Obama’nın yeni ulusal güvenlik stratejisi

ABD Başkanı Barack Obama 5 yıl sonra ulusal güvenlik stratejisini güncelledi. Güvenlik tehditleri arasında IŞİD, Rusya ve siber saldırılara dikkat çekildi. Türkiye ile ilişkiler için de ‘dönüşüm sürecek’ vurgusu yapıldı

ABD Başkanı Barack Obama, ulusal güvenlik stratejisini 5 yıl aradan sonra güncelledi. Aslında 1986’da çıkan bir yasayla Amerika’da ulusal güvenlik stratejisinin her yıl güncellenmesi şart koşulmuştu ancak başkanlar bu yasaya pratikte pek fazla uymadı. Obama’nın 29 sayfalık yeni ulusal güvenlik stratejisinde Demokrat Partili Başkan’ın ‘askeri müdahale konusunda mesafeli’ prensibine sadık kalınıyor. Kongre’ye sunulan belgede Obama’nın kalan son 2 yıllık başkanlığında dış politika öncelikleri vurgulanıyor.

ABD Başkanı, ‘Toprak bütünlüğü korunmuş, özgür ve barış dolu bir Avrupa’ya desteğini yinelerken, Türkiye’yle ilişkilere de vurgu yapıyor:

“Güçlü bir Avrupa küresel güvenlik sorunlarını aşma, refahı teşvik etme ve uluslararası normları belirlemede bizim vazgeçilmez ortağımızdır. Balkanlar ve Doğu Avrupa’daki ülkelerin Avrupa ve Avrupa-Atlantik entegrasyonu arzularını kararlılıkla destekleyeceğiz, Türkiye ile olan ilişkilerimizi dönüştürmeye devam edeceğiz ve Kafkasya’daki bölgesel ihtilafların çözümünü teşvik ederken, bölgedeki ülkelerle bağlarımızı geliştireceğiz.”

“Lideriz ama kaynak ve nüfuzumuz sınırlı”

Obama ulusal güvenliğe karşı en önemli tehditleri şiddete dönük aşırılıkçılık, Rus saldırganlığı, siber saldırılar ve iklim değişikliği olarak sıralıyor. Ülkenin karşı karşıya olduğu riskler şu şekilde sıralanmış:

-ABD’nin altyapısı ve topraklarında yıkıma neden olabilecek saldırılar

-Yurtdışındaki Amerikan ve müttefik ülke vatandaşlarına karşı saldırı tehditleri

-Küresel ekonomik kriz ve geniş çaplı ekonomik yavaşlama

-Kitlesel imha silahlarının sayısının artması ya da kullanılması

-Bulaşıcı hastalıklar

-İklim değişikliği

-Enerji piyasalarında büyük sorunlar

-Devletlerin çökmesi ya da zayıflaması sonucu ortaya çıkacak toplu katliamlar, bölgesel çatışmalar

Strateji planında, siber güvenliğin artırılması, iklim değişikliğiyle mücadele, şiddet yanlısı aşırılıklara karşı konulması gibi konuların tüm dünyada desteklenmesi gerektiğini dile getiren Obama, ABD’nin terörizm, iklim değişikliği ve siber tehditler dahil olmak üzere küresel zorluklarla mücadelede “vazgeçilmez” bir lider olduğunu, ancak kaynaklarının ve nüfuzunun sınırsız olmadığını kaydetti.

ABD Başkanı Obama, Rusya Devlet Başkanı Putin ve Çin lideri Xi.

[Fotoğraf: REUTERS – Arşiv]

Obama’nın güvenlik stratejisinde Çin ve Rusya’ya da özel bir vurgu yapılıyor. Ekonomik gücün evrilmesiyle yeni güç dinamiklerinin oluştuğuna dikkat çekiliyor:

“Ekonomik güç dengelerinin değişmesiyle uluslararası meselelerde söz sahibi olma konusunda beklentiler de değişiyor. Güç dinemiklerinin değişimi riskleri ve fırsatları beraberinde getiriyor. Bazı ülkeler daha büyük ekonomik kapasiteye sahip oldukları için diğerlerinden daha fazla sorumluluk üstleniyor. Bilhassa Hindistan’ın kapasitesi, Çin’in yükselişi ve Rusya’nın saldırganlığı, bunların hepsinin ana güç ilişkilerinin geleceğine önemli etkisi olacak.”

ABD’nin, askeri müdahaleye sıcak bakmayan dış politika anlayışı da yeni belgede korunuyor.  Obama, ABD’nin çıkarlarını her zaman savunacaklarını ve müttefiklere yönelik taahhütlere sadık kalınacağını vurgulayarak, “Ancak, birbiriyle rekabet halindeki birçok öncelik arasında zor seçimler yapmalıyız ve korkulara dayanan kararlar verdiğimizde gelen aşırı müdahale dürtüsüne her zaman karşı koymalıyız”  ifadesini kullandı.

IŞİD ile mücadele stratejisi

Obama, akıllı bir ulusal güvenlik stratejisinin sadece askeri güce dayanmadığının bilincinde olmaları gerektiğini belirterek, “Gerçekten de uzun vadede, şiddet yanlısı aşırılığın ideolojisi ve temel nedenlerine karşı koymak için diğer ülkelerle birlikte çalışma çabalarımız, teröristleri savaş alanından sökme kapasitemizden daha önemli olacak” vurgusunu yaptı.

ABD öncülüğündeki ‘Koalisyon’ uçakları Kobani’de IŞİD hedeflerini bombalıyor.
[Fotoğraf: Reuters]

11 Eylül saldırıları sonrasına atfen, ABD topraklarında ‘terör tehdidinin’ azaldığını ama tamamen yok olmadığını belirten Başkan Obama, ‘IŞİD gibi terör örgütleriyle mücadele etmeye devam sözü verip, IŞİD gibi aşırılık yanlısı grupları, büyük ölçekli, Amerikan öncülüğündeki kara savaşlarıyla değil, terörle mücadele operasyonları ve küresel koalisyonlarla zayıflatabilecekleri görüşünü dile getirdi.

Obama, göreve geldiğinde ABD’nin Afganistan ve Irak’ta 180 bin askerinin bulunduğunu bu sayıyı 6 yılda 15 bine düşürdüklerini belirtirken, “Böylece Amerika’nın zayiatları da çarpıcı bir şekilde azaldı. Bu da bize, stratejik hedeflerimizden sapmadan askeri gücümüzü ve kaynaklarımızı sürekli değişen tehidlere karşı uyarlama şansı verdi” ifadelerini kullandı.

Obama IŞİD’e karşı koalisyonu da savunurken, IŞİD stratejisinin hatlarını şöyle çizdi:

“Doğrudan tehditleri kararlı bir şekilde bertaraf ederken, diğer ülkelerin tehlikeli ve aşırılıkçı görüşlerin neden ve sonuçlarını yok etme kapasitelerini yükseltmeye odaklandık. Nükleer maddelerin teröristlerin eline geçmesini engelledik”

Amerikan Başkanı her ne kadar başkanlığı dönemi boyunca Başbakan Binyamin Netanyahu ile büyük krizler yaşamış olsa da Washington’ın İsrail ‘hassasiyetin’in altını çizdi, “İsrail ile halklarımz arasındaki bağlar ve güvenlik ortaklığımız menfaatlerimizin gelişimi için elzemdir” ifadesini kullandı.

Suriye’deki iç savaşa tek kalıcı çözümün siyasi çözüm, tüm Suriye vatandaşlarının meşru arzularına yanıt veren kapsayıcı bir siyasi dönüşüm olmayı sürdürdüğünü ifade eden Obama, Suriye’deki yıkıcı çatışmaya kalıcı bir siyasi çözüm bulma gayretlerine devam edeceklerini kaydetti.

“Yıkıcı ve hatta yok edici” siber saldırıların da artmakta olduğuna işaret eden Obama, “Kötü niyetli siber aktörlere bedeller ödeteceklerinin” sözünü verse de, bu bedellerin ne olacağını belirtmedi.

Obama, iklim değişikliği ve Batı Afrika’daki Ebola salgını gibi bulaşıcı hastalıklardan doğan risklere de stratejisinde değinirken, ABD’nin, petrol ve gaz üretimi güçlü olsa da, kısmen petrol fiyatlarının düşmesi nedeniyle, yeni enerji kaynaklarının yaratılmasını desteklemesi gerektiğinin de altını çizdi.

Kaynak: Beyaz Saray, Reuters, AA

*BU MAKALEDE YER ALAN FİKİRLER YAZARA AİTTİR VE FİKRİKADİM?COM'un EDİTORYAL POLİTİKASINI YANSITMAYABİLİR.
  Sosyal   Medyada   Paylaşın

YAZAR HAKKINDA

fikrikadim.com sitesinin görüllü editörü
  • Site Yorum
  • Facebook Yorum

Yorumlara kapalıdır.

Bir yorum bırak