Ne iş olsa yaparım – Fikrikadim

Ne iş olsa yaparım

Mustafa Kutlu/ YeniŞafak

‘Ne iş olsa yaparım’ diyen işsiz, biliniz ki hiçbir işi hakkıyla yapamaz. Türkiye’deki işsizliğin temelinde bu vasıfsızlık var. Bir de tuhaflık: Yahu adamlar iş beğenmiyor. Hop demeden hoplamak istiyor.

Elbette ki bu tutumun sebebi işe alınmalarda görülen adam kayırma, partizanlık, ideolojik yaklaşım, hemşehrilik vb. gibi işle ilgisi olmayan hususlardır. Adam diyor ki: ‘Filan da benim gibi vasıfsızdı ama, hem işe girdi, hem şef oldu’. Bizi batıran budur işte.

Yeni Türkiye’nin yeni yöneticileri şunu bir yana yazın ve kesinkes uygulayın.

1- Liyakat ve ehliyete göre iş ve makam verin.

2- Kaliteye prim verin.

Denizli mi, Burdur mu şimdi hatırlamıyorum, oralardan bir işveren. Feryat edip duruyor. Bu feryada gülelim mi, ağlayalım mı?

Adam gazetelere tam sayfa ilan vermiş, bu yetmemiş, televizyonlara çıkıp derdini anlatmış ama bir çare bulamamış. Mesele şu:

Adamın bir sürü inşaat işi var bir sürü iş makinası. Adam bu makinaları kullanacak kalifiye eleman arıyor, bulamıyor. Doktordan, mühendisten fazla maaş vereceğim diyor. Yok, yok.

Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, Türkiye’nin artık nitelikli üretim yaptığını, ancak üretimde çalışacak nitelikli insan bulmakta zorlandığını belirtiyor.

Buradan Sayın Milli Eğitim Bakanımıza sesleniyorum.

Konu dönüp dolaşıp eğitime geliyor. Sekiz zayıfı olanlar lütfen sınıf geçemesin. (Bir zamanlar vardı, hâlâ böyle mi?) Bu işin temeli disiplin, disiplin, disiplin. Bazıları disiplini özgürlüğün karşısına koyuyor ki külliyen yanlıştır. Sayın Bakan inanın manzara şudur: Ben de öğretmenlik yaptım bilirim. Lise sonda okuyan öğrencilerin yazılı kağıtlarını bazı öğretmen arkadaşlar ibret için bana gösteriyor. Cümle, fikir, kompozisyon, imla bir tarafa çocuk kelimenin ortasında büyük harf kullanıyor. Böyle yetişen dişçi diş çekemez, sağlıkçı iğne vuramaz, öğretmen ders veremez vesaire.

Çözüm: Çok uzun süreli, değişmez program, programı hükumet ve bakan değişse de ısrarla uygulayan devlet. Yirmi yılda ancak yola girer bu iş.

Bu yolda güzel işler oluyor.

Uzmanlaşmış Meslek Edindirme Projesi (UMEM), TOBB, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Milli Eğitim ve İşkur ile yürütülen bir proje. UMEM özellikle ilçelerde meslekî eğitim kursları açıyor. Bu yılın ilk yedi ayında Türkiye genelinde 552 kursu açılmış. On bin kişi meslek sahibi olmuş. TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu şöyle demiş:

‘İlçelerdeki mesleki eğitim talebinin artmasını çok önemli görüyorum. Bu sayede bölgesel dengesizliklerin ve göç sorununun azaltılmasına yönelik yapısal tedbir sunmuş oluyoruz. Bu trendi daha da artırmak için çalışıyoruz. 21’inci yüzyılda göç hâlâ Türkiye’nin ciddi bir sorunu olarak kalmamalı. Birkaç örnek vereyim; Konya merkezin nüfusu artarken, Konya ilinin nüfusu azalıyor. Erzurum merkezin nüfusu artarken, Erzurum ilinin düşüyor. Hep birlikte bu meseleye yerelden yola çıkarak bir çözüm yolu bulmamız gerekiyor. Bu kapsamda ilçelerden yerel mesleki eğitim talebinde artış olmasını çok önemsiyorum’. Hisarcıklıoğlu’nun verdiği bilgiye göre açılan kurslardan yüzde 25’i gelen talepler doğrultusunda ilçelerde açıldı. Oda ve borsaların etkin rol oynadığı açılan kurslar arasında Kütahya Tavşanlı’da ‘Kablo Montaj İşçisi’, Bilecik Bozüyük’te ‘Aşçı Yamağı’, Tokat Erbaa’da ‘Hazır Giyim Model Makineciliği Teknisyeni’, Zonguldak Ereğli’de ‘İş Makineleri Tamircisi’, Kırklareli Lüleburgaz’da ‘Bayan Terzisi’ ilgi gören alanlar oldu.

TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu: ‘2011 yılından beri Türkiye’nin bir ili hariç her ilde kurs açmıştık. Talep olmadığından Ağrı’da açamamıştık. Bu ay ‘Bilgisayar Destekli Proje Çizimi’ kursu açıldı. Böylece 81 ilin tamamında UMEM projesi uygulanmış oldu.’

Çok güzel.

Ama bir şey daha var. Kurslara katılacak işsiz bulmak zor olmuş (işe bak). Gençler iş beğenmiyor, eğitim istemiyormuş.

Yazının devamı

YAZAR HAKKINDA

  • Site Yorum
  • Facebook Yorum

Yorumlara kapalıdır.

Bir yorum bırak