Balkanlı mücahitler Irak’tan geri dönüyor Suriye’de Esad gidici! – Fikrikadim

Balkanlı mücahitler Irak’tan geri dönüyor Suriye’de Esad gidici!

Ömür Çelikdönmez

Ömür Çelikdönmez

Balkanlarda istikrarsızlığın yeniden baş göstermesi, Balkan ülkelerinden savaşmak için Suriye ve Irak’a gidenlerin geri dönüşünü hızlandırdı. Geri dönüşlerin bir diğer nedeni de Irak ve Suriye’de Balkanlı cihatçıların katıldıkları örgütlerin kısmi zafer kazanmaları. Bu durum Suriye ve Irak’taki savaşa katılmış, her türlü silah eğitimini almış, en az 1000 civarında mücahidin ülkelerine dönüşü demek. Müslümanlara saldırmak için bahane kollayanların bin düşünüp bir eylem yapması gerekecek. Hiçbir şey eskisi gibi olmayacak. El Alem haber sitesi, 2014’te batı kaynaklarına dayandırarak IŞİD militanlarının hangi ülkeden ve kaç kişi olduklarını yayımlamıştı.

Buna göre; Arnavutluk’tan 140, Kosova’dan 120, Bosna Hersek’ten 60 kişi adı geçen örgütlere katılmış. Arnavutluk’tan da resmi olmayan rakamlara göre çatışma bölgelerinde yaklaşık 500 kişi bulunuyor. Ancak Arnavutluk’un nüfus oranına göre bu rakam oldukça fazla.  2007-2010 yıllarında Arnavutluk cumhurbaşkanlığı danışmanlığı yapan  Arnavutluk güvenlik uzmanı Prof. Dr.  Illir Kulla ise Arnavutluk, Kosova ve Makedonya’dan Suriye’ye savaşmaya giden Arnavut sayısının en az 300 olduğu kanaatinde.

Kosova’dan katılanların sayısını 2 Şubat 2015’te Kosova İçişleri Bakanı İskender Hüseyni, 300 civarında açıklamıştı. Kosova polisi, 2012 yılının başından itibaren 16 Kosova vatandaşının Irak ve Suriye’de hayatını kaybettiğini kamuoyu ile paylaştı. IŞİD ve diğer İslamcı örgütlere katılım Makedonya’da da önemli sorunlar arasında yer alıyor. Ülkede yaşayan özellikle Arnavut kökenli gençler, Kosova ve Arnavutluk’taki “selefi liderleri” aracılığıyla ailelerinden habersiz olarak Suriye ve Irak’a gidiyor. Aslında IŞİD veya diğer örgütlerin saflarında savaşmaya gidenlerin gerçek sayısının kamuoyunda paylaşılanın üzerinde olduğu da bir gerçek.

Boşnak hükümet yetkilileri, en az 150 kişinin Ortadoğu’da IŞİD adına savaşmak için ülkeyi terk ettiğini tahmin ediyor. Bosnalı gazeteci Esad Hecimoviç, istihbarat servislerinin verilerine göre Suriye’ye giden Selefilerin sayısının 100-150 dolayında olduğunu, bunlardan 10-15 kadarının ise hayatını kaybettiğini belirtiyor. Bosna Hersek Cumhuriyetinin Dayton anlaşması çerçevesinde 2000 askerden oluşan küçük bir ordusu var ve Suriye ve Irak’taki örgütlere katılarak savaş tecrübesi kazanan Boşnak gençlerin ülkelerine döndüklerinde birer kahraman gibi karşılanmalarının arka planında bu sosyal gerçeklik mevcut.

2013 Eylül ayına kadar, Kosova, Arnavutluk, Makedonya, Karadağ gibi ülkelerden en az 140 Selefinin Suriye’ye gittiği tahmin ediliyor. Yeteri kadar savaş tecrübesi edinen Balkanlı mücahitlerin geri dönüşleri, Balkan yönetimlerini telaşlandırdı. Balkan kökenli IŞİD mensuplarının Akdeniz’deki göçmen krizinden faydalanarak, Avrupa’ya kaçak göçmen olarak sızdığı iddiası gündemde. Balkanlar’dan IŞİD’e katılım Türkiye üzerinden gerçekleştiğinden geri dönüşünde Türkiye üzerinden olabileceği emniyet güçlerini harekete geçirdi. Sınırlarda tedbirler artırıldı.

Mücahitlerin geri dönüşünün etkileri Yunanistan’da dahi görüldü. Uzun yıllardır Atina’da cami yapılmasına karşı çıkan Yunan hükümeti nihayet bu kararından vaz geçti. Atina’ya cami inşasını öngören yasa değişikliği Yunanistan Parlamentosu’ndan geçti. Mütekabiliyet esasını öne süren Ankara’nın, Heybeliada Ruhban Okulu’nun faaliyete geçmesi için şart koştuğu gelişmeler arasında Atina’ya cami inşası da vardı.

Cami inşası hakkında teknik düzenlemeleri içeren yasa değişikliği için koalisyon ortağı aşırı milliyetçi ANEL ve neonazi Altın Şafak partileri dışındaki bütün partiler, parlamentoda ‘evet’ oyu kullandı. Yunanistan’ın bu kararı almasının arka planında Irak ve Suriye’deki cephelerden geri dönen mücahitlerin hedefi olmamak var.

Balkanlı mücahitlerin geri dönüşlerindeki belli başlı etkenlerin başında, katıldıkları örgütlerin faaliyet gösterdikleri coğrafyada yani Irak ve Suriye’de kısmi başarı göstermeleri. Örneğin Suriye’de Esatsız bir yeni rejime geçişin emareleri ortaya çıktı. ABD Dışişleri Bakanı Kerry’nin , Rusya’nın Soçi kentinde Devlet Başkanı Putin ve Dışişleri Bakanı Lavrov ile görüştükten sonra, “ABD olarak, siyasi bir dönüşüm, çözüm olana kadar Suriye’ye barışın gelmeyeceğine inanıyoruz” demesi bu yeni dönemin işareti.

Çok değil birkaç gün önce Barack Obama’nın IŞİD’le mücadele koalisyonu özel temsilcisi emekli Orgeneral John Allen ve yardımcısı Brett McGurk, bu alandaki işbirliğini Ankara’da Dışişleri Bakanı Feridun Sinirlioğlu ve diğer yetkililerle görüştü. Tarafların yabancı savaşçı geçişinin önlenmesi, IŞİD terör örgütüyle mücadele konusunda iki ülke arasındaki işbirliğinin genişletilmesi amacıyla atılacak adımları ele aldığı belirtildi.

Türk tarafı ise  Türkiye’nin 14 binden fazla kişiye giriş yasağı koyduğunu ve bin 300’ü aşkın yabancı savaşçıyı sınır dışı ettiğini ABDli yetkililere aktardı. Buna rağmen Reuters, Türkiye istihbaratının Suriye’de İslamcıların kontrolündeki bölgelere silah yollanmasına yardımcı olduğunu açıkladı. Bu tür garipliklere batıda sık rastlanıyor. İngiltere Dışişleri Bakanlığı, Türkiye’ye seyahat edecek vatandaşlarını sokak köpeklerinden uzak durmaları konusunda uyarması da buna benzer bir işgüzarlık.

Gözlemciler Türkiye ile Amerika arasındaki anlaşmazlık konusunun Amerika’nın Suriye’de IŞİD’le mücadeleye öncelik verilmesini, Türkiye’nin ise eğit-donat faaliyetlerine katılacak Suriyeli isyancıların Beşar Esat rejimiyle de savaşmasını istiyor olması şeklinde açıklıyor. Türkiye ile Amerika arasındaki anlaşmazlık uzadıkça IŞİD’in kontol altına aldığı alan her geçen gün büyüyor. Son olarak IŞİD, Suriye ve Irak arasında Esat rejiminin kontrol ettiği son sınır geçiş noktasını da ele geçirdi. Böylelikle Suriye’nin Irak’la sınır kapısı kalmadı. Suriye güvenlik güçlerinin el Tanaf sınır kapısını bırakarak kaçtığını ve denetimi IŞİD’e bıraktığını bildiriyor. Rusya’nın Şam büyükelçiliğine havan toplu saldırı düzenlenmesi, Suriye rejiminin en büyük destekçisi Rusya’ya verilen bir mesaj. Suriye’deki Rus görevliler için Suriye’nin güvenli ülke olmadığı daha başka nasıl anlatılsın?

Irak’ta hükümet güçlerinin mevzilerini terk etmesinden sonra Ramadi’nin IŞİD’in eline düştü. Irak Başbakanı Haydar el-İbadi’nin, Şii güçlerden oluşan Haşdi Şabi’ye Enbar vilayetini IŞİD’ten kurtarmak için kente girme talimatı verdiği bildirildi. İran rejiminin her türlü yardımına ve ABD liderliğindeki koalisyon güçlerinin hava desteğine rağmen Irak ordusunun Ramadi kentinden ricat etmesi, Tikrit zaferinden sonra Irak ordusunun yaşadığı en büyük yenilgi. İran’ın efsanevi generali Kasım Süleymani’nin savaş stratejisinin çöktüğü anlamına gelen bu son durum, Irak ve İran’dan ziyade ABD yönetimini can evinden vurmuş gibi.

ABD Başkanı Obama, Irak’ta Ramadi kentinin DAEŞ’in eline geçmesini “taktiksel bir gerileme” olarak nitelerken, ABD’nin DAEŞ’e karşı yürütülen savaşı “kaybetmediğini” söyledi. ABD Genelkurmay Başkanı Dempsey, Ramadi’nin IŞİD tarafından kontrolünün sağlanması gibi durumların “üzücü ancak savaşta olağan dışı olmadığını” bildirdi. Irak’ın Ramadi kentinin İslam Devleti’nin eline düşmesinin ardından Obama yönetimi, aşiret mensuplarının eğitilmesi ve silahlandırılmasının hızlandırılması konusunun görüşüldüğünü duyurdu. Iraklı uzmanlar, Amerika’nın Sünni Iraklıları IŞİD’e karşı harekete geçirememesi durumunda hava saldırılarının ve baskınların yalnızca ülkenin mezhep savaşına sürüklenmesini yavaşlatmaya yetebileceği uyarısında bulunuyor. IŞİD’in Ramadi kentini almasının ardından bu yaz düzenlenmesi beklenen Musul operasyonunun ertelenebileceği bekleniyor.

Twitter:@ oc32oc39

omurcelikdonmez@hotmail.com  

 

YAZAR HAKKINDA

  • Site Yorum
  • Facebook Yorum

7 adet yorum var.

  1. muharrem dedi ki:

    sünni aşiretler o silahı alıp şii lerle vuruşurlar işid le vuruşmazlar
    bu ara işid ramadi den aldığı TOW füzeleri ile suriye ordusu ve zırhlılarını dağıtıyor
    öso da türkiye ve suud dan aldıkları destekle esad ın esas gücünün olduğu lazkiye ve tartus a yürüyor
    esat ın her hafta bir ili kaybettiğini duyacağız
    batılılarca suriye nin yasal temsilcisi kabul edilen öso iktidarı ele geçirip türkiye yi müdahele için davet ederse yepyeni ve hızlı olaylar yaşayacağız

  2. muharrem dedi ki:

    dikkatinizi çektiyse ABD işid i şii ırakla çarpışırken değil ypg ile veya peşmerge ile çarpışırsa vuruyor
    yani iran ın nefesi kesiliyor

  3. Arnavut Ramiz dedi ki:

    abe kızanım dönsun bızım cocuklar gurbet zordur

  4. limasollu naci dedi ki:

    yunanlılarıın Kıbrıs politikasına dikkat edin, para kazanacaklarını bilseler inanın IŞİD mi DAİŞ mi herne karın ağrısı ise işte ona üs verirler hatta askeri bile olurlar

  5. Laz kızı reyhan dedi ki:

    Arnavut emice hangi gurbetten soz edersin sen, savaşa gitmiş onlar savaşa, karşılarında müslümanlrdan başka kim var, katil olup geri dönüyorlar, cehennemde cayır cayır yanacaklar haberleri yok

  6. muhterem çakıcı dedi ki:

    yollar yürümekle aşınmaz, laflar söylemekle tükenmez.
    konuş be hocam, son bir aydır balkanlar dışında yazı yazamıyorsun. sende haklısın, neyi yazacaksın, doğru yapılan icraat yok ki yazasın. ama eleştirmiyorsun da.

    Bekliyoruz hocam, seçimi yaz, geçimi yaz, ekonomi, eğitim,
    sağlığı yaz 2008 den beri artmayın ihracatı, milli geliri yaz. memurları, asgari ücretlileri yaz. hepimize lazım olan adaleti durumunu yaz, taşeronu yaz. gelmeyen yabancı sermayeyi, adım adım gelen krizi yaz. otomotivdeki grevi yaz. 5-10 trilyona satılan daireleri yaz. 7 milyon işsizi, iki milyon mülteci Suriyeliyi yaz.

    olmaz ama, belki yazarsınız he hocam. iyi günler.

  7. ömür çelikdönmez dedi ki:

    Muhtereten Çakıcı beyefendi,
    seçimi geçimi yazanlar yazıyor,
    her yiğinin yoğurt yeyişi kendine özgüdür,
    benim yazdıklarım ortada.
    azıcık ferasetiniz ve dikkatiniz varsa
    her yazdığımız konunun orijinal olduğunu
    ve öngörülerimzin doğrulandığını
    birer birer çıktığını biliyor olurdunuz,selamar

Bir yorum bırak

Yorum onaylama sistemi etkin; yorumunuzun yayınlanması biraz zaman alabilir.

Bir yorum bırak