Das Digital! Kapitalizm’den Digitalizm’e... – Fikrikadim

Das Digital! Kapitalizm’den Digitalizm’e…

Bilgi çağı” ve “Bilgi toplumu” konularında senelerdir ciltler dolusu kitap yazıldı. Okunmayacak bir tane de biz yazmayalım. Onun yerine bazı kısa ve anlaşılır tesbitler yapalım.

Marks 1.0”, şu konuda haklı arkadaşlar: (hemen itiraz edecek olanlar da lütfen biraz sabırlı olup okumaya devam etsin) “Üretim biçimi ve üretim ilişkileri önemlidir!”

Konuyu anlaşılmaz teorilere boğmadan gene hemen örnekleyelim:

Üretim_biçimi _1.0 :

Birkaç dönüm tarlanız var. En iyi ihtimalle senede 3 defa eker biçersiniz. Yeteri kadar büyük değilse ve yeteri kadar sermayeniz yoksa el/hayvan emeği ile üretim yaparsınız, ailecek çalışırsınız. Devlet gelir birkaç teneke buğday ile birkaç keçinize el koyar. Üretim artışı kolay ve genellikle mümkün değildir. (Bazı kimyasallarla sağlanan sınırlı artışlar da insan sağlığı ve geleceği için tehdit oluşturmaktadır.) Tarlanız verimli değilse, iyi bir miras kalmadıysa (nasıl kalacak ki?) hayat boyu geçiminizi zor sağlar, çocuklar da kendilerine bir hayat kurabilmek için gurbete gider ve sefil olur. Tarih bunun örnekleri ile doludur ve bu süreç el’an yaşanmaktadır.

Üretim_biçimi_2.0 :

Bir atelyeniz veya fabrikanız var. Sanayi üretimi yapıyorsunuz. Bir miktar işletme sermayeniz var. Ham veya yarı mamul madde alıp mamul madde (mal) üretiyorsunuz. Talebe göre üretim miktarını epey artırabilirsiniz, vardiye/işçi/makine sayılarını artırıp, üretimi çoğaltabilirsiniz. Bunu “1. Üretim biçimi”nde yapamazsınız. (Ekilebilir alanların sınırı vardır, toprak ekildikçe verim düşer, dönüm başı verim artışı çok sınırlıdır.) Muhasebeciniz kayıtları ve beyannameleri az vergi verecek şekilde düzenler. Maliyeciler gelip fatura ve defterleri kontrol eder, bazen de harçlığını alır gider.

Üretim_biçimi_3.0 :

AppStore!!! Bir öğrenci, 1000 TL’lik bir bilgisayar ile, (evde veya öğrenci yurdunda) bir minik “yazılım” (program/software) geliştirir. Ne toprak, ne fabrika, ne işçi, ne sermaye… hiç biri gerekmez. Ne reklam, ne nakliye, ne bayi, ne depo… İhtiyaç duyulan iki şey: bilgisayar ve internet erişimi. İyi bir “uygulama” ise bir günde milyonlarca çoğaltılıp (download edilip) satılabilir, PayPal hesabınıza lisans başı 1 $ ödense milyonlarca $ kazanılır. Bırakın bir evi veya köyü, bir kasabanın yüz senede elde edemediği para/sermaye birikimini bir günde elde edebilirsiniz. Üretim için ihtiyaç duyduğunuz şeyler; “bilgi”, “bilgi işleme teknikleri”, “bilgi işleme araçları”, “beyniniz”, “parmaklarınız” ve “birkaç demlik çay”dır. Kazanılan paralar PayPal hesabınızda harcanmayı bekler. Ne müşteriyi görürsünüz ne parayı. Vergi dairesindeki arkadaşların konudan pek haberi de yoktur, olsa yapacağı fazla bir şey de.

Bu üç üretim biçimi TARIM, SANAYİ ve BİLİŞİM’dir. Bu üç üretim biçiminde üretim artışı birinden diğerine dramatik olarak değişmektedir. İlk ikisinde aritmetik, geometrik ve üstel fonksiyon şeklinde artış mümkün iken, üçüncüde bu artış teorik ve pratik olarak neredeyse ışık hızında ve sonsuzdur. Bu hız ve kapasite artışı sadece üretimde değil, aynı zamanda dağıtımda, pazarlamada, satış ve tahsilatta, para transferinde de geçerlidir. İlkinde pek para yoktur, ihtiyaç da, kısmen para kısmen de takas ile ticaret yapılır. İkincide kâğıt ve kaydî para vardır. Ürüne ve paraya fizikî olarak dokunabilir, müşteri ile çay içer tokalaşabilirsiniz. Üçüncüde ürün de para da soyut/sanal bir “varlık”tır (varlık felsefecilerine iş çıktı 🙂 ), müşteri de öyle!

Marks 1.0 şu konuda da haklı (maalesef öyle arkadaşlar, üzgünüm, yapacak bir şey yok 🙂 ); üretim biçimi (altyapı), kültür, eğitim, hukuk, ideoloji vb.’yi (üstyapı) de (belirlemese dahi) etkilemektedir. Bakınız: Fatih Projesi (yaygınlık ve başarı derecesi ayrı bahis), e-devlet, e-imza, e-beyanname, e-belediye, e-okul, sağlıknet, medula, e-ticaret, alibaba, sahibinden, gittigidiyor, facebook, youtube, twitter, store.apple… İdeolojik olarak da kapitalizm, liberalizm ve sosyalizm’den hızla digitalizm’e doğru gidiyoruz!

Marks 1.0 bilgisayar ve interneti bilmiyordu, öngörmesi de mümkün değildi. Ancak görebilse idi bambaşka bir model geliştireceğini tahmin ediyorum. Sermaye ve bilgi’nin sayısal (digital) biçime dönüşüp neredeyse ışık hızında işlenip, depolanıp, nakledilip, çoğaltılıp, aynı fizikî ortamda ve biçimde var olabileceğini görüp yaşayan kişiler olarak “Marks 2.0”ı acilen tasarlayıp kodlamamız ve yeni bir “manifesto” yazdırmamız gerekir.

*BU MAKALEDE YER ALAN FİKİRLER YAZARA AİTTİR VE FİKRİKADİM?COM'un EDİTORYAL POLİTİKASINI YANSITMAYABİLİR.

YAZAR HAKKINDA

  • Site Yorum
  • Facebook Yorum

Bir adet yorum var.

  1. Hayati Esen Hayati Esen dedi ki:

    Ömer Hoca’nın eskimeyen yazılarının devamını bekliyoruz, bilmem kendileri ne düşünürler…

Bir yorum bırak