Ak Parti ve diğerleri – Fikrikadim

Ak Parti ve diğerleri

Muhammed Işık

Muhammed Işık

Prof. Dr. Necmettin Erbakan hocanın “ Milli görüş ve diğerleri” söylemi sanırım yerini “ Ak Parti ve diğerleri”  olarak buluyor. Siyaset iki kutupta keskinlik arz etmeye başladı.

Tayyip Erdoğan taraftarları ve karşıtları olarak ikiye bölünen siyasi iklimde partiler resmen olmasa bile birleştiler.

Buna getirilebilecek ilk kanıt en son yapılan yerel seçimlerdir. Siyaseti iyi kötü takip edenler bu durumu kolaylıkla fark etmişlerdir. Bundan sonra ki örnek elbette ki Cumhurbaşkanlığı seçimleridir.

Bu iki bariz örneği tarafsız sahada masaya koyduğumuz zaman yukarıda yazmaya çalıştığım yorumlar ortaya çıkıyor. Önümüzde ki 7 Haziran seçimlerinde bu durum devam edecektir. Tabi siyaset üstü üst akıllar bu iki kutuplu perçinlenmeyi kuvvetlendirmek için sansasyonel algı yönetimlerini itina ile yapıyorlar.

Yerel seçimlerde Ak Parti’nin Büyükşehir Belediyelerinden çoğunu ( İstanbul, Ankara başta olmak üzere ) kaybedeceğini öylesine yüksek tonda söylediler ki sokaktaki insan neredeyse sevince – telaşa kapıldı.

Ankara Büyükşehir Belediyesini Ak Parti’den dolayısıyla Melih Gökçek’ten almak için canşirah çalışanlar kuvvetli bir muhalefetle yola çıktılar. Muhalif partiler güçlerini birleştirip Ankara’dan galip çıkmaya çalıştılar. Bu ittifak gayri resmi yürüdü. Seçim sonuçları tarafsız sahada olanları şaşırttı. Melih Gökçek % 44,9 oy alırken, % 43,8 oy almıştı. Burada şaşırtıcı olan MHP seçmeninin CHP adayına oy vermesiydi. 2009 Yerel Seçimlerinde MHP adayı % 26,9 oy alırken, 2014 Yerel Seçimlerinde % 7,8 oy alabildi. Geri kalan oyların nereye gittiğini zaten belirtmiştik. Bu resmiyette olmayan ittifaklar birçok yerde de yapıldı.

Gelelim Cumhurbaşkanlığı seçimlerine. Bu sefer ki ittifak açıktı. CHP, MHP ve birçok parti aynı adayı destekledi. Hatırlanacağı gibi son derece sert geçen seçim çalışmalarının hedefi Tayyip Erdoğan’dı. Yerel seçim sınavında tüm gizli açık ittifaklara rağmen ( Kötü, yetersiz, istenmeyen adaylar da dahil ) Ak Parti Türkiye genelinde % 45,60 oy almıştı. CHP ve MHP oy toplamları % 42,00 civarındaydı. Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde el birliği ile bu aradaki birkaç puanı geçip ortak adaylarının Cumhurbaşkanı olacağına yürekten inanmışlardı. Bunun için haklı gerekçeleri vardı. Tayyip Erdoğan yıpranmış bir liderdi. Partisi içinde yolsuzlukla itham edilen kişiler vardı ve kendisi de suçlanıyordu. Bu konuda üst akıl müthiş bir propaganda yapıyordu.

Seçim sonuçları Tayyip Erdoğan karşıtlarını bir kez daha hüsrana uğrattı. En azından ilk turda seçilmez umutları boşa gitti. Tayyip Erdoğan % 51,79 ile ilk turda Cumhurbaşkanı seçildi. Ortak adayları ise % 38,44 oy alabilmişti. Şimdi önümüzde yine bir seçim var. Seçimi önemli kılan Ak Parti’nin yeni bir lider ile ilk sınavına çıkması ile HDP’nin %10 barajını aşma hedefi ile seçimlere girmesidir.

Seçimin kaderini belirleme görevi HDP’ye verilmiş gibi gözüküyor. %10 barajını geç Ak Parti’yi tek başına iktidar yapma. Eğer HDP %10 barajını birkaç puan ile geçebilirse Ak Parti’nin tek başına iktidar olması çok zorlaşır.

İşte muhalif partilerin ortak gayesi veya gizli hedefi bu olsa gerektir.

Üst aklın yeni kozu veya kartı HDP’dir.

CHP seçimlere önseçim ile belirlenen vekilleri ile girecek. Seçim çalışmalarını şimdiden özel bir ekibe devretmiş durumda. Seçim vaatlerini yavaş yavaş sunmaya bile başladılar. Üst akıl madem HDP’ye endekslendi CHP bunca çalışmayı niye yapıyor? Ak Partiye karşı olan birliktelik kendi aralarındaki rekabete engel değil. Ortak hedefleri Ak Parti hükümetini bertaraf etmek. Bu yüzden Ak Parti seçmeninden öyle veya böyle alınan her oy kâr.

Bu sebeple MHP’de bu seçimde işi sıkı tutacak. Ak Parti’nin milliyetçe politikalarını eleştirenleri kendi saflarına katmaya çalışacak. Yeni merkez partisiymiş gibi dindarlardan ve milliyetçilerden alabilecekleri oyu almak için sıkı bir çalışma içine girecekler. Dediğimiz gibi üst akıl Ak Parti iktidarını kesin kez istemiyor.

HDP seçimlere birçok kesimi temsil eden adaylarla girerek oy oranını arttırma gayreti içerisindedir.

Bunu yaparken doğu seçmenini PKK örgüt mensuplarına emanet etmeyi de ihmal etmiyor. “ Ya oyun ya canın” sıkı gözetiminde sandığa giden doğu seçmeninin HDP’ye oy vermesi şaşırtıcı değildir. Devletin bu konuda basiretsiz kalması söz konusu olmasa da, bundan önce ki seçimlerde her nedense epey göz yumulmuş olduğunu da göz ardı etmeyelim.

Hafta sonu Ağrı’da örgüt mensuplarının askerimiz ile çatışmaya girmesi “ oy gözetimi” nedeniyle olduğu açıklandı. Devlet olabildiğince kişinin oy hakkını bu sefer koruyacak gibi görünüyor. Bu da HDP için büyük kayıplar demek olabilir. Üst aklın HDP için kurguladığı %10 barajını geçme hedeflerine asker kurşun sıkmış oldu. Bunun sonuçlarını “Devlet çözüm sürecinde geri adım attı” gibilerinden yorumları duymamız şaşırtıcı olmaz.

HDP geçmişte aldığı oylarla %10 barajını geçmekten uzak görünüyor. Bağımsızlar olarak girdikleri 2011 seçimlerinde % 6,58 oy almışlardı.

Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Selahattin Demirtaş’ın aldığı 9,76 oy oranı şaşırtmasın. CHP ve MHP ortak aday çıkarttığı için özellikle CHP seçmeninin ulusal kanadı ve diğer ulusalcılar Demirtaş’a oy vermiş gibi görünüyor. Bu tepki oylarını bu sefer alması mümkün değil. Ulusalcılar güçlü bir birliktelik ile Vatan Partisi etrafında birleşecekleri için HDP ulusalcılardan oy alamayacak gibi görünüyor.

Vatan Partisi CHP ve HDP için korkulu rüya olabilir. Vekil adayları arasında oldukça popüler isimler var.

Ak Parti seçimlere kadar olabildiğince yıpratılmaya çalışılacak. Paralel örgütler diğer partiler için oy istemeye devam edecek. Üst akıl biliyor ki bu seçimde Ak Parti alaşağı edilmezde Başkanlık sistemi gelecek ve tüm oyunları bozulacak. O yüzden Ak Parti’ye topyekûn savaş başladı. Bu sebeple düğmeye bastılar…

Seçimlere kadar her türlü pis oyunu izleyebiliriz. Hazırlıklı olmakta fayda var…

YAZAR HAKKINDA

  • Site Yorum
  • Facebook Yorum

Bir adet yorum var.

  1. Sercan Adanalı dedi ki:

    Çok güzel bir makale-yazı!..yüreğine,bileğine sağlık değerli kardeş’im.

Bir yorum bırak