Rusya Balkanlara Türkiye Kafkaslara vurur mu? – Fikrikadim

Rusya Balkanlara Türkiye Kafkaslara vurur mu?

Ömür Çelikdönmez

Ömür Çelikdönmez

Rusya ile Amerika arasında sıkışan Türkiye, Ortadoğu’da başka Kafkaslarda başka, Balkanlarda başka telden çalıyor.  Türkiye NATO üyesi ve Amerika’nın vazgeçemediği siyasi ve askeri partner. Aynı şekilde Rusya ile Balkanlar üzerinden Avrupa’ya ulaştırılacak doğal gaz boru hattının proje ortağı. Ne gariptir ki siyasi ve askeri açıdan güvenmediği Türkiye’yi, Rusya ekonomik partneri kabul ediyor. Amerika ise her fırsatta Türkiye’nin Rusya ile enerji ittifakına karşı olduğunu saklamıyor. ABD Dışişleri Bakanlığı’nın Enerji Konularından Sorumlu Müsteşar Yardımcısı Amos Hochstein, Yunanistan’ın başkenti Atina’daki temaslarında, ABD’nin Rus gazının Avrupa’ya ulaştırılması için Güney Akım doğalgaz boru hattı yerine yeni bir hat inşa edilmesine karşı olduğunu açıkça dile getirmişti.

Ekonomik krizle boğuşan Yunanistan’ın Amerika’yı iplemeye hiçte niyeti yok. Bana akıl vereceğinize para verin havalarında. Bu çerçevede Yunanistan Endüstriyel Reformlar, Çevre ve Enerji Bakanı Panagiotis Lafazanis, bağımsız enerji politikası yürüteceklerini ve Türk Akımı’nın devamının Yunanistan toprakları üzerinden uzatılmasından yana olduklarını açıkladı. Ama bu açıklama Yunanlılara pahalıya mal oldu. Neden derseniz Yunanistan Savunma Bakanı Kammenos’un Washington ziyareti kapsamında görüşmek istediği ABD Savunma Bakanından randevu alamaması, Atina’da soğuk duş etkisi yarattı. Bağımsız kaynaklarca ABD’li yetkililerin Atina’ya karşı olan bu tavrının, Yunan hükümetinin Trans-Adriyatik Doğalgaz Boru Hattı’na (TAP) rakip olarak gördüğü Türk Akım Doğalgaz Boru Hattı (Turkish Stream) konusunda Rusya ile iş birliği yapması ve 17 Kasım örgütü üyesi Savvas Ksiros’un serbest bırakılmasından duyduğu rahatsızlıktan kaynaklandığı ifade edildi.


Türkiye’nin NATO bünyesindeki  “Çok Yüksek Hazırlık Seviyesinde Müşterek Görev Kuvveti”nde “çerçeve ülke” olma teklifinde bulunduğunu söyleniyor. Bazı uluslar arası haber ajansları Türkiye’nin NATO’nun öncü ve saldırgan gücü olarak görev üstlenmeye ve 6 ülkenin askerlerinden oluşacak bu öncü ve vurucu güce dönemsel olarak komutanlık yapmaya hazır olduğunu bildirdiğini kaydediyor. NATO Sırbistan hariç diğer Balkan ülkelerinin Rus saldırı ve işgalinden korunmak için yer almak istedikleri bir güvenlik paktı. Daha öncede belirttiğim gibi Türkiye tek başına Rus yayılmacılığının önüne set çekemeyeceğini öngördüğünden diğer Balkan ülkelerinin Nato ittifakına katılmasını destekliyor. Ama işlerin her zaman yolunda gittiği söylenemez. Arnavutluk’un başkenti Tiran’da başlayan Terörle Mücadele Zirvesi’nin 2. gününde konuşan Başbakan Edi Rama, Ohrid Anlaşması uygulanmadığı takdirde Makedonya’nın NATO üyeliğini veto edeceklerini gündeme getirdi.

Arnavutluk ezeli rakibi Sırbistan dururken Makedonya’yı hedefleyen bazı yaptırımlara imza atabiliyor. Bunun en büyük nedeni hiç kuşkusuz, Makedon hükümetinin Arnavut ayrılıkçılara karşı tavizsiz mücadelesi. Arnavutluk/Kosova ile Makedonya arasındaki çekişmeye zil takıp sevinen tabi ki Sırplar. Böylelikle Sırplar iki ezeli rakiplerini birbirleriyle çatıştırarak kendi güvenliklerini sağlama alıyorlar. Sırbistan hükümetinin İkinci Dünya Savaşı’nda faaliyet gösteren Sırp Çetnik hareketinin kurucusu Dragolyub Mihailoviç‘in “itibarının iadesine” karar vermesi, Rusya’nın desteğini alan Sırpların yeni bir askeri harekâta başlayacaklarının sembolik göstergesi.

Kumanova’daki silahlı çatışma ve bu ülkedeki siyasi gelişmelerden sonra Makedonya’daki iktidar Kosova karşıtı yeni bir tür propagandayı başlatmış bulunuyor. Makedonya Başkanı George Ivanov, Kumanova’daki silahlı çatışmayla ilgili suçu Kosova ve Makedonya’daki Arnavutlara yüklemek amacıyla BMÖ üye ülkeleri başkanlarına birer mektup gönderiyor. Makedonya’nın kuzeyindeki Kumanova şehrinde 2 hafta önce çıkan çatışmada ölen 10 Kosova vatandaşı ile tutuklanan 20 Kosovalının yakınları Priştine’de gösteri düzenleyen aileler, cesetlerin hâlâ kendilerine teslim edilmediğini tutuklulara ise işkence yapıldığını iddia ediyor. Bu tür iddiaların bir an önce aydınlığa kavuşturulması gerekiyor çünkü etnik çatışmaların yeniden ve eskisinden daha önlenemez şekilde başlaması an meselesi.

Balkan denkleminin diğer ucunda Kırım ve Kafkasların bulunduğu, cümle âlemin malumu. Balkanlarda patlayacak bombanın Rus işgalindeki Kırım ve Kafkas cumhuriyetlerini de kan gölüne çevirmesi uzak ihtimal değil. Bunun farkında olan Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, zaman zaman yaptığı açıklamalarda Tatar dilinin Kırım’da resmi dil olduğunu ifade etmekten çekinmiyor. Hatta Rusya sınırlarında yaşayan Müslümanları ikna etmek için Müslüman olduğu rivayetlerini kasıtlı şekilde yaygınlaştıran da Putin’in kendisi. Geçtiğimiz aylarda benzer bir haber yayınlandığında Kremlin bu haberi yalanlamamıştı.

Türkiye’nin Kırım politikası uluslar arası dengeleri gözeten bir strateji izliyor. Bir taraftan Mustafa Cemiloğlu vasıtasıyla Kırım’ın Ukrayna’ya bağlı olduğu tezi işlenirken diğer taraftan da Rus yanlısı Kırım Milli Meclisi’nin kararlarına saygı gösteriliyor, Kırım Türklerinin Ruslardan zarar görmemesi için diplomatik temaslarını sürdürüyor. Türkiye’nin Kırım politikasına abanmamasının en önemli sebebi, Kırım Türklerinin demografik açıdan zayıf konumları ve aralarındaki bölünmüşlük. Her Kırım Derneği kendi faaliyet sahasını diğerinden üstün görüyor, dokunulmaz buluyor. Sonuç ortada. Türkiye’den başka sığındıkları ülke olmamasına, Türkiye’den başka destek veren ülke çıkmamasına karşın, bazı çokbilmişlerin Tatarcılık oyununu sahnelemeleri ne yazık ki bir trajedi.

Kırım Tatar Türkleri Rusya’nın yarımadayı işgaline şiddetle karşı çıktı. İlhaktan bir yıl sonra Tatar Türk azınlık bölgede hala korkunun hakim olduğunu, Tatar eylemcilerle ailelerinin tehdit edildiğini, kaçırıldığını, hatta öldürüldüğünü söylüyor. Kırım nüfusunun yüzde 13’ünü oluşturan Tatar Türkleri Rusya’ya katılmanın oylandığı referanduma en çok muhalefet eden gruptu. Rus ve Kırımlı yetkililer halka yönelik suçlar işlendiğini reddediyor ve Tatarlar’ın Rus yönetimi altında daha iyi bir hayat yaşadığını öne sürüyor. Tatar Türklerine düşmanlık yapan sadece Rusya değil. Amerika’da bu konuda Rusya’nın eline dökmekte yarışabilecek uygulamalar peşinde. Nitekim Tatar bir babanın kızı olarak dünyaya gelen ünlü manken Shayk’ın, soyadının Shaykhlislamov olmasından ötürü ABD’den vize alamadığının ortaya çıkması düşündürücü.

Rusya’nın Balkan kartına karşı Türkiye’nin Kırım ve Kafkas kartına oynaması, Rusların beklemediği bir atak olmadığı kabak gibi ortada. Ancak bu kartların Rusya’nın canını yakacağı da bir gerçek. Rus destekli Sırpların Bosna veya Makedonya’ya saldırması durumunda Azerbaycan ordusunun harekete geçerek, Ermeni işgalindeki Dağlık Karabağ’ı özgürleştirmesi an meselesi olacaktır. Bir diğer savaş bölgesi Çeçenistan ve civarı, şehirlerde ve kırsal kesimde uyuyan direniş hücrelerini harekete geçirecek, bu hücreler Rus ordusuna öldürücü darbeler indirecektir.

İkinci Balkan Savaşı sonrasında Edirne’nin Bulgar ordusundan kurtarılmasında Bediüzzaman Said Nursi’nin komuta ettiği Kürt milislerin katkıda bulunduğu iddiaları var. Hatta Edirne tamamen düşman işgalinden kurtarıldıktan sonra Sultan Reşat’la birlikte Edirne’ye giden heyette Said Nursi’nin dahi bulunduğu söyleniyor. Konumuzla ilgisine gelince geçtiğimiz günlerde ABD dönüşü Macaristan’a uğrayan Mesut Barzani ile Macar hükümeti arasında savunma işbirliği anlaşması imzalandığı, Macaristan’ın talep etmesi durumunda Kuzey Irak Bölgesel Kürt Yönetiminin Peşmerge birliklerini Macaristan’a gönderme taahhüdünde bulunduğu iddiaları gündemde. Bu demektir ki siyasi ve askeri anlaşmalar, hesapta olmayan ulusları Balkan savaşına dahil edebilir!

Twitter:@ oc32oc39

omurcelikdonmez@hotmail.com  

YAZAR HAKKINDA

  • Site Yorum
  • Facebook Yorum

6 adet yorum var.

  1. bre cello dedi ki:

    yazılarınıza bakılırsa dünya Blakanların etrafında dönüyor

  2. Yemenî Asım dedi ki:

    Akıllı olmakta fayda var, temkin her daim iyidir, dereyi görmeden paçayı sıvayanlar dereyi geçemez, Balkan Müslümanları bir araya gelmeli, kendi ordularını kurmalı,

  3. muharrem dedi ki:

    balkanlara da kafkaslara da vuramayız sadece yardım ederiz

  4. jale uyanık dedi ki:

    Turkiya ne yapar bılmez ben

  5. Asil Murat dedi ki:

    Yazı aydınlatıcı ve güzel olmuş. Bence Türkiye Rusya’ya karşı hiçbir şey yapamaz. 5.000 kişilik PKK ile 30 yıldır savaşıyor sonuç sıfır. Suriye’ye bulaştı sonuç sıfır. Kırım ve Kafkas kartını kullanırsa sonuç yine sıfır olur. Eskisi gibi vatan millet sakarya yok be abiciğim.

  6. Hüseyin Ertaş dedi ki:

    “Rus destekli Sırpların Bosna veya Makedonya’ya saldırması durumunda Azerbaycan ordusunun harekete geçerek, Ermeni işgalindeki Dağlık Karabağ’ı özgürleştirmesi an meselesi olacaktır.”
    Buna gerçekten ihtimal veriyor musunuz?

Bir yorum bırak

Yorum onaylama sistemi etkin; yorumunuzun yayınlanması biraz zaman alabilir.

Bir yorum bırak