Günün yeni kitapları – Fikrikadim

Günün yeni kitapları

azınlıklarTürkiye’deki azınlıklar yüzyıllarca Türklerle birlikte yaşamış, zaman zaman aynı kaderi paylaşmış zaman zaman birbirlerine kol kanat germiş zaman zaman da kavga etmişlerdir. Osmanlının ilk dönemlerinde Türklerle kardeşçe yaşayan azınlıklar, son dönemlerde toplumsal ve siyasi açıdan hareketlenmeye başlamış, bir kısmı yaşadığı topraklarda kalırken bir kısmı bu topraklardan göç etmek zorunda kalmıştır. Hem kalanların yaşayışları hem de gidenlerin gittikleri yerlerde nasıl bir hayat yaşadıkları, memleket özlemleri, dramları, taşıdıkları kültür vb. birçok romanda dile getirilmiştir.

“Adana’ya gidince Seyhan ırmağından benim için bir tas su iç!” diye bir Türk dostuna tavsiyede bulunan bir karakterden Kumkapı ile Ahırkapı arasındaki mahallenin bir benzerini Beyrut’a taşıyan azınlık mensuplarına kadar değişen bir yelpazede karakterler romanlarda yer almıştır. Kendini halis muhlis bir Osmanlı kabul ederek “Türktü ama komşularıyla kavga çıkarmazdı” diyen bir azınlık mensubu karakterle “Türkler için uğurlu olan bize uğursuz gelir” diyerek kendini Türk milletinden soyutlayan bir azınlık mensubu karakteri aynı yazarın farklı romanlarında görmek mümkündür.

İşte bu çalışmada hem paylaşmanın, kol kanat germenin ve kavganın hem de bunların zamanının ve sebeplerinin Türk romanına nasıl yansıdığı ortaya konulmaya çalışılmıştır.

Yazar : Dr. Sacit Ayhan

 Sayfa Sayısı : 480

Yayınevi : Özgür

Tür : Edebiyat İnceleme

 

Yine Doğdu Tanyıldızı

681994_2Gürsel Korat’ın Yine Doğdu Tanyıldızı adlı romanı tragedyaları andırır: 
Yaklaşan felaketi haber veren ve her düğümünde çoğalan çaresizliği okurun kucağına bırakan bu roman, görsel dille yazılmış çağdaş bir destandır.

1300 yıllarında, Niğde kadısı Şeyh Nizamüddin ile Zembilli İshak’ın yaşadığı aşk, şeyhin oğlu Nureddin’le evlatlığı Fazıla’nın aşkını korkunç bir açmaza düşürür. Herkes bu düğümü çözmek için seferber olsa da olaylar sürprizlerle doludur. İlyada bir koşuklu destan olarak dilden dile beş yüz yıl boyunca anlatılmış, Perikles çağında bunları birileri yazmıştır. Leyla ile Mecnun öyküsü dilden dile dolaşmış, ama birileri öyküyü düzyazı olarak değil de şiir halinde yeniden kurmuştur. Yani, sözlü edebiyatın yakın zamanlara kadar yaşamış olmasından hareketle, modernliğin şafağı doğuncaya kadar öyküyü anlatanlarla yazanların farklı olduğunu söylemek yanlış olmaz. Kurmaca yazarı hem anlatıcıyı hem de yazanı kendi bünyesinde toplayan ilk kişidir. Yine Doğdu Tan Yıldızı, bu ayrımın farkına vararak açılış yapar: Anlatan ve Yazan farklıdır. Burada görsel teknikleri kullanmaya yarayan bir sesleniş formuna varır yazar. Yazının görselleşmesi dediği şeyin laboratuvarında dolaşırız ve birden anlatıcı ve yazar birleşir. Fakat burada da yazarın gizlenmiş sesini açığa çıkararak ilerler anlatım. Yani yazar hem anlattığının hem de yazdığının farkındadır.

Yazar : Gürsel Korat

 Sayfa Sayısı : 204

Yayınevi : Yapı Kredi Yayınları

Tür : Türk Edebiyatı

YAZAR HAKKINDA

  • Site Yorum
  • Facebook Yorum

Yorumlara kapalıdır.

Bir yorum bırak