İş tutanlar ve dedikodu üretenler / Rasim Özdenören

İş tutanlar ve dedikodu üretenler / Rasim Özdenören

Rasim Özdenören

Bir tezi olan onu oluşturmaya çalışır.

Tezi (diyeceği sözü) olmayansa, başkasıyla uğraşır: başkasının söyledikleriyle ya da şahsiyatla…

Herkesin kendi işine bakması gerektiği ilkesi siyaset alanında olduğu gibi edebiyat alanında da geçerli…

Diyeceği sözü, yapacağı işi olan, kendi işini sürdürme çabasını güdüyor.

Diyeceği sözü olmayansa ya başkasının yapıp ettiğinin önüne takoz olmaya çalışıyor ya da onların söyledikleri cümleler üzerine laf yetiştirmeye çalışıyor.

Ana muhalefet lideri vaktiyle işsizlik üzerine olan şikâyetlerini dile getirirken kendini dinleyenlere hitaben: “Şimdi beni iyi dinleyin, demişti, şimdi size işsizliğin çaresini söyleyeceğim!” Herkes gibi ben de dikkatle dinlemeye başladım. İşsizliğin çaresinin ne olduğunu ben de bilmek istiyordum. Muhalefet lideri şunu önerdi: “İşsizliğin çaresi CHP’dir. CHP’yi iktidar yaparsanız, işsizlik çözülür!”

Güler misin, ağlar mısın?

Bu söz, çaresizliğin heykelini dikiyordu.

Bir başka siyasî parti lideri vaktiyle Ankara’da hava kirliliği ile nasıl başa çıkılacağına ilişkin fikirleri olduğunu beyan etmişti. Nedir onlar, diye sorduğumda, bana: “Şimdi söylersem sahip çıkarlar!” cevabını vermişti.

Çaresini söylersem sahip çıkarlar! Aman Allah… Buradaki ruh halini anlamanızı diliyorum.

Bir de Turgut Özal’ın ruh cömertliğine bakın: 12 Mart’tan sonra gönderildiği ABD sürgününde Bülent Ecevit’e alması gereken önlemleri bildiren bir mektup yazmıştı. O mektubu Ecevit’in ne yaptığı bilgimizin dışında… Ancak muhteviyatını algılayamadığı, belki de çöpe attığı kuvvetle muhtemeldir… Olaydan nerdeyse on yıl sonra Özal başbakan olunca o mektupta yazdığı ilkeleri kendisi uygulamak zorunda kalmıştı. O ilkelerin bir ön uygulaması ise 1980 yılı 24 Ocak kararları idi…

Şunu söylüyorum: yapacak işi olan, diyecek sözü olan onu söylüyor ve onu yapıyor.

Yapacak işi, diyecek sözü olmayansa, başkasının yapıp ettiklerinin dedikodusunu yapmakla meşgul oluyor…

Edebiyat dünyasının rate figürleri de aynen böyle: kendisi bir şey üretme iktidarında olmayanlar, başkasının üretimi üzerinden oraya buraya laf yetiştirme, dedikodu yapma çabasında… Sinek gıdasını fıtraten pislikten çıkarır bunlarsa sineğe gıda yetiştirme çabasına düşüyor…

Kaynak Sİte: YeniŞafak

BUNLARDA VAR

YAZAR HAKKINDA

  • Site Yorum
  • Facebook Yorum

Bir yorum bırak

Yorum onaylama sistemi etkin; yorumunuzun yayınlanması biraz zaman alabilir.

Bir yorum bırak

Facebookta bizi bulun
Bloga e-posta ile abone ol

Sitemize abone olmak ve e-posta ile bildirimler almak için e-posta adresinizi girin.