Dünya'ya en yakın "öte-gezegen" canlı yaşamına elverişli değil – Fikrikadim

Dünya’ya en yakın “öte-gezegen” canlı yaşamına elverişli değil

Proxima b’nin yörüngesinde döndüğü Proxima Centauri’den yayılan yoğun radyasyon nedeniyle canlı yaşamına olanak verecek atmosferi muhafaza edebilmesi mümkün görülmüyor.

 

 
Bilim insanları, Güneş’e en yakın mesafedeki yıldız olan Proxima Centauri’nin yörüngesindeki “Proxima b” gezegeninde canlı yaşamına olanak sağlayacak atmosfer koşullarının oluşmasının mümkün olmadığını bildirdi.

 

 
Amerikan Havacılık ve Uzay Ajansının (NASA) araştırmacıları, yaptıkları simülasyonda Dünya’ya yalnızca 7 ışık yılı mesafedeki Proxima b’nin yörüngesinde seyrettiği kırmızı cüce yıldızdan yayılan yoğun radyasyon nedeniyle canlı yaşamının oluşmasını sağlayacak sağlıklı bir atmosferi muhafaza edemeyeceği sonucuna vardı.

 

 
Bilim insanları gezegende canlı yaşamının bulunma olasılığının ne olduğunu anlamak için Dünya’nın Proxima Centauri çevresinde döndüğünü varsaydıkları bir model geliştirdi.

 

 
Proxima b’nin kırmızı cüce yıldıza olan mesafesinin gezegen yüzeyinde su bulunmasına olanak verdiğini aktaran bilim adamları, öte yandan Proxima Centauri’nin yaydığı yoğun radyasyonun atmosfer gazlarının tutulmasını engellediğine dikkati çekti.

 

 
Yüksek enerjili aşırı ultraviyole ışımanın atmosfer gazlarını iyonize ettiği, onları elektronlarından yalıtarak elektrik yüklü parçacıkları serbest bıraktığı, serbest kalan parçacıkların gezegenin yer çekiminden kurtularak uzay boşluğuna yayıldığı belirtildi.

 

 
 

 

 
Söz konusu ışımanın önce hidrojen gibi hafif moleküllü gazları, ardından oksijen ve nitrojen gibi ağır moleküllü gazları gezegenden kopararak atmosfer oluşumunu engellediği vurgulandı.

 

 
Proxima Centauri ve TRAPPIST-1 gibi kırmızı cüce yıldızlar, Güneş Sistemi dışındaki “öte-gezegenlerin” ve buralardaki olası canlı yaşamının keşfi için gözlerin heyecanla çevrildiği sistemler.

 

 
Zira bu yıldızlar Güneş’e oranla daha soluk ve soğuk olduğu için yörüngeleri boyunca daha geniş bir alanda canlı yaşamının oluşmasına imkan sağlayacak su gibi temel elementlerin bulunabileceği varsayılıyor.

 

 
Ancak bilim adamları söz konusu sistemlerin kaynağındaki yıldızlar Güneş’ten daha sönük ve soğuk olduğu için yaşanabilir alanların yıldıza daha yakın olması gerektiğine, bunun da maruz kalınan radyasyon miktarını arttıracağına dikkati çekiyor. Artan radyasyonun gaz tutunumunu engelleyeceği, böylelikle canlı yaşamının en önemli gereği olan atmosfer oluşumuna ket vuracağı kaydediliyor.

YAZAR HAKKINDA

fikrikadim.com sitesinin görüllü editörü
  • Site Yorum
  • Facebook Yorum

Bir yorum bırak

Yorum onaylama sistemi etkin; yorumunuzun yayınlanması biraz zaman alabilir.

Bir yorum bırak