Haftanın Filmleri (29 Temmuz) - Fikrikadim

Haftanın Filmleri (29 Temmuz)

Türkiye’de sinema salonlarında bu hafta üçü yerli, altısı yabancı film vizyona girdi. 

Charlize Theron’un, başrollerini James McAvoy, John Goodman, Sofia Boutella ve Bill Skarsgard ile paylaştığı aksiyon türündeki “Sarışın Bomba”, Dane DeHaan, Cara Delevingne, Ethan Hawke, Clive Owen ve pop şarkıcısı Rihanna gibi ünlü isimlerin rol aldığı “Valerian”, animasyon sevenler için ise “Orman Çetesi” öne çıkıyor. Ceren Ala filmleri değerlendirdi. 

(Ceren.ala@ntv.com.tr)

 

 
“Valerian ve Bin Gezegen İmparatorluğu”
Luc Besson’u, hayatımın filmlerinden biri olan “Leon”un yönetmeni olarak anarım. Son olarak “Lucy”sini seyrettiğim yönetmene saygım sonsuzdur. Çağının ilerisinde, bilim kurgu yaparken bile duyguyu eksik bırakmayan yönetmenin yeni filmi aylardır konuşuluyordu. “Valerian ve Bin Gezegen İmparatorluğu” sonunda vizyonda. 10 yaşından beri Pierre Christin imzalı çizgi romanını okuyup hayallere dalan Besson, filmi tam 7 yılda çekmiş. 2 bin kişilik ekibin çalıştığı filmde her sahne bir yapbozun parçasını bulmak gibiymiş. 28. yüzyılda geçen hikayede özel ajanlar Valerian ve Laureline 10 saatte Alpha şehrini yok olmaktan kurtarmaya çalışıyor. Sinema perdesine en uygun suratlardan biri olan manken Cara Delevingne ve Dane DeHaan’ın başrolü paylaştığı filmde Ethan Hawke, Clive Owen ve Rihanna da var. 3D teknolojisiyle çekilen filmde aynı anda tatlı ve korkunç olabilen canavarlarla dolu. Her ırkın barış içinde yaşadığı kocaman bir metropol hayali 28. yüzyılda gerçeğe dönüşecek sanırım ve umarım!
“Valerian ve Bin Gezegen İmparatorluğu” fragmanı

 

 
“Atomic Blonde”
Charlize Theron, daha ne kadar güzel olabilir? Yaş aldıkça, aurasını saran olgunluk atmosferi onun yaşadığı dünyadan biraz daha uzaklaşmasına neden olmuş olabilir. Yine de güzelliğin bir bütün olduğuna inancımı tazeleyen yegane kadın Threron! Angelina Jolie ve Scarlet Johansson gibi o da fiziğinin avantajını kullanıyor “Atomic Blonde”de. Taklalar atıyor, takla atarken tekme atıyor. Güçlü, acımasız, esnek, zeki ve her daim kadın! “Mad Max: Fury Road” ve “Æon Flux” gibi filmlerde savaşçı kadın imajının altından başarıyla kalkan Theron, 41 yaşında da aynı telaşsız ve yalın haliyle karşımızda. Soğuk Savaş döneminde Berlin’de geçen hikayede özel ajan Lorraine’ye hayat veren Theron’un rol arkadaşı da enfes. Bence dünyanın en yetenekli aktörlerinden James McAvoy, Theron’un gölgesinde kalmıyor ancak onun alanına da girmiyor. “The Coldest City” isimli çizgi romandan uyarlanan filmi David Leitch yönetiyor. Filmin müziklerine ayrıca dikkat!
“Atomic Blonde” fragmanı

 

 
“Churchill”
Sadece 73 yıl önce ABD ve Britanya, Almanya’nın batıya ilerleyişini durdurmak için Fransa topraklarına çıkarma yaptı. 2. Dünya Savaşı’nın seyrini değiştirdiği söylenen hareketin adı “Normandiya Çıkarması”ydı. Böylesine kirli işlerin döndüğü sıralarda, bir devlet başkanının evinin salonunu merak ediyorsanız “Churchill”i izleyebilirsiniz. Savaşı yöneten kumandanların devlet başkanlarından daha yetkin rol aldığı dönemde İngiliz başbakanı Winston Churchill de bu baskıdan nasibini alıyor. Normandiya Çıkarması’nın gölgesinde geçen hikayede yaşlı Churchill ve en büyük destekçisi eşi Clementine’nin yıpranan sinirleri ve iç kavgalar işleniyor. İskoç aktör Brian Cox’un Churchill’in yanında çok sevimli kaldığını söyleyebilirim. Tiyatro sanatçısı olan Cox, mesleğinin meyvelerini bol bol yiyor. Filmi Jonathan Teplitzky yönetiyor. Yönetmenin diğer filmlerini de izleyin derim.
“Churchill” fragmanı

 

 
“Çılgın Kolej”
Oya Aydoğan çok erken gitti. Vefatının ardından kimse susmadı. Nezaketi nedeniyle ezildiğinden ve kederden öldüğünden bile bahsedildi. İyi biri olmanın külfeti ağır oluyor çoğu zaman. Neyse… Geçen yıl vizyona girmesi beklenen “Çılgın Kolej”de Aydoğan’ın tatlı yüzü var. Anadolu’nun bağrından kopup gelen öğrencinin kolejli şımarıklarla yaşadığı macera anlatılıyor filmde. Filmin en iyi yanı Aydoğan’ı izlemek. Bir de Mustafa Topaloğlu gerçeği var.
“Çılgın Kolej” fragmanı

 

 
“Cinayet-i Aşk”
Bu haftaki yerli korku filmimizin ana karakteri melez bir cin. Yarı insan yarı cin kızımız, cin olduğundan habersiz 7 yaşına kadar geliyor. Sonrası kan revan… Yerli korkularda başarılı işin sırrı sanırım hatta eminim görüntü yönetmeninde açığa çıkıyor. Yönetmenin ve oyuncuların emeğini hunharca eleştirmek istemiyorum ancak ülkemi seven bir sinema izleyicisi olarak umudumun tükenmesine gönlüm razı gelmiyor. Filmi yöneten ve senaryosunu kaleme alan Ahmet Küçükkayalı.
“Cinayet-i Aşk” fragmanı

 

 
“Davud ve Câlût: İnanç Savaşı”
ABD yapımı “Davud ve Câlût: İnanç Savaşı”nda ayetlerde bahsi geçen inançlı Hz Davud ve putperest Calut’un büyük karşılaşması ve öncesi anlatılıyor. Filmi herhangi bir inancın mensubu olarak izlemek zorunda değilsiniz. Bir çoban olarak başladığı hayatında korkusuz bir savaşçıya dönüşen Davud’un büyüme hikayesi aslında bu film. Kendini bilmek, kendine inanmak, cesur olmak, vazgeçmemekle, korkunç bir dev gibi görünen sorunların, inançlı bir yürekle alt edilebileceğiyle ilgili… Matt Berberi ve Michael Wayne Foster’ın başrolü paylaştığı filmi Wallace Brothers yönetiyor.
“Davud ve Câlût: İnanç Savaşı” fragmanı

 

 
“Düzensiz Düzenbazlar”
Ömer Gecü, sevilen bir aktör. “Düzensiz Düzenbazlar”da canlandırdığı Mümtaz karakteri de sevilesi. Ama hikaye aynı işte. Dikiş tutturamayan adamların mafya ile derde giren başları ve vesaire… Senaryoyu da kaleme alan yönetmen İbrahim Vurmaz, Kırklareli’nde çektiği film için şehri cazibe merkezi haline getireceğini söylüyor. Birçok kez gittiğim ve ruhunu içime bolca çektiğim şehrin cazibe merkezi haline bu filmle gelmeyeceğini garanti edebilirim.
“Düzensiz Düzenbazlar” fragmanı

 

 
“Orman Çetesi”
En sevdiğim hayvan Koaladır. O ağaca ben ona sarılı vaziyette kalabiliriz. Fransa yapımı David Alaux imzalı “Orman Çetesi”nde Koala Igor, koskoca ormanı yok etmeye çalışıyor. Bu hazmedebileceğim bir durum değil. Ama işin içinde yeşil ve hayvan varsa çocuğunuzu gönül rahatlığıyla götürebilirsiniz. Dünyanın en güzel çetesinin yaşadıkları yeri kurtarma çabaları görülmeye değer çünkü! 
“Orman Çetesi” fragmanı

 

 
“Hizmetçi”
Park Chan-wook’un “Oldboy” filmi üniversite dönemimin sohbet konularından biriydi. Özellikle grubun erkekleri, incelikle çekilmiş intikam hikayesini, sıradan bir şiddet şöleni gibi algılamıştı. Park Chan-wook’un belirli bir şiddet algısı var, evet. Ancak, yönetmen Güney Kore sinemasından aldığı o kendine özgü, enfes erotizmle, şiddeti estetik bir rüyaya dönüştürüyor. 1930’larda geçen hikayede zenginliğin yol açtığı sapkınlık hali, suç, yalan-dolan ve aşkın en cinsiyetsiz hali var. Ha Jung-woo, Kim Min-hee, Kim Hae-sook, Cho Jin-woong, Kim Tae-ri oyuncu kadrosunda.

Bu yazı takriben 76 görüntülendi.

YAZAR HAKKINDA

  • Site Yorum
  • Facebook Yorum

Bir yorum bırak

Yorum onaylama sistemi etkin; yorumunuzun yayınlanması biraz zaman alabilir.

Bir yorum bırak

Facebookta bizi bulun
Bloga e-posta ile abone ol

Sitemize abone olmak ve e-posta ile bildirimler almak için e-posta adresinizi girin.