Buluş ve Kayboluş / Muhammed Işık Fikrikadim / Deneme

Buluş ve Kayboluş

Muhammed Işık

Yolda yürürken bir mecnun (deli) gördüm. Hava karardığından bir binanın merdivenlerine oturmuş “ben Musa’nın asasıyım” diyordu. Onu duyanlar gülüyor “deli işte” diye umursamıyor ve alaya alıyorlardı. Yanına gittim oturdum.

“Sen Musa’nın asası isen, İstanbul boğazını ikiye ayır da köprü sıkıntısından kurtulalım” dedim.

“Onu zaten uzun yıllar önce yaptım başka bir şey iste” dedi.

Bu cevap üzerine şaşırdım. Kendinden o kadar emin bir cevap vermişti ki sorma ihtiyacı hissettim. “Ben bunu göremiyorum, yani ayırdığını.” Gülümsedi. “Gerçekten görmüyor musun? ”

“Hayır görmüyorum.”

“Bakmasını bilirsen, görmek, hissetmek kolaydır.”

“Madem boğazı ikiye ayırdın, bana o bakışı öğret ki ben de göreyim.”

Yine gülümsedi. “ Boğazda tekne turu da mı yapmadın?” Ayağa kalktı. “ Ben Musa’nın asasıyım” diye diye gözden uzaklaştı.

Bu nasıl bir deliliktir? O deli ise ben neyim? “Ben Musa’nın asasıyım, İstanbul boğazını ikiye ayırdım” bu delilik değil, düpedüz bilgelik. Hem de büyük bir bilgelik. Ne diyeceğimi bilemedim. Eve gittim ve sabaha kadar düşündüm. Boğaz ikiye ayrılmıştı. İki farklı kültür oluşmuştu. Ayrılan sadece boğaz değildi, insanlar da ayrılmıştı. Benim safça isteğim ve bana verilen cevap! Bu bir rüya olmalı. Bir hayal. Başka bir soru sorsaydım yine böyle bir cevap alır mıydım? Sahi Musa’nın asası nedir? Bir odun parçası mı, ruh mu, efsane mi, mecaz mı? Nedir asanın sırrı? Mecnun asa olursa, Leyla ne olur?

Anlamını yitirdiğimiz değerlerimiz var. Bunu bir mecnundan öğrenmek mi gerekti? Bir mecnun benim ruh dünyamı, hayata bakışımı, bilginliğimi (cahilliğimi), varlık sebebimi kavrayışımı bir anda değiştirdi. Hakikati gösterdi bana. Sabah ilk iş olarak mecnunu görmeye gittim. Ortalıkta yoktu. Sağa sola göz gezdirirken birisi sordu.

“Hayrola birini mi arıyorsun?”

“Dün akşam burada kendini asa olarak gören bir deli görmüştüm.”

“Asa Musa elindeyse değerlidir evlat. Değilse bir odun parçasıdır. Sen asanın değil Musa’nın peşine düş.”

Adam bunu söyledi ve gitti. Ben ise olduğum yere çöktüm ve öylece kalakaldım. Buldum dediğimi kaybettim. Kaybettiğim her ne varsa buldum. İyi de Musa’nın peşine nasıl düşeceğim? Bu yaşananların anlamı nedir? Rabbim beni neyle imtihan ediyorsun? Nasıl bir sırrın peşine düştüm ben?

Musa peygamberin hayatı ile ilgili kitaplar alıp okudum. Yaşadıklarımın tesirinden kurtulmayı ummuştum ama kitapların bana hiçbir faydası olmadı. Kur’an’da Musa peygamber ile ilgili ayetlere göz attım. Nafile, içimdeki sancı gitmiyor. Yaşadıklarımı çevremde bilgili, dindar gördüğüm insanlara anlatıyorum. Deli saçması şeyler anlatıyormuşum gibi bana gülüp geçiyorlar. Acaba hayal mi gördüm. Halüsinasyon muydu yaşadıklarım. İyi ama öyle bile olsa bir anlamı olmalı! Durduk yere olmadı ya her ne olduysa!

Her ne olursa olsun, ben Musa’nın peşine düşeceğim. Burada bir sır varsa mutlaka çözeceğim ya da kafayı üşüteceğim. Musa peygamber insanlığa ne sundu? Asasının hikmeti neydi? Mecnunun dediği gibi belki de bakmayı bilmiyorum. Aksi halde bir ışık görür ve düğümü çözerdim. Ayetlere, hadislere, tefsirlere, kitaplara tekrar bakmalıyım. Bir ipucu bulamazsam çıldıracağım. Aylardır her şeyi bırakıp Musa ve asasına kafa yorarak bu sırrın peşinden gitmemden dolayı işimden, ailemden olmam ve beş parasız sokakta kalmam bile önemli değildi. Çünkü bu sırrı açığa çıkartmadan bana rahat yoktu. Yatıyorum Musa, kalkıyorum asa! İşte böyle bir gün bir rüya gördüm.

Birde baktım ki, elinde asası ile Musa Peygamber karşımda duruyordu.

“Benim ve sırrımın peşine düşmüşsün. Beni bulmak, kendini kaybetmektir. Kendini kaybeden (Masivadan uzaklaşan) beni bulur. Benim sırrımı merak etmişsin. Benim sırrım İslam şeriatıdır. Muhkemdir. Sen uyandığında bu sırra vakıf olacaksın. İnsanlar seni alaya alacak ve bu bir delidir diyecekler. Peygamberin Muhammed (sav)’e dedikleri gibi!” dedi ve sırra kadem bastı.

BUNLARDA VAR
Etiketler:
Buluş ve Kayboluş

YAZAR HAKKINDA

  • Site Yorum
  • Facebook Yorum

Bir adet yorum var.

  1. Fromgocsarlı dedi ki:

    Su gibi gitti kimi yerde boğazıma takıldı kimi yerde serinletip güldürdü. Su gibi aziz ol eline yüreğine sağlık

Bir yorum bırak

Yorum onaylama sistemi etkin; yorumunuzun yayınlanması biraz zaman alabilir.

Bir yorum bırak

Facebookta bizi bulun
Bloga e-posta ile abone ol

Sitemize abone olmak ve e-posta ile bildirimler almak için e-posta adresinizi girin.