Amerika Suriye’de çark etti Türkiye Esad’ı fark etti! – Fikrikadim

Amerika Suriye’de çark etti Türkiye Esad’ı fark etti!

Ömür Çelikdönmez

Ömür Çelikdönmez

Ak Parti Hükümetinin Dışişleri Bakanı Doğu Perinçek Suriye’de. Tabi ki böyle bir şey yok. Çünkü 29 Ağustos 2014’te, Başbakan Ahmet Davutoğlu başkanlığında oluşturulan 62. T.C. Hükümetinin Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu. Dış politika uzmanı bir dostum, bugünlerde Şam’da temaslarda bulunan Doğu Perinçek başkanlığındaki heyetin, MİT ve Dışişleri Bakanlığının bilgisi ve izni olmadan böyle bir işe kalkışamayacağını, Türk tarafı inkâr etse de bu ziyaretin yarı resmi hüviyet taşıdığını söyledi.

Sanırım haklı. Çünkü Suriye Cumhurbaşkanı Beşar Esad’ın davetlisi olarak Şam’a giden heyete başkanlık eden Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek yolculuk öncesi yaptığı açıklamasında, “Bu seyahatimizin amacı Türkiye ile Suriye arasındaki ilişkileri onarmak. Ekonomi ve güvenlik alanında geleceğin milli hükümetinin esaslarını konuşmak. Bölücü terörün ve yobaz terörüne son vermenin yolunu konuşacağız. Suriye’nin toprak bütünlüğü Türkiye’nin toprak bütünlüğüdür.” demişti. 

Suriye Devlet Başkanı Esad’ın ülkesinde temaslarda bulunan Türk heyetinin bu yarı resmi misyonundan habersiz olduğu söylenemez. Suriye’de temaslarda bulunan Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek, Şam’da Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad tarafından kabul edildi. Türkiye’nin baş düşman olduğu algısının yaratıldığı bir dönemde Perinçek’in ziyaretinden dolayı memnuniyet duyduğunu ifade eden Esad; Perinçek’in Suriye ziyareti öncesinde yaptığı konuşmaya atıfla; “Türkiye’nin bölünmesi Suriye’nin bölünmesidir. Suriye’nin bölünmesi ise Türkiye’nin bölünmesi” dedi.

Muhtemelen önümüzdeki günlerde Amerika’nın Suriye politikasında ciddi değişiklik yaşanabilir. ABD Dışişleri Bakanı John Kerry’in Arap Körfez ülkelerinin İran konusundaki endişelerini yatıştırmaya çalıştığı Körfez turunda, “Suriye lideri Esad’a karşı askeri baskının gerekli olabileceğini” de söylemesi, gündeme taşıdığım, politika değişikliğinin işaret fişeği. Ancak Suriye iç savaşı başladığından itibaren Türkiye’nin bu konudaki talebine sırtını dönen Amerika’nın bu tutum değişikliği Türkiye’de, “bizim bıraktığımız yerde otluyorlar” yorumuna yol açıyor. Sıkı durun çünkü Türkiye’nin de Suriye politikasının değiştiğini yukarıdaki yorumlardan anlamışsınızdır.

Evet, Türkiye; Suriye konusunda farklı düşünüyor. Amerika’nın Suriye’ye operasyona hazırlandığı süreçte Türkiye Esad rejimi ile diyalog kapısını açık tutmaya çalışıyor. Neden acaba? Çünkü bölgeye askeri harekâta hazırlanan koalisyon güçlerine güvenmiyor. Biliyor ki Koalisyon güçlerinin asıl hedefi bölgede asayişi temin değil, Avrupa ve Amerika’nın ihtiyaç duyduğu enerji kaynaklarını kontrol altında tutmak. Türkiye veya diğer bölge ülkelerinin milli çıkarlarının zerre kadar, koalisyon güçlerinin nezdinde önemi yok. Onlar için bir damla petrol, binlerce insanın akan kanından daha kıymetli.

Amerika Suriye politikasında El Nusra’yı kullanmak niyetinde. El Kaide’nin Suriye’deki kolu El Nusra Cephesi’nin; Körfez ülkelerinin desteklediği yeni bir grup kurmak üzere hazırlandığını, bu amaçla bağlı olduğu El Kaide ile bağlarını kopartacağı, El Nusra adının terk edileceği, bu adımın Katar hükümeti tarafından desteklendiği söyleniyor. Söyleniyordu çünkü El Nusra’nın komuta konseyi şimdilik karar alabilecek imkâna sahip değil. Suriye’de Beşar Esad rejimine karşı savaşan El Nusra Cephesinin askeri kanat lideri Ebu Homam El Şami, Nusra Cephesi yöneticilerinin İdlib kentinin kuzeybatı kırsalında toplantı halindeyken, Suriye ordusunun düzenlediği hava destekli operasyon sonucu öldürüldü.

Suriye ordu kaynakları; Suriye ordu birliklerinin saldırıları sırasında İdlib kırsalı Han Şeyhun, Kare el Gazel, el Hute, Mecas ve el Şuviyha bölgelerinde Nusra Cephesi, İslam Cephesi ve Ahrar el Şam İslam Hareketi gibi örgütlerin sığınak ve toplanma yerlerini hedef aldıklarını ifade etti. Saldırının, Suriye Türkiye sınırında, İdlib sınırları içinde bulunan Salkın köyünde düzenlendiği belirtiliyor. ABD ordusu, uluslararası koalisyonun son 24 saatte İdlib’de direnişçi mevzilerine hava saldırısı düzenlemediğini açıkladı.

El Nusra’nın isim değişikliği yapmak istemesi; El Nusra Cephesi’nin, ABD’nin terör listesinde ve Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin yaptırım listesinde bulunmasına bağlanıyor. El Nusra, yeni bir örgüt haline gelirse, bu listelerden çıkmış olacaktı. Velakin El Nusra Cephesini ‘terör örgütü’ olarak tanımlayan sadece ABD değil. Rusya Yüksek Mahkemesi geçtiğimiz yıl aldığı kararla IŞİD ve El Nusra’yı resmen terör örgütü ilan etmiş, Mahkeme, bu örgütlerin Rusya’daki faaliyetlerine yasak getirmişti.

El Nusra Cephesinin askeri kanat lideri Ebu Homam El Şami öldürülmeden önce; Nusra cephesi ile çatışan Hazm hareketi fesh edildi. Hareket feshedildikten sonra yazılı bir açıklama ile Suriyeli muhaliflerin çatı kuruluşu El Cephetu’ş Şamiyye yani Şam Cephesi’ne katıldığını duyurdu. Sahave hareketi olan Hazm hareketi kendini fesh ettikten sonra kendisine bağlı bazı gruplar, diğer muhalif sahve gruplarına katıldığını duyurdu. Sahave örgütlenmesinin Ürdün ve Suud istihbaratının bir çalışması olduğu iddia ediliyordu.

Bir diğer önemli olayda Nusra Cephesi’nin son olarak Çarşamba günü Halep’teki hava kuvvetleri istihbarat binasına saldırmasıydı. Suriye’nin Halep kentinde, rejime bağlı Hava İstihbarat Şube binasının altına kazılan tünelin patlayıcılarla havaya uçurulması sonucu 50 asker ölmüştü. Hava İstihbarat binasının altına Nusra Cephesi, Muhacirin Ordusu, Şam Cephesi, Birinci Alay ve diğer muhalif birliklerinin ortak çalışmayla kazdığı tünel, akşama doğru havaya uçurulmuştu. Suriye Rejim güçlerinin, Hava İstihbarat Birimi’ne ait binayı askeri karargâh ve tutuklular için “işkence merkezi” olarak kullandığı ileri sürülüyordu.

bear_esad_ile_grmeTürkiye’nin Suriye politikası değişikliğinin bir nedeni de IŞİD’in Niğde saldırısında kullandığı silahlarla Ankara’nın Özgür Suriye Ordusu ÖSD’ya gönderdiği silahların seri numaralarının aynı çıkması. Bunun anlamı şu; IŞİD içindeki yabancı savaşçılardan bir kısmına nüfuz eden Amerika veya Avrupalı bir istihbarat örgütü, Türkiye’nin silahlarıyla Türkiye’ye gönderdiği teröristlere eylem yaptırarak, Türkiye’nin Suriye’ye yönelik ilgisini ve desteğini kesmesini istedi. Türkiye’nin bölgedeki terörün sonlandırılmasında önceliğin Esad rejiminin tasfiyesine verilmesi konusundaki ısrarına karşın Amerika’nın ayak diremesi, Amerikan istihbarat örgütlerini potansiyel suçlu yapıyor.

Türkiye’nin, Şubat ortasında, ılımlı Suriyeli muhaliflere eğitim ve teçhizat sağlama programına katılacağını açıklamasına rağmen Ankara’yla Washington, programın hedefiyle ilgili görüş ayrılıklarını giderebilmiş değil. Türkiye için yakın bir zamana kadar Esat’ın devrilmesi, IŞİD’le mücadele kadar önemli idi. Hatta Rusya Güvenlik Konseyi Başkanı Nikolay Patruşev, ABD’nin Irak Şam İslam Devleti (IŞİD) örgütü militanlarını hemen yok etmek gibi bir amacı olmadığını, çünkü Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad için işleri kolaylaştırmak istemediği görüşünde.

Amerika’nın ve koalisyon güçlerinin samimiyetsizliğini test eden Türkiye, koalisyon güçlerinin asıl amacın IŞİD’le mücadele olmadığını, Türkiye’ye yönelik hesaplarında bu kargaşa sırasında görülmek isteneceği istihbaratını almış ki, birden yanı başındaki Nusayri Baasçı Esad’ı fark ediverdi. Türkiye’nin politika değişikliğinin fark edilmesinde nal toplayan sığır çobanları Körfez turlarında Türkiye’nin kulağına kar suyu kaçıracak şekilde, “Suriye lideri Esad’a karşı askeri baskının gerekli olabileceğini” konuşuyor.

Amerikalı Senatör Dan Coats, IŞİD’e katıldığı tahmin edilen 20 bin savaşçının çoğunluğunun Türkiye üzerinden geçiş yaptığını, NATO’nun sınır güvenliğinin korunması gerektiğini söylüyor. Bunun anlamı şu, “gerekirse Türkiye’nin sınırlarını işgal ederiz, NATO askerlerini yığarız.” Türkiye’de bu blöfe resti çekti. Uçaklarımız patır patır neden düşüyor sanıyorsunuz? Ama olan El Nusra’ya oldu. Amerika’nın maşası olacağına liderleriyle toprağa düşüverdi. Bana kalırsa Katar’ın teklifini müzakere eden El Nusra komuta heyetinin toplantı yaptıkları mekânın koordinatlarını, Türkiye’den Şam’a giden Doğu Perinçek Şam’dan ayrılmadan önce Türkiye’den birileri sızdırdı. Sebep?

Twitter:@oc32oc39 
omurcelikdonmez@hotmail.com 

*BU MAKALEDE YER ALAN FİKİRLER YAZARA AİTTİR VE FİKRİKADİM?COM'un EDİTORYAL POLİTİKASINI YANSITMAYABİLİR.
  Sosyal   Medyada   Paylaşın

YAZAR HAKKINDA

  • Site Yorum
  • Facebook Yorum

3 adet yorum var.

  1. Mustafa Kemalin Askerleri dedi ki:

    ne oldi gözlerim doldi
    hani şamda cuma namazı kılıyordunuz?
    ee ne demişler evdeki pazarlık çarşıya uymaz
    akıllı olun akıllı

  2. esref sefik dedi ki:

    Iyi de sizin daha onceki yazilarinizda Nusra’nin Mit tarafindan kuruldugu ve Turkiye’nin gudumunde bir orgut oldugu bilgisi vardi.

  3. Ömür Çelikdönmez dedi ki:

    E tam olarak böyle demediysemde, ‘Türkiye’nin El Nusra’ya sıcak baktığını söyleyebilirdik. Velakin devran döndü şartlar değişti, El Nusra Amerikaya yamanmanın eşiğine getirildi ve Türkiye bunu farkedince örgütü tüm günahlarından arındırdı:))
    ,

Bir yorum bırak