Ankaacademy çok yakında yayına başlıyor – Fikrikadim

Ankaacademy çok yakında yayına başlıyor

KARDEŞLİK SEFERBERLİĞİ BİLDİRİSİ

Türkiye’nin iki yüzyıla yakın bir zamandan beri yaşadığı sorunlar ile ilgili geliştirdiği çözüm önerilerinin/ideolojilerinin büyük oranda iflas ettiği görülmektedir. Bu ideolojilerin ortak vasfı olan “fizik-mekanik” toplum anlayışları veya “yukarıdan aşağıya” toplum kurma anlayışları da iflas etmiştir. Aynı şekilde insan doğası ile ilgili yapılan “kötülük” ve “güç” merkezli insan “kabul” ve tanımları da iflas etmiştir. Kısaca yeni bir durum tanımı yaparak yeni yaklaşımlar geliştirmeye mecburuz.

Türk toplumsal yapısı büyük oranda gruplar temelinde parçalanmış bir manzara arz ediyor. Öncelikle, insan ile ilgili üretilen yaklaşımlar ile  kapalı grup içinde inşa edilen kimlikler; birbirlerini “ötekileştiren” hatta düşmanlaştıran çatışmacı bir ruh iklimi içinde her gün biraz daha kendi içine kapanırken birbirlerine karşı da bir o kadar “kör ve sağır” hale gelmektedirler. Aynı zamanda, toplum olmanın en temel vasfı olan sosyolojik güven duygusunu da kaybeden bütün gruplarda;  grup dışı kişi ve grupların kendilerini yok etmek için çalışan düşmanlar olduğuna dair bir “paranoyanın” hakim olduğu görülmektedir. Büyük bir duygusal kopuş ve parçalanma yaşayan toplumumuzun akıl ve ruh sağlığı bozulmuş olduğunu söylemek abartı olmasa gerekir. Akıl ve zihin melekelerini işlevsizleştiren bir “travma” hali gruplar arasındaki sosyal mesafeyi her gün biraz daha derinleştirirken aynı zamanda gerçek ilişkileri de imkansız hale getirmektir. Bireysel açıdan zihinsel, toplumsal açıdan kültürel bir “gerileme” sürecine işaret eden bu parçalanma ve kutuplaşma sürecinin aynı zamanda sosyal çatışma sürecini besleyen önemli bir risk unsuru olduğu bilinmektedir. Bu çatışma ve parçalanmanın kurumsal veya sektörel bazda yaşanan sorunların şiddetini arttırdığı gibi geliştirilen çözüm önerilerini de başarısız kıldığı görülmektedir.   Yaşadığımız sorunların birbirine bağımlı sorunlar olduğu gibi bu sorunların insanlığın yaşadığı sorunlardan bağımsız olmadıklarını da biliyoruz. Ancak öncelikli olarak, gruplar arasında yaşanan kutuplaşma ve parçalanma olgusunu asgariye indirecek bütünleştirici etkileşim süreçlerini merkeze alan yeni yaklaşımların geliştirilmesi gerektiğine inanıyoruz. Bir başka ifade ile bu toplumda yaşayan herkes ile yeni bir sözleşme  yapmamız gerektiğine inanıyoruz.

Her şeyden önce yaşadığımız toplumsal sorunlar ile ilgili geliştirilecek çözüm önerilerinin yeni ve farklı düşünce biçimlerine dayanması ve  yeni insan ve toplum anlayışlarını hedeflemesi gerekir. Bu çözüm önerilerinin yaşadığımız sorunların doğasından yola çıkılarak geliştirilmesi, siyasi/devletçi bir bakış açısı ile değil  toplumun tarihi ve kültürel değerleri ortak paydasında sivil bir anlayışa dayanması,  her tür siyasi, dinsel, ideolojik ilke ve amaçlardan arındırılması, ithal değil yerli, teorik değil pratik davranışlar ile desteklenmesi zorunluluğu vardır. Kısaca yeni çözüm önerilerinin bir bütünlük arz etmesi,  toplumun bütün kesimlerinde duygusal ortaklıklar yaratarak ortak paydada buluşturacak yeni davranış biçimlerini,  ve gelecek için ortak hayal ve düşüncelerin inşasına zemin hazırlayacak ortak ilişki biçimlerini destekleyecek yeni bir heyecana, yeni bir düşünceye, yeni bir dile ve yeni bir ahlaka dayanması gerektiğine inanıyoruz.

Bu yeni ahlakın kardeşlik ahlakı olduğuna inanıyoruz. Dini, dili, ırkı,  rengi, ne olursa olsun herkes ile kardeş olduğumuza inanıyoruz. Herkes aynı dünyada doğdu, herkes aynı dünyada yaşıyor, herkes ile aynı dünyayı paylaşıyoruz, bu dünya bizim evimizdir. Bu ülke, bu vatan bizim evimizdir. Hepimiz aynı evin çocuklarıyız. Bu evde yaşayan insan ve hayvan tüm yaratılmışların kardeş olduğuna inanıyoruz. Bütün canlılar arasında bir kardeşlik hukuku geliştirmeye ve yaymaya çalışıyoruz. Bu kardeşlik hukuku bir tercih değildir, kardeşler birbirlerini tercih ederek kardeş olmazlar. Bu kardeşliğimiz yaratılışımızdan gelen bir hakikattir, kimse bu hakikati görmezden gelme ya da unutma hakkına sahip değildir.  Bu hakikati yaşamaya ve inşa etmeye zorunluyuz. Anadolu’nun tarihi tecrübesinin bu kardeşlik ahlakı olduğunu inanıyoruz. İnsanlık tarihinin en nadir tecrübelerinden biri olan bu tecrübeyi hep birlikte yeniden inşa etmemiz gerektiğine inanıyoruz. Bu topraklarda hep birlikte yaşamak için bunu yapmaya zorunluyuz. Yaşadığımız kötülük cehenneminden sadece ve  sadece kardeşlik ahlakı ile çıkabileceğimize inanıyoruz. Bu itibarla “İyilik” paydasında herkesi kardeşlik seferberliğine katılmaya çağırıyoruz. Bu “iyilik” özünün herkeste var olduğuna inanıyoruz. Herkesi bir barış  ve güven toplumu kurmaya çağırıyoruz. Herkesi erdemli ve ahlaklı bir toplum kurmaya davet ediyoruz. Bu ahlak toplumunu, siyasal  ya da devletçi yöntem ve mekanizmalar ile “yukarıdan aşağıya” değil, içimizde uyuyan iyilik cevherini harekete geçirerek aşağıdan yukarıya doğru kurabileceğimize inanıyoruz. Bunun için gerekli kültürel ve sosyal sermayeye ve insan gücüne sahip olduğumuza inanıyoruz. Bu tarihi birikim ve tecrübemizi hakkıyla değerlendirecek, yeni yöntemler geliştirerek yeni bilgiler üretecek düşünür ve akademisyenlerimizin var olduğuna inanıyoruz

kardeşlikseferberliği.com’un kardeş yayın organı olarak ankaakademy.com (Anadolu Kardeşlik Seferberlik Akademisi) “iyilik” paydasında kardeşlik ahlakının inşasına ve yaygınlaştırılmasına katkı sağlayacak gönül dostlarımızın bilgi ve birikimlerini paylaşmalarını teşvik etmek amacıyla oluşturulmuş sivil bir platformdur.

Bütün gönül dostlarımızı Kardeşlik Seferberliği hareketine katkı vermeye davet ediyoruz

Selam ve saygı ile…

<

p class=”p2″>e-mail:

*BU MAKALEDE YER ALAN FİKİRLER YAZARA AİTTİR VE FİKRİKADİM?COM'un EDİTORYAL POLİTİKASINI YANSITMAYABİLİR.

YAZAR HAKKINDA

fikrikadim.com sitesinin görüllü editörü
  • Site Yorum
  • Facebook Yorum

Bir yorum bırak

Yorum onaylama sistemi etkin; yorumunuzun yayınlanması biraz zaman alabilir.

Bir yorum bırak