Mossad'ın Falaşa darbesinde hedef Netanyahu hükümeti mi? – Fikrikadim

Mossad’ın Falaşa darbesinde hedef Netanyahu hükümeti mi?

Ömür Çelikdönmez

Ömür Çelikdönmez

Size bir şey söyleyeyim mi? Etiyopyalı siyahî Yahudilerin yani Falaşaların İsrail’in başına sorun olacağını biliyordum. 18 Mart 2013’te haber10’da yayımlanan “Osmanlı’dan günümüze Falaşalar / Kayıp On Üçüncü Kabile” başlıklı yazımda Falaşaların tarihinden ve İsrail’e taşınma serüveninden söz etmiş, yazının sonunda “Günümüzde büyük çoğunluğu İsrail’de yaşayan ve gerçek Yahudi olarak kabul edilmeyen Falaşalar, siyasi ve sosyal yaşama katılamamaktan, dışlanmaktan ve ucuz maaşlarla, ağır işlerde çalıştırılmaktan şikâyetçi. Hazar Türklerinin trajedisine ne kadar çok benziyor değil mi?” diye sormuştum. Nitekim dışlanan siyahî Yahudiler kendilerini hatırlatmanın bir yolunu buldular.

Falaşaların isyanı İsrail polisinin Damas Pakada adlı Etiyopya asıllı bir askeri döverken çekilen görüntülerinin ortaya çıkmasıyla patlak verdi. Bu görüntülerin İsrail gizli servisi Mossad tarafından piyasaya sürüldüğü iddia ediliyor.  Olayların ardından yükselen tansiyon hafta sonu da düşmedi. Polis şiddetini protesto için Kudüs ve Tel Aviv kentinde sokağa çıkan binlerce Etiyopya asıllı Yahudi polisle çatıştı. 68 kişinin yaralandığı protestolarda 43 kişi gözaltına alındı. İsrail vatandaşı Etiyopya asıllı Yahudiler, şehirdeki bazı ana yolları trafiğe kapatarak, “siyah değil, beyaz değil, hepimiz insanız”, “Irkçılığa ve ayrımcılığa hayır” ve ““Artık söz değil eylem istiyoruz” şeklinde slogan attı. Etiyopya kökenli olmayan İsraillilerin de gösteriye katıldı. Bazı İsrailli aktivistler de eyleme destek verdi.

Bu arada gösterilere  İsrail meclisindeki Birleşik Arap Listesi Başkanı Eymen Avde, Siyonist Birlik milletvekili Stav Shaffir, Etiyopya asıllı ilk kadın milletvekili olan Pnina Tamano-Shata ve bazı diğer siyasetçiler de katıldı. İlginç olan Yahudi asıllı oldukları için Etiyopya’dan İsrail’e Mossad operasyonu ile yıllar önce taşınan ve İsrail’de en kötü işlerde çalıştırılan, ten renklerinden dolayı Avrupalı ve Amerikalı Yahudi göçmenlerce aşağılanan Falaşaların; ırkçılığı ve polis şiddetini protesto etmeleri. İsrailli Yahudiler ten renklerinden dolayı kendileri ile aynı soydan gelen ve Beta Yisrael olarak adlandırılan Falaşaları dışlamaları ve içlerine almamaları ne acı?

İsrail Cumhurbaşkanı Reuven Rivlin, İsrail vatandaşı Etiyopyalıların gösterilerine ilişkin, “Hata yaptık. Duyarlı olmadık ve yeterince onları dinlemedik” demesi bir itirafın ötesinde Falaşalara yönelik sistematik sosyal baskıların belgelenmesi.  İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu’nun, geçen hafta polis tarafından dövülme görüntüleri ortaya çıkan Etiyopya asıllı İsrail askeri Damas Pakada ile görüşmesi Falaşaları ne kadar teskin eder bilinmez. Netanyahu’nun, Başbakanlıkta kabul ettiği Pakada’nın dövülme görüntülerini izledikten sonra şok geçirdiğini söylemesi Falaşalara yapılan insanlık dışı muamelenin boyutunu göstermesi açısından önemli. Daha da önemlisi bunun en yetkili resmi ağız tarafından söylenmesi.

Ortadoğu’da İsrail’i karıştırabilecek gizli servisler Amerika, İngiltere ve Rusya’nın. Fransızlar belki bu saydığımız ülkelerden biriyle işbirliği yaparsa İsrail’de toplumsal bir kaos oluşturabilir. Türkiye’nin İsrail’in içinden ulaşabileceği bir kitle damarı var mıdır derseniz olması kuvvetle muhtemeldir derim. Özellikle Türkiye’den göç etmiş Türkiyeli Yahudilerin Türkiye sevgisinin yanı sıra Türkiye’nin temiz sicili böyle bir istihbarat akışını kolaylaştırmıştır. Ayrıca İsrail’de yaşayan Müslüman Arapların Türkiye’nin Filistin davasına verdiği duydukları sempati cümle âlemin malûmu. Ancak Türk istihbaratının Falaşalar üzerinde etkili olabileceğini sanmıyorum. Belki Etiyopya üzerinden Falaşalara uzanmışlardır lakin görüldüğü kadar kolay bir operasyon olmadığı ortada.

Geçtiğimiz yıl Kasım ayında Mescid-i Aksa’da yaşanan bir olaydan yola çıkarak, 6 Kasım 2014’te,  “Türkiye İsrail’i intifadayla vurur!” demiştim. Aynı tarihlerde Milli İstihbarat Teşkilatını ziyareti sonrasında yanında MİT Müsteşarı Hakan Fidan’la kamera karşısına geçerek basını bilgilendiren Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun, Kudüs‘te Mescid-i Aksa’da yaşanan olaylarla ilgili olarak İsrail’in tutumunu “barbarlık” olarak nitelemesi ve İsrail’e “en aktif cevabın verilmesi için” çalışılacağını söylemesinin önemine ve bu açıklamanın MİT binasında yapılmasına dikkat çekerek;  bu açıklamanın Mossada karşı bir meydan okuma olduğunu sizlerle paylaşmıştım.

Ben bu meydan okumanın çoğumuz gibi Arap toplumun intifadasına destek verilmesi şeklinde gerçekleşebileceğini sanmıştım. Ama bir farkla ki, intifadayı Araplar değil Falaşalar bir yıl gecikmeli başlattılar! Türkiye ve İsrail ilişkilerinin seyri hakkında önce 18 Mart 2015’te, “Türkiye Diyanet’in Umre programı üzerinden İsrail’le diyalog halinde!”, 29 Mart 2015’te de; “Türkiye-İsrail işbirliğinde Türkiyeli Mossad başkanının rolü nedir?” konulu iki makale kaleme almış, Türk Dışişlerinin değerlendirmelerine bakıldığında Türkiye ile İsrail arasında hali hazırda problem görünmüyor notunu düşmüştüm.

Etiyopya asıllı Yahudileri gösterilerde  “ırkçılığı ve polis şiddetini” protesto ettiler. Gösterilerde “siyah değil, beyaz değil, hepimiz insanız”, “Irkçılığa ve ayrımcılığa hayır” sloganlarını yazdıkları afişleri taşıdılar, bu sloganları var güçleriyle haykırdılar. Haklılıklarını ispat uğruna polisle çatıştılar. Falaşalara siyahî olmayan diğer Yahudiler de destek verdi. Falaşaların masumane eylemlerinin sonucuna bakıldığında Falaşaları meydanlara süren üst akılın istediği neticeyi elde ettiği söylenebilir. Ortaya şöyle bir siyasi tablo çıktı, İsrail’de ırkçı ve aşırı sağcı bir koalisyon hükümeti uzun süreli iktidarda kalamaz.

Irkçı ve aşırı sağcı bir partinin yer aldığı koalisyon hükümeti sosyal sorunları beraberinde getirir. Tüm bunlara bakıldığında Falaşaların bir hükümet darbesi için kullanıldıkları sonucuna ulaşıyorum.  Evet bu bir darbeydi, darbenin düzenleyicisi ise bizdeki geleneğin tersine Mossad. Nitekim sosyal tepkilerin aradığı adres kendini belli etmekte gecikmedi ve İsrail’in aşırı sağcı politikacılarından “Evimiz İsrail” partisi lideri Avigdor Lieberman, Netanyahu hükümetinde yer almayı reddetti.

Liberman dışişleri bakanlığı görevinden de istifa etti ve hükümetten desteğini çekti. Liberman’ın desteğini çekmesine rağmen Netanyahu koalisyon hükümeti kurabilecek. Netanyahu’nun koalisyonu kurmak için 6 Mayıs’a kadar süresi bulunuyor. Liberman’ın partisi Evimiz İsrail, koalisyon görüşmelerinden çekilse de Netanyahu’nun Yahudi Evi, Kulanu (Hepimiz), Şas (Tevrat Muhafızları Partisi) ve Birleşik Tora Yahudiliği partileri ile bir koalisyon kurması öngörülüyor. Buna göre koalisyon partilerinin sandalye sayısının ise 61’i bulması bekleniyor.

Avigdor Lieberman 1958 Kişinev Moldavya doğumlu. Rus Yahudisi. Sovyet Yahudileri Siyonist Forumu kurucusu. Liberman’ın İsrail Dışişleri Bakanlığı yaptığı dönemlerde Türkiye ile yıldızının hiç barışmadığı söylenebilir. Türkiye karşıtı politikaların sürdürülmesinde hep onun ismi geçti. Falaşaların sokaklara dökülmesiyle Liberman’ın iktidar dışında kalması Türkiye’nin lehine bir durum. Türkiye İsrailli yetkililere Liberman’dan duyduğu rahatsızlığı uzun süredir farklı kanallardan iletiyordu. Liberman’ın hükümetten sıra dışı yollarla uzaklaştırılması, Türkiye ile İsrail arasındaki sorunların giderilmesi ve ilişkilerin düzeltilmesi sürecinin gizli mimarı İsrail haber alma ve operasyon örgütü Mossad’ın başkanı Tamir Pardo’dur. 

Pardo soyadını İzmirli Yahudiler iyi bilirler. Çünkü İzmir’de Pardo soyadını taşıyanlar halen yaşıyor. Prof. Dr. Sonia Pardo Amado ve İzmir Gönüllüleri Ödülü verilen, Sevgili  İzmir Beni Tanı: Dünden Yarınlara  İzmir Yahudileri (2008) adlı kitabın yazarı  Sara Pardo bunlardan biri. Pardo klanı, Orta çağ İspanyasının Kastilya kırallığında Prado adlı bir yerden gelen, Sefaradi (Yahudi veya converso) bir aile. İzmir’e muhtemelen İtalya yoluyla gelmiş olanlardan. Tamir Pardo; İzmir’de 1960’lı yılların sonuna kadar Türk Ecza Deposu ortaklarından Salamon Pardo‘nun torunu.

Salamon Pardo’nun iki oğlundan biri İsrail’e göç eden mühendis Aaron Pardo, diğeri ise İsviçre’ye göç eden Eczacı Dario Pardo idi. Moossad başkanı Tamir Pardo; İsrail’e göç eden Aaron’un oğludur. Bkz Selim Amado, İsrail’de İzmir Kökenliler, İzmir Türk Musevileri e-Haber Bülteni, Ocak – Şubat 2011. Bir ilaç firmasının kurumsal danışmanlığından (Teva Pharmaceutical Industries CEO’su) Mossad başkanlığına getirilen Pardo evli ve bir oğlu, kızı, ve torunu var. Soyadından anlaşılacağı üzere Tamir Pardo, muhtemelen Mossad’ın ilk Sefardi şefi. Bugüne kadar Mossad başkanlığı yapmış olan bütün diğer başkanlar Aşkenazi asıllıydı.

Son söz tekrar olsa da yine söylenmeli; Falaşaların İsrail’deki eylemleri sıra dışı bir hükümet darbesine yola açmıştır. Türkiye karşıtı politikalarıyla tanınan ırkçı faşist, aşırı sağcı Liberman,İsrail hükümetinden uzaklaştırılmıştır. Bu operasyonun gizli mimarı, babası İzmir Yahudilerinden olan  İsrail haber alma ve operasyon örgütü Mossad’ın başkanı Tamir Pardo’dur. 

Twitter:@ oc32oc39

omurcelikdonmez@hotmail.com 

YAZAR HAKKINDA

  • Site Yorum
  • Facebook Yorum

8 adet yorum var.

  1. cihangir İskender dedi ki:

    alma mazlumun ahını çıkar aheste aheste, filistinli çocuklara zulmettiniz Allah sizi kendi kavminizle cezalandırıyor

  2. salomon Cohen dedi ki:

    azizim bizede dokundurmuşsun biraz, ortayi bulalim, Yahudi Türkler Hazar Türkleri yani, çoğumuz onlarin soyundan, kan kardeş sayiliriz sizlerle, Türkler bizim velinimetimiz niçin onlara düşman olalimki her cumartesi Tayyib bey için dua ederiz, dinimizin emridir, bariş içinde yaşayalim kuzum.

  3. KanKi Mon Mor Durur dedi ki:

    birleşmiş zalim milletler falaşalara sahip çıksın zaten bütün işi siyonizme hizmet, aklıma ne geliyor diyeyimmi emmioğlu, bu iş mavra Bahçelinin dediği GİBİ hemde Adana mavrası, Bu FALAŞALAR nankör, İsrail onları getirmeseydi, Etyopya çöllerinde sıcaktan kavrulup telef olacaklardı,

  4. ferhunde dedi ki:

    Salomon Cohen in şivesi bana biraz bozuk geldi, sanki daha çok istanbul Ermeni ağzını andırıyor

  5. muharrem dedi ki:

    düşünülmeden birisi tarafından hazırlanmadan ani gelişen bir olaya benziyor

  6. Bu aşk bahri ummandır dedi ki:

    Allah adildir dostlar,

  7. esref dedi ki:

    Solomon Cohen, acaba Tayyip Bey’in Yahudi oldugunu mu ustu kapali soylemeye calisiyor?

  8. Asil Murat dedi ki:

    Abi ağzına sağlık. Güzel yazmişsin. Peki Başbakan Erdoğan çıkıpta Liberman’ın istifasını sağlayan benim dese ne olur? Peki Abi Liberman gitti diye bizim Yahudilere veya İsrail’e güvenmemiz mi gerekiyor? Yok be abi Domuzdan post, Yahudi’den dost olmaz.

Bir yorum bırak

Yorum onaylama sistemi etkin; yorumunuzun yayınlanması biraz zaman alabilir.

Bir yorum bırak