ABD’nin IŞİD’le düşük yoğunluklu savaş stratejisi – Fikrikadim

ABD’nin IŞİD’le düşük yoğunluklu savaş stratejisi

Amerika’nın derdi Türkiye’yi IŞİD’le savaşta koalisyonun içine almak değil önüne atmak. Çünkü sözde 40 ülkenin yer aldığı koalisyonun, IŞİD’le göğüs göğüse çarpışacak kara ordusu yok! Zaten IŞİD’de kollarını açmış kara harbini dört gözle bekliyor. Delikli demir icat oldu mertlik bozuldu ya. İşte haçlı ordusu da, uzak menzilli denizden karaya fırlatılan füzeleriyle veya bombardıman uçaklarından yüzbinlerce ton bomba atarak IŞİD’i çökertmek niyetinde.

Gel gör ki Washington’daki pazarlık araziye uymuyor. Cezayir’de bir Fransız turistin IŞİD yanlısı grupların eline geçmesi ve Fransa’nın IŞİD mevzilerine yönelik bombardımanı sonlandırmazsa öldürüleceğinin açıklanmasıyla çark eden Fransa, Irak ve Suriye semalarında ölüm kusan uçaklarını tıpış tıpış üslerine döndürüverdi.

Körfez ülkelerin kuş beyinli işbirlikçi hanedanlarının olağanüstü güvenlik önlemleriyle korunmaları, Saddamı aldattığı gibi, Kaddafi’yi aldattığı gibi onları da mutlaka aldatıyor. M16, CIA ve Mossad kabilinden gizli servilerin kanatları altında kendilerini güvende hissettikleri kesin. Körfez ülkelerinde konuşlu, IŞİD ve El Kaide’nin uyuyan hücreleri, bu işbirliğinin hesabını sormakta gecikmeyecektir. Bu bir temenni değil bilgi destekli öngörü. Yeri gelmişken söyleyeyim. Körfez ülkelerindeki Lawrens patentli şeyh bozuntularının hesap edemedikleri bir şey var. IŞİD karşıtı koalisyonda yer almayan ülkelerin IŞİD’in yanında yer almadıkları ne malum?

İngiltere’nin dış istihbarat örgütü MI6’in başındaki John Sawers, IŞİD’in Irak ve Suriye’de güçlenmesinden batılı ülkelerin sorumlu olduğunu açıklıyor. Bunu sıradan bir insan değil İngiltere’nin dış istihbarat örgütü MI6’in başındaki adam söylüyor. Madem öyle, o halde Türkiye’yi pis işlerinize alet etmeyin. Obama; Suriye’deki IŞİD ve diğer örgütlerin üslerini hedef alan hava saldırılarına beş Arap ülkesinin katılmasının Amerika’nın IŞİD ile savaşta yalnız olmadığını gösterdiğini düşünüyormuş. Bizde Tom Amcaya soralım; IŞİD’e karşı olduğunu her platformda deklare eden İran nerede?

Yeni haçlı saldırısının bam teli, ABD Savunma Bakanlığı Pentagon sözcüsünün BBC’ye yaptığı açıklamanın detayında gizli. ABD Savunma Bakanlığı Pentagon’un sözcüsü John Kirby, Irak Şam İslam Devleti’yle mücadelenin yıllar alabileceğini söylüyor. Demek ki bunların niyeti uzun yıllar bu bölgeye çöreklenmek, kendilerince bölge ülkelerine ayar vermek.

Sığır çobanlarının; “ acemi kasap ne bıçak kor ne masat?” atasözünde olduğu gibi şapla şekeri karıştırdıkları malum. Fincancı dükkânına destursuz dalan vahşi fil sürüsü gibi bunlar. Türkiye’nin IŞİD’e yönelik politikasının bu fil sürüsünü ürkütmesine değip değmediği zamanla anlaşılacak bir konu.

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın ABD’deki temasları sırasında yaptığı konuşmaları en iyi yorumlayan bence İran medyası. Fars Haber Ajansı’nın “Erdoğan Vicdanların Sesi oldu: Katliamları eleştirmek antisemitizm değil!” başlıklı haberi de böyle bir şey. Haberin devamında şu bilgiler veriliyor; “Erdoğan, ABD’nin önde gelen düşünce kuruluşlarından Dış İlişkiler Konseyi’nde (CFR) yaptığı konuşmada, bölgesel ve küresel gelişmeleri değerlendirdi. Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İsrail’in uluslararası hukuka sığmayan, insan hayatını hiçe sayan katliamlarını eleştirmek, antisemitizm değildir” diyerek Siyonistleri adeta tokatladı!”

Rehine krizinin çözülmesinin ardından, Irak Şam İslam Devleti’ne (IŞİD) karşı kurulan koalisyona katılımı konusunda da küresel kraliteçigözlerin yeniden Türkiye’ye çevrildiğini biliyoruz. Amerika Dışişleri Bakanı John Kerry, üstüne vazife olmadığı halde, IŞİD’le mücadele için kurulan uluslararası koalisyona Türkiye’nin de katılarak en önemli safhalarında yer alacağını açıkladı.

Birleşmiş Milletler 69. Genel Kurulu için New York’ta temaslarda bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın da, Amerika önderliğindeki uluslararası koalisyona Türkiye’nin hem siyasi hem de askeri destek verebileceğini söylemesi, kafaları hepten karıştırdı.

Ancak durum hiç te öyle göründüğü gibi değil. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın sır kâtibi, Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan’ın Türkiye’nin başına IŞİD çorabı örmek isteyen muhataplarına, -Türkiye sizin kapı kulunuz mu?- anlamına gelebilecek çıkışını oldukça iyi tahlil etmek gerek. Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan’ın; “Türkiye ‘bunlar yapılmalı yoksa Suriye bir bataklığa dönüşüyor’ dediğinde hiç adım atmayanlar, bugün utanmadan Türkiye’ye ödev veremezler” demesi, Türkiye’nin durduğu yeri gösteriyor.

Zaten Türkiye yönetiminden bugüne dek yapılan açıklamalarda, koalisyona sadece sınır güvenliği, insani yardım, istihbarat paylaşımı gibi konularda katkı sunulacağı, hava desteği verilmeyeceği bildirilmişti. Türkiye’nin yaşadığı göç dalgası bu politikasında ne kadar haklı olduğunu yedi düvele gösterdi.

Baksanıza BM, Türkiye’nin IŞİD’in ilerlemesi nedeniyle 400 bin mültecinin daha geleceğini hesaba katması gerektiğini bildirdi. Neredeyse Irak boşaldı, Suriye boşaldı. Şartlar böyleyken Türkiye’deki mültecilere ne Avrupa Birliği’nin ne Amerika’nın ne de Birleşmiş Milletlerin beş kuruşluk katkısı yok. Mülteciler Türkiye’nin sırtına, hem ekonomik yük hem de güvenlik zaafı oluşturuyor.

Türkiye haklı nedenlerle Irak ve Suriye sınırında güvenlikli bölgeler kurmak peşinde. Bu projesi içerde ve dışarda tartışmalara yol açıyor. Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş Suriye’den kaçan Kürt mültecilerin 130 bini aştığını söylerken HDP Şanlıurfa milletvekili İbrahim Binici hükümetin tampon bölge yaratmak için sayıyı abarttığını öne sürmesi de bu nedenden.

Kısaca Amerika ve müttefikleri Irak ve Suriye’de kara harbi yapamayacak. Hava saldırıları ile yetinmek zorundalar. ABD Savunma Bakanlığı Pentagon’un sözcüsü John Kirby’in, Irak Şam İslam Devleti’yle mücadelenin yıllar alabileceğini söylemesi, Amerika’nın düşük yoğunluklu savaşa hazırlandığını gösteriyor. Merak etmesinler Türkiye’de hazır.

Twitter:@oc320c39
omurcelikdonmez@hotmail.com

*BU MAKALEDE YER ALAN FİKİRLER YAZARA AİTTİR VE FİKRİKADİM?COM'un EDİTORYAL POLİTİKASINI YANSITMAYABİLİR.

YAZAR HAKKINDA

  • Site Yorum
  • Facebook Yorum

Yorumlara kapalıdır.

Bir yorum bırak