İran Kürtlerle Suriye’de, Suudiler Husilerle Yemen’de savaşıyor! – Fikrikadim

İran Kürtlerle Suriye’de, Suudiler Husilerle Yemen’de savaşıyor!

Amerika Irak’ta IŞİD’e karşı savaş tamtamlarını çalıyor. Hedef belli barbar Selefiler. Ancak tam da bu süreçte ABD’de 3 Müslüman öğrenci, evlerinde uğradıkları silahlı saldırıda öldürüldü. Obama yönetiminin basının olayı gündeme getirmemesi yönündeki baskıları, sosyal medyada başlatılan kampanya ile protesto edildi. Kuzey Carolina eyaletinde öldürülen 3 Müslüman genç için New York‘ta düzenlenen anma törenine Müslüman toplumundan temsilciler katıldı. Şimdi kendi ülkesindeki Müslümanlara sahip çıkmayan Amerika’nın Irak’ta Müslüman halkın sözde yararına savaş makinasını çalıştırması ne kadar makul ve ikna edici olabilir?

ABD Başkanı Barack Obama, Irak Şam İslam Devleti (IŞİD) ile savaşta ‘sınırlı durumlarda sahaya asker göndermek’ ve ‘güç kullanım yetkisini Suriye ve Irak’ın dışına yaymak’ için Kongre’den izin isterken, Irak Dışişleri Bakanı İbrahim el Caferi kendilerinin böyle bir talepleri olmadığını söyledi. Irak Meclisi Savunma ve Güvenlik Konseyi Başkanı Hakim Zamli, ABD’nin IŞİD militanlarına silah yardımında bulunduğunu iddia etti. Mecliste konuşan Zamli, ” ABD bir yandan IŞİD’e karşı mücadele verdiğini söylerken, diğer yandan bu örgütün militanlarının bulunduğu bölgelere silah ulaştırıyor.” iddiasında bulundu.

Türkiye’nin Suriye ile ilgili taleplerine kulak tıkayan Amerika, Ortadoğu politikalarında Türkiye’den kayıtsız şartsız kabul ve destek vermesini bekliyor. Hatta ve hatta Türkiye’nin üstünü çizdiği Baas rejimi ile flört ediyor. Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad, Batı’nın dışladığı bir lider. Ancak Esad, IŞİD’le mücadele eden koalisyonun saldırılarından haberdar edildiğini açıkladı. Bunu Esad karşıtı cephenin çözülmeye başladığına yoranlar var.

IŞİD, Fırat Nehri’nin doğusuna çekiliyor. İddialara göre IŞİD, Havran, Bab, Menbiç ve Kuveyris başta olmak üzere Halep‘in pek çok bölgesinden de çekildi. RUDAW’da yayınlanan bir habere göre Peşmerge komutanlarından Tuğgeneral Megdid Herki, IŞİD’e karşı Musul‘da yoğun hava saldırılarının düzenlendiğini ve IŞİD’in Musul’un belli bölümlerinden çekildiğini öne sürdü.

 IŞİD mensupları, dün gece başkent Erbil’e 40 kilometre uzakta bulunan Mahmur ilçesindeki Karaçuh, Gıraw ve Dubz dağlarından saldırdı. IŞİD mensuplarının dün gece ayrıca Musul’a bağlı Zumar Cephesi’ne saldırdığı bildirildi. IŞİD Musul’u Kürtlere bırakmak niyetinde değil. Caydırıcı olmak için esirlerini acımadan öldürüyor. Son olarak, Musul’daki el-Gazlani askeri bölgesinde Irak ordusundan 5 subayı kurşuna dizdiği iddia edildi.

İran, Suriye ve Irak yönetimleri ısrarla IŞİD’in Amerika tarafından kurulduğu ve desteklendiği iddia ediliyor. Avrupa ve Amerika basını ise ısrarla IŞİD’İN en büyük destekçisinin Türkiye olduğunu belirtiyor. Bu konudaki en önemli gerekçeleri ise Türkiye’nin sınır geçişlerinde gerekli özeni göstermemesi. Zaman zaman İran, Irak ve Suriye’den ama özellikle Suriye’den bu konuda benzer açıklamalar duymak mümkün. Newsweek dergisi, IŞİD’in eski bir üyesinin ifadesine dayandırdığı haberinde, Türk ordusunun örgüt ile işbirliği yaptığını, sınırdan İslamcı militanların geçişlerine izin verdiğini öne sürmüştü.

Suriye İran’ın arka bahçesi. Suriye’de olası rejim değişikliği aynı zamanda mezhebi iktidarın kaybedilmesi anlamına geliyor. İran’ın kendi güvenliği için oluşturmaya çalıştığı Şii kuşak şimdiye kadar fire vermedi. Bilakis Yemen’de Şii Husilerin iktidara el koymasıyla ‘Şii Kuşak’ hem sınırlarını genişletti hem de daha güçlenmiş oldu. Ancak Suriye ve Irak’taki mevcut durum İran’ın kaygılarını her geçen gün artırıyor.

Bu nedenle gerek Irak ve Suriye’de işi şansa bırakmak niyetinde değil. Askeri uzmanlarını ve güvendiği generallerini buralarda görevlendiriyor. Bu generallerin en tanınmışı Kasım Süleymani. Irak ve Suriyeli milislerin moral gücünü ayakta tutmak için her yolu deniyor. Kudüs Ordusu Komutanı General Kasım Süleymani, Tahran’da bir hastanede yatan Irak halk direniş güçleri yaralılarını ziyaret ederek şifa dileğinde bulundu. 

İran Suriye’de IŞİD’in terk ettiği bölgelerde inisiyatifi eline geçirmek ve denetlemek amacında. İran Suriye’nin Haseke vilayetinde askeri birimler oluşturmaya ve söz konusu bu birimleri doğrudan finanse ederek fiili bir şekilde buraya nüfuz etmeye başladı. İran’ın son zamanlarda Haseke’de “Vurucu Güç” adı altında yeni askeri milisler oluşturduğu dile getiriliyor. Kaynaklar, gençleri gönüllü yapmak için özel bir büronun burada açıldığını, karargâhının ise el-­Mahatta caddesinde yer alan el-Nevamis mahallesinde olduğunu vurguladı. Yine aynı kaynaklar, çeşitli eğilimlere sahip 2000 gencin tek tip askeri elbise altında bu milislerin saflarına gönüllü olarak katıldıklarını, aylık 60 bin Suriye Lirası aldıkların ve bunların İran Devrim Muhafızlarına bağlı olduklarını belirtti.  

Oysa Haseki’de ta 17.03.2013’te Batı Kürdistan Halk Savunma Birlikleri (YPG) tugay kurmuştu. Geçtiğimiz günlerde Suriye rejim ordusu ile YPG birlikleri ile çatışmış, direniş karşısında geri çekilmek zorunda kalmıştı. YPG Basın Merkezi, Rejim güçlerinin Hasekê’de rejim güçlerinin misket bombası kullandığın konusunda kamuoyunu bilgilendirmişti. Hatta Rojava’nın Cizîrê kantonuna bağlı Hasekê’ye rejim güçleri tarafından yapılan saldırılar, Almanya’nı Bonn kentinde protesto edilmişti.

YPG rejim güçleri ayrıca IŞİD güçleriyle de çarpışıyor. Nitekim daha birkaç gün önce Haseke’ye bağlı Tiwêna köyü yakınlarında güçlerimiz ile çete grupları arasında kısa süreli bir çatışma yaşanmış, Tiwêna ve El Sidiq köyleri arasında yaşanan çatışmada çetelere ait 1 araç imha edilmiş, tespit edilebilen 3 çete üyesi öldürülmüştü. Til Temir ve Hesekê kentleri arasında bulunan Til Hirmiz köyünde IŞİD ile çıkan çatışmada Süryani Askeri Meclisi Üyesi Tamir Behdi (Goran Cizirî) ölmüştü. Anlaşılan İran, Suriye Kürtlerinin kanton uygulamasından oldukça rahatsız. Bu yönetim uygulamasının İran Kürtlerine model olmasından korkuyor.

İran Suriye’yi arka bahçesi gibi görüyorsa ne çıkar? Suudilerin İran’dan neyi eksik? Onlarda Yemen’i arka bahçeleri görüyor. Yemenli kaynakların bildirdiğine göre, Suudi Arabistan’ın geçen haftanın başından itibaren Me’rib eyaletinin Selefiler’i (gelin biz buna El Kaide diyelim) için kara yoluyla modern askeri teçhizatlar göndermeye başlamış. Tasnim Haber Ajansı’nın haberine göre, Suudi Arabistan; petrol kaynaklarının bulunduğu Me’rib eyaletinin Selefiler’ini modern silahlarla donatmakta. Suudi Arabistan geçen haftanın başından itibaren güney sınırlarından yararlanarak Husilere karşı savaşmaları için petrol bölgesi olan Me’rib Selefiler’ine modern silahlar göndermeye başladı.

Askeri kaynaklar, Suudi sınır muhafızlarının Yemenli bazı askeri liderlerle işbirliğiyle büyük miktarlarda silahların Yemen’e girdiğini doğruluyor. Söz konusu silahlar, Kalaşnikof tüfekler ve omuzdan fırlatılan Sam 7 füzelerini kapsıyor. Yemen’in bütün bölgelerinden gelenlerden ve Yemen ordusundan kaçan eski general Ali Muhsin el-Ahmer’in emrindeki askeri güçlerden meydana gelen 10 bin silahlı unsurun, Yemen’in kuzey doğusunda ve Arabistan’ın sınırlarının yakınında bulunan Me’rib eyaletindeki “Nahla” ve “Sahil” karargahlarına yerleşmiş durumda.

Tekfirci/Selefi yani Türkçesi El Kaideci guruplar Arabistan’ın direk destek vermesiyle birlikte Me’rib eyaletinde “El-Kaide Emirliği”ni kurmak için harekete geçtiler. Daha önce Arabistan’a kaçan kabile reisleri ve askerler, Arabistan’ın örgütleme ve desteğiyle El Kaide’ye katılmak üzere Yemen’e geri döndüler.

Yemen konusunda Suudiler ve Amerikalılar aynı düşüncede değil. ABD; Yemen’de konuşlu El Kaide kamplarının vurulmasını, liderlerin öldürülmesini, ele geçirilenlerin tutuklanması istiyor. Suudiler ise buna karşı çıkıyor. Çünkü Yemen El Kaidesini Şii Husilere karşı bir güvenlik kalkanı gibi görüyorlar. Suudi İstihbaratı, bölgenin en güçlü El Kaide yapısını Yemen’de oluştururken birden fazla amaç gütmüştü.

Birincisi kendi ülke sınırları dışındaki ve kendisine yakın bir ülkenin sınırları içinde El Kaide kampları kurarak, Suudilerin kirli ellerini temiz gösterme fırsatı. İkincisi Şii Yemen halkına karşı Sünni/Selefi El Kaide setti. Böylelikle hem El Kaide İle irtibatı perdelenmiş olacak, hem yanı başındaki bir ülkede yani Yemende Şiilerin iktidara gelmesi engellenecek hem de kurulan El Kaide kamplarına silah, mühimmat ve insan kaynaklarının nakli kolay olacaktı. İstediği zaman Yemen’i karıştırabilecekti.

Sürpriz gelişme ABD, çalışmaları askıya alınan Yemen Büyükelçiliği çalışanlarının Washington‘a yola çıktığını ancak bazı araçların içlerindeki silahlarla isyancıların eline geçtiğini açıkladı. Bu senaryo size tanıdık gelmedi mi? Musul’da da buna benzer olaylar yaşanmıştı değil mi?

Twitter:@oc32oc39
omurcelikdonmez@hotmail.

YAZAR HAKKINDA

  • Site Yorum
  • Facebook Yorum

8 adet yorum var.

  1. muharrem dedi ki:

    Uzun bir süredir Ortadoğu’daki başarısızlıklarını Türkiye’nin üzerine atma çabaları var. Körfez savaşında Türkiye’nin Amerika’ya Anadolu’dan Irak’a giriş izni verilmemesinden başlayarak, en sonunda merkezi hedefte olan Türkiyeye saldırı bahanesi için IŞİD’e yardım eden Türkiyedir argümanını hazırlıyorlar.
    Üçüncü dünya savaşından önce Türkiye Avrupadan dışlanacak ve NATO’dan çıkacak. İçerideki bazıları çok üzülecek ama bu durumun rahmet olduğu savaş çıkınca anlaşılacak.

  2. cacık dedi ki:

    dönme dolap bu dünya
    görmek lazım

  3. esme sultan dedi ki:

    Osmanlıyı yıktılar gün yüzü görmesinler oğul

  4. jamaikalı korsan dedi ki:

    Seydi Ali Reis okunmadan YEMEN’in bizim için önemi bilinmez
    eğer dünya devi olmak istiyorsanız Yemenden yolunuz geçer

  5. kanımız aksada zafer İslamın dedi ki:

    Ya Rab bize bir er bulunup himmet eder mi
    yoksa günümüz böyle felaketlerle geçer mi

  6. şapşilik dedi ki:

    persleri küçümsüyorsunuz hiç tavsiye etmem

  7. Kürdo dedi ki:

    Kürtler ümmetin yetimleri diyenler
    Kobanide Şengalde, Cizrede
    kıllarını kıpırdatmadılar
    seslerini çıkarmadılar bu mudur islam kardeşliği
    bumudur ümmet dayanışması??????

  8. muharrem dedi ki:

    bölgede
    Amerika ,İngiltere ,İsrail bir grup abd ile ingilizler tam kanka değiller
    AB ülkeleri diğer bir grup
    Rusya ,Çin ,İran diğer bir grup

    Türkiye üzerinde de bir hakimiyet mücadelesi sürüyor. Eğer 17-25 Aralık başarılı olsaydı bugün Neo-Con’ların, iktidarında iranla işidle savaşıyor olacaktı

Bir yorum bırak