Edebiyatla dolu bir yazar Yaşar Kemal – Fikrikadim

Edebiyatla dolu bir yazar Yaşar Kemal

758x535-2Yaşar Kemal’in ölümünün ardından Twitter’da pek çok kişi duygularını tweet atarak dile getirdi. Kısa sürede hızla yayılan bu tweet’lerle birlikte Yaşar Kemal sadece Türkiye değil Dünya trendlerinde de en çok konuşulan isim oldu.

Ailesi, Birinci Dünya Savaşı sebebiyle Van’ın Ernis köyünden Adana’nın Hemite köyüne yerleşti. Yaşar Kemal burada, 1923 yılında Kemal Sadık Gökçeli adıyla doğdu. Beş yaşında, camide babasının öldürülüşüne tanık olması sonraları işleyeceği ölüm temasının ana kaynaklarından biri oldu. Son sınıftayken ortaokuldan ayrılıp, annesine bakmak üzere çalışmaya başladı. Yaptığı işler arasında ırgatlık, ırgat kâtipliği, ırgatbaşılık, öğretmen vekilliği, kütüphane memurluğu, traktör sürücülüğü, çeltik tarlalarında kontrolörlük de vardı. Çocukluk arkadaşı Aşık Mecit’le başlayan söz ustalığı, onu Çukurova ve Toroslar’ın ağıtlarını içeren ilk kitabı ‘Ağıtlar‘ı yazmaya götürdü.

Ağıtlar kitabından ilk tutuklamaya

Bu sırada Adana Halkevi ile faaliyetlerde çalışan yazarın ‘Ağıtlar’ kitabı da yine buradan 1943 yılında basıldı. 1946’da İstanbul’a geldikten iki yıl sonra yeniden Kozan’a döndü. Arada siyasi sebeplerle iki kez tutuklandı. Hapisten çıktıktan sonra bir süre işsiz kaldı. O ara İstanbul’a gelerek Cumhuriyet gazetesinde Yaşar Kemal adıyla fıkra ve röportajlar yazmaya başladı. Gazetenin yurt haberleri servisini kurdu ve 1963 yılına kadar yöneticiliğini yaptı.

Pasin Ovası’nda depremzedeler gibi birçok güncel olayın tanıklarından, İstanbul-Bitlis arasında yaşamının son yolculuğunu yapmak üzere gelen Ermeni yazar William Saroyan’a kadar birçok isimle röportajlar gerçekleştirdi. Sarı Sıcak kitabında yer alan ‘Bebek’ öyküsü de yine Cumhuriyet gazetesinde yayımlandı. Bu öykü aynı zamanda, farklı dillere çevrilen ilk eseri oldu.

İnce Memed devri başlıyor

Türk ve dünya edebiyatının en büyük eserlerinden olan ‘İnce Memed‘i 1947’de yazmaya başladıysa da yarım bıraktı. Maddi zorluklarla boğuştuğu dönemde 1953 yılında yeniden yazmaya başladı. Önce Cumhuriyetgazetesinde tefrika edilen İnce Memed, 1955 yılında kitap olarak basıldı. Sonrasında dört kitaba tamamlanan seri, 40’ın üzerinde dile tercüme edildi ve filme uyarlandı.

Yaşar Kemal, Nobel’e aday gösterilen Türkiye’den ilk edebiyatçıydı. Aldığı ödüller arasında Uluslararası Cino del Duca, Premi Internacional Catalunya, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı Kültür Sanat Büyük Ödülü, Fransa Cumhuriyeti tarafından önce Légion d’Honneur nişanı Commandeur payesi, daha sonra Fransa’nın en üst düzey nişanı olan Légion d’Honneur Grand Officier rütbesi, Fransız Kültür Bakanlığı Commandeur des Arts et des Lettres nişanı, Alman Kitapçılar Birliği tarafından Frankfurt Kitap Fuarı Barış Ödülü bulunan yazar, birçok üniversiteden fahri doktora ûnvanına sahipti. 

Siyaset ve edebiyatın iç içe geçtiği bir hayat

Yaşar Kemal, daha Türkiye’nin en büyük yazarlarından biri olmadan önce siyasi bir sebeple ilk kez tutuklandığında henüz 17 yaşındaydı. 1950 yılında tekrar tutuklanarak Adana’da cezaevinde bir yıl daha yattı. Gençliğinden itibaren sosyalist politikanın içinde yer aldı. 1962 yılında Türkiye İşçi Partisi’ne (TİP) girdi. Partide Genel Yönetim Kurulu ve Merkez Yürütme Kurulu üyesi olarak çalıştı. Bu sırada da yazıları ve siyasi etkinlikleri dolayısıyla birçok kez kovuşturmaya uğradı. 1967’de haftalık siyasi dergi Ant’ın kurucuları arasında yer aldı. Sorumlusu olduğu bu derginin yayınları arasında çıkan “Marksizmin Temel Kitabı” adlı yapıttan dolayı 18 ay ceza aldı. Bu karar Yargıtay tarafından bozuldu. Ant dergisindeki yazılarından dolayı çeşitli kovuşturmalara uğradı. Yaşar Kemal, 1973’te Türkiye Yazarlar Sendikası’nın kuruluşuna katıldı ve 1974-75 arasında ilk genel başkanlığını üstlendi. 1988’de kurulan PEN Yazarlar Derneği’nin de ilk başkanı oydu.

“SSCB’nin çökmesi sosyalizmin zaferi”

Yaşar Kemal, 1995’te Der Spiegel’deki bir yazısı nedeniyle İstanbul Devlet Güvenlik Mahkemesi’nde yargılandı, beraat etti. Aynı yıl bu kez “Index on Censorhip”teki yazısı nedeniyle 1 yıl 8 ay hapis cezasına mahkûm edildiyse de cezası ertelendi.

Yaşar Kemal, bir söyleşisinde Türkiye’de bir Marksist partiye ihtiyaç olduğunu söylüyordu. Aynı söyleşideki “Nasıl bir sol modelden yanasınız?” sorusuna, verdiği yanıt “hangi sosyalizm”den yana olduğunu açıkça gösteriyordu:

“Her ülke sosyalist modelini kendisi kurar. Sovyetlerin 70 yıldır yaşama geçmiş modelini kabul edemeyiz. Yüzde yüz bağımsızlıktır sosyalizm. Kişi bağımsızlığı, ülke bağımsızlığı, politik bağımsızlık, ekonomik bağımsızlık, özellikle de kültürel bağımsızlık… Sosyalizmin başka bir anlamı yok benim için. Bu çağa gelinceye kadar kültürler birbirlerini beslemişlerdir, yok etmemişlerdir. Oysa çağımızda, kültürler kültürleri yok etmek için, bilinçli olarak kullanılmışlardır, emperyalistler tarafından. Benim için dünya bin çiçekli bir kültür bahçesidir; bir çiçeğin bile yok olmasını, dünya için büyük bir kayıp sayarım.”

Sovyetler Birliği’nin çökmesinin, sosyalizmin de çökmesi anlamına gelmediğini, bilakis dünya sosyalizminin zaferi olduğunu 1993’teki bir söyleşisinde ifade ediyordu.

Kürt meselesinde net tavır

Özellikle Musa Anter’in 1992 yılında öldürülmesi sonrasında Kürt sorununda daha net bir tavır sergiledi. Meseleye insanî bir pencereden baktı, ama yine de devleti yönetenlere sert eleştiriler getirmekten geri durmadı. Kürt meselesinin çözümünde “kardeşlik” kavramını öne çıkaran yazılar yazdı.

2007’de düzenlenen “Türkiye barışını arıyor” konferansının açılış konuşmasını yapan Yaşar Kemal, “Kendi halkıyla savaşan bir ülke olduk” diyor, Türklerle Kürtlerin dost olduğunu vurguluyordu.

Yayınlanmış eserlerinden bazıları:

Öykü

Sarı Sıcak (Varlık, 1952)
Bütün Hikâyeler (Cem, 1975)

Roman

İnce Memed (Çağlayan, 1955; 2. c. 1969; 3. c., 1984; 4. c., 1987)
Teneke (Varlık, 1955)
Orta Direk / Dağın Öteki Yüzü I (Remzi, 1960)
Yer Demir Gök Bakır / Dağın Öteki Yüzü II (Güven, 1963)
Ölmez Otu / Dağın Öteki Yüzü III (Ant, 1968)
Demirciler Çarşısı Cinayeti / Akçasazın Ağaları I (Cem, 1974)
Yusufçuk Yusuf / Akçasazın Ağaları II (Cem, 1975)
Yılanı Öldürseler (Cem, 1976)
Al Gözüm Seyreyle Salih (Cem, 1976)
Allahın Askerleri (Milliyet, 1978)
Kuşlar da Gitti (uzun öykü) (Milliyet, 1978)
Deniz Küstü (Milliyet, 1978)
Hüyükteki Nar Ağacı (Toros, 1982)
Yağmurcuk Kuşu / Kimsecik I (Toros, 1980)
Kale Kapısı / Kimsecik II (Toros, 1985)
Kanın Sesi / Kimsecik III (Toros, 1991)
Fırat Suyu Kan Akıyor Baksana / Bir Ada Hikâyesi I (Adam, 1997)
Karıncanın Su İçtiği / Bir Ada Hikâyesi II (Adam, 2002)
Tanyeri Horozları / Bir Ada Hikâyesi III (Adam, 2002)
Çıplak Deniz Çıplak Ada / Bir Ada Hikâyesi IV (YKY, 2012)
Tek Kanatlı Bir Kuş (YKY, 2013)

Destansı roman

Üç Anadolu Efsanesi (Ararat, 1967)
Ağrıdağı Efsanesi (Cem, 1970)
Binboğalar Efsanesi (Cem, 1971)
Çakırcalı Efe (Ararat, 1972)

Şiir

Bugünlere Bahar İndi (YKY, 2010)

Röportaj

Yanan Ormanlarda 50 Gün (Türkiye Ormancılar Cemiyeti, 1955)
Çukurova Yana Yana (Yeditepe, 1955)
Bu Diyar Baştan Başa (Cem, 1971)
Allahın Askerleri (Milliyet, 1978)
Röportaj Yazarlığında 60 Yıl (YKY, 2011)
Çocuklar İnsandır (YKY, 2013)

YAZAR HAKKINDA

fikrikadim.com sitesinin görüllü editörü
  • Site Yorum
  • Facebook Yorum

Yorumlara kapalıdır.

Bir yorum bırak