Kavga Devam Ederken Şu Yetenekleri Bir Araştırın – Fikrikadim

Kavga Devam Ederken Şu Yetenekleri Bir Araştırın

Hükümet, cemaat kavgasına girmek istemiyorum girsem de anladığım bir şey yok. Hep uzaktan takip ediyorum. 25 yıl dershanede çalışmışlığım var. Cemaat de dershanecilik yapardı. Aramızda şehrin en iyi öğrencilerini kapma yarışı olurdu. Şehrin en çalışkan zeki öğrencisi dershaneye yazılınca onu takip eden onlarca öğrenci olurdu. Bizim dershane Türkiye çapında bir markaydı; ama işi ticari amaçlı yapardı. Fakat cemaat, ticaretten ziyade bütün gücünü en iyi öğrenciyi bulma, onu kendilerine kazandırma üzerine teksif ederdi. Bizden birinci olanlar üniversiteyi kazanınca biz takibi bırakırdık ama cemaat öyle değil. Çünkü adı üstünde cemaat; abi kardeş ilişkisini fikren kendilerine yakın olanlarla sürdürürlerdi.

Şimdi hükümet cemaat kavgasında aklıma takılan her biri bir zekâ küpü olan o yetenekli çocuklar ne yapıyorlar? Türkiye’deler mi, yurtdışındalar mı? Çünkü bu tipler nemden nezle kaparlar sıkıntılı bir anda yurdu terk ederler. Yabancılar da bunlara bol imkânlar sunarlar, eğer idealist değillerse Türkiye’yi terk edip, Avrupa veya Amerika’ya yerleşmiş olabilirler. Bu ülkemiz için bir kayıptır. Adı da beyin göçüdür. Araştırın! Sınavlarda harika çocukların birçoğu yurtdışına gittiğini göreceksiniz. Bu kavga ülkemize bu yönü ile de zarar veriyor. Cemaatin bir sivil ayağının bir de devlet içerisinde ayağının olduğunu unutmayalım. Sivil kesim nasihat eden, abilik yapan, dinleyen ve dinleten, çocuklarla ilgilenen kesimdir. Diğeri de devlet içerisine yerleşmiş devletin çoktan beri haberi olan istediğinde onlardan istediğinde onlardan haber alan, gerektiğinde onları kullanan yine icap ettiğinde onlarla iş tutmaktan vaz geçip onları tutuklatan bir yapı.

Devletin onlardan haberdar olduğunu sadece olayı basından izleyen biri olarak biliyorum. İşte misali aşağıda; Cevdet Saral, Ankara eski Emniyet müdürü Cevdet Saral   Kanal A TV’de ilginç şeyler söylemişti (21 Ocak 2014 http://www.youtube.com/watch?v=Yfa7D8iW760) Devlet içerisinde cemaatin varlığından devletin taa 15 yıl önce haberdar olduğunu belirtmişti : “Devlet herkes hakkında rapor hazırlar. Bunlar bölücüler, mürteciler, cemaatler, ülkücüler, solcular hatta Atatürkçüler hakkında da araştırma raporları düzenlenmiştir” dedi. Kendisi Fetullah Hoca topluluğunun polis içerisindeki yapılanmasını araştırdığını günlerce Hoca’nın kitaplarını incelediklerini orada bir sonuca vardıklarını bugün tartışılan birçok konuyu rapor ettiklerini. Bunun çok geniş bir yankı uyandırdığını bu rapordan dolayı görevden alındığını anlatmıştı.

Bu anlattıkları ilgimi o kadar çekmedi asıl dikkatimi çeken görevden alınmasına hiç üzülmüyor olması. Sadece “sahadan çıkarıldık” demesi ve asıl ilginci ise dönemin Cumhurbaşkanı Demirel, Cevdet Saral görevden alındıktan sonra Köşke çağırır, onu dinler, bugün TVlerde cemaat aleyhinde anlattıklarını ona da anlatır. Demirel der ki “Bu anlattıklarını ayrıca yazıp, istihbarat arşivine teslim edeceksin!” der. İşte ben Demirel’in bu şu son talimatını altını çizdim, hem görevden alıyor hem de “bildiklerini devletin hafızasına kayıt et “ diyor. Buradan şu anlam çıkmıştı bu topluluğa devletin şu anda ihtiyacı var onlardan istifade edecek sen şimdili ortalığı bulandırma ama bunlar hakkında devletin bilmediği şeyleri de saklama onları bir yerlere yaz.

Bu kavgada gündemin ardına takılmamamız lazım. Gündem suni olunca harcanan çabalar boşa gitmiş oluyor. Benim için merak ettiğim tek konu sınavlarda derece yapan çocuklar nerede şimdinin cevabıdır.

YAZAR HAKKINDA

  • Site Yorum
  • Facebook Yorum

5 adet yorum var.

  1. Hayati Esen hayati dedi ki:

    Üniversite sınavını ezberledikleri testlerle kazanan; ülkenin çok zeki çocukları muamelesi yapılan ezberci aptal çocukları, zeki kabul eden eğitimcilerimiz var halen. Ne ilginç. Ve halen bu aptal çocuklar ülkenin en iyi üniversitelerinde okuyorlar, bu aptal çocuklar ülkenin yönetimine talip olacaklar!!!!

  2. Ömür Çelikdönmez dedi ki:

    başka bir açıdan operasyonun değerlendirilmesi gerçekten önemli bir bakış açısı, kaleminize sağlık

  3. şermin ecevit dedi ki:

    Hayati Bey;
    neden öyle düşünüyorsunuz, ezber aptalların işi değil, öyle olsaydı
    İslam Dünyasındaki yüzbinlerce Kur’an hafızına aptal demeniz gerekirdi

  4. Hayati Esen hayati dedi ki:

    Ezberlemek ile ezbercilik aynı şey değil. Üzücü olan zaten bu; memlekette ezberi terk ediyoruz diyen ahmaklar ezberci bir eğitim sistemi kurdular.

  5. mükellef dedi ki:

    kahiredeki el ezherin ismini değiştirmeyi öneriyorum
    El EZBER’e ne dersiniz?

Bir yorum bırak