i kaçıramayan casuslar Türkiye’de Putin’e ne yapabilir?

Şehir efsaneleri gibi savaş efsaneleri de vardır. Hitler’e uzaylıların yardım ettiğinden tutunda kayıp kıta MU’ medeniyetinin verilerini elde eden Nazi liderinin ölümsüzlük iksirinden içtiğine ve halen yaşadığına kadar yüzlerce efsane okuyabilirsiniz. Bunlara benzer bir efsanede Rusların çok okunan ulusal haftalık Argumentı i Faktı gazetesinden gündeme getirildi. Ancak konuyla ilgili bilgilerin kaynağı belirtilmediğinden tatlı bir hikâye kıvamında.

Bu efsane malûmatın olay örgüsü şöyle; İkinci Dünya Savaşı’nda Alman casusları Tahran Konferansı sırasında dönemin Sovyet lideri Josef Stalin’i Türkiye’ye kaçırmayı planlar. 1 Aralık 1943’te İran’ın başkenti Tahran’da SSCB lideri Stalin, ABD Başkanı Franklin Roosevelt ve İngiltere Başbakanı Winston Churchill arasında yapılan görüşmeleri takip eden Naziler, her 3 lidere yönelik suikast yapmayı gündemlerine alır. Suikast için Nazi Almanyası Güvenlik Dairesi’ne bağlı Gizli Servisi Başkanı ve 1 nolu Alman casusu Otto Skortseni, “Uzun Atlayış” isimli operasyon hazırlar. Alman casusları Ermeni mezarlığında gizli tünel kazarak görüşmelerin yapıldığı Sovyet Tahran Elçiliği‘ne sızmaya çalışır.

Alman casuslarının asıl amacı suikasttan ziyade her üç lideri kaçırmaktır. Nazi Almanyasında, liderlerin esir düşmesinin o ülkelerde ve savaşan askerler arasında kaosa yol açacağına inanılmaktadır. Plana göre; l Alman casuslar Sovyet lideri Stalin’i önce Türkiye’ye sonra da Almanya’ya kaçıracaktı. Alman istihbaratındaki köstebek sayesinde Sovyet istihbaratı, Almanların planlarını öğrendi ve planı bozdu. İran’a 3 bin ajan gönderen Sovyet istihbaratı, 400 Alman casusu ve bölgeye özel uçakla Tahran’a indirilen 14 kişilik özel suikast timini yakalamayı başarır. Dolayısıyla Stalin Tahran’dan Türkiye’ye kaçırılamaz.

Stalin’i kaçıramayan Avrupalı casuslar Putin’e Türkiye’de ne yapabilir? Tam yerinde bir soru. Suikast her zaman gizli servislerin göz ardı etmediği bir yöntem. Düşünsenize Rusya’nın Kırım’ı işgal etmesine tepki göstermeyi kafasına koyan bir Kırım Tatar Türkü’nün yabancı istihbarat ajanları tarafından deşifre edilerek yönlendirilmesi sonucu, Putin’e yönelik bir suikast tertibine girmesi, Türkiye ile Rusya arasındaki ilişkileri gerdiği gibi koparma noktasına da getirebilir.

Türkiye’de muhtelif tarihlerde ve şehirlerde öldürülen Çeçen direnişinin komutanlarının ve Ankara’da silahlı saldırıda öldürülen Çeçenistan İçkerya Cumhuriyeti Türkiye Fahri Konsolosu Medet Ünlü’nün intikamı almak isteyen Çeçen direnişçilerden Türkiye’de konuşlanmış bir grubun, İngiliz ve Amerikan ortak yapımı bir suikast hazırlığında taşeronluğu üstlenerek, böyle bir tertipte yer almaları çok uzak ihtimal değil. Lakin bu tür suikast senaryoları, her zaman hem ev sahibi ülkenin hem de konuk devlet başkanının ülke istihbaratı tarafından, “yüksek ihtimalli suikast senaryoları” kapsamında ele alınır ve değerlendirilir.

Ziyaret öncesinde iki ülkenin istihbarat görevlileri mini bir zirve gerçekleştirir. Her iki ülke istihbaratının güvenlik planları, masaya yatırılır. Mevcut güvenlik açıkları üzerinde durulur. Gerekli önlemler alınır. Bu tür olaylara karışabilecek potansiyel şüpheliler; bir ay öncesinden gözaltına alınır ve sadece güvenlik birimlerinin bildiği mekânlarda zorunlu misafirliğe tabi tutulur. Putin Türkiye’den ayrıldıktan sonra bu amaçla gözaltına alanların haberlerini basından okuyabilirsiniz.

Kendisi de bir istihbaratçı olan Putin’in dünyada en iyi korunan devlet başkanlarından biri olması kimse için sürpriz değil. Dolayısıyla Putin’in “doğmamış çocuğa don biçerek” bu tür suikast senaryolarından dolayı “kuru gürültüye papuç bırakan” bir devlet adamı olmadığı ortada. Ayrıca Türkiye’nin bu tür kumpaslara prim vermeyeceğinin bilinmesi de çok önemli.

Kremlin Danışmanı Uşakov’un, Putin’in Türkiye ziyaretini diplomatik olarak en üst seviye olan ‘devlet ziyareti’ seviyesinde gerçekleştireceğini bildirmesi ve Putin’in bizzat kendisinin Ankara’ya gelmeden önce yaptığı açıklamada, “Bazı konularda tutumlarımız farklı olabilir, bununla beraber karşılıklı diyalogu devam ettirme noktasında ortak niyetimiz mevcuttur” demesi bu bağlamda değerlendirebilir. 

Rusya Federasyonu Devlet Başkanı Vladimir Putin, Türkiye-Rusya Üst Düzey İşbirliği Konseyinin 5. Toplantısı’na katılmak için Türkiye’de. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Türkiye ziyareti kapsamında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile görüşecek. İki liderin, Suriye meselesi başta olmak üzere, ihtilaf yaşadıkları konuları pek ön plana çıkarmayıp iki ülke arasındaki ticaret hacmini arttırmaya odaklanmaları bekleniyor.

Türkiye ve Rusya özellikle ticaret ve turizm alanında güçlü ekonomik ilişkilere sahip. Ankara’nın Suriye Devlet Başkanı Beşar Esat karşıtı tutumu ve Rusya’nın Esat rejimine desteği, bu ilişkileri şimdilik etkilemişe benzemiyor. Ukrayna ile yaşadığı sorun nedeniyle uluslararası arenada sıkışan Moskova için Ankara ile ilişkilerin hiç olmadığı kadar değerli bir süreç içeriyor. Putin’in Türkiye ziyareti, ikili ilişkilere katkısı anlamında önemli.

Putin ve Erdoğan, bu ziyareti Batı’ya karşı bir gövde gösterisine dönüştürecekler. Uzmanlara göre iki ülke arasındaki politik ayrılıklar belirgin ancak ekonomik alanda işbirliği güçlenerek devam ediyor. Türkiye, Rusya ile ticareti artırmaya kararlı. Hedef 32 milyar dolarlık ticaret hacmini 2020’de 100 milyar dolara çıkarmak. Bu açıdan bakıldığında Türkiye ile Rusya arasındaki ilişkiler 1920-1938 arasındaki döneme çok benziyor.

Putin’in ziyareti öncesinde; Gazprom Başkanı Aleksey Miller ile Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan dün İstanbul’da gerçekleştirdikleri görüşmede doğalgaz alanındaki ikili işbirliğine dair konularını değerlendirdi. Gazprom Başkanı Aleksey Miller; Türkiye’nin Almanya’dan sonra Rusya’dan en çok doğalgaz ithal eden ülke olduğunu, 2013’de Türkiye’nin 26,7 milyar metreküp doğalgaz ithal ettiğini belirtti. Türkiye Rusya’dan sadece enerji ithal etmiyor. Nükleer enerji santrali yapımında Ruslar Türkiye’nin en önemli partneri.

Nükleer santral kurulumunda Amerika ve Avrupa’nın vermediği, teknoloji ve sermaye desteğini Türkiye’ye Rusya veriyor. Amerika ve Avrupa bu desteği vermiyor çünkü Türkiye’nin bir enerji devi olmasını istemiyor. Rusya devlet atom enerjisi şirketi Rosatom Genel Müdürü Sergey Kiriyenko, yapımı Rusya tarafından yürütülen Türkiye’nin ilk nükleer santrali Akkuyu’da dış yatırım payının yüzde 70’e varabileceğini açıkladı.

Putin Türkiye’nin Kırım hassasiyetini bildiğinden bazı düzenlemelerle Türkiye’yi rahatlatmaya çalışıyor. Rusya Federasyonu Devlet Başkanı Vladimir Putin Ankara ziyareti öncesinde; Kırım ve Sivastopol’de serbest ticaret bölgeleri açılmasına imkân veren yasayı imzaladı. Yasa, Rusya resmi hukuk sitesinde yayımlandı. Bu arada Halk referandumu yoluyla Rusya’ya bağlanan Kırım’da yaşayan Kırım Tatarları’ndan bir grup; Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a “Sayın Putin ve Sayın Erdoğan’a çok güveniyoruz. Rus-Türk dostluğunu kimse bozamaz.” çağrısında bulundular.

IŞİD; Putin Türkiye’ye gelmeden Kobani’deki Amerika ve koalisyon destekli PYD/YPG direnişini bitirme amaçlı operasyonlara girişti. Suriye’nin Halep kentine bağlı Kobani‘de çatışmalar, sınır kapısı yakınlarında yoğunlaştı. Mürşitpınar Sınır Kapısı yakınlarına bomba yüklü 2 araçla saldıran IŞİD güçleri, Mürşitpınar sınır kapısını tamamıyla ele geçirdi. Muhtemelen bu gelişme Türkiye’nin Rusya karşısında Baas rejimine karşı mücadelede elini güçlendirecek bir kart olarak masaya sürülecektir.

Twitter:@oc32oc39
omurcelikdonmez@hotmail.com

YAZAR HAKKINDA

  • Site Yorum
  • Facebook Yorum

9 adet yorum var.

  1. yavuz Burgulcu dedi ki:

    ejdad Ruslara Moskof demiş. kadir Mısıroğlunun Moskof MEZALİMİ isimli eseri okunmadan Rusyanın niyeti anlaşılmaz. Ruslar Müslümanların en büyük düşmanı. Türkistanı onlar yaktı, Afganistanı onlar işgal etti. Kırımı bir gecede boşalttılar. Amerikaya kurban olsunlar. Amerikalılar her seferinde Ruslardan Türkiyeyi kurtardı. 6. Filo Ruslara karşı geldi. Devrimci geçinenler Türkiyeyi kızıl rus ordusu bolşevikler işgal etsin diye Amerikalılara saldırdı

  2. devrimci gençlik dedi ki:

    bugünkü Rus yönetimi diyalektik materyalizmin yorumlanmasında maalesef işçi sınıfını hayal kırıklığına uğrattığı gibi, emperyalizme doğru dümen kırmış gözüküyor.

  3. mersinli ismail dedi ki:

    eskiye rağbet olsa bit pazarına nur yağarmış, günümüze bakmalı, Türkiye ile Rusyanın ticari ve kültürel ilişkilerini geliştirmeleri her iki ülkenin yararına. bunun Komunizmle falan alakası yok

  4. can dedi ki:

    geçmişle yaşanmaz arkadaşın dediği gibi bu güne bakmak lazım bu güne bakarkende uyanık olup tedbirsiz ilişkilere girmemek lazım umarım sadece rusya değil tüm ülkelerle iyi olmak lazım biz düşmanımız bile olsa ekmeğimizi uzatırsak mutlaka karşılık buluruz biz güçlü milet vede güçlü devletiz allah bize yeter

  5. berivan Kobani dedi ki:

    kobani direniyor boşuna sevinmeyin

  6. muharrem dedi ki:

    denge li bir komşuluk iyi olacak diyorum ancak anayasa mahkemesi %10 barajını kaldırırsa herşey alt üst olacak

  7. DeniZ dedi ki:

    Putin suriyede seçilmiş Esad devam etmeli deyip dogalgazda %6 indirim yaptı. Erdoğan yüksek oyla gelen diktatörlerin sonu nasıl ondan bahsetti ve açık oy gizli sayima laf vurdu. Heriki tarafta politik olmasada ekonomik anlamda bağımlı birbirine..

  8. Abbas Tevfik dedi ki:

    Türkiyenin çevresi ile iyi ilişkiler kurması önemli. Önemsenen bir ülke olmasıda güzel. Fakat kurulan ilişki kadar ilişkilerin belli bir hedefe yönelik olması da önemli. Yoksa dün dün Esed ile iyi ilişkimiz vardı,buğün ise yok. Bence Türkiye geleceği için hedef koyup planlamalar yapmalı. Kokmaz bulaşmaz dış politika siyaseti bizlerin onlarca yılına mal oldu. Ayrıca Ömür Bey’ede araştırma dolu yazıları için bire kez daha teşekkürler. Allah kolaylıklar versin.

  9. Semih dedi ki:

    Hocam öncelikle yazınızı çok beğendim. Putinin Türkiye Ziyareti Çok Önemli.Cumhurun Reisi Ile Ortak Yönleri Var. Eski kgb Ajanı Olan Putin’e Oligarklare Karşı Savaş Açması Nedeni İle Yoğun Bir Ilgi Vardı. Putin de Tıpkı Recep Tayyip Erdoğan Gibi Akıllı Bir Siyaset Adam’ı. Yeni Türkiye Olmadan Bölgede Oyun Kurulamayacağını Iyi Analiz Eden Putin’in Yahudi Baronlara Bakışı da Cumhurun Reisi Ile Benzer Ortak Noktası. Amma Suriye Konusunda Tam Tersi Fikirlere Sahipler. Buna Rağmen Yeni Türkiye’nin Bölgede Aktif Rol Oynaması ve Rusya ya Uygulanan Batı ve Amerika’nın Baskıcı Tutumu, Yaptırımları Ekonomik, Siyasi ,Kültürel, Enerji vs Konularda Çıkışını Sürdürebilmesi İçin Türkiye Ile İlişkilerini Derinleştirmek Istiyor. Bu Konulardaki İşbirliğnin Artması da Batı’yı Endişeye Sokuyor. Tarihçi Kadir Mısıroğlu’nun Bir Öngörüsünü Okumuştum. Türkiye Ile Amerika Her Türlü Alanda Ilişkilerini Devam Ettirmesi Yakın Gelecek Açısından Türkiye’nin Lehine Olacağını Yazıyordu.Ama Kanaatim Şu ki Dünya’da ki Dengelerin Değişmesi ve Yakın Gelecekte Dünya Güçlerinin 3 Konuma Ayrılacak Olması Amerika ve Etrafındakiker (Yahudiler), Türkiye Merkezli Otonom Bir Bölge Tabi ki Yönetim Sahibi Türkiye ve Çin veya Japonya Tabi Güçlü Türkiye’nin Yanında Rusya’nın Yer Alması Başka Bir Önem Arzediyor. Sevgili Hocam Saygılar.

Bir yorum bırak