“Edeb yahu” – Fikrikadim

“Edeb yahu”

Bu yazımda reklamlarda ve alış veriş merkezlerinde sık sık gördüğümüz Mcdonalds reklamlarının yeni yüzü küçük Emrah’dan mülhem sonradan nevzuhur bir kültür olmasına rağmen arabeskin de kapitalizme kurban gitmesiyle ilgili konuyu ele alacaktım.

Ancak son günlerde başta sosyal medya olmak üzere birçok televizyon kanalında hatta yandaş ve de candaş olmayan medyada islami camia tarafından tanınan dini hassasiyeti toplum nazarında ispat edilmiş, görüşleri kimi kesimlerce kabul görmüş büyüklerimizin arasındaki sosyal savaşı… Ya da bu üstünlük savaşının bir hastalık gibi hatta viral bir enfeksiyon gibi günden güne arttığın görmem, Küçük Emrah’ın arabesk kültürümüzü kapitalizme kurban etmesi meselesini başka bir yazıya bıraktı.

Aslında bu savaş gelenek ile mordenitenin savaşı gibi. Günümüzde pek öyle gözükmesede maalesef öyle. Hatta gelenek kendi içinde savaş yaparken, modernite de kendi içinde mücadele içinde. Bu perspektiften bakınca olay sanki biraz daha netleşiyor. Ancak mücadele metodu olarak bir yanlışlık var gibi. Bu gibi tartışmaların hararetini almaya yönelik bir ilim zaten var; münazara ilmi. Bu ilmin metodolojisi Abbasiler dönemdinde oluşturulmuş ve Osmanlı medreselerinde de uygulanmıştır.

Münazara; sözlükte ‘’bakmak, düşünmek’’ anlamındaki nazar kökünden türeyen ve ‘’karşılıklı olarak bakmak, birlikte düşünmek’’ mânasına gelen bir kelime. Terim olarak gerçeğin bilinmesine yönelik tartışmaların yöntem ve kurallarını araştırıp belirleyen ilmî, disiplini ifade eder. ‘’ilmü âdâbi’l-bahs ve’l-münâzara’’ (ilmü’l-münâzara) ilmi olarak geçen bu ilim dalı ile ilgi çok eser telif edilmiştir. Şimdi bu tartışan, biribiri hakkında her türlü olumsuz yorumları yapan din büyüklerimiz(?) bu ilimden habersizdir demek çok yanlış olur. İslami bir söylemi olan bu kişiler nasıl olur da böyle bir tartışmanın merkezinde yer alabilir aklım hala almış değil. Neyin ispatı ya da reddi peşindeler? Bu tartışmaların yeri televizyon kanalizasyonları olmamalı, sosyal medya hiç olmamalı. Bir müslüman birey olarak buna karşı çıkıyor ve kendi köşemde belkide tartışanların haberi olmasa da bu meseleyi yazmayı kendime görev bildim.

Biz bu zamanda neyi kaybettik. Bence ilim meclislerinde tabi oda eskiden şimdi bakkallarda asılı duran ‘edeb yahu’ sözündeki edebi kaybettik. Yunus Emre ne güzel söylemis. :

Gittim mektebe ilme ettim talep / Baktimki ilim geride kaldi / İlla edep illa edep.

Hatta diyebiliriz ki sadece münazara ilminin gereğini yerine getirin de edeb geride kalsın?

Artık buna da razıyız.

YAZAR HAKKINDA

  • Site Yorum
  • Facebook Yorum

2 adet yorum var.

  1. kadir dedi ki:

    kendimizi düşündüğümüz kadar karşıdaki kişinin kişilik haklarını da gözetmiş (az da olsa) olursak mesele biraz aydınlanmış olacak

  2. İsa dedi ki:

    Hocam bence bi tartışmalar toplum önünde olmalı,çünkü hep bir halk anlamaz modunda gidiliyor ancak yazıdaki gerekçelerinize katılmamakla beraber;bence asıl sorun tartışmacıların tartışma kültürünü yeterince içselleştirememesinden veya bilmemesinden kaylanmaktadır zannımca.Bir yazınızda da tartışma kültürünü işlerseniz çok seviniriz.

Bir yorum bırak