Hocalı katliamının yıldönümünde, hayatını kaybedenler anıldı. – Fikrikadim

Hocalı katliamının yıldönümünde, hayatını kaybedenler anıldı.

Hocalı katliamının yıldönümünde, hayatını kaybedenler, Bakü’deki Hocalı Anıtı önünde anıldı. Kayıp yakınları da, mezarı olmayan yakınlarının isimleri başında gözyaşı döktü.

1992 yılında Hocalı’da Ermeni milislerce katledilen 613 kişi için, 23. yılında Bakü’de anma töreni düzenlendi. Binlerce kişi Azatlık Meydanı’ndan Hatayi semtindeki Hocalı Anıtı’na yürüdü, yakılan mumların önüne karanfil bıraktı. Hocalı’da öldürülen ancak cenazelerine ulaşılamadığı için mezarları bulunmayanların yakınları da, kaybettiklerini anmak için anıtın başındaydı.

Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’e törende Türkiye’den Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu eşlik etti. Başka birçok ülkenin büyükelçileri de anıtın önündeydi. Aliyev’in anıtın önüne çelenk bırakmasının ardından binlerce kişi saygı duruşunda bulundu.

Resmi törenin bitiminden sonra anıta ziyaretçi akını devam etti.

‘Mezarları yok, burada ziyaret ediyoruz’

Anıtın üzerinde yazan isimlerden birine dokunarak ağlayan Sevda, kardeşi Muharrem ve kardeşinin eşi Besire’yi kaybetti Hocalı’da. O Ağdam’da yaşıyordu, diğer kardeşinin kurtarmayı başardığı beş yeğenini o büyüttü.

“Küçücüktü bu çocuklar, nasıl kurtulabildiler mucize… Anneleri babaları ormanlıkta kaldı, mezarları bile yok. Ağdam’da aylarca bekledik gelirler diye, gelemediler. Hep buraya gelir ziyaret ederiz onları.”

Yeğenleri birbirine sarılıp ağlıyor. En büyükleri, katliam sırasında altı yaşında olan Museyda hatırlıyor sadece o günü:

“Annemle babam yolda kaldı, dayım bizi sırtına alıp kaçırdı. En son yaşıyorlardı, ama sonra hiç bilemedik öldüler mi kaldılar mı? Burada isimleri yazıyor ama…”

Hocalı’da 26 Şubat 1992 günü ölen 613 kişinin ve kaybolan 150 kişinin yakınları, saatlerce anıtın yanından ayrılamadı.

‘Bu taş parçası bana yetmiyor’

Hocalı mağdurlarının bir kısmı ise tepkili, ne o gün ne de sonrasında sahip Hocalılılara çıkılmadığı için devleti eleştiriyor. Hatire Orucova da onlardan biri:

“Annem, babam, bir kardeşim hepsi öldü. Kızkardeşim yaralandı göğsünden kaçarken, hâlâ hasta. Dayım iple bizi kemerine bağladı, sürükleyerek çıkardı oradan. Ama bize Hocalı gazisi statüsü verilmiyor. Yardım alamadık. Annemin, babamın mezarları yok. Bu taş parçası bana yetmiyor. Şehit mezarlığı olmalıydı onlar için…”

‘Bir milyon kişiye yardım ediyoruz, münferit durumlar olabilir’

Azerbaycan’da Karabağ’dan gelen ‘göçkün’ ve Ermenistan’dan gelen ‘kaçkın’ Azeriler için Başbakanlık’a bağlı ‘Kaçkın ve Göçkünler Komitesi’ kuruldu. Bir milyondan fazla Azeri’ye yardım eden bu komitenin yetkilileri Al Jazeera‘ye konuştu. Mağdurlardan gelen eleştirilere yanıt verdi:

“Azerbaycan hükümeti Hocalı mağdurları için her türlü tedbiri alıyor ve ihtiyaçlarını karşılıyor. Münferit durumlar, kasti olmayan istisnalar olabilir. Azerbaycan sadece Hocalı’dan değil, o dönem Dağlık Karabağ’dan ve Ermenistan’dan kaçan bir milyon göçmeni kucakladı. Böyle büyük bir krizin üstesinden gelmeye çalıştı Azerbaycan. Onlar için kentler yaptık, sosyal yardımlar hayata geçirdik. Eğitim ve sağlık hizmetlerinden ücretsiz yararlanıyorlar. Bu ölçekte bir olayda tabii ki münferit olaylar olabilir, ama bunlardan da haberimiz olduğunda, şikayet geldiğinde devlet imkanları ölçüsünde hayat şartlarını en iyi şekilde düzeltmeye çalışıyoruz. Gazilere ve şehit yakınlarına aylık bağlandı. Çalışabilecek durumda olanlar iş sahibi yapıldı, dükkan, malzeme hatta araba verdiklerimiz oldu. Kolay krediler verildi. Karabağ’da tarımla uğraşanlara arazi ve ve onu işlemesi için yine kredi verildi.”

Ancak bunların geçici tedbirler olduğunu kabul eden yetkililer, tıpkı mağdurlar gibi Karabağ işgalinin kaldırılmasının asıl çözüm olduğunu söylüyor:

“Bunları ne kadar yapsak da çözüm değil. Bu insanların doğduğu topraklara gitmesi gerekir, kendi hayatlarına kaldıkları yerden, kendi işlerine dönmesi gerekir. Onların asıl talepleri kendi topraklarına dönmek. O vakte kadar biz elimizden gelen yardımı yapıyoruz ama elbette ki bu yetersiz kalır. Çünkü esas hedefimiz kuşatma altındaki topraklarımızın özgürleştirilmesi.”

26 Şubat’ta anmaların ve yürüyüşlerin yapılacağı Bakü’de birçok yol kapalı. Bankalar ve bazı özel işyerleri de açılmıyor. Vitrinleri karanfille dolu çiçekçilerde ise anıta gitmeden uğrayanların oluşturduğu uzun kuyruklar var.

-Al Jazeera-

YAZAR HAKKINDA

fikrikadim.com sitesinin görüllü editörü
  • Site Yorum
  • Facebook Yorum

Yorumlara kapalıdır.

Bir yorum bırak