Modern Aile Draması / Muhammed Işık

Modern Aile Draması / Muhammed Işık

Muhammed Işık

Evli ve iki çocuklu Necati’nin evinin önünden geçen Fikret duraksadı ve evden gelen bağrışmalara kulak verdi. Önce sesleri önemsemedi “ Her evde olur böyle şeyler, kulak kabartmak ayıp olur şimdi” diye düşündü. Sonra hatırına Necati’nin son yıllardaki durgunluğu geldi. Arkadaşının haline üzülerek “ Çoluk çocuğu büyüdü halen evinde huzursuzluk var. Ne olacak bu işin sonu bilemedim” diyerek iç geçirdi. Evden yükselen tartışma sesleri hiç iç açıcı değildi.          

“ Herifim diye geziniyorsun ama bil ki sünepenin tekisin.”

“ Bana bak kadın haddini çok aşıyorsun terbiyesizlik yapma!”

“ Ne olur! En fazla döversin erkeksin ya rüştünü ispat etmen lazım!”

“Bak hanım, konuşmalarına hiç dikkat etmiyorsun. Çok ölçüsüz, lakayt ve insanın sinirini bozan bir şekilde konuşmaya devam ediyorsun. Her kavgada aynı şey! Uyarıyorum yapma – etme diye ama nafile. Senin bu tavırların, saygısızlığın yüzünden öfke kontrolümü kaybettim.”

“ Her kaybettiğin şeyde beni suçluyorsun ya bravo sana!” 

“ Bırakmıyorsun ki konuşayım. Hemen laf atıyorsun ortaya!”

“ Sende çok uzatıyorsun lafı. Kısa kesmesini bir türlü öğrenemedin gitti!”

“Neyse! Ne yapacağımı bilemez oldum. Çocuklarımız kavgalarımızla büyüdü. Arkadaşlarımdan utanır oldum. “ Yirmi yıldır karı dırdırı çekiyorsun. Ayı gibi adamdın uyuz köpeğe döndün!” diyorlar.”

“ Haa haa haa hayyt. Hiç güleceğim yoktu. Doğru söylemiş arkadaşların uyuz köpekten ne farkın var ki?” 

“ Senin zerre çekilecek yerin kalmadı. Bir şey konuşmaya gelmiyorsun. Allah seni bildiği gibi yapsın!”

“ Uyuz it kaybol işte böyle gözümün önünden aferin!”

“ İnsanı çıldırmak için var gücünle çalışıyorsun!”

“ Hani gidiyordun ya yine niye döndün sümsük herif!”

“ Ya sabırrr!”

Dış kapının sertçe kapanmasıyla kendine gelen Fikret karşısında sinirden kıpkırmızı kesilmiş Necati’yi görünce önce afalladı ne yapacağını bilemedi sonra hemen öfkeyle küfürler savuran arkadaşının kolundan tuttu. 

“ Aman sus milleti ayaklandıracaksın. Yine eşinle tartıştın değil mi?”

Yumruklarını sıkıp küfürlü konuştuktan sonra arkadaşı ile yürümeye başlayan Necati “ Kendini bir gün bana öldürtecek geri zekâlı. Bıktım bunun fütursuzluğundan. Laftan anlamaz mı insan? Anlamıyor!” dedi.

Söğüt ağacının dibinde büyüyen otları minder niyetine kullanarak bağdaş kurdular. Fikret cebinden çıkardığı tabladan bir sigara aldıktan sonra arkadaşına da uzattı tablayı.

“ Sana yine sanırım buralarda bir yerde “Bana bak Necati! Bu kadını boşuna dövüyorsun. Dayakçı kocaya çıkartır adını! Zaten mahalleyi ayağa kaldırıyor. Sen ona bir fiske vursan o öldüresiye dövdüğünü anlatıyor. Millet şaşıp kalıyor “Necati iyi hoş adamdır karısını niye dövüyor” diye. Sen aklı başında bir adamsın. Bu kadın bir ömür düzelmez. Sen şimdi “ eşimdir, seviyorum. Çocuklarımın annesidir” diyeceksin. Böyle kavgayla, dayakla daha ne kadar devam edebilirsin ki?” diye seni on –on beş sene evvel uyarmıştım. Sen bildiğine okudun, alttan alırım üste çıkarım dedin. Hiçbir şey değişmedi değil mi? Haklı çıktım.”

Necati hiç sesini çıkarmadan uzaklara dalarak, arkadaşına hak verdiğini belli edercesine kafa sallayıp Fikret’in konuşmasını dinledi. Konuşma bitince “ Severek evlendiğimi biliyorsun. Evet dediğin gibi ömrümü çürüttü. Ama halen seviyorum! Sevgi yetmiyor ki. Sınırlarını çok aşıyor. İnan ki çok şey istemedim ondan. Beş vakit namazını kıl, çocuklarımı iyi yetiştir ve bana sadık ol. Bunun dışında ki her şeyi benim tasarrufuma bırak. Hiç duymadı veya önemsemedi beni.”

Fikret arkadaşının hezeyanını gülümseyerek dinledi “ Kadın işte” dedikten sonra biraz düşündü ve kafasını salladı “ Modern dünya kadını!” derin bir soluk aldı “ Erkekleşmiş” diye ekledi. Arkadaşının elini tuttu sıvazladı. “ Bilirim eşini sevdiğini ama bil ki bu sevgi seni çok yaşatmayacak. Biraz sakinleştin mi bari?” Necati’nin gözleri doldu. Ağlamakla ağlamamak arasında gidip geldi. “ Evet. Bilirsin saman alevi gibidir sinirim. Ne yapacağım bin bu kadınla Fikret?”

“ Konuşup tartışacağına bir çocuk daha yapın.”

“ İki çocuk yaptı aslan kesildi başıma. Üç çocukla ne olur? Ben kesin tımarhaneye!”

Bağdaş kurduğu için ayakları uyuşan Fikret ayaklarını uzattı biraz uyuşukluk gidince tekrar eski haline getirdi ayaklarını. Bunu yaparken gülerek  “ Daha iyi ya hanımdan kurtulmuş olursun!” demişti.

“ Senin tuzun kuru tabi” diye Fikret’in ensesine şaplağı indiren Necati “ Hanım dırdırı yok. Kafa rahat ya laf atıyor serseri” dedikten sonra “ Oh ne güzel!” deyip suratını düşürdü. 

Sanki uçuşa geçecek kuş gibi palazlanan Fikret’i bir gören olsa bir yerine bir şey battı sanırdı. “ Sekiz çocukla mı kafam rahat!” diyerek sesini yükselterek Necati’yi korkuttu. Korkusu geçince yerine iyice yayılan Necati “ Hanım fazla mesaiye dayanamayıp öbür dünyaya göçmüşse benim suçum ne? Sakın bana “ çorap çıkartıp atsam hamile kaldı” deme! Şimdi işte böyle kara kara düşünürsün” deyip sırıtmaya başladı.

Fikret arkadaşının sözlerine gülümsedikten sonra boğazına bir şey takılmış gibi yutkundu ve konuşmaya başladı. “ Biliyorsun bir zamandır modern aileler üzerine araştırma yapıyorum. Evlilikleri inceliyorum. İstatistiklere göre boşanmalar evliliklerin önüne geçmiş. Yani vaziyet vahim anlayacağın! “ Canım, cicim, aşkım” diye evleniyorlar üç ay sonra mahkeme salonunda suratları sirke satıyor. Ne oldunuz? Aile kültürü diye bir şey kalmadı. İnan bana çocuklarımın geleceğinden çok endişeliyim. Gençler çok sabırsız ve özensiz hareket ediyorlar. “Bu evleneceğim kişi bana uygun mu? Fikir dünyası nasıldır?” Hiç böyle tasaları yok. Özenti mi dersin cahillik mi bilemedim! Bir sürü yazı, makale yazdım. Dediğim gibi halen araştırıyorum. Dipsiz kuyu gibi! İnsanları anlamak, kodlamak, tanımlamak çok zor!” Gecenin epey ilerlediğini saatine bakınca fark eden Fikret ayaklandı. Arkadaşının ayaklanmasını garipseyerek ayaklanan Necati hiç ayak değiştirmediğinden ve ayaklarını uyuşmasın diye uzatmadığından yalpaladı ve Fikret’e tutundu. Fikret arkadaşını sıkıca tuttu ve yürümeye başladılar. Fikret biraz yürüdükten sonra “ Yani anlayacağın herkesin bir derdi var Necati. Anasız sekiz çocuğa bakmak bir baba için çok zor. İnan ki çok zor! Kocası ölen kadın bir şekilde bunun üstesinden gelir, anadır. Aklın varsa hanımdan önce ahrete gitmeye bak” dedi.

Kendi derdini unutup arkadaşının derdini teselli etmek isteyen Necati Fikret’in taktiğini uyguladı. “ Aklım yoksa hanım var! O ne de olsa beni çenesiyle öldürür.” Kahkahayı basan Fikret “ Öldürür valla!” diyerek arkadaşını tasdikledi. Necati’nin evinin önüne gelmişlerdi. Arkadaşına sarılıp vedalaşan Necati “ Bana müsaade artık. Hanımdan terlik yemeden eve gireyim. Camda beni bekliyor” dedi. Fikret durur mu “ Kadından korktuğun kadar Allah’tan korkmuyorsun be Necati” deyip güldükten sonra “ Gecen güzel olsun” dedi. Necati’nin sakinleşip eve gidişini seyreden Fikret’in aklı başka yerdeydi. “ Ne olacak sekiz çocukla benim halim! Ah be sevdiğim, hiç olmayacak bir zamanda beni bırakıp gittin. Ne yapacağım ben sensiz!”

Fikret eve gittiğinde çocukları ile tek tek ilgilendi, hepsini uyuttu ve yatağına uzandı. Necati’yi, kendini ve tüm tanıdıklarını hızlıca akıl süzgecinden geçirdi. Yatağından kalktı her gün yaptığı gibi ajandasını ve kalemini aldı yazmaya başladı. 

“ Modern ailelerde ev içi huzur yok denecek kadar azdır. İnsanların birbirine tahammülü olmadığından evli çiftlerde kavgalar eksik olmuyor. Çocukların hali daha perişan! Onlara ayıracak yeterli vakit bile yok. Onlar kendi yurtlarında sürgün hayatı yaşıyorlar. Modern hayat aile kültürünü yıktı, yok etti. Tüm yaşananlar…” uzunca bir yazı yazmıştı. Yorgunluktan gözleri kapanıyordu ve kendini yatakta buldu.

YAZAR HAKKINDA

fikrikadim.com sitesinin görüllü editörü
  • Site Yorum
  • Facebook Yorum

Bir adet yorum var.

  1. yasemin dedi ki:

    Sanırım hikayede modern aile eleştirisi yapılmaya çalışılmış fakat ailenin modern aile olduğuna dair bir anlatım yok. Kadına eleştiri getiriliyor erkeksi bir anlatım. Ancak sadece eleştiri getiriyor. Neden yok! Kadının modernetisine dair bir iz yok… Kocasına hakaret etmesi ve namazını kıl demesine riyaat etmemesi yeterli görülüyor. Dar bir bakış açısı…Hikaye bir kavgayla başlıyor ve kavganın nedenine dahi değinilmiyor. Sekiz çocuklu ve eşini kaybetmiş bir adam da bu travmaları atlatmış maşallah kendini modern ailenin mutsuzluk analizlerine vermiş…

Bir yorum bırak

Yorum onaylama sistemi etkin; yorumunuzun yayınlanması biraz zaman alabilir.

Bir yorum bırak