Boşnaklar hazır lakin Türkiye Balkan savaşından endişeli! – Fikrikadim

Boşnaklar hazır lakin Türkiye Balkan savaşından endişeli!

Ömür Çelikdönmez

Ömür Çelikdönmez

Isparta Süleyman Demirel Üniversitesi Milli Kültür Topluluğu geçtiğimiz günlerde Bosna Hersek Cumhurbaşkanı bilge kral merhum Aliya İzzet Begoviç’in yardımcılarından 7. Müslüman Tugay Komutanı Emekli Albay Gazi Şerif Patkoviç’i Isparta’ya davet etmiş ve Patkoviç’te bu toplantı da “Aliya İzzet Begoviç hakkında bilinmeyenleri ve Bosna direnişi”ni anlatmıştı. Türkiye’den Bosna savaşına katılan ve çatışmalarda şehit düşen 27 Türkiyeli mücahit olduğunu kaydetmişti. Toplantı sonrası Sayın Patkoviç’e tercüman aracılığıyla Balkanlarda yükselen Arnavut milliyetçiliğini ve Dayton anlaşmasını sordum. Patkoviç’ten duyduklarımın bırakın beni şaşırtmasını dehşete kapıldığımı belirtsem yalan söylememiş olurum.

Bilge Kral Aliya İzzetbegoviç'in komutanı Şerif Patkovic (Solda)

Bilge Kral Aliya İzzetbegoviç’in komutanı Şerif Patkovic (Solda)

Patkoviç; Arnavut milliyetçiliğinin değil Balkan savaşı üçüncü Dünya savaşını tetikleyebilecek bir tehlikeli bir mecrada seyrettiğini belirtti. Bir diğer konuda Bosna Hersek Cumhuriyetinin ordusu ile ilgiliydi ve günümüzde 2000 askerden oluşan küçük bir askeri birlikleri mevcuttu. Bosna Sırp Cumhuriyeti Zvornik kentinde annesinin ve babasının katili polislerin bulunduğu polis karakoluna girerek ateş açan Nerdin İbriç (24) bir polisi öldürmüştü. Çatışmada İbriç de hayatını kaybetmişti. Konuyla ilgili bilgi veren Patkoviç, bu saldırıdan sonra Sırpların 30 civarında Boşnak genci gözaltına aldıklarını, kendilerinden haber alınmadığını, hayatlarından endişe ettiklerini söyledi. Dayton Anlaşmasının Boşnakların aleyhine uygulamalar içerdiğini ve Boşnakların hiç te memnun olmadıklarını bu vesileyle öğrenmiş oldum.

Bosna’da IŞİD’le bağlantısı olduğundan şüphelenilen tutuklular IŞİD adına Suriye ve Irak’ta çatışmalara katılmakla suçlanıyor. Boşnak hükümet yetkilileri, en az 150 kişinin Ortadoğu’da IŞİD adına savaşmak için ülkeyi terk ettiğini tahmin ediyor.  Bu sayının daha fazla olması da mümkün. Boşnakların bu sayının fazlalığından rahatsız olduklarını sanmıyorum çünkü savaş sırasında kendilerini savunabilecek eğitimli askeri bir teşkilata sahip olmamalarından dolayı uğradıkları soykırım ve sistematik tecavüzler, onların kolektif bilinçaltında yer etmiş olmalı. Boşnak toplumunun savaşın travmasını atlatabildiğini söylemek çok zor.

Bu nedenle Suriye ve Irak’taki örgütlere katılarak savaş tecrübesi kazanan Boşnak gençlerin ülkelerine döndüklerinde birer kahraman gibi karşılanmalarının arka planında bu sosyal gerçeklik mevcut. Bosna’da radikal İslamcılara üç yıl süren ve 1995’te biten Bosna Savaşı’ndan önce pek rastlanmıyordu. Ancak Bosna Savaşı sırasında çok sayıda Müslüman savaşçı Sırp ve Hırvatlara karşı Müslüman Boşnakların yanında savaşmak için bölgeye akın etmişti. Dayton Anlaşması çerçevesinde Bosna’da bu mücahitlerin yerleşmesine izin verilmemesine dair madde yer alıyor.  Amerika, AB, Sırbistan ve Hırvatistan bu Müslüman savaşçıları, ılımlı Boşnaklara siyasi İslam ideolojisini aşılamakla suçluyor.

Türklerle birlikte Boşnaklarda Türkiye’nin Balkanlardaki en samimi dostlarından. Kendilerini Osmanlı görüyorlar. Türkiye tüm bunların farkında ve Boşnaklara yaklaşımı diğer Balkan ülkelerini kıskandıracak türden. Bunun en büyük sebebi de Sırp çetniklerinin başındaki Ratko Mladiç’in Srebrenica‘da yaptığı konuşma. 11 Temmuz 1995 günü saat 16.15’te   Ratko Mladiç, katliamı gerçekleştirecek Sırp askerle kente kolaylıkla girmiş,  Srebrenitsa’yı ele geçirdiğinde, kent merkezinde bir kameraya konuşurken şunları söylemişti: “İşte 11 Temmuz 1995’te Sırp şehri Srebrenica’dayız. Büyük bir Sırp bayramı arifesinde iken bu şehri Sırp milletine armağan ediyoruz. Bu topraklarda Türklerden  intikam almamızın vakti geldi.” İşte Türkiye bu intikam almanın peşine düşmüş vaziyette. Sırpların bir daha insanlık dışı yöntemler kullanarak Balkan Müslümanlarına zarar vermelerinin önüne geçmeye çalışıyor.

Nedenine gelince Balkan ülkelerinde Türkiye’nin Rusya ile beraber ortak bir dış politika yürüterek, istikrar ortamına katkı sunması, pek mümkün görünmüyor. Çünkü Rusya, Balkanları yeni oyun sahası görüyor. Ayrıca Türkiye’nin NATO üyesi ve AB’ye de üye adayı olması bu işbirliğinin önündeki en büyük engel. NATO’nun Balkanlarda 2016’da yeni 4 üye ile genişlemesi bekleniyor.  Rusya Sırpları NATO’nun dışında tutmakla, bölgedeki etkinliğini korumaya çalışıyor. NATO’ya karşı tutumları göz önüne alındığında ise, Ankara ile Moskova’nın Balkanlar’da bir çeşit çıkar çatışması yaşadıkları söylenebilir. Rusya bu bağlantıları sebebiyle Türkiye’yi güvenilir bulmuyor. Ama güvenilir bulmadığı Türkiye ile doğalgaz nakil hattı projelerine start veriyor.

Rusya Nato’nun Balkanlardaki genişleme stratejisinden rahatsız. Rusya zaman zaman NATO’yu;  genişleme stratejinin silahlanma yarışına yol açacağını ileri sürerek uyarıyor. Türkiye Sovyet yönetimi döneminde Rus işgalini yaşayan devletlerle daha yakın ilişkiler kuruyor. Bu çerçevede Balkanlar ve Balkanlara yakın Avrupa ülkelerinin NATO ve AB şemsiyesi altına girmesini, Rusya’nın topyekûn savaş ve istila niyetlerine karşı bir güvence görüyor.

Balkanlar barış ve huzur ortamını geride bırakacağı günlere pupa yelken gidiyor. Türkiye diplomasisinin elinden geldiğince Balkanların karışması engellemeye çalıştığı bir gerçek. Amerika ultra milliyetçilik ve köktendinci radikalleşmeden doğan şiddetle, Rusya’nın Ukrayna’daki saldırganlığını Amerika’nın güvenliği açısından en büyük iki tehdit olarak görüyor. Doğal olarak baktığınızda bu iki tehdidin birleştiği noktanın ilk bakışta Balkanlar olduğu ortaya çıkıyor.  Amerika’nın Kosova’daki Bondsteel ve Romanya’nın liman kenti Köstence yakınlarında Mihail Kogalniçeanu askeri üssünde konuşlu birlikleri var. Amerika, Balkanlardaki varlığını bu askeri üslerle pekiştirmiş durumda. Bu askeri üslerden yürüttüğü istihbarat ve siyasi, ekonomik, askeri operasyonlarla Balkan devletlerini ve halklarını birbirine düşürebilecek, ayrıştırabilecek her türlü yönlendirmede bulunabiliyor.

Ayrılıkçılar salt Arnavutlardan oluşmuyor. Moldova’nın da Romanya’ya bağlanması için yapılan gösteriler gündemde. Moldova hükümeti ise bu gösterilerden rahatsız. Moldova İçişleri Bakanlığı, gösterileri organize eden Romen vatandaşı Georgiy Cimion’u sınır dışı etmiş ve ‘anayasal düzene karşı faaliyetler’ sebebiyle ülkeye girişini 5 yıl boyunca yasaklamıştı. Ama buna rağmen gösteriler durmak bilmiyor. Moldova’nın başkenti Kişinev’de ‘Romanya’ya bağlanmak istiyoruz’ sloganıyla yapılan yürüyüşe katılan gençler, Besarabya’nın Rusya’ya bağlandığı 16 Mayıs 1812’yi ‘kara gün’ olarak andı ve daha sonra dev Romanya bayrağıyla Kişinev caddelerinde dolaştılar. Rusya, Amerika, Almanya ve Romanya konsoloslukları önünde gerçekleştirilen gösterilerde herhangi can ve mal kaybı yaşanmadı. Organizatörler, eyleme 20 bin kişinin katıldığını açıkladı ama bağımsız gözlemciler bu sayının 5 bin civarında olduğunu belirtiyor. Ruslar bu gösterilerin arkasında Amerikan ajanlarının olduğunu iddia ediyor.

10 yıldır AB’ye aday ve NATO üyeliği için de çaba içindeki Makedonya’da; yeni atamalarla hükümet iş başında. Muhalefet hükümetin istifa etmesi talebinden vazgeçmiyor. Makedonya’nın başkenti Üsküp’te 2011 yılında polis tarafından öldürülen Martin Neşkovski adlı gencin ölümünü ve Kumanova’daki Arnavutlara yönelik polis şiddetini protesto etmek amacıyla on binlerce kişi sokağa döküldü ve hükümet karşıtı gösterilere devam etti.  Hükümetin karşı gösterisi gecikmedi. Hafta sonu hükümet karşıtlarının büyük bir gösteri düzenlediği Makedonya’nın başkenti Üsküp’te birkaç gün önce 30 bin dolayında hükümet yanlısı sokaklara çıktı. Makedonya’nın başkenti Üsküp’te düzenlenen hükümete destek mitinginde konuşan Başbakan Nikola Gruevski, “Son aylarda bize karşı farklı senaryolar kurgulanıyor ancak pes etmeyeceğiz. Makedonya pes etmez. Makedonya güçlüdür” dedi, Makedonya’da güvenlik güçleriyle çatışan silahlı grubun, radikal İslamcılardan oluştuğunu ifade ederek, saldırganların bir kısmının, IŞİD saflarında Suriye ve Irak’ta savaşan kişiler olduğuna dikkat çekti. ABD gelişmelerin dikkatle izlendiğini açıkladı. Tüm gözler Arnavutluk’tan sonra Bosna Hersek’e gidecek Türkiye Cumhurbaşkanına çevrildi.

Türkiye’nin Balkan seyrüseferi Cumhurbaşkanının Bosna gezisiyle sürüyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Bosna-Hersek’e resmi bir ziyaret gerçekleştiriyor. Erdoğan, Bosna-Hersek’teki Türk kültür mirasının korunmasına yönelik çalışmalar çerçevesinde, Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından restore edilen İsa Bey İshakoviç Hamamı ile restorasyonu TİKA tarafından tamamlanan Hünkâr Camii’nin açılışını da yapacak. Ekonomik krizle boğuşan Bosna Hersek uzun süredir Türkiye’den kredi talep ediyor. Bu ziyaret kapsamında Boşnak tarafın en çok merak ettiği konu ise Türkiye’nin açacağı krediler. Nitekim, Ziraat Bankası tarafından Bosna-Hersek için tahsis edilen 50 milyon Euro’luk uygun koşullu kredinin ilk kullanıcılarına ait projelerin imza töreni de Erdoğan’ın himayesinde gerçekleştirilecek. Ziraat Bankası’nın kredi programı Bosna-Hersek’te özellikle yatırım, iktisadi gelişim, istihdam ve üretimin artırılması, tarım, turizm, imalat sanayi ve ilgili hizmetler için kullanılacak. 10 yılda geri ödenecek kredi için faiz oranları ilk 12 ay için yüzde 3, 13-60 aylık süre için 3,5 ve 61-120 aylık süre için yüzde 4 olacak.

Twitter:@ oc32oc39

omurcelikdonmez@hotmail.com  

YAZAR HAKKINDA

  • Site Yorum
  • Facebook Yorum

7 adet yorum var.

  1. Aylin Boşdurmaz dedi ki:

    gelir gelmez yine felaket tellallığına başladınız

  2. mersinli ismail dedi ki:

    Türkiye seçimleri önemli, Ak parti iktidar olmazsa Balkanlar kan ağlar

  3. muharrem dedi ki:

    . Nasıl müslümanların ve arapların rüyası bütün yahudilerin ortadan kalkması ve kudüsü fetih ise ise sırplarında rüyası bir gün Bütün Türklerin boşnakların yok olmasıdır. Bu nedenle sırplar ellerine bir fırsat geçerse kesinlikle kullaırlar.
    ve silah denesi onlardan yana bu cümleden bosna sırp ordusu

    Yugoslav Halk Ordusu (JNA) (Sadece Bosna-Hersek topraklarında)

    600 Tank
    1.062 Havan Topu
    2.400 Zırhlı Araç
    100.000 Asker
    20.000 Sırp paramiliter, Çetnik vs.
    50 Uçak
    SDS Parti üyelerinin Bosnalı Sırplara dağıttığı 50.000 hafif silah

    Boşnaklar;

    207.000 Asker
    33 Top
    36 Havan topu
    1.000 Roketatar
    66 Anti-tank silahı
    60.000 Hafif-orta silah
    37.000 El bombası
    46.000 Anti-tank mermisi
    145+mısır tarafından hibe edilen157 adet t-55 tan

  4. muharrem dedi ki:

    . Nasıl müslümanların ve arapların rüyası bütün yahudilerin ortadan kalkması ve kudüsü fetih ise ise sırplarında rüyası bir gün Bütün Türklerin boşnakların yok olmasıdır. Bu nedenle sırplar ellerine bir fırsat geçerse kesinlikle kullaırlar.
    ve silah denesi onlardan yana bu cümleden bosna sırp ordusu

    Yugoslav Halk Ordusu (JNA) (Sadece Bosna-Hersek topraklarında)

    600 Tank
    1.062 Havan Topu
    2.400 Zırhlı Araç
    100.000 Asker
    20.000 Sırp paramiliter, Çetnik vs.
    50 Uçak
    SDS Parti üyelerinin Bosnalı Sırplara dağıttığı 50.000 hafif silah

    Boşnaklar;

    207.000 Asker
    33 Top
    36 Havan topu
    1.000 Roketatar
    66 Anti-tank silahı
    60.000 Hafif-orta silah
    37.000 El bombası
    46.000 Anti-tank mermisi
    145+mısır tarafından hibe edilen157 adet t-55 tankı işe yaramaz sadece topundan zırhından istifade edilebilir
    250 kadar eski obüs
    görüldüğü gibi sırpların bariz bir tank ve hava gücü üstünlüğü var boşnaklar bundan yoksun
    bunun için boşnaklara kirpi 122 lik kasırga fırtına ve panter obüsleri ve hisar Qve u hava savunma ve som füzeleri verilmesi lazım yoksa boşnaklar ezilir

  5. bre cello dedi ki:

    felek her türlü esbabı cefayı toplasın gelsin
    dönersem kahpeyim millet yolunda bir azimetten
    -Namık KEMAL-

  6. Asil Murat dedi ki:

    Çok güzel ve detaylı bir yazı olmuş. Kalemine sağlık abi.
    Ancak muharrem beye sormak lazım, kurtuluş savaşında tank ve tüfeğe karşı nasılki iman gücü galip geldiyse, bosnalılarında kurtuluş savaşında neden iman gücü galip gelmesin. Ayrıca arkalarında koskoca Türkiye Cumhuriyeti var yetmez mi?

  7. Arnavut Ramiz dedi ki:

    arnavut karındaşlarım uzulur bre more,

Bir yorum bırak

Yorum onaylama sistemi etkin; yorumunuzun yayınlanması biraz zaman alabilir.

Bir yorum bırak