Gottes Sonne Scheint Über Europa / Avrupa'nın İslamlaştırılma projesi – Fikrikadim

Gottes Sonne Scheint Über Europa / Avrupa’nın İslamlaştırılma projesi

Almanya’da daha çok Arabist ve Doğu düşüncesine hayranlık duyan  Alman asıllı felsefeci Sigrid Hunke tarafından yazılan “Gottes Sonne Scheint Über Europa” isimli kitap Türkçeye; “Allah’ın Güneşi Avrupa Üzerinde”, “Avrupa’ya Doğan İslam Güneşi” başlıklarıyla tercüme edildi. Müslümanların bilime katkılarını ve İslam medeniyetini anlatan bu kitap, batıcılık akımlarıyla boğuşan ve Avrupa kökenli ideolojilere tepki besleyen muhafazakâr kesimlerin başucu kitabıydı.

Cemil Meriç her ne kadar bir kitabına “Işık Doğudan Gelir” başlığını koysa da, Türkiye’de yaygın bir kanaate göre Avrupa’nın İslamla müşerref olması an meselesidir. Bu kanaatin neşvünema bulmasında Bediüzzaman’ın şu sözleri etkili olmuştur; “Osmanlı hükûmeti Avrupa ile hâmiledir; Avrupa gibi bir hükûmeti doğuracak. Avrupa da İslâmiyete hâmiledir; o da bir İslâm devleti doğuracak. Bütün kanaatimle derim ki: Avrupa ve Amerika İslâmiyetle hamiledir; günün birinde bir İslâmî devlet doğuracak. Nasıl ki Osmanlılar Avrupa ile hamile olup bir Avrupa devleti doğurdu”

Bosna Hersek ve Kosova’nın özgürleşmesini, Bediüzzaman Said Nursi’nin bu sözleriyle yorumlayan hayli insan bulunduğu da bir gerçek. Hatta Avrupa’nın birçok ülkesindeki farklı cemaatlere ait İslam Kültür Merkezleri, camiler, Kur’an Kursları, medreseler, vakıflar ve derneklerin tebliğ ve irşad faaliyetleri ile ihtida eden binlerce Avrupalı Müslümanın mevcudiyeti bu tür yorumları doğrular mahiyette kabul ediliyor. Ancak Avrupa’nın İslamlaştırılması projesine bu saydığım sivil İslam inisiyatifinin dahli söz konusu değil. Ben başka bir projeden söz ediyorum.

Guardian gazetesi bugünkü başyazısında, “Yeni yıl birçok küresel belirsizliği beraberinde getiriyor. Ama kesin olan bir şey var: Krizler birbiriyle bağlantılı olacak” diyor. ABD Başkanı Barack Obama’nın, İslam Devleti'(IŞİD) nin gerçek bir tehdit olduğunu ve küçümsenmemesi gerektiğini belirtmesi, Guardian başyazındaki küresel belirsizlik ve krizlerin birbirleriyle bağlı olmasını aslında açıklığa kavuşturuyor. Obama’nı IŞİD’le ilgili bu görüşünün bir temenni olmaktan çok ABD gizli servislerinin istihbarat raporlarına ve gizli servisin Ortadoğu’ya yönelik projelerine dayandığı ortada. İyi ki ABD ile Avrupa Birliği arasında rekabet var, anlaşmazlık var. O nedenle ara sıra çıkan çatlak seslerden, İslam dünyası hakkındaki niyetlerinden operasyonlarından haberdar olabiliyoruz.

Orta Doğu ve Doğu Avrupa üzerinde uzmanlaşan Fransız siyaset bilimci Jean Michel Vernochet’in , CIA ve Suudi Arabistan’ın gizli bağlarına dair tespitleri var. Vernochet, Avrupa kıtasının geleceğinin çok iyi olmayacağı kehanetinde bulunuyor. Çünkü diyor ABD ile Suudi Arabistan arasında Avrupa’nın İslamlaştırılmasına yönelik bir konsensüs mevcut. Fransalı siyaset bilimci Jean Michel Vernochet’e göre, Avrupa’nın  İslamlaştırılma projesi uzun süredir uygulanmakta.

Bu anlaşmanın yıkıcı etkilerine dikkat çeken Jean Michel Vernochet; Suriye ve Irak topraklarını kapsayan coğrafi alan üzerinde ortaya çıkan IŞİD’in, tüm Ortadoğu’yu etkileyip Filistin ile İsrail arasındaki çatışmaya, Irak, Libya, Suriye ve Mali’nin yıkılmasına, Kuzey Kafkasya’daki olumsuz gelişmelere neden olduğunu ifade ediyor. Jean Michel Vernochet’e göre; ABD, Suudi Arabistan ile beraber hedefi Avrupa olan orduyu kuruyor. Bu tecrübeli ordu, başların kesilmesinden vazgeçmiyor. Savaşçıları gençlikten itibaren savaşıyorlar ve her şeyi kaybetti. Bu ordu adeta karşısındaki ve kendini imhaya programlanmış ölüm makinesi.

Jean Michel Vernochet’in gündeme taşıdığı, ABD ve Suudi Arabistan’ın arasındaki mutabakatın bir Avrupalı paranoyası olduğu düşünebilir. Ancak zaman zaman ABD ve Suudi Arabistan’ın IŞİD desteğine ilişkin haberler insana acaba dedirtebiliyor. Son olarak Irak Ulusal Koalisyonu Temsilcisi Avvad el Avvadi’nin, ABD güçlerinin ve Uluslararası Koalisyonun, bölgede silah ve mühimmat bulundurması aracılığıyla IŞİD terör çetelerini desteklediklerini dile getirmesi de bu söylentileri güçlendiriyor. Irak Halk Güçleri Komutanlığına bağlı Bedir Güçleri Komutanının yardımcısı Kasım el Areci’nin; Selahattin İline tabi Dalluiye Bölgesinin tamamen IŞİD çetelerinden temizlendiğini, IŞİD’den kurtarılan bölgede IŞİD Örgütünün Suudi Arabistan ve Ürdün’deki krallık rejimleriyle bağlantılarını ve bu iki rejimin terör örgütüne desteğini kanıtlayan gelişmiş silahlarla donatılmış araçlar ele geçirdiklerini söylemesi, yukarıda sözü edilen iddiaları destekler mahiyette.

Avrupa’da özellikle Almanya’da düzenlenen İslam karşıtı gösteriler farkında olmadan ABD ve Suudi Arabistan’ın müşterek hazırladıkları “Avrupa’yı İslamlaştırma Projesi”ne hizmet ediyor. Avrupa’daki Türklerin 4 yılda 313 ırkçı saldırıya uğraması, bu saldırıların ulaştığı boyutu göstermesi açısından önemli. İslam karşıtlarınca düzenlenen yürüyüşlere katılımın hızla artması, Almanya’da ifade özgürlüğünün sınırları ve batılı değerleri tartışmaya açtı.

Almanya Başbakanı Angela Merkel yeni yıl konuşmasında İslam karşıtı gösterileri eleştirdi ve Pegida adı altında düzenlenen gösterilerin organizatörlerine ön yargı ve nefretin yön verdiğini söyledi. Benzer bir açıklamada Almanya Göç, Mülteciler ve Uyumdan Sorumlu Devlet Bakanı Aydan Özoğuz’dan geldi, Aydan Özoğuz Pegida’nın fark gözetmeden tüm Müslümanlara ayrımcılık yaptığını belirtti. Bu gösteriler sonucunda gelişmeler endişe yaratırken siyasiler Almanya’daki Türklere daha fazla “Almanya’nın bir parçasıyız” mesajı vermelerini öneriyorlar. Yani Alman olun, İslam olmayın demek istiyorlar.

Ancak Avrupa’nın üzerinde doğması beklenen “İslam Güneşi” şimdilik Ezidilerin üzerinde dolaşıyor. Hatırlarsanız geçtiğimiz günlerde Kürdistan Demokrat Partisi (KDP) Şengal (Sincar) Sorumlusu Said Şengali, bazı Ezidilerin IŞİD’e katıldığını ve yakalandıkları takdirde cezalandırılacaklarını söylemişti. Şengali’nin bu sözleri gerek Avrupa’da ve gerekse ABD’de şok etkisi yaptı. Ezidi inanç geleneğinden gelen bir Kürdün Müslüman olabilmesi birçoğunun havsalasına sığmamıştı. Bu gibi düşünenlerin yüreklerine su serpen açıklamalar, Musul’un Şengal ilçesindeki Ezidi aşireti Şırka’nın lideri Ömer Gebo tarafından yapıldı. Gebo; IŞİD’e sadece 3 Ezidi’nin katıldığını bu kişilerin Ezidi din ve inancından çıktıklarını da ifade etti.

Eğer Jean Michel Vernochet’in gündeme taşıdığı, ABD ve Suudi Arabistan’ın arasındaki Avrupa’nın  İslamlaştırılma projesi gerçekten var ise o zaman Avrupa’nın vay haline! Yanlış anlamadıysam Jean Michel Vernochet, Avrupa’nın İslamlaştırılması Projesinden söz ederken İslami literatürdeki tebliğ ve irşad kavramlarını kullanmıyor. Cihad kapsamına girebilecek bir hazırlıktan söz ediyor. ABD ve Suudi Arabistan tarafından kurulan IŞİD ordusunun bir şekilde Avrupa’ya götürülerek Avrupa’da girişecekleri kanlı savaşlara işaret ediyor.

Belki şimdilik o derece kanlı eylemler olmayacak ama bir ABD projesi olan Ebola virüsü Avrupa’ya bu IŞİD militanları aracılığıyla taşınarak ölümcül bir salgınla, sonuç alınmaya çalışılacak. Musul’da esir tutulan IŞİD mensuplarına yapılan testlerde, 2 örgüt üyesinde Ebola virüsüne rastlandığı bildiriliyor. Ebola virüsü taşıdığı tespit edilen 2 örgüt üyesinin yabancı uyruklu olması benim tezimi güçlendiriyor. Batı Afrika’da yer alan Liberya, Gine ve Sierra Leone‘de Ebola virüsünden ölenlerin sayısı 8 bine yaklaşırken, Ebola vakası sayısı da 20 bini aştı. Ebola virüsü hastalığı salgınlarında ölüm oranı %90’lara kadar çıkabilmekte. İşin kötüsü hastalığın insan ve hayvanlar için özel bir tedavisi ya da aşısı bulunmuyor.

Sonrasını da ben söyleyeyim, IŞİD bünyesindeki Avrupa ordusunun, Avrupa’daki kanlı eylemlerini bahane eden ABD, Avrupalıların daha fazla mağdur olmaması için Avrupa’yı işgal edecek! Çok görmeyin bu da benim paranoyam! İyi de Suudilerin kârı ne olacak bu işten? Herhalde Marilyn Monroe kılıklı birkaç Avrupalı haremle yetinecekler.

Twitter:@oc32oc39
omurcelikdonmez@hotmail.com 

*BU MAKALEDE YER ALAN FİKİRLER YAZARA AİTTİR VE FİKRİKADİM?COM'un EDİTORYAL POLİTİKASINI YANSITMAYABİLİR.

YAZAR HAKKINDA

  • Site Yorum
  • Facebook Yorum

8 adet yorum var.

  1. sandra dedi ki:

    Bir harem de kendinize kurabilirdiniz bu yazinizin sonundaki paranoyanizin gaziyla

  2. muharrem dedi ki:

    biz öncelikle abd birliğinin dağılmasını yani eyaletlere bölünmesini bekliyoruz

  3. MAZHAR oSMAN dedi ki:

    mandra filozofuna özenen sayın sandra,
    sizin paranoyanız daha tehlikeli
    aman dikkkat,
    yoksa Bakırköy’de daimi misafirim olabirsiniz

  4. Hüseyin dedi ki:

    Bilgi yanlış. Ebolanın tedavisi vardır. Ama henüz testleri bitmemiştir. Gelişmiş ülkelerde Ebola’dan yatağa düşenlerin tamamına yakını iyileşmiştir. Ölen sadece bir kaç kişidir. Onlar da bünyesi zayıf olanlardır.

  5. leyla duman dedi ki:

    Allah rızasından başka gaye güdenleri
    Yüce rabbim yedi kat yerin dibine soksun,
    gayya kuyularında cehennem ateşinde nar ile yıkasın
    yok etsin

  6. Tahsin Varol Tahsin dedi ki:

    Sayın Ömer Çelikdönmez meslektaşımın yazılarını zevkle okuyorum. Sıklıkla ironi yapıyor. Bu makalesinde de ebola>IŞİD>Europa yaklaşımı bana yine ironik göründü. Gerçekleşmesini de canu gönülden isterim tabi. Kalemine sağlık…

  7. kasnakçı Gültekin dedi ki:

    abe kızanlar bu gapçık ağızlı alman gevuruna hak bunlar be ya
    gurbetçi işçilerimizin anasını ağlatırlar

  8. john Art dedi ki:

    Dear Omur:
    America can not do such a thing.
    Do you have dreams of herpes.

Bir yorum bırak