Rebel for Kobani : impact of Pentagon – Fikrikadim

Rebel for Kobani : impact of Pentagon

Küresel kraliyetçilerin beslediği ne kadar köşe yazarı varsa hepsi kalkmış, Türkiye’nin ateşle oynadığını söylüyorlar. Evet, doğru Türkiye ateşle oynuyor ama yangını körüklemek için mi? hayır tam tersine söndürmek için.  ‘Ettekrarı ahsen, velev kane yüz seksen/Yüz seksen kere de olsa tekrar etmek daha güzeldir’ kabilinden söylüyorum ki kimse kıvırmasın; Türkiye, Kobani Kürtlerine gereken desteği vermediği için olaylar şiddetlenmedi. Türkiye Amerika’nın başını çektiği petrol kartellerinin talimatına boyun eğmediği ve direndiği için bu olaylar yaşandı. O talimat neydi? Türkiye kara harekâtı başlatacak, tek başına IŞİD’le savaşacak, sonrada bu vahşi kapitalistler parsayı toplayacaktı. Oldu gözlerim doldu!

PKK’nın yuvalandığı Kandildeki sözcüleri başka telden çalıyor, İmralı’daki önderi başka telden. HDP Eş Genel Başkanları Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ, düzenledikleri basın toplantısında, Abdullah Öcalan’ın diyalog beklentisi içinde olduğunu söyledi. PKK’ya yakın kaynaklar Kobani protestolarını, ‘son isyan’ başlığı altında değerlendiriyor. Bu son kalkışmanın bilançosu içler acısı. Türkiye’de Diyarbakır başta olmak üzere farklı illerde, Kobani’nin IŞİD işgali karşısında yalnız bırakıldığı iddiasıyla başlayan protestolar, sokak çatışmalarına, yangınlara ve ölümlere neden oldu.

Nasıl olduysa Kobani protestoları bir anda Hüda Par binalarına ve üyelerine saldırı moduna geçiverdi. 7 Ekim’de Kobani eylemleriyle başlayan ve güneydoğu illerinde karşıt görüşlü grupların çatışmalarına sahne olan şiddet olaylarında ölenlerin sayısı 35’e yükseldi. Bingöl’de İl Emniyet Müdürü Atalay Ürker ve beraberindekilere uzun namlulu silahlarla saldırı düzenlendi. Olayda, Emniyet Müdür Yardımcısı ile Başkomiser hayatını kaybetti.

Öcalan’ın çözüm sürecinin sekteye uğramaması açısından yükselecek tedhiş dalgasına işaretle; “Kobani üzerinden çözüm sürecini sonlandırıp Türkiye’de darbe sürecini derinleştirecekler” çözümlemesini çoğumuz ilk anda yeteri kadar idrak edemedik. Son yaşananlar Türkiye’nin içine çekilmek istenen girdabı çarpıcı şekilde teşhis ediyor.

Küresel koalisyon güçlerinin ABD’li temsilcisi General John Allen’ın Ankara temaslarının ardından, ABD ve Türkiye’nin Irak Şam İslam Devleti’ne (IŞİD) karşı mücadelenin askeri planlamasını hazırlamak üzere anlaştığı açıklandı. ABD yönetimi IŞİD örgütüyle mücadelede Türkiye ile işbirliğinin güçlendirileceğini duyurdu. Buna göre; IŞİD’e karşı bir askeri plana şekil vermek üzere haftaya Türkiye’ye ABD’li uzmanlar geliyor. Aslında tüm bunlar Türkiye ile ABD’nin anlaşamadığının diplomatik lisanla ifade edilmesi.

ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Jen Psaki  tarafların, askeri destek, yabancı savaşçılarla mücadele, onların finanse edilmesi, insani yardımlar ve örgütün retoriğini gayri meşrulaştırmanın da aralarında bulunduğu IŞİD’le mücadele çabalarında birçok noktada dinamik ve derinleşen ikili istişare sürecine devam etmekte mutabık kaldıklarını belirtmesi, Amerika’nın kara harekâtına Türkiye’yi ikna edemediğinin en büyük kanıtı. Uzun lafın kısası ABD ve koalisyon ortakları ile Türkiye arasında hiçbir görüş birliği ve anlaşma yok. Eski tas eski hamam.

Türkiye’nin kara harekâtına onay vermediğinin bir diğer göstergesi de; Genelkurmay Başkanı Orgeneral Necdet Özel’in duruşu. Önümüzdeki hafta IŞİD’e karşı koalisyon ülkelerinin genelkurmay başkanları Washington’da bir araya gelecek. ABD Genelkurmay Başkanı Orgeneral Martin Dempsey’nin önümüzdeki hafta IŞİD’e karşı kurulan küresel koalisyonu konuşmak üzere Genelkurmay Başkanı Orgeneral Necdet Özel’i Washington’a davet ettiği ancak Özel’in davete katılmayacağını bildirdiği ortaya çıktı. Bunun anlamı çok açık, askerin başındaki isim kara harekâtına karşı.

Türkiye’nin tutumunu NATO Genel Sekreteri Stoltenberg ağzından öğrenmek istiyorsanız açıklamasına kulak vereceksiniz. NATO Genel Sekreteri Stoltenberg diyor ki, “Ankara’da yaptığımız görüşmelerde IŞİD’le mücadelenin boyutlarını değerlendirdik. Kara harekâtı konusunda henüz NATO müttefikleri arasında bir uzlaşma yok.” 

Kobani gösterilerinde beliren tablo şunu gösteriyor, bu olaylar Kürtlerin mevcut hükümete kalkışmasından öte bir süreç içeriyor. ‘Gezi neyse bu da o demek’ bile kifayetsiz kalır. Konuyla ilgili ForiegnPolicy dergisine demeç veren Robert Ford’un, “Ankara uyarılarımızı önemsemedi” açıklaması yaşananları en net şekilde özetliyor. Demek istiyor ki; dediğimizi yapmazsanız bunları yaşamak zorunda kalırsınız.

Türkiye yönetimi oynanan oyunun farkında. Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, son günlerde Türkiye’de yaşanan olaylar ve itirazların, Ankara’nın iç ve dış siyasetlerine yönelik bir “komplo” olduğunu ifade etmesi, mühim bir istihbari algı. Biliyoruz ki; ‘rebel for Kobani iz impact of Pentagon’ yani dostlar Kobani kalkışması; Amerika’nın talimatlarına boyun eğmeyen Türkiye’yi küresel Siyonistlerin önünde diz çökmeye zorlamak için tasarlanmış bir Pentagon darbesi. Çözüm kendi geleneğimizde, kendi inancımızda gizli; “Ma birakujî nêwazenê, em birakujî naxwazin, kardeş kavgası istemiyoruz.”

Twitter:@oc320c39
omurcelikdonmez@hotmail.com

 -Bu makalede yer alan görüşler yazara aittir ve fikrikadim’in editöryel politikasını yansıtmayabilir-

*BU MAKALEDE YER ALAN FİKİRLER YAZARA AİTTİR VE FİKRİKADİM?COM'un EDİTORYAL POLİTİKASINI YANSITMAYABİLİR.
  Sosyal   Medyada   Paylaşın

YAZAR HAKKINDA

  • Site Yorum
  • Facebook Yorum

15 adet yorum var.

  1. Doktor dedi ki:

    PKK arkasını Amerika’ya dayayacak kadar Akıldan yoksun mu?

  2. kurmanci dedi ki:

    “Ma birakujî nêwazenê, em birakujî naxwazin, kardeş kavgası istemiyoruz.” en çok bunu sevdim

  3. Osman dedi ki:

    Türkiye kobanide çatışan Kürtlere yardım etmeli yoksa başı çok ağrır

  4. osman bodur dedi ki:

    laklakla geçermiş leyleğin ömrü/

  5. Rojda dedi ki:

    Doktor senin aklın bu işlere ermez PKK sırtını halkına dayadı halkı örgüt için seve seve canını veriyor sen ne yapıyorsun halkına?

  6. komunist dedi ki:

    bu halkların savaşı olamaz olsa olsa emperyalizmin yeni ortadoğu çıkartmasıdır, dünyanın ezilen halkları birleşin kapitalizme karşı savaşın sınıf bilincinizi yitirmeyin

  7. lisa dedi ki:

    Rebel for Kobani : impact of Pentagon What?

  8. greywolves dedi ki:

    Kalemine yüreğine sağlık üstat. .. pkk ve türevleri Halkçı olsalardı ne maske takip yüzlerini nede etek giyip haysiyetlerini saklamazlardi. ..

  9. Mehmet dedi ki:

    Durum, tamamıyla bir kaçınma-kaçınma-kaçınma çatışması, hem de üçlü; Türkiye askerini Kobani’ye göndermeye kıyamıyor, Pkk’lilerin Kobani’ye gitmesini örgüt de istemiyor, çünkü bitebilir, örgütün bitmesi istenmiyor, her eve lazım çünkü(!); BM güvenlik konseyi Srebrenitsa katliamındaki barış gücünün işe yaramadığının ayrımında ve Türkiye’nin nefsi müdafaa hakkına saygı duyarak gönüllülere izin vermesini istiyor; ABD, Irak’ta altı bin askerini yitirmiş ve kendi içindeki kamuoyundaki infiali Işid gibi yapıları yöneterek çözmeye çalışıyor, sokak olayları çaresizliğin yararsız bir tür savunma mekanizması olan “kendine yöneltme” biçiminde yansımasından ibaret…

  10. Abbas Tevfik. dedi ki:

    Eline sağlık sevgili dostum. Allah kalbini duyarlı zihnini açık kılsın,inşallah.

  11. Misty dedi ki:

    You have English enough to understand the topic and do not have Turkish to understand the article. Do we must believe it?

  12. hüsam dedi ki:

    burası Türkiye Türkçe konuşun Türkçe yazın

  13. Şilan dedi ki:

    rojda heval haklı,Kürt halkının özgürlük savaşında kobanide binlerce kürt genci kendini meşale yaptı halkın için yaktı kahrolsun çağdaş krallar dehaklar

  14. Misty dedi ki:

    Özgürlük, meşale, halk, yanmak vs… Sloganlarınız dişlerinizdeki kanı temizlemiyor.

  15. Halil dedi ki:

    1950’den bu yana, ülkemizin başbakan, iç işleri, dış işleri bakanlarını (Ecevit-Erbakan hariç) Amerika’nın atadığı, dış politikada ki, tüm kararların Amerika da alındığı halde, bunların duyurulması bari Türk yetkililere bırakılırken, son zamanlarda “Kürecik’e radar üssü kurulması, çatışma halinde olduğumuz teröristlerin Türkiye’de eğitileceği, İncirlik üssünün Suriye’ye saldırı için kullanılacağı” ve benzeri çok önemli kararların, başbakanımız yerine, doğrudan ABD tarafından açıklaması, artık ülkemizin bir sömürge olarak dahi görülmediğinin, çok aşağılayıcı bir delili değil midir?

Bir yorum bırak