Rus doğalgazı Balkan barışını korur mu? – Fikrikadim

Rus doğalgazı Balkan barışını korur mu?

Ömür Çelikdönmez

Ömür Çelikdönmez

Balkanları bekleyen kaostan söz ediyoruz. Amerika ve Rusya arasındaki küresel rekabetin hesaplaşma sahası görülen Balkanlar, her an çatıştırılabilir potansiyel arz ediyor. Amerikalıların Arnavutluk, Kosova, Karadağ,  Sırbistan, Makedonya, Romanya, Yunanistan, Bosna Hersek, Hırvatistan ve Slovenya’da yerleşik Arnavutça konuşan halka yönelik her türlü siyasi ve askeri yatırımları dikkatlerden kaçmıyor. Amerikalıların Balkanlardaki en büyük askeri üssü, Balkanlardaki ikinci Arnavut devleti sayılabilecek Kosova’da. Amerika’nın Kosova’daki Bondsteel üssünden başka Romanya’nın liman kenti Köstence yakınlarında Mihail Kogalniçeanu askeri üssünde konuşlu, her an müdahaleye hazır Delta Force adı verilen özel operasyon birlikleri var. Amerika, Balkanlardaki varlığını bu askeri üslerle pekiştirmiş durumda. Bu askeri üslerden yürüttüğü istihbarat faaliyetleriyle Balkan devletlerini ve halklarını birbirine düşürebilecek her türlü yönlendirme çalışmasında bulunuyor. 

Amerikalıların Arnavutlardan başka siyasi amaçlı kendi çıkarları doğrultusunda destekledikleri bir başka ulus devlette Makedonlar. Makedonların da parçalı bir coğrafyaları var. Makedonların yaşadıkları alanlar; günümüzde bağımsız Makedonya, Yunanistan, Bulgaristan, Sırbistan, Kosova ve Arnavutluk arasında 6 parçaya bölünmüş bir coğrafyadan müteşekkil. Bağımsız Makedonya, Yunanistan Makedonyası ve Bulgaristan Makedonyası bu ülkenin “büyük parçalarını”, Sırbistan Makedonyası, Kosova Makedonyası ve Arnavutluk Makedonyası ise bu ülkenin “küçük parçalarını” oluştururMakedonlar hemen hemen her bölge ülkesiyle farklı, siyasi ve kültürel sorunlar yaşıyor. Kosovalılarla sınır sorunu, Yunanlılarla “Makedonya’nın anayasal ismi” meselesi yaşadıkları gibi Bulgarlarla da dil problemlerini tartışıyorlar. Bu problem Makedonların; Bulgaristan’la yaşadığı dil ve ortak kültürel değerler sorunu. Çünkü Bulgaristan’ın Makedoncayı bir Bulgar lehçesi olarak adlandırmasına karşın Makedonlar, Makedonca’nın ayrı ve kendilerine özgü bir dil olduğunu ifade ediyor. Makedon Hıristiyanların Sırp Kilisesiyle sorunları, Makedonları Sırplarla karşı karşıya getirebiliyor. Makedonya bu sorunlardan dolayı Balkanların yeni fay hattı.

Rusya’nın eski Demirperde ülkeleri üzerindeki nüfuzunun geçmişe oranla daha etkisiz kaldığı söylenebilir. Bu açıdan bakıldığında, Romanya, Bulgaristan, Macaristan ve parçalanmış Yugoslavya Rusya’nın kayıp askeri müttefikleri veya partneri. Elinde kala kala Sırbistan kaldı o ülkenin de tam Rus nüfuzunda olduğu söylenemez. Son kurulan hükümet Avrupa Birliğine alınmak için çalmadık kapı bırakmıyor. Rusya; Sırbistan’la olan geleneksel bağlarını kullanarak bölgede etkisini sürdürme ve Balkanlar’da nüfuzunu arttırma kararlılığında. Sırbistan doğalgazda yüzde 82 oranında Rusya’ya bağımlı. Kremlin ayrıca Türkiye, Yunanistan, Makedonya ve Sırbistan’dan geçecek yeni bir doğalgaz boru hattı planlıyor ve Avrupa Birliği’nin bu ülkeler üzerindeki siyasi ekonomik nüfuzunu kırmayı amaçlıyor. İşte bu durum, Makedonya’nın da bulunduğu Balkan coğrafyasını Batı ile özellikle Amerika ve Rusya arasındaki gerilim merkezine dönüştürüyor.

Geçtiğimiz günlerde Moskova’da Rusya Dışişleri Bakanı Lavrov ile görüşen Sırp Bakan Daçiç, Güney Akım Projesi’nin iptalinin Sırbistan için ‘hayal kırıklığı’ olduğunu söyledi. Putin 1 Aralık’ta Türkiye’ye yaptığı ziyarette, Bulgaristan’ın gerekli izinleri vermediği gerekçesiyle Karadeniz üzerinden Avrupa’ya ulaşacak Güney Akım projesini iptal ettiklerini duyurmuş ve bunun yerine Karadeniz’den Türkiye’ye yeni bir boru hattı inşa etmeyi önermişti. Muhtemelen Sırplar Rusya’nın desteği ve yönlendirmesiyle Türk akımına dahil olmak isteyecekler.

Aslında Balkanların kaderi Ukrayna’ya endeksli. Amerika destekli bazı Avrupa Birliği ülkelerinin Ukrayna operasyonları tam bir hezimetle sonuçlandı. Ukrayna paramparça oldu. Rus yanlısı sözde siviller birçok bölgede bağımsızlıklarını ilan ettiler veya Rusya Cumhuriyetine bağlanma kararı aldılar. Amerika Avrupa Birliği ülkelerine boyun eğdirmek için Ukrayna krizinin devamından yana. Bu amaçla Ukrayna’daki çatışma ortamını tetiklemekten geri kalmıyor.  

Ukrayna silahlı kuvvetlerini eğitmek ve Ukrayna-ABD ortak askeri eğitim tatbikatlarına katılmak üzere 300 Amerikalı deniz piyade askeri Ukrayna’ya gönderildi. Rusya, ABD’li askerlerin Ukrayna’ya gitmesine gecikmeden yanıt verdi. Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, bu gelişmenin, Ukrayna’daki durumu daha istikrarsız hale getireceğini vurguladı. ABD’nin Ukrayna Büyükelçisi Geoffrey Pyatt, yaptığı açıklamada, ABD 173. Hava İndirme Birlikleri’ne bağlı uzman askerlerin “Korkusuz Gardiyan” tatbikatı için Lviv’e ulaştıklarını açıkladı.  Rusya devlet başkanı Putin, İsrail’in  Ukrayna’ya muhtemel silah göndermesine tepki gösterdi ve böyle bir girişimin yapıcı olmayacağını söyledi.

Hırvatistan, Sırbistan, Bosna Hersek, Kosova ve Makedonya arasında yaşanan, çoğu zaman kitle ölümleriyle sonuçlanan savaşın acıları sarılmaya çalışılıyor. Balkan ülkelerinde şimdilerde yaşanan en büyük sorun savaşta sistematik şekilde tecavüze uğrayan kadınlara yönelik tazminat ödenmemesi. 1991-1995 yılları arasındaki Yugoslavya’nın bölünmesi ve sonrasında yaşanan iç savaşta binlerce kadın cinsel şiddet ve saldırının kurbanı olmuştu. Hırvatistan’da ise her ne kadar resmi belgelerde sayıları 147 olarak verilse de, gerçekte bin 500 ile 2 bin arasında oldukları biliniyor. Çoğunluğu Bosnalı Müslüman kadınlardan oluşan mağdur kadınların sayısı 20 bin ile 50 bin arasında değişiyor. Bosna-Hersek’te savaşın bitiminden 11 yıl sonra cinsel şiddet mağduru kadınlara yaklaşık 290 Euro civarında bir aylık maaş bağlanırken, Sırbistan ve Kosova’daki kadınlar ise kaderlerine terk edilmiş durumdalar. Savaş sırasında işlenen tecavüzlerin boyutuna rağmen bugüne kadar yargılanan ve ceza alan askerlerin sayısının 15 kadar olması da düşündürücü bir başka nokta.

3 Şubat 2015 Birleşmiş Milletler’e bağlı en yüksek yargı makamı olan Uluslararası Adalet Divanı (ICJ), 1990’lı yıllarda yaşanan Balkan savaşları sırasında Hırvatların ve Sırpların karşılıklı soykırım yapmadığına hüküm getirdi. 20 yıl önce Srebrenitsa’ya bağlı Kravitsa’da en az bin Boşnak’ı öldürmekle suçlanan sekiz kişi hakkındaki soruşturmada ‘soykırım’ yerine ‘savaş suçu’ ifadesi kullanılması tartışma yarattı. Lahey’deki Eski Yugoslavya Uluslararası Ceza Mahkemesi, Sırp savaş suçu zanlısı Goran Haciç‘in “sağlık sorunları” nedeniyle geçici olarak serbest bırakılmasına karar verdi. Adaletin gecikmesi ve yanlış kararlarla tecellisi Balkanlarda her geçen gün barışın sürdürülebilirliğini riske atıyor. Ancak tüm bunlara rağmen kendi hallerine bırakıldığı takdirde Balkan ülkeleri barışı tesis edebiliyor. Örneğin Bosna Hersekli vatandaşlar, ikili anlaşmalarla öngörüldüğü üzere, komşuları Karadağ ve Sırbistan’a pasaport olmaksızın sadece kimlik kartları ile giriş yapabiliyor.

Rus doğalgazı eğer Türk akımı projesiyle Boğazı geçerek Balkanlar üzerinden Avrupa’ya ulaşabilirse, bu enerji nakil hattı boyunca Balkanlarda barışın korunması ve sürdürülmesini gerektiriyor. Yunanistan ile Avrupa Birliği arasında yaşanan borç krizi Yunanistan’ın ayak diremesi yüzünden Avrupa Birliğinin istedi gibi sonuçlanmama ihtimali gösteriyor. Bu nedenle Avrupa Birliği borçlarını ödemesi için ya Yunanistan’a savaş açacak ya da sineye çekecek. Muhtemelen ikincisi olacak. IMF Başkanı Lagarde, Yunanistan’ın, mayıs ayında IMF’ye ödemesi gereken borcun ertelenmesinin tavsiye edilir bir durum olmadığını söyledi. Ekonomistler, IMF’ye borcunu mayıs ayında ödeyememesi halinde Yunanistan’ın Avro Bölgesi’ndeki varlığının sona erebileceğini öngörüyor.

Rusya ve Yunanistan’ın 21 Nisan’da ‘Türk Akımı’ doğalgaz boru hattı projesi için anlaşma imzalamayı hedeflediğini iddia ediliyor.  Yunanistan’ın Türk Akımı projesinin kendi topraklarında inşa edilecek kısmı için Rusya’dan alacağı 5 milyar euro’luk ön ödeme sayesinde, içine düştüğü borç sorunundan çıkabileceğini öne sürülüyor. Rusya’nın Türk Akımı hattının Yunanistan’dan geçecek kısmının inşası için Atina yönetimine 3 ila 5 milyar dolar avans vereceği belirtiliyor. Anlaşmanın detaylarının Yunanistan Başbakanı Aleksis Çipras‘ın 8-9 Nisan tarihlerinde gerçekleştirdiği Moskova ziyaretinde görüşüldüğü öne sürüldü. Türk Akımı projesi kapsamında Rusya’nın yıllık 63 milyar metreküp doğalgaz göndereceğini ve bunun 14 milyar metreküpünün Türkiye’de kalacağı Rusya tarafından belirtilmişti.

Alman Spiegel dergisine göre bu durum, Yunan ekonomisi için çıkış yolu olacak. İktidardaki Syriza partisinden bir yetkilinin açıklamaları da bu doğrultuda. Yetkili Yunan ekonomisine 5 milyar euro getirebilecek Türk Akımı anlaşmasının, borç batağındaki ülkesi için ‘çıkış yolu’ olacağını belirtiyor. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, 8 Nisan’da Çipras ile görüşmesinin ardından ‘Yunanistan’a doğrudan kredi vermek yerine bu ülkede gerçekleştirilebilecek enerji projeleri için kaynak sağlayabileceklerini’ söylemişti. Rusya’nın Güney Akım yerine gündeme getirdiği Türk Akımı doğalgaz boru hattı, Rus gazının Karadeniz’in altından geçerek Türkiye toprakları üzerinden Güney Avrupa ülkelerine ulaştırılmasını hedefliyor. Proje için Türkiye-Yunanistan sınırında dağıtım merkezi kurulması planlanıyor. Ukrayna’yı Rusya’dan Avrupa’ya gaz transitinde saf dışı bırakacak olan projenin 2019’da devreye alınması öngörülüyor. Bu anlaşmanın yürürlüğe girmesi Yunanistan ile Türkiye arasındaki kronikleşmiş birçok sorunu çözebileceği gibi Balkan barışına da katkı sunabilir.

Twitter:@ oc32oc39  

omurcelikdonmez@hotmail.com 

YAZAR HAKKINDA

  • Site Yorum
  • Facebook Yorum

5 adet yorum var.

  1. Börekçi Arnavut dedi ki:

    abe kızanım te uğraşma benim torbeşlerimle

  2. balkanizm dedi ki:

    azizim Balkanlar hapşırsa Avrupa nezle olur, Türkiye yataklara düşer

  3. Şehriyar dedi ki:

    Türk illeri sahipsiz viran oldu bağları
    baykuşlara yuva verdi dağları
    Karabağ şehit makberi
    çaresiz şimdi kalan sağları

  4. zahide sepetçi dedi ki:

    Uçun kuşlar uçun selam söyleyin evladı fatihana

  5. muharrem dedi ki:

    yunanistanı borçlarını ödetirler veya yunanistan 3 dünya standartlarında yaşar
    bu ara yunanistan kimden para çıkartabilirim diye şaşıdı en son almanyadan 280 milyar euro savaş tazminatı istedi
    bizden de ormanlarımı yaktınız diye para istedi
    BENİM KORKUM UMARIM TÜRKİYE YUNAN IN YAKTIĞI GAZ NEDENİYLE RUSYA YA BİR TAAHHÜTTE BULUNMAZ YOKSA YUNAN PARASINI ÖDEMEZ O CEREMEYİ DE BİZ ÖDERİZ TAYYİPDEN YANA KORKUM YOKDA BİR KOALİSYON HÜKÜMETİ BU İHANETİ YAPABİLİR
    BU ARA YUNANLILAR SAVAŞ TAZMİNATINI CİDDİYE ALIP ÜLKELERİNDEKİ ALMAN MALLARINA EL KOYABİLİRLERU BORU HATTI BARIŞA HİZMET EDERMİ SANMIYORUM RUSYA YA BAĞLILIĞI ARTIRIR
    RUSYA PARA İSTEMEDİKCE SORUN YOK

Bir yorum bırak