Bireysel krediler ve kredi kartı kullanımı / Ahmet Ulusoy

Bireysel krediler ve kredi kartı kullanımı

Ahmet Ulusoy

Ülkemizde kredi kartı sayısı ve kullanımı hızla artmaktadır. Hatta Türkiye, Avrupa’nın en büyük kredi kartı pazarı konumuna gelmiş. Kart kullanımı bir takım avantajlar yanında bazı sorunlara da neden olmaktadır.

Bu yazıda bireysel kredi ve kredi kartı kullanımı ile ilgili bazı göstergelerden hareketle; vatandaşın borçluluk durumu, geri ödenmeyen krediler ve bankacılık sektörünün taşıdığı risk konusunda değerlendirme yapmaya çalışacağız.

Türkiye’de kullanılan kredi kartı sayısı 2013’te 56.8 milyon iken Eylül 2017 itibari ile 61.2 milyona ulaşmış.

Kredi kartı sayısında olduğu gibi işlem tutarında da artış var.

Aslında kredi kartı kullanımındaki artışa, sektörün büyümesine, finansal teknolojinin gelişmesine ve kayıt dışı ekonominin azalmasına katkı sağladığından pozitif bakılmaktadır.

Yine, ülkenin ekonomik büyüme hızının büyük ölçüde iç tüketim kaynaklı olduğu, bunu da bireysel kredilerin desteklediği bilinmektedir.

Bunlarla beraber, bireysel krediler ve kredi kartı artışının neden olduğu olumsuz tablo ise geri ödeme yapılamadığından takibe alınan alacaklarla ilgili.

**

TBB Risk Merkezi verilerine göre bankaların toplam kullandırdığı krediler Eylül 2016’da  1,7 trilyon TL iken Eylül 2017 itibariyle 2,1 trilyon TL’ye ulaşmıştır.

Toplam kredilerin yüzde 24’üne karşılık gelen bireysel krediler ise Eylül sonu itibariyle 514 milyar lira olarak gerçekleşmiş. 

Bu kredinin sadece yüzde 17’si kredi kartları vasıtasıyla kullanılmış, geri kalanı ihtiyaç, konut ve taşıt kredisidir.

Kredi kullanan kişi başına yaklaşık 18.000 liralık borç karşımıza çıkıyor.

**

Bireysel kredi kartı borcundan dolayı yasal takibe intikal etmiş kişi sayısı yılın ilk 9 ayında önceki yıla göre gerilese de (749 bin kişiden 701 bin kişiye düşmüş)  halen önemli düzeyde olduğu söylenebilir.

Hem kredi kartı hem de bireysel kredi kullanıp geri ödeyemeyen kişi sayısı ise 2016 yılına göre az bir artışla (yüzde 0,3) 1.014 bine ulaşmış.

Tasfiye aşamasına gelen takipteki alacaklar miktarı önceki yıla göre yüzde 12 artışla 72 milyar lira düzeyinde gerçekleşmiş. 

Buna karşılık tasfiye olunacak alacakların toplam krediler içindeki payı ise önceki yılın ilk 9 ayına göre  0,4 puan düşerek yüzde 3,3 seviyesine gerilemiştir.

Yani toplam kredilerdeki artış ödenemeyen kredilerden daha hızlı artmaktadır.

Takibe dönüşüm oranı en yüksek kredi kartlarında, bunu ihtiyaç kredileri izliyor. Konut ve taşıt kredilerinde ise bu oran daha düşük.

**

Bu sıkıntılı (takipteki-tasfiye edilecek) krediler bankacılık sektörü için risk oluşturacak boyutta mıdır?

Dünya bankası verilerine göre takipteki krediler/toplam krediler oranı, 2016  itibariyle, yüzde olarak; Almanya ‘da 3, Fransa’da 3.9, İspanya’da 5.6, İtalya’da 17.1, İsviçre’de 1, Rusya’da 9.4, Norveç’te 1.1, Brezilya’da 3.9, Meksika’da 2.5 ve Romanya’da 9.6 olarak gerçekleşmiş.

Yani çeşitli ülke göstergelerini de dikkate aldığımızda, Türkiye’deki geri ödenmeyen kredilerin banka sektörünü riske edecek kritik– eyvah batıyoruz yaygarasını haklı kılacak- bir düzeyde olmadığı (yüzde 3,3) açık olarak söylenebilir.

Bir tarafta 9 ayda 37 milyar lira kar eden bankacılık sektörü, diğer yanda borcunu ödeyemediğinden yasal takibe alınmış milyonlarca kişinin varlığını hatırlatalım.

**

Özetle:

* Bireysel kredi kullanımı (tüketim/borçluluk) artıyor. Fakat geri ödenmeyen kredilerin toplam krediler içindeki payı henüz risk oluşturacak düzeyde değil.

* Ekonomiden sorumlu bakan ve ilgili kurum yöneticileri (BDDK gibi) kredi kullanımındaki hızlı yükselişin taşıdığı riskin farkındalar ve zaman zaman müdahale etmekteler (Ekim 2013 ve Şubat 2014 tarihlerinde yapılan düzenlemeler gibi).

* Her ne kadar bireysel kredi kullanım düzeyi, hem de tasfiye aşamasındaki kredi miktarı ve kredi kullanan sayısı yüksek risk taşımasa bile, önemli bir sorunun varlığını göstermektedir.

* Vatandaşın borç batağında olup olmadığı yargısı ise bakılan yeregöre değişmektedir (normatif anlam taşıyor).

Kaynak Site: YeniŞafak

YAZAR HAKKINDA

fikrikadim.com sitesinin görüllü editörü
  • Site Yorum
  • Facebook Yorum

Bir yorum bırak

Yorum onaylama sistemi etkin; yorumunuzun yayınlanması biraz zaman alabilir.

Bir yorum bırak