Silikon Vadisi gazeteciliği nasıl yeniden tasarladı? - Fikrikadim

Silikon Vadisi gazeteciliği nasıl yeniden tasarladı?

Şükrü Oktay Kılıç

Yalan haberler, filtre baloncukları, post-gerçeklik dönemi, medyaya duyulan güvenin her geçen gün azalıyor olması… Bütün bu sorunlar, haber ve bilgi dünyamızın teknolojik değişimler tarafından nasıl baş aşağı edildiği temel sorusunun birer yansıması olabilir mi? 

“Tow Dijital Gazetecilik Merkezi, Kasım 2015’te Silikon Vadisi ve gazetecilik arasındaki ilişkinin ele alındığı bir konferansa ev sahipliği yaptı. Facebook’un, o dönem, Instant Articles projesinden sorumlu yöneticisi Michael Reckhow, platform kullanıcılarından ‘okur’ olarak bahsetti. ‘‘Okurlarımızı, onlara mükemmel haberler sunmak istediğimiz müşteriler olarak görüyoruz’’ dedi. Aynı konferansta, The New York Times’ın CEO’su Mark Thompson ise organizasyonun Facebook’taki takipçilerinden bahsederken, ‘Times okurları’ ifadesini kullandı. Haber organizasyonları ile sosyal medya platformları arasındaki ilişkinin nasıl şekilleneceği sorusunda bu nokta çok büyük öneme sahip: The New York Times okuyan Facebook kullanıcılarından mı, yoksa Facebook kullanan The New York Times okurlarından mı bahsediyoruz?’’

Columbia Üniversitesi bünyesinde faaliyet gösteren merkezin 29 Mart’ta, sosyal medya platformları ve haber organizasyonları arasındaki ilişkiyi incelediği 94 sayfalık kapsamlı raporun‘en ilgi çekici paragraflarından birini’ okudunuz.

Yalan haberler, filtre baloncukları, post-gerçeklik dönemi, medyaya duyulan güvenin her geçen gün azalıyor olması… Emily Bell ve Taylor Owen, son 12 ayda gerçekleştirdikleri 70’ten fazla röportaj, akademi ve medya sektöründen katılımcılarla düzenledikleri iki yuvarlak masa toplantısı ve iki haftalık periyotlarda yürüttükleri dört içerik analiz çalışmasından hareketle hazırladıkları raporda şu sonuca varıyor:

“Bütün bu sorunlar, haber ve bilgi dünyamızın teknolojik değişimler tarafından nasıl baş aşağı edildiği temel sorusunun birer yansıması.”

Araştırmacılar, bahsi geçen değişimi daha iyi anlama çabasına bir katkı olarak sundukları raporda, platformlar ve yayıncılar arasındaki ilişkiyi, haberin sunumu ve dağıtımı, okur kitlesi ile kurulan ilişki ve gelir modelleri başlıkları altında tartışıyor. Rapora göre, bir zamanlar medya organizasyonlarının temel faaliyetleri arasında yer alan bu başlıklar, bugünkü dijital haber ekosisteminde, bir avuç platform tarafından domine ediliyor. Peki, öncelikleri sürdürülebilir sağlıklı bir gazetecilik ortamı yaratmak olmayan sosyal medya platformları ve teknoloji şirketlerinin, dijital haber medyası üzerinde her geçen gün artan kontrolü, ne tür sorunları beraberinde getiriyor?

Gazeteciliğin değişen tonu

Haber organizasyonlarının, içeriklerini okura ulaştırmak için kullandıkları 40’ı aşkın sosyal medya platformu ve mesajlaşma uygulaması var. Raporda, medya organizasyonları tarafından en yaygın şekilde kullanılan platformlara odaklanılıyor. Haber medyası üzerinde en büyük etkiye sahip olan platformlar; yani Facebook, Google, Twitter, Snapchat, Instagram, Apple ve WhatsApp.

14 haber organizasyonu [solda] ve faaliyet gösterdikleri 21 platform [Görsel Kaynağı: Tow Center]

 

1,86 milyar aktif kullanıcısı ile Facebook bugün, gazetecilik tarihinde hiçbir medya organizasyonunun yakınına dahi yaklaşamadığı bir dağıtım gücüne sahip. Bu dağıtım gücü platforma, okurların haber kaynaklarında hangi içerikleri ‘öncelikli olarak’ göreceklerini ve dolayısıyla medya organizasyonlarının hangi formatlarda içerik üretmeleri gerektiğini belirleme imkânı tanıyor. Kaçınılmaz olarak gazeteciliğin tonunu ve icra edilme şeklini etkileyen bu kararlar, kamu çıkarı gözetilerek değil, şeffaf olmayan sosyo-teknik sistemler [algoritmalar] ve kapalı kapılar ardında gerçekleştirilen teşvik anlaşmaları marifeti ile hayata geçiriliyor. Haber merkezleri, platformlar tarafından belirlenen performans ölçütlerinin organizasyonları için en önemli kriterler olmadığını ifade ediyor olabilir. Fakat, araştırma kapsamında konuşulan gazeteciler, sosyal medya stratejist ve editörlerinin, platformlarda iyi performans sergilemeyeceğini düşündükleri haberlerin yapılmasından, zaman zaman henüz planlama aşamasında vazgeçildiğini doğruluyor. Erişim, etkileşim, izlenme gibi kriterlerin her şeyin önüne konulduğu bir ortamda; yalan haber ve ucuz içerik üreticilerinin, platformların algoritmalarını oyuna getirerek, ciddi haber organizasyonlarından daha fazla kişiye ulaşmaları, çok da zor olmuyor.

Gazeteciliğin maliyeti nasıl karşılanacak?

Haber organizasyonlarının, sosyal medya platformlarına, her geçen gün artan miktarlarda yaptıkları yatırımın, maddi anlamda süreklilik arz eden bir geri dönüşü hâlâ yok. Haber organizasyonları, en az para kadar değerli bir şeyi kaybettiklerini, veri biliminin doğru kullanımının, başarılı bir yayıncılığın olmazsa olmazı haline gelmesiyle birlikte anladılar. Platformlar; aldıkları her kararda, piyasaya sürdükleri her üründe, gerçekleştirdikleri her güncellemede, topladıkları ve işledikleri verileri kullanıyorlar. Araştırma kapsamında röportaj yapılan bir yayıncının ifade ettiği gibi, ‘‘platformlar, haber organizasyonlarının okurları hakkında, onların bildiklerinden çok daha fazlasını biliyor ve bu bilgiyi, onların beceremeyeceği yöntemlerle reklam verenlere satıyorlar’’. Öyle ki, Digital Content Nextin verilerine göre, 2015’te dijital reklam pazarındaki büyümeden elde edilen gelirin %90’ı, sadece Facebook ve Google arasında paylaşıldı. Teknoloji şirketlerinin, kendi platformları için içerik üretmeye zorladıkları haber organizasyonlarına, şu ana kadar sürdürülebilir gelir modelleri sunmamış olmaları, gazeteciliğin maliyetinin nasıl karşılanacağı sorusunu beraberinde getiriyor. Raporda, bu durumun haber organizasyonlarını kritik bir çıkmaz ile karşı karşıya bıraktığı ifade ediliyor. Haber organizasyonları; marka değeri, veri ve gelir üzerindeki kontrollerini koruyabilmek için maliyeti yüksek olsa da kendi yayıncılık altyapılarını koruyacaklar mı? Yoksa, vadedildiği gibi büyük kitlelere ulaşmak ve yayıncılık maliyetlerinden kurtulmak için marka, veri ve gelir üzerindeki kontrolü Facebook ve diğer platformlara mı bıracaklar?

‘Okuyucu, haberin kendisine neden ve nasıl ulaştığını bilmiyor’

Emily Bell ve Taylor Owen, kaleme aldıkları raporda, platformlar ve yayıncılar arasındaki ilişkiden doğan/ileride doğmasını bekledikleri sonuçları altı maddede şöyle özetliyor:

  • Teknoloji şirketleri, kısa bir süre zarfı içerisinde, haber organizasyonlarının yayıncılık faaliyetlerini ellerinden aldı. Bu trendin aynı hızla devam etmesi durumunda, ileride daha fazla medya organizasyonu için; dağıtım, barındırma ve gelire dönüştürme, yapılarının temel faaliyetleri olmaktan çıkacak. Platformlar arasındaki, yayıncılar için ürün geliştirme rekabeti, haber merkezlerine daha fazla sayıda okur kitlesine ulaşma imkânı tanıyor. Fakat platformların, haber organizasyonlarına sunduğu avantajlara, maddi olarak değer biçmek oldukça zor, yatırımların geri dönüşü ise yetersiz. Reklam gelirlerinin platformlara kayması, yetersiz kullanıcı verisi paylaşımı ve marka değerlerindeki düşüş, haber organizasyonlarını en çok endişelendiren başlıklar.
     
  • Sosyal platformların, dijital haber medyası üzerindeki artan etkisi, direkt olarak gazeteciliğin kendisini şekillendiriyor. Platformların medya organizasyonlarına belli hikâye anlatıcılığı formatlarında haber üretmelerini dikte edecek güce ulaşmış olmaları, onları birer editoryal karar alıcılar haline getiriyor.
     
  • ABD’deki 2016 seçimleri ile birlikte alevlenen yalan haber tartışmaları, sosyal medya platformlarını, yürüttükleri yayıncılık faaliyetlerinde daha büyük sorumluluk almaya zorladı. Fakat platformların attıkları bu adımlar, dikkatlerin daha büyük bir sorundan uzaklaşmasına neden oluyor. O sorun şu ki, sosyal medya platformlarının yapısı ve ekonomisi, kalitesiz içeriğin, önemli içerikten daha fazla yayılmasına olanak tanıyor. Gazeteciliğin yurttaşı önceleme, gücü sorgulama, yetersiz hizmet alan yerel topluluklara ulaşma gibi değerleri, sosyal medya platformlarının yapısı ve ekonomisi tarafından küçümseniyor.
     
  • Platformlar, içeriği sınıflandırmak için algoritmalarına güveniyorlar. Maliyetten kaçınmak için ‘‘insanların ön yargılı olabilecekleri’’ algısına sığınarak editör istihdam etmiyorlar. Fakat gazetecilikte nüanslar, çoğu zaman editoryal kararlar alınmasını zorunlu kılar. Bu yüzden platformlar, sadece algoritmalara güvenen yaklaşımlarını değiştirmek zorunda kalacaklar.
     
  • Platformların, şeffaf ve hesap verebilir yapılar olması gerekiyor. Her ne kadar haber, bugün eskisinden çok daha büyük kitlelere ulaşıyor olsa da, tarihte ilk kez okurlar, bir haberin kendilerine neden ya da nasıl ulaştığını bilemeyecek durumdalar. Okurlar, kendileri hakkında toplanan verilerin nasıl kullanıldığını, çevrimiçi davranışlarının nasıl manipüle edildiğini bilebilecek araçlara sahip değiller. Haber organizasyonları ise içeriklerini, kime ve nasıl erişeceğini bilmeden, platformların algoritmalarının merhametine sığınarak üretiyorlar.

 

Araştırmacılar raporda ayrıca, medya organizasyonları tarafından en yaygın şekilde kullanılan platformlar olan Facebook, Google, Twitter, Snapchat, Instagram, Apple ve WhatsApp’ın, haber medyası üzerinde ulaştıkları etki gücünü, bir zaman çizelgesi aracılığıyla da gösteriyor.

Kaynak: Al Jazeera

YAZAR HAKKINDA

  • Site Yorum
  • Facebook Yorum

Bir yorum bırak

Yorum onaylama sistemi etkin; yorumunuzun yayınlanması biraz zaman alabilir.

Bir yorum bırak

Facebookta bizi bulun
Bloga e-posta ile abone ol

Sitemize abone olmak ve e-posta ile bildirimler almak için e-posta adresinizi girin.