Putin ve Erdoğan’ın Avrasya İmparatorluğu – Fikrikadim

Putin ve Erdoğan’ın Avrasya İmparatorluğu

Putin’e kendi ülkesi Rusya’da “Çar”, Erdoğan’a Türkiye’de “Sultan” diyenler mevcut. Haksızda sayılmazlar. Her iki liderde emperyalist bloğa karşı çıkıyor. Küresel kraliyetçilerin dünya egemenliğine taş koymakta zerre kadar kararsız değiller. Yeni bir dünya kuruluyor. Bu yeni dünyanın iki önemli aktörü Rusya ve Türkiye. Amerika her iki ülkeye komşu İranla flört ederek bu yeni dünyanın önünü kesmeye çalışıyor. Ama nafile… Bu yeni dünyanın adı Avrasya!

Avrasya, Avrupa yarımadası ile Asya’yı kapsayan coğrafi bölgeye verilen isim. Avrasya kelimesi, Avrupa ile Asya (yani avr ile asya) sözcüklerinin birleşmesinden oluşuyor. Asya ve Avrupa arasında köprü konumunda yer alan Türkiye için Avrasya kavramı ayrı bir simgesel anlam ifade ettiği kesin. Özellikle iki kıtaya yayılmış İstanbul’da birçok firmanın Avrasya adını kendine seçtiği görülmekte. Hatta bu adı taşıyan üniversite bile var. Rus bilim adamı Brezenski “Avrasya için Jeostrateji” adlı makalesinde “Avrasya’ya egemen olan dünyaya egemen olur” der. Haklıdır çünkü Avrasya Jeopolitiği dünya jeopolitiğinin esasıdır. Bu nedenle Avrasya’sız politika ve strateji düşünülemez ve salt bu nedenle dahi Türkiye Avrasya jeopolitiğinin kilit ülkesi konumundadır.

Avrasya coğrafyasının dikkatleri üzerine çekmesi; ABD, Avrupa Birliği (AB) ve Rusya, Çin, Hindistan’dan oluşan üç kutuplu dünya düzeninde ekonomik ve politik açıdan ağırlığın Asya-Pasifik bölgesine yönelmesiyle ortaya çıktı. Rusya’nın Avrupa ve Amerika eksenli kuşatmayı yarmasının tek yolu ise, Avrasya Birliği’nin tesisinde olduğundan, Rusya bu jeopolitik gerçekliği kendi lehine çevirmenin yolunu aradı. Avrasya kavramı jeopolitik bir alanın ifade edilmesinden öte farklı etnik, kültür ve inançlara sahip bölge ülkelerinin, ekonomik, siyasi ve kültürel açıdan bir oluşumunu belirtmektedir.

“Avrasya” kavramını ilk kim kullandı dersiniz? “Avrasya” deyimini ilk kullanan Alman Von Humbolt. Onun tarafından literatüre sokulmuş ama bana kalırsa Avrasya kavramını en iyi şekilde ve yerinde değerlendiren Rus bilim adamı Brezenski. Avrasya neresi? Avrasya bir siyasi coğrafya olarak dünya hâkimiyetinin belirlendiği bir alan. Avrasya kıtası zamanla siyasallaşarak “Avrasyacılık” kavramını bütünleştirici ideoloji olarak lanse edilmeye başlandı.

Her ülkenin Avrasyası kendi çıkarına göre şekillendiğinden her Avrasya ülküsünde stratejik müttefikler değişmekte. Avrasyacılık yaklaşımı ilk ortaya atıldığında, Avrasyacılık siyasi vizyonunu tüm yönleriyle açıkça ifade etmeye çalışılmış. Avrasya kavramı; konunun ilk önemine varan Sovyetler Birliği’nde, süreç içinde devlet kültüne dönüşerek, Sovyetler Birliği ile tamamen jeopolitik kavrama bürünebilmiş.

Günümüzde Avrasya ekolünün önde gelen takipçisi ve yorumcusu ve uygulayıcısı tabiî ki Rusya. Türkiye bu alanda Rusya kadar aktif değil. Ancak Rusya, Türkiye olmadan Avrasya imparatorluğunun kurulamayacağının farkında. Ayrıca Türkiye’nin Rusya’nın arka bahçesi Türk cumhuriyetleri ve Türk toplulukları ile arası çok iyi. Bu arka bahçe Ruslar tarafından kendilerinin zayıf noktası bilindiğinden, Türkiye’nin düşmanlığını değil dostluğunu kazanmanın kendi çıkarlarıyla örtüştüğünü görebiliyorlar.

İşte o nedenle Rusya’nın Güney Akım projesini iptal etmesinin AB’ye sevkiyatta bir şey değiştirmeyeceğini belirten DW Rusça Yayınlar Editörü Andrey Gurkov, kârlı çıkan tarafın Türkiye olduğuna işaret ediyor. Gazprom Başkanı Aleksey Miller, Güney Akım doğalgaz boru hattı projesinin iptali ile ilgili kararın 1 Aralık’ta Ankara’da Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan görüşmesinde alındığını açıklaması da, batıya verilen bir mesaj.

Ukrayna’nın doğusunda Rusya yanlısı ayrılıkçı militanlar ve ordu arasındaki gerilim devam ederken, Cumhurbaşkanı Petro Poroşenko’dan ikinci Minsk görüşmelerinin başlayacağı açıklaması geldi. Arkasından Almanya Başbakanı Merkel, Rus lider Putin’i Doğu Avrupa ülkelerinin Avrupa Birliği’ne yakınlaşmasını engellemekle suçladı. Merkel, Putin’in yalnızca Ukrayna’ya zorluk çıkarmadığını savundu. Ee Merkel Putin’in gözünden düşeli bir numaralı Putin düşmanı kesildi.

Almanlar doğalgaz konusunda Rusya’ya muhtaç olmasalar, gözlerini kırpmadan II. Dünya savaşında olduğu gibi, Rus topraklarını işgal etmekte beis görmezler. Ne var ki bunu gerçekleştirebilecek ne orduları var ne de şerait? Almanların işi gücü Türkleri asimile etmek. Nitekim son olarak, Merkel’in Bavyera eyaletindeki müttefiki Hristiyan Sosyal Birlik (CSU) partisi, ülkede kalıcı olarak yaşamak isteyenlerin evlerinde de Almanca konuşmasını talep etti.

Rusya lideri Putin’in 1 Aralık’ta Ankara’ya yaptığı ziyarette değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Putin’le imza atmamızdan da rahatsız oldular. Kusura bakmasınlar irademiz kimsenin ipoteği altında değil” demesi, yeni dünya düzeninden rahatsız olanları deşifre etmeye yönelik bence. Bu rahatsızlığın temel gerekçesi, Rus-Türk doğalgaz anlaşmasının Avrupa’daki İngiliz-Amerikan hegemonyasını yıkabileceği ihtimali ve gerçeği.

Ruslar bir zamanlar özellikle İngiliz istihbaratı tarafından 18. Yüzyıl başlarında ortaya atılan Turancılık ideolojisinin günümüzde kendileri açısından bir tehlike değil bir fırsat olduğunu düşünüyor. Kırım’da Ukrayna yönetiminin vermediği hakları Kırım Türkleri’ne Rusya verdi. Kırım Tatar Türkçesi, Kırım’ın resmi dilleri arasında. Türkiye’nin Kırım Türkleri ile ilgili taleplerine Rusya karşı çıkmıyor hayır demiyor. Rusya Türk toplulukların yakınlaşmasını arzu ediyor, bu yakınlaşmanın Türkiye ile Rusya’nın yakınlaşmasına katkı sunacağını ön görüyor.

Bu amaçla Rusya Bilimler Akademisi’nin 23-29 Kasım 2014 tarihleri arasında Moskova’da düzenlediği ‘Etnik, Etno-genetik ve Sosyo-Kültürel Açıdan Karaçay-Malkar Halkının Dil ve Kültür Kaynakları’ konulu sempozyuma Türkiye dahil Türk devlet ve topluluklarından, Gürcistan, Norveç, Rusya ve Macaristan’dan… 300’e yakın kişi davet edildi. . Sempozyumun Türk dünyasını temsil eden delegelerin ağırlıklarını koymasıyla hazırlanan sonuç bildirgesinde Türk dünyasını temsil eden ülkelerin dil, kültür ve hukuki haklarının korunması talep edildi. Sonuç bildirgesinde belirtilen maddelerin Rusya Eğitim ve Kültür Bakanlığı ile Rusya Federasyonu Devlet Başkanlığı’nca uygulanması ve hayata geçirilmesi için tavsiye kararı alındı.

Milli Mücadele sırasında başlayan Ankara hükümeti ile Sovyet yönetimi arasındaki ilişkiler günümüzde gelişerek devam ediyor. Lenin’in Kalmuk Türkü olduğu ve Osmanlı istihbarat örgütü Teşkilat-ı Mahsusa tarafından, Viyana’dan kaçırılarak Bolşevik devrimi örgütlemesi için Çarlık Rusyası’na geçmesine yardımcı olunduğu rivayetleri bir kenara, Putin ve Erdoğan’ın Avrasya İmparatorluğu, tarih sahnesinde çoktan yerini aldı. Putin and Erdogan Welcome to the Eurasian empire!

Twitter:@oc32oc39
omurcelikdonmez@hotmail.com

YAZAR HAKKINDA

  • Site Yorum
  • Facebook Yorum

11 adet yorum var.

  1. john Art dedi ki:

    very realistic article. Putin and Erdogan Welcome to the Eurasian empire!

  2. abbas tevfik dedi ki:

    Bizim en büyük sorunumuz,ulkemizin dunyada oynayacagi role inanmayanlarin olmasi. Hatta önunü kesmek isteyenlerin olmasi.Psikolojik engeli aştigimiz an imkanlarimizi daha iyi kullanacagimiz kesin.

  3. Halil kantarcı dedi ki:

    ne yapsalar boş göklerdeen gelen bir karar vardır

  4. John Art dedi ki:

    very nice article,
    I would like to welcome also.
    Putin and Erdogan Welcome to the Eurasian empire!

  5. Doktor dedi ki:

    Türkiye Rusya Boru Hattı anlaşması bir ticaret anlaşması nın çok ötesindedir ve siyasi stratejik bir anlaşma olmuştur. Türkiye’nin Türki Cumhuriyetlerle ilişkilerinde eli rahatlamıştır, TANAP da Rusya rekabetinin baskısı kalkacaktır.

    Bie şeye dikkat etmek gerekir.Avrupaya gidecek gazlar; TANAP, Kuzey Irak ve doğu akdeniz . Hepsi tek vanadan Avrupaya açılacak.Türkiye Üzerinden. Dolayısıyla Avrupanın Türkiye yi Tek vana olarak kabul etmesi mümkün değil, Bunu nasıl bozar Rusya ile tekrar analaşarak bozar. O yüzden Rusya nın önerisi olan Boru Hattı konusnda bir süre ihtiyatlı olmamız gerekir. Rusyanın Avrupaya siyasi blöfü olabilir.

  6. muhammed dedi ki:

    Turgut Özal’ın Karadeniz ekonomik işbirliği teşkilatı’na Demirel katılmasını engellediğinde KEİT bitmiştir demişti. KEİT’in bitmesini isteyenler Turgut Özal’ı gönderip Demirel’i göreve getirdiler. Bugün ise Putin ve Erdoğan’ın Avrasya İmparatorluğu’nu engelleyememektedirler. Köprünün altından çok sular geçti. Ok yaydan çoktan çıktı.

  7. ömer dedi ki:

    Daha güzel günlere yolumuz açık gibi buna ya Allah deriz dostum kalemine sağlık

  8. selma peksoy dedi ki:

    benim ailem yüzyıl öncesinde ah güzel Kırımdan göç etmek zorunda kalmış, İstanbulda muhacirlik, Avrupada muhacirlik çekmişiz, beyaz yaşmaklı hanımninemin Kırım Tatarçası ile konuşmaları halen kulağımda hoş bir seda. ah bu Moskof kafiri yokmu çokmu çok çektirmiş bize. sizde maşallah putine toz kondurmuyorsunuz, zoruma gidiyor evladım

  9. ömür çelikdönmez dedi ki:

    pek muhterem büyüğüm Selma Peksoy Hanımefendi:
    öncelikle Putin’e toz kondurmama ithamınızı kabul etmiyorum reelpolitik verilerden hareketle Türkiye ile Rusya arasındaki siyasi ve ekonomik ilişkileri anlama ve anlamlandırmanın ötesinde bir amacım bulunmamaktadır. Sizin ve ailenizin yaşamış olduğu trajedi maelesef halen tedavi edilemeyen toplumsal bir travmaya dönüşmüş. geleceğe umutla bakmalıyız,

  10. muhammed dedi ki:

    Rusya’nın üzerinde kurulduğu coğrafyanın %100’ünün bir Türk devleti işgal ve tarumarıyla var olduğu, yani Rusyanın altının Türk oğlu Türk olduğu gerçeğini hatırda tutalım. Dedelerimizin yanılgılarını, hınçlarını, haklarını, vatanlarını unutmadan tavır belirleyelim. Osmanlı tarihte ilk kaybettiği toprakta Ruslara karşı Kırım’dır. Kırımı’da Viyana kuşatmasının bedeli olarak kaybettiğimizi hatırdan çıkarmayalım.

  11. Sami dedi ki:

    Brezenski Rus değil Polonya da doğmuş yahudi kökenli ABD li politikacıdır.

Bir yorum bırak