Dersim’de kaç kişi öldü? – Fikrikadim

Dersim’de kaç kişi öldü?

Dersim’de 13 bin kişinin öldüğünü başbakan söyledi; ama rakam tartışılmadı. O kadar insanın öldüğü doğru değildir. Üstat Necip Fazıl’ın Acem abartılarına taş çıkartan -40-bin kişi öldürüldü sayısı ise hiç doğru değildir. 

Bu konu çok istismar ediliyor. Hatta sorumsuz medya gitti (Star gazetesinin 24 TV si) Tunceli’de araştırma yaptı. Konuyu ballandıra ballandıra abartarak anlattı. Bu ülkenin araştırmacıları ne işle uğraşır? Niye bu konuda konuşmazlar, bunu anlamayız bir türlü.

Masum bir insanı öldürmek bir âlemi öldürmek gibidir. Dersim hadisesinde öldürülen masum insanların ölümünü hiç kimse haklı görmez. Gösteremez. Mustafa Kemal, bu konuda aile içerisinde huysuzluk çıkartanın kafasını ezen baba rolündedir. Bu durum bu yönü ile ele alınmalıdır. Dersim uygulaması otoriter Kuyucu Murat anlayışıdır. İnsanı ezerek asayişi sağlamak… Bu tenkil imkânını yapma gücü son dönem Osmanlı hükümdarlarında olsaydı onlar yapardı. Çünkü Dersim’de devlet otoritesi yoktu. Cevdet Paşa Tezakir ve Maruzat’ta Dersim için “eşkıya yatağı” der durur. Tarihin burada verdiği mesaj şudur “ Zücaciye dükkânına fil’i davet etme!” Nerede devlete baş kaldıran veya devleti yok eden yerlerde sivil halk huzur ve mutluluk görmüştür? Dersim’de de görmüş olsun? 30 yıllık Güneydoğu’da mı? Suriye’de mi nerede?

Mustafa Kemal tam bir Bektaşi’dir. Hiçbir tavrı bu meşrebe aykırı değildir. Bu gelenekten olduğu için Alevilere karşı bir sempatisi vardır. Onlara karşı akaid olarak olumsuz bir davranışı olmamıştır. Cem evlerini de kapatma diye bir olay yoktur. Çünkü tarihte Cemevi diye bir mimari bina yoktur.  Mustafa Kemal, Dersim’e laf, söz geçiremediği için bu yola girmiştir. Tehcirden dolayı Elazığ’ın verimli “Altınova ve Kuzova’nın boş köylerine gelin yerleşin” diye Elazığ’daki Kolordu komutanlığı, Elazığ valiliği başta Seyit Rıza olmak üzere Dersimlilere yalvarılmıştır. Bu görüşmelerin fotoları da mevcuttur.“O dağlar sizi beslemiyor. İşte size köy, tarla ister Elazığ’a isterse Türkiye’de istediğiniz yere yerleşin denilmiştir. Ret etmişlerdir. Devlet söz geçirememiştir. Hatta Seyit Rıza, Elazığ’da General Abdullah Alpdoğan’la görüştükten sonra Elazığ’a yerleşmeyi kabul ediyor, memleketine dönünce çevresinin baskısıyla fikrini değiştiriyor “Gidin onbaşı Abdullah’a söyleyin o Elazığ’ın generali ise ben de Dersim’in generali Seyyid Rıza’yım.” diye haber yolluyor.

Baba ocağımız Tunceli Pertek’ti. Burada yerleşik yaşayan toprağı işleyen sürü besleyen her vatandaşın mutlaka bir Dersim hatırası vardır. Ailemizin 40 yıl fakir düşmesinde (Babam Almanya’ya gittikten sonra fakirlikten kurtuluyoruz.) Dersimlilerin köyü basıp yüzlerce koyunu, kış hazırlıklarını, altınları, çapul etmesinin rolü vardır. Bu şekilde mağdur olan (Alevi Sünni fark etmez yerleşik çiftlikle uğraşanların tamamı) halk gider kaymakamlıkların valiliklerin önüne yatak atarak bu Dersim yağmasından bizi kurtarın derler. Kimse keyf için Dersim hareketini başlatmadı. Bu konuda alim olmaya gerek yok. Elazığ ili, Kemaliye İlçelerine, Kemah Ağın Arapkir ilçelerine sorunuz dünya kadar malumat toplarsınız. Kesinlikle anlatılanlar devlet propagandası değil Dersimlilerin saldırılarından mağdur olanların hikâyesidir.

Niye Pertek’in, Çemişgezek’in Mazgirt’in tarımla uğraşan işinde gücünde olan Alevi köylerine ilişilmedi? Devlet Bahçeli geçen gün Seyyit Rıza’nın adamlarının 33 askeri öldürdüğünü söyledi. Bu yalan değil. Tunceliler de bunu inkâr etmiyor, ancak bazıları, Seyyit Rıza’nın heykeli önüne gitmiş. Devlet Bahçeli’yi protesto etmiş. Seyyit Rıza ismi geçince bana tanıklık düşer. Bu aileyi şahsen tanırım. Başta torunu Ali Rıza Polat olmak üzere yedi sülalesi 1985’den sonra PKK tarafından yok edilmiştir. Şimdi Devlet Bahçeli’yi Tunceli’de protesto eden beyler samimi ise bir gün de Seyit Rıza’nın torununu onun çocuklarını bu katleden PKK’yı protesto etsinler bakalım, edebilirler mi?

(Belgem:http://www.zaman.com.tr/politika_iste-pkknin-oldurdugu-seyit-rizanin-torunu-ali-riza-polat_924621.html)

 

YAZAR HAKKINDA

  • Site Yorum
  • Facebook Yorum

6 adet yorum var.

  1. dersimli Laşer dedi ki:

    Kemalist resmi tarih kurgusunu özgün yazıyı diye yutacakmıyız? kendi hesabıma bin defa hayır!

  2. Leyla dedi ki:

    Tamamen Kemalist resmi söylem. Tamamen hamaset ve kişisel yargılarla oluşturulmuş bir yazı. Sırf farklı kültür ve yaşam biçimine sahip insanların öldürülmesini masum göstermeye çalışan ötekileştirici bir dil… Alevi düşmanlığını, kinini rakamlarla hesaplayıp yapılan alçaklığı masum göstermeye çalışan bir dil. Zehirli kanlı bir dil. Alevilerin, AKP ve sünni dincilere neden güvenmediğini bu metinde çok rahat görebiliyoruz… Fikrikadim’e hiç yakışmadı…

  3. bülent dedi ki:

    Dersimliler, sizlere itirazım şu bir tarih tartışılıyor size düşen tartışmaya katılmaktır.Adam belge de koymuş. Seyyid Rıza’nın soyunu PKK kuruttu diyor . Bir de ailem 38 öncesi Dersim yağmacılarının mağduru diyor. Bir de BU konuda görü beyan edin. Samimiyetimle söylüyorum bilgi istiyorum. “Vurun ha! susturun ha!” demeniz yanlış. Başbakanın dünkü konuşmasından sonra bu konuda araştırma yaparken sizin yorumlarınızı gördüm. Bence bu sahife açık kürsü olsun bir kemalist de yazsın! onları da dinlemek lazım onları susturusak fikri kadim fikri kadim olmaz? Despotluk olur

  4. Leyla dedi ki:

    Bülent isimli yorumcu arkadaşım, Dersim konusunda bilgisizliğini görmemezlikten gelip sadece şunu söyleyeyim, Dersim üzerine 400’ün üzerinden yazılmış kitap vardır. Dönemin meclisinde, emniyetinde ve hali hazırda askeri arşivde yaşananlar hakkında çok fazla döküman var. Senin şanlı yazarın Dersim katliamından önce bölgede yaşanan Alevi Sünni çekişmesi ve toprak ağaları ile yaşanan sorunları bilmeden ezberden konuşmaktadır. bölgede yaşanan kimi kavgaları, dıramları çok iyi biliyorum ve yazarın anlattığı olayların dersimde yaşanılanla alakası dahi yoktur. Önce yazarının anlattığı ve bireysel bir olaydan genel tarih çıkarımları yapmasını kına… Gizli kinini, kemalist ırkçı söylemini böyle konuları anlatarak ortalığı öfkeye çağırmasını insanları yanlış düşüncelere sevk etmesini gör. Buradan magazinel şöhret, sağcı milliyetçi kesimlere yaranma çabasını gör… Her bölgenin yaşanan sorunları bulunur. Ege bölgesinde Efelerin bir zamanlar halka neler yaptığını bilmeyen mi var! Şimdi Ege’dekiler katledilmelimiydi… Yazara göre öyle yapılmalı… Dersim meselesinde git olayın yaşayan tanıklarını dinle… Dersimin öldürülen ailelerinin sağa sola dağıtılmış 100’lerce kız çocuğunun yaşadığı travmalarını dinle gel öyle konuşalım… devletin buraya gönderilen Memurunun dahi halen burdaki insanları Alevi, isyancı bilmem ne diyerek aşağıladığını bunu bütün duygularıyla hissettirdiklerini vs…

  5. bülent dedi ki:

    Leyla hanım 400 kitap olduğunu söylüyorsunuz. İyi öyleyse siz Dersim’da 40 bin kişi öldü diyen -şiirlerinde değil ama tarih yazılarında dünyanın en büyük palavracısı olan Necip Fazıl’a (ki o hiç bir zaman Tuneceli’yi bile görmemiştir.- inanınız. Ben de Tunceli’de, bir müddet anti Atatürkçülerin nedense çok sevdiği Kazım Karabekir’in Dersim Raporuna inanayım. Hatıraların nasıl önemi olmaz 90 yaşında Pertek, Elazığ Köyleri Erzincan köylerinde yaşayanlara Dersim deyin “ha şu yağmacılar şu kellepurcular şu köy basıp, tavuk, koyun, ineği çalanlar” derler. onlar hep yalan, tamamı ideolojik kaygılarla yazılan- lehte veya aleyhte- sizin 400 kitabınız veya belgeniz doğru. Zor değil Elazığ Erzincen hatta Malatya’nın Arapkir ilçesinde yaşayan birini bulun dedenizden böyle bir şey duydunuz mu diye sorun, o size anlatır. Onlar hep yalan, hep şahsi hatıra,öyle mi?
    Dersim palavralarına inanmamız için bir 50 yıl daha geçmesi lazım çünkü o yağma hatıralarını iyi analatan dedeler hayattan çekildi onların çocukları hayatta bu çocukların da anlatımı eğer yazıya geçmemişse unutulup gidecek. O zaman yalanlarla baş başa kalacağız.

  6. berivan Kobani dedi ki:

    he valla bu pir dogriyi söyler

Bir yorum bırak