İngiliz Amerikan işbirliğinde Musul savaşı başlıyor! – Fikrikadim

İngiliz Amerikan işbirliğinde Musul savaşı başlıyor!

Mosul beginning of the war in Anglo-American cooperation! Irak’ın yazgısı değişmiyor bir türlü. Hep savaş hep savaş! Amerikan ordusunun demokrasi ihraç ettiği Irak’ta, demokrasinin rayiç bedeli bir milyonun üzerindeki Iraklının canı oldu. IŞİD ordusunun Irak’ta çok geniş bir alanda kurduğu hâkimiyet, bırakın Irak’taki iç dengeyi uluslararası dengeleri dahi sarstı.

Irak güneyinde Şii Arap, Kuzeyinde Kürt ortasında Sünni Arap ve dünyanın dört tarafından devşirilmiş Selefilerden oluşan IŞİD ordusunun yer aldığı üç parçalı bir ülke. Mevcut küresel sistem parçalanmış Irak istemiyor. Irak’ın toprak bütünlüğü teranesinin arka planında, Irak petrollerinin küresel kraliyetçiler tarafından son damlasına kadar sömürülmesi vardır.

Soyu Kraliçe Victoria’nın amcası IV. William’ın gayrimeşru kızı Erroll Kontesi Elizabeth Hay’a dayanan David Cameron’un Türkiye ziyaretini biraz da böyle görmek gerekiyor. Soy itibarıyla İngiliz Kraliyet ailesinin gayri meşru çocuğu David Cameron’un amacı, Britanya Krallığını, geçmişinde olduğu gibi üzerinde güneş batmayan imparatorluk statüsüne yeniden yükseltmek. Diğerlerinden farkı İslam dünyasındaki gelişmeleri iyi okuyabilmesi.

Hatırlarsanız Cameron, 27 Temmuz 2010 tarihinde gerçekleştirdiği Türkiye ziyareti sırasında “Gazze açık hava hapishanesi olarak kalamaz” demiş, İngiltere’de geniş yankı bulan bu ifadeler için Independent, Cameron’un Türkiye ziyaretiyle İsrail’e karşı bir savaş başlattığını açıklarken, Financial Times Britanyalı Başbakan’ın yorumuyla Ankara’da alkışlar aldığını yazmıştı. Avam Kamarası’nda Filistin hükümetinin tanınması kararı da David Cameron’un İslam dünyasında ismi popülerleştirmişti. Cameron İskoçya’daki başarısını Irak’ta da tekrarlamak niyetinde.

Başbakan Ahmet Davutoğlu ve İngiltere Başbakanı David Cameron, yaklaşık 1,5 saat süren baş başa ve heyetlerarası görüşmenin ardından düzenledikleri ortak basın toplantısında Türkiye’nin Avrupa Birliği üyelik sürecine ilişkin soruyu da yanıtlayan Cameron, “Türkiye’nin üyeliğini kesinlikle destekliyorum” ifadelerini kullandı. Cameron’un bu sözlerinde samimi olduğu biliniyor. Ancak Türkiye’nin bu desteği çokta önemsediği söylenemez. Çünkü Türkiye AB üyeliğine olsa da olur olmasa da olur havasında. AB yönetimi de bunun farkında olduğundan Türkiye’yi Rusya’ya kaptırmamak için etekleri zil çalarak Türkiye’nin kapısına dayandılar.

AB’nin yeni 3 üst düzey yetkilisinin ziyareti, Türkiye-Avrupa ilişkilerinde yaşanacak yeni bir açılımın sinyali olarak görülüyor. Bu sinyalin gücünü de daha çok Türkiye’deki gelişmelerin belirleyeceğine işaret ediliyor. AB Komisyonu 1 Kasım’da yenilenmişti. Komisyonun Genişlemeden Sorumlu Komiseri Johannes Hahn, Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Federica Mogherini ve İnsani Yardım ile Kriz Yönetiminden Sorumlu Komiseri Hristos Stilianides, Türkiye-AB arasındaki çalışma sistemini gözden geçirmek ve bu sisteme hız kazandırmak için Ankara’da temaslarda bulunması, Türkiye’nin siyasi, askeri ve ekonomik açılardan stratejik öneminin kavrandığı şeklinde yorumlanabilir.

Guardian gazetesi birkaç gün önce , “David Cameron’ın Türkiye ziyaretinde gündeminde Suriye ve IŞİD meselesi var” başlığı ile İngiliz başbakanın Türkiye’yle işbirliği talep edeceğini yazmış, Ankara’yla Batılı müttefiklerinin arasında gerilimlerin olduğu bir dönemde, Cameron’ın Türkiye’yi ziyaret ettiğine dikkat çekildiğini kaydetmişti. Bu bir arabuluculuk ziyareti olduğu kadar Türkiye’nin NATO üyesi olduğunu hatırlatmaya yönelikte.

İngiltere’nin Türkiye’den bir diğer talebi de IŞİD saflarında savaşan İngiltere vatandaşlarının Türkiye’den giriş çıkışlarının denetlenmesi ve kendilerine bu konuda istihbarat akışının sağlanması. Ancak Türkiye’nin haklı olarak itirazı, bu küresel savaşçıların İngiliz istihbaratı tarafından takip edilmelerine rağmen neden yurt dışına çıkışlarına izin verildiğinde düğümleniyor. İngiltere yönetiminin en büyük korkusu, küresel cihada katılan denetimsiz bazı Selefi grupların İngiltere’ye döndüklerinde güvenliği tehdit edici eylemlerde bulunabilme ihtimali.

Sadece Türkiye’nin değil Irak’ında sürpriz ziyaretçileri var. Görevinden ayrılmaya hazırlanan Amerika Savunma Bakanı Chuck Hagel, bugün Irak başkenti Bağdat’a önceden açıklanmayan bir ziyaret yaptı ve Iraklılar’ın artık kendilerini savunma sorumluluğunu üstlenmesi gerektiğini söyledi. ABD Savunma Bakanı Chuck Hagel’in Irak’a sürpriz ziyareti sırasında, Musul’u IŞİD’in elinden geri almak için kapsamlı bir operasyon planı masaya yatırıldı.

Irak Meclis Başkanı Selim El Cuburi’nin, Kerkük’e gerçekleştirdiği sürpriz ziyaretine şehrin etnik kimliği üzerindeki polemik damgasını vurdu. Kerkük’ün Irak’ın kimliğini temsil ettiğini ifade eden Cuburi’ye Kürt temsilciler karşı çıktı. Irak Meclis Başkanı’nın söz konusu açıklaması üzerine; Kürt ve Türkmen temsilciler arasında şehrin kendilerine ait olduğu tartışmaları yaşandı.

Daily Telegraph gazetesi “David Cameron, Türkiye’yi silahlarını IŞİD’e doğru çevirmeye ikna etmesi gerekiyor” başlığıyla, İngiliz başbakanın Türk liderlerle IŞİD’le mücadelede izlenecek en iyi yöntemin ne olacağı üzerine odaklanılacağını yazdığına göre İngiliz tarafının ABD Savunma Bakanı Chuck Hagel’in Irak’a sürpriz ziyareti sırasında, Musul’u IŞİD’in elinden geri almak için kapsamlı bir operasyon planının masaya yatırıldığından haberi olduğu kesin.

Türkiye’nin izni ve desteği alınmadan böyle bir operasyonun şansı yok. Bu nedenle Musul operasyonuna Suriye’nin dahil edilmesi gerekiyor. Öncelikli olarak Türkiye’nin gündeme taşıdığı güvenli bölgenin oluşturulması, Suriyeli muhaliflere eğit-donat projesi kapsamında sahip çıkılması gerekiyor. Türkiye’nin Esad takıntısının izole edilmeden Musul IŞİD güçlerinin elinden alınamaz. Bunun farkındaki ABD Dışişleri Bakanı Kerry, Obama yönetiminin Suriyeli ılımlı muhalifleri silahlandırma ve eğitme konusunda kararlı olduğunu söylüyor. Lakin Esat ile ilgili bir şey söylemiyor. Ancak İran’ın Türkiye’den rol çalarak sahaya inmesi ve IŞİD mevzilerini bombalaması dengeleri az da olsa değiştirme ihtimali barındırıyor.

Görünen o ki İngiltere ve Amerika Musul’u IŞİD güçlerinden geri almanın peşinde. Çünkü Musul petrolleri IŞİD’in en büyük gelir kaynağını teşkil ediyor. Petrol fiyatlarının düşmesi ne İngiltere’nin ne Amerika’nın işine gelmediğinden bir an önce Musul’un IŞİD güçlerinden geri alınması emperyalist mantığın gereği. ABD Dışişleri Bakanı John Kerry, IŞİD’e karşı yapılan uluslararası işbirliğinin gelecekte Ortadoğu barışına katkıda bulunabileceğini söylüyor. Bunun Türkçesi şu, IŞİD’e karşı tavır bir ayıraç, “-ya bizdensiniz ya değilsiniz?” demek.

ABD Merkez Komutanlığı, IŞİD mücadelesinde ABD’nin yanı sıra 30 ülkeden askeri personeli bünyesinde barındıran Birleşik Ortak Görev Gücü’nü kurdu. Irak Başbakanı İbadi’de “bozacının şahidi şıracıdır” atasözümüzde olduğu gibi, yüzü kızarmadan “Irak’ta yabancı savaşçı bulunmuyor. Hiçbir ABD’liye verilen dokunulmazlığa da imza atmadım” diyebiliyor. Hiç şüpheniz olmasın, İbadi Türkiye’ye geldiğinde bu sözleri yüzüne çarpılır.

Amerika Türkiye’yi hem iknaya hem de kazanmaya çalışıyor. Türkiye’nin öncelikli talepleri karşılanmadan ve dikkate alınmadan bölgede suların durulmayacağını çok iyi biliyorlar. Bu amaçla ABD Dışişleri Bakanlığı, PYD‘ye ABD silahı verilmediğini ve PKK‘nın terör örgütü statüsü ile ilgili pozisyonunun değişmediğini açıkladı. Bununla da kalmadılar, “Esat gitsin!” diye tutturan Türkiye’nin gönlünü hoş etmek için ABD Dışişleri Bakanı Kerry, Obama yönetiminin IŞİD ile mücadele için Kongre‘den istediği yetkinin Irak ve Suriye ile kısıtlanmamasını, Amerikan muharip gücüne yasak getirilmemesini istedi. IŞİD’le savaşması konusunda Türkiye’nin itirazlarını ortadan kaldıracak adımları birer birer atıyorlar.

Türkiye Suriye sınırında konuşlu askeri birliklerde farklı tarihlerde gerçekleşen ölümlü asker vukuatlarının trafik kazası veya intihar türünden gerekçelerle açıklanmaya çalışılması bana inandırıcı gelmiyor. IŞİD ve PYD/YPG saflarında savaşan bir sürü yabancı paralı askerin bulunduğu kamuoyunun malumu. Bunların gönüllü maskesine bürünerek bölgede bulundukları biliniyor. Türkiye’yi kışkırtarak, tahrik ederek bu tür bam telimize can damarımıza basacak asker ölümlerine yol açarak, bir şey yapmaya çalışıyorlar, Türkiye’yi savaşa sokmak.

Twitter:@oc32oc39
omurcelikdonmez@hotmail.com  

*BU MAKALEDE YER ALAN FİKİRLER YAZARA AİTTİR VE FİKRİKADİM?COM'un EDİTORYAL POLİTİKASINI YANSITMAYABİLİR.
  Sosyal   Medyada   Paylaşın

YAZAR HAKKINDA

  • Site Yorum
  • Facebook Yorum

9 adet yorum var.

  1. koçgiri dedi ki:

    emperyalistlerin amacı yükselen Kürt bağımsızlık hareketlerinin önünü kesmek

  2. can dedi ki:

    ırakın yapısı değişmez toplumlar neyi hakederse onu yaşarlar iş sözde müslüman olup yaşamakta değildir ışid denen teröristlerin ekmeğine yağ sürüyorlar kendi ideolejilerini biçimlendirmemiş yönetim olduğu sürece sağlıklı bir toplum olma hakkı elde edemezler ışid gider başkaları gelir elin gavuru islam dünyasını öylesine takip ediyor ve izliyorki sonrada kıskıvrak hedeflerine ulaşıyorlar ingiltere başkanı david caremon türkiyeyi rusyaya kaptırmamak istiyor diye yazmışsınız elbette istemezler türkiye dünyanın kilit noktası bizim geçmişimizin osmanlı oluşu ülkemizin öylesine büyük avantajıki o mübarek insanlardan allah razı olsun biz ülke olarak menfi düşünmeden hareket ederde bunuda dünyaya hissettirirsek evel allah der yolumuza devam ederiz şu anki yönetimin stratejisi olağan üstü her zaman akıllı olmak lazım

  3. Doktor dedi ki:

    “Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in danışmanı Aleksander Prokhanov, IŞİD’in İsrail’in istihbarat teşkilatı Mossad tarafından eğitildiğini söyledi.”

  4. heval dedi ki:

    Koçgiri heval haklısın Kürdistanı boğmak amaçları

  5. john Art dedi ki:

    Mr Omur;
    you say “Mosul beginning of the war in Anglo-American cooperation!”,
    air operations have no land war

  6. muvahhid mücahid dedi ki:

    Allah yolunda cihad edenlere çamur atmayın, zalim kafirlerle aynı safta toplaşmayın,yoksa helak olursunuz

  7. filozof Zühtü dedi ki:

    arkadaş yazı değil mübarek damperli kamyon, ezip geçmiş ortalığı

  8. deniz dedi ki:

    Petrol bitene kadar bu cografyada huzur olmaz.. Kalemine sağlık hocam.

  9. Semih dedi ki:

    Daha önceden söylediğim gibi Musul için Savaşan Amerika ve İngiltere Arasında Kıyasıya bir strateji Savaş’ı Olduğunu Düşünenlerdenim. Işidi kuranlar bu örgütün Yönetimi’ni kaybedince İsrail’in Yönetimi’nde Olduğunu ve İsrail’in Güvenliğini korumak için mücadele ettiklerini düşünmeye devam ediyorum. Ne kadar kendi içlerinde fikir ayrılıklarına düşmüş olsalar bile; lakin burada Türkiye’nin de çok önemli bir konumda Olduğunu bilen Amerikası, Ingilizi,Rusyası, Türkiye’nin kapısını çalarak her biri istediği Plan’ı gerçekleştirmenin Peşinde tabi burada Türkiye bu planları bilerek ve ona göre adım atarak benim görüşümce karlı durumda Olmayı hiç kaybetmek istemiyor gibi eski Türkiye olsa vur kafasına dediğini yaptır düşüncesinin tarihe karıştığını bilenler halen daha Türkiye’ye dost ve Şirin görünme gibi PKK vs konularda açıklamalarıyla görünen Amerika, Amerika’nın planlarına karşı ve Avrupa’ya karşı Türkiye’yi tercih eden bir Rusya Lozan’da aldığı ve yıllardır sömürdüğü yeri kaybetmek istemeyen İngiltere…… Artık bunlar yemiyor. Sadece daha dikkatli ve doğru Adımlar ile ilerleyen Türkiye’nin çok büyük hata yapmaması durumunda daha da güçlenerek yakın gelecekte masa başında bölge için tek söz sahibi olması kaçınılmaz olacağına inanıyorum. Saygılarımı Sunuyorum Hocam.

Bir yorum bırak