Adalet – Azgınlık Ekseni ve İnsan – Fikrikadim

Adalet – Azgınlık Ekseni ve İnsan

Muhammed ışık

Muhammed ışık

Şüphesiz Allah, adaleti, iyilik yapmayı, yakınlara yardım etmeyi emreder; hayâsızlığı, fenalık ve azgınlığı da yasaklar. O, düşünüp tutasınız diye size öğüt veriyor. ( Nahl / 90 )

Yüce kitabımız, bizler için hayat rehberi gibidir. İçerisinde bulundurduğu ilimler ile insanlığa nefis reçeteler sunar. İnsan olabilme adına numune bilgiler içerir. Her Cuma hutbesinde duyduğumuz yukarıda paylaştığım ayette bu numunelerden biridir.

Yüce Rabbimiz bu ayeti ile nasıl bir yaşam sürmemiz gerektiğini bizlere bildirmiştir. Bizler hayat dengesinde nerede durmalıyız? İşte bu ayet bize denge noktasını göstermiştir.

Şüphesiz Allah, adaleti, iyilik yapmayı, yakınlara yardım etmeyi emreder…

İnsanlık olarak en çok sıkıntı çektiğimiz konu adalettir. Adaleti niye sağlayamıyoruz? Adil olmak ne kadar önemli?

Eğer bütün insanlar adil olabilse o zaman acı ve gözyaşı oranımız azalmaz mı?

Adilce yaşamak niye bu kadar zor? Benliğe kapılıp, hep kendini düşünme hastalığından nasıl kurtulacağız?

Oysaki adalet ne yüce bir kavram, adil olmak ne yüce bir duygudur. Her an, her koşulda adil olabilmek ne hoş bir tutkudur. İnsanı yücelten, ruhunu kuvvetlendiren, nefsini dize getiren adillik insanı “ adam gibi adam ” yapar. Adaleti yakalamış bir toplum ayette geçen ikinci emri kendiliğinden yerine getirmeye başlar.

Nedir o ikinci emir? İyilik yapmak.

Aslında iyilik yapmak adil olmanın bir sonucudur. Adil olan, iyilik yapmıştır. Büyük bir şevkle iyilik yapma hevesi, niyeti içinde olanlar hayatlarından mutsuzluğu atarlar. İyilik yapma arzusu insanın ruhunu aydınlatır.

İyi insan hayata gülümseyerek bakar ve insanları güldürmek için çabalar. Kin güttüğü veya nefret ettiği insanlara karşı beslediği – ruhundaki kötü duyguları – temizlemeye çalışır. Kederlenmekten vazgeçer, neşelenmek için bahaneler bulur.

Andre Gide Her türlü kötülüğü yapmaya muktedir iken kötü bir şey yapmamak, işte budur iyilik” sözü ile iyiliğin önemini anlatmıştır.

Tabi yapılan bu iyilikler karşılıksız ve gönülden olmalıdır. Aksi halde menfaat ve çıkar için iyilik yapılmış gibi olur ki bu hoş bir durum değildir.

Bu konuda Cervantes “Karşılık bekleyerek yapılan iyilik Allah katında muteber değildir; çünkü mükâfatını bu dünyada almıştır” derken ne kadar da haklıdır. Saf, duru ve karşılık beklemeksizin iyilik yapabilmek yüceliktir. Aksi halde yapılan iyilikler menfaat için olur – karşılığı alınmazsa – insan ruhuna nefret tohumları eker. Yüce Rabbimizin bizlerden istediği karşılıksız yapılan iyiliktir.

Üçüncü emir “ yakınlara yardım etme” insanlık ve toplum düzeni için en hassas emirdir. Aile ve akrabalık duyguları insanları bir arada tutar.

Hısım ve akrabalık toplum için değerli bir sermayedir. Yakınlara bakmak, onlarla ilgilenmek, dert ve kederlerine ortak olmak, sıkıntılı zamanlarında destek olmak insanlık ödevidir. Adil ve iyi insan ( iyilik yapan insan ) yakınları ile elbette ki ilgilenir. İlk iki emri yerine getiren bir insanın üçüncü emri yerine getirmemesi tutarsızlıktır.

İnsan ilk olarak ailesine, eşine ve yakınlarına karşı adil olmak zorundadır. Yine aynı şekilde iyilik ekseni çizgisi de bu yöndedir. Eşine ve ailesine karşı kötü olan dostuna iyilik etse ne yazar?

Hayâsızlık ( edep yoksunluğu ) insanın kendine yaptığı gaddarlıktır. Kendine yaptığı bu kötülük kısa zamanda çevresine yansır. Ar damarı çatlamış insanlar zümresine katılır ve insana yakışmayacak edepsizlikleri yapmaya başlar.

Ahlaki çöküntü içinde olan insan, adalet duygusunu kaybeder. Her şeyi nefsi için hesap eder. Attığı her adım nefsinin yönetiminde olur.

Hayâsızlıkla başlayan kötüye gidiş fenalık ve sonra da azgınlık ile son bulur. Azgın bir insan tüm ruhani duygularını kaybetmiş durumdadır. O kişiliğe bürünmüş bir insan için başkasının hakkı – hukuku hiç hükmündedir. O artık kendisi için yaşar. İyilik etme duygusu bir kötülüğe kapı aralayacaksa mümkündür. Yakınlarına yapacağı yardım muhakkak büyük menfaat karşılığında olur.

Rabbimiz insanlara dinini en açık şekilde açıklamıştır. Dileyen iyi yolu, dileyen de kötü yolu seçer. Öğüt vericilerin en büyüğü Rabbimdir…

Etiketler:
Adalet Adil Nahl

YAZAR HAKKINDA

  • Site Yorum
  • Facebook Yorum

2 adet yorum var.

  1. Ömür Çelikdönmez dedi ki:

    Fikri kADİM’e hoş geldiniz, güzel bir çalışma olmuş, kaleminize sağlık

  2. Hayati Esen Hayati Esen dedi ki:

    Fikrikadim’ hoş geldiniz. Kaleminizin uzun soluklu olması temennisiyle…

Bir yorum bırak