Dünden Bugüne 10 Gizemli Kütüphane - Fikrikadim

Dünden Bugüne 10 Gizemli Kütüphane

Kütüphaneler hayal gücünü esir alır. Bu bilgi depoları sayısız sır ve gizem barındırıyor. Ne yazık ki bu bilgi hazinelerinin birçoğu zamanla kayboldu. Kalanlar ise dikkatle korunuyor. Çünkü en büyük güç bilgidir.

 

1 John Dee’nin Kayıp Kütüphanesi

1580’li yıllarda John Dee İngiltere’nin en büyük kitaplıklarını oluşturdu. Kraliçe I. Elizabeth’e bağlı bir araştırmacı, büyücü ve astrolog olan John Dee’nin koleksiyonunda 4.000 adet eser olduğu söyleniyor.

1583’te Kıta Avrupası’na seyahat ettiğinde kütüphanesi yağmalandı ve tarihe karıştı. Hırsızlar Tudor döneminde bilginin paha biçilemezliğine dair yemin ettiler. Neyse ki Dee bir dizi coğrafya, simya doğa tarihi ve aşk metni içeren koleksiyonunu kataloglamıştı.

Dee’nin ender koleksiyonundan 100 kitap hâlâ British Museum’da sergileniyor. Koleksiyonun bilimsel ve büyüsel eserler içermesi bu ikisi arasındaki farkın hiçbir zaman çok keskin olmadığını gözler önüne seriyor. 16. yüzyılda matematiğe ilgi duymak büyücülüğe ilgi duymak olarak görülebiliyordu.

Dee’in koleksiyonu kendisinin kitap kenarlarındaki boşluklara bolca aldığı notları da içeriyor. Bu karalamalar önemli metinler üzerindeki gözlemleri, simyaya dair düşünceleri, burçları ve hatta biyografik bilgilerden oluşuyordu.

 

1900’de Taocu bir rahip Magoa mağaralarında gizli bir kütüphane buldu. Antik Budist tapınağının kendinden menkul gardiyanı Wang Yuanlu yerdeki tozu temizledikten sonra gizli bir kapı buldu.

Küçük bir mağaranın içinde binlerce antik elyazması ve resim vardı. Aslında Budist bir keşiş için bir anıt mezar olan bu mağara 9. yüzyılda inşa edilmişti. Uzmanlar Kütüphane Mağarası’nın 11. yüzyılda mühürlendiğine inanıyor.

Wang bulduklarını yerel otoritelere bildirdi ama kimse ilgilenmedi. Yıllar geçtikten sonra Wang’ın bitmeyen çabaları Çinli yetkilileri belgelerin önemine ikna etmeye yetti.

1907’de Macar bir araştırmacı elyazmalarının büyük bir kısmını satın aldı. Ertesi yıl Fransız arkeolog Paul Pelliot da benzer bir anlaşma yaptı. 1961’de Çinli yetkililer Mogao’nun önemini anladılar ve Budist mağara tapınaklarının ulusal anıtlar olduğunu ilan ettiler.

 

3 İpek Yolu Yahudi Kütüphanesi

Afganistan’da bir mağarada bin adet elyazmasından oluşan antik bir kütüphane keşfedildi. İbranice, Aramice, Farsça, Yahudi Arapçası ve Yahudi Farsçası metinler içeren koleksiyon İpek Yolu’nda yaşayan Yahudi bir aileye ait.

Metinler şiir, kişisel mektuplar ticari kayıtlar ve yasal belgeleri içeriyor. Bu bulgular Afgan Yahudi topluluklarının aile ve ticari yaşamına ve aile bağlarına önemli ölçüde ışık tutuyor. Belgeler Abu Ben Daniel’in reisi olduğu Yahudi bir aileye atfedildi.

Belgelerin koleksiyonu İsrailli bir tüccar tarafından 2013’te alındı. Araştırmacı Lenny Wolfe de antik kütüphaneye Afgan Genizalarındaki araştırmaların bir parçası olarak denk geldi.

Mısır’da bulunan ve daha geniş koleksiyonlar olduğu ipucunu veren 30.000 elyazmalık depoya da bir referans vardı. Bu koleksiyonun niçin bin yıl önce bir mağaraya gömüldüğü ise bir sır olarak kaldı.

 

4 Asurbanipal’in Kraliyet Kütüphanesi

1850’lerde Ninova’da kazı yapan arkeologlar hâlâ var olan en eski kraliyet kütüphanesini keşfetti. Asurbanipal Kütüphanesi 30.000’den fazla çivi yazılı kil tablet barındırıyor.

Tabletler edebi eserleri, teknik belgeler ve hükümet kayıtlarını içeriyor. Tabletlerin muazzam sayısı Asurbanipal Kütüphanesi’ni dünyanın en büyük kütüphanelerinden biri yapıyor. Kralın kişisel kütüphanesi ise bir dizi tıp, şiir, coğrafya, bilim ve büyü metni içeriyor.

 668’ten 627’ye kadar hükmeden Asurbanipal, Yeni Asur İmparatorluğu’nun son büyük hükümdarıydı. Topraklarına İran, Babil, Suriye ve Mısırı’ı katarak çok geniş sınırlara ulaştı. Ninova Kraliyet Kütüphanesi ise kralın en büyük başarılarından biri olarak düşünülüyor.

 

5 Celsus’un Kayıp Kütüphanesi

Celsus Kütüphanesi antik dünyanın en gizemli kütüphanelerinden biri. Tiberius Julius Aquila tarafından babası onuruna yaptırılan bu bilgi tapınağı, Efes Antik Kenti’nde yer alıyor.

Koleksiyon içerdiği 12.000 rulo ile Klasik Antikitenin üçüncü büyük kütüphanesi konumunda ama bu eserlerden hiçbiri MS 262’de kütüphane harap olduğu için günümüze gelemedi. Bazıları Goth’ların bu bilgi mabedini yaktığını iddia ederken bazıları da kütüphanenin bir depremde yıkıldığını söylüyor.

Kütüphanenin yönetimi ya da içeriği hakkında hiçbir kayıt olmasa da, muazzam mimarisi bir zamanlar barındırdığı eserler ile ilgili ipuçları veriyor. Ön cephedeki heykeller bilgelik, bilgi, zekâ ve erdemi temsil ediyor.

 

6 Himmler’in Cadı Kütüphanesi

Araştırmacılar yakın zamanda SS şefi Heinrich Himmler’e ait 13.000 adet okült ve cadılık kitabı olduğunu ortaya çıkardı. Bu koleksiyon Çek Cumhuriyeti Prag Ulusal Müzesi’nde bulundu.

Himmler’in kitaplarının bulunduğu depoya 1950’ye kadar erişilemiyordu. Kitapların çoğu İkinci Dünya Savaşı sırasında Nazilerin dünyaya hükmetmek amacıyla doğaüstü güç kullanmak için toplanmıştı. Bazı ciltler gerçekten de çok çok nadir bulunanlardan.

1935’ten 1944’e kadar Naziler birçok farklı ökült eseri topladılar ve onların Almanca “cadı” anlamına gelen “hexe” kelimesinin baş harfi H bölmesine koydular. Avrupa’nın en büyük cadı mahkemeleri kaydı kütüphanesi oluşturmak için 260’tan fazla kütüphaneyi yağmaladılar.

Himmler okült konusunda takıntılıydı ve büyük üstatların yardımıyla Nazilerin dünyaya hükmedeceğine inanıyordu. Himmler Hristiyan mistisizmini Nazi siyasetinin içine işledi ve pagan tatil günlerini resmen onayladı.

 

7 Herculaneum’un Kayıp Kütüphanesi

1752’de arkeologlar Herculaneum antik kenti kazılarında bilinen en eski Roma kütüphanesini buldu. MS 79’da Vesuvius Dağı patladı ve Herculaneum’u lav ve kül kalıntıları altında yok oldu. Bu sit alanı da kalın kül tabakalarının altında korunuyordu.

Papyri Villası 1.800 papirüs rulosunun olduğu özel bir yerdi. Kâğıtlar patlamada karbonize oldu. Bu durum onları korumuş ama okunmalarını neredeyse imkânsız bir hale getirmişti.

Bazı belgeler bıçakla kesilmiş ve parçalanmıştı. Keşiş Antonio Piaggio özel bir rulo açma makinesi icat etti ve ilk ruloyu açmak dört yıl sürdü.

İlk bulgu raporları 1790 yılında yayınlandı. Son zamanlarda dijital fotoğraflama, mikroskop ve x-ray kullanılmakla birlikte sonuçlar tatmin edici değil çünkü Romalılar karbon bazlı mürekkep kullanmış ve bu da yer yer görülen yanıklardan ayırt edilemiyor.

 

8 Gizli Geçitler ve Kaybolan Kitaplar

Sainte-Odile Dağı’ndaki Alsatian manastırı birçok gizli geçide ve esrarengiz bir şekilde kaybolan kitaplara evsahipliği yapıyor. 2000 yılında, insanlar manastırın antik el yazılarının kaybolduğunu fark etmeye başladı.

Bazen bir tane kayboluyor, bazen bir düzine. Kilitler üç kere değiştirildi, pencereler mühürlendi ama bu hırsızları durduramadı. Bu yüzden bazı insanlar manastıra gizli bir giriş olduğundan şüphelenmeye başladılar.

İki yıl süren araştırmalar hiçbir sorun vermedi, ta ki bir jandarma üyesi gizli bir odaya açılan bir kitap rafına yaslanıp bunu ortaya çıkarana kadar. Yetkililer bir kamera yerleştirdiler ve beklemeye koyuldular. O gece profesör Stanislas Gosse suçüstu yakalandı.

Gosse üst düzey manastır üyelerinin gençleri ispiyonladığı odaya açılan bu geçişlerin yerini bir dergide makalesinde okumuştu. Polis Gosse’nin evinde 15. yüzyıla kadar uzanan 1.100 kayıp kitap buldu.

 

9 Korkunç İvan’ın Kayıp Kütüphanesi

En efsanevi kayıp kütüphanelerden biri Rus Çarı VI. İvan Vasilyeviç’e (Korkunç İvan) aittir. 1472’de İvan’ın dedesi III. İvan, aynı zamanda tutkulu bir kitap koleksiyoneri olan, son Bizans imparatorunun yeğeni Sophia Paleologue ile evlendi. Sophia Moskova’ya taşındığında Konstantinopol Kütüphanesinin birçok parçasını ve İskenderiye Kütüphanesi’nden de el yazmaları içerdiği iddia edilen kitap koleksiyonunu da birlikte getirdi.

Korkunç İvan hayatı boyunca kütüphanesine daha fazlasını katmıştır. Bu koleksiyon sonunda Rusça, Yunanca, Latince, İbranice, Arapça ve Çince antik ve çağdaş eserleri içeriyordu.

İvan bu koleksiyonu Kremlin’in bodrumunda depolamıştı. Kâtipler bütün eserleri Rusça’ya çevirmekle görevlendirilmişlerdi ama birçoğu Çar’ın kara büyü yapmasından korktuğu için reddetmişti.

İvan öldükten sonra bütün koleksiyon yok oldu. Bazıları yangında yok olduğunu iddia ediyor bazıları ise aslında hâlâ var olduğunu ama Korkunç İvan tarafından lanetlendiğine inanıyor.

 

10 Vatikan Gizli Arşivleri

Vatikan Gizli Arşivleri dünyanın en gizemli kütüphanelerinden biridir. 1612’de kurulan arşiv, 1881’e kadar umuma kapalıydı. Papa XIII. Leo yalnızca Katolik araştırmacıların arşive girmesine izin verdi.

O zamandan beri bu kısıtlama çok az gevşetildi ama gazeteci, öğrenci ya da amatör tarihçilerin içeri girmesi hâlâ kesinlikle yasak. Yalnızca Vatikan’ın sıkı şartlarını karşılayabilen resmi araştırmacılar içeri girebiliyor. Bu durumda bile günde en fazla üç eser alabiliyorlar.

Vatikan 2012’de 100 parçanın arşivden çıkarılmasına izin verdi. Koleksiyonunu seksen kilometre uzunluğunda olduğu düşünülürse bu bize arşivlerin gizemi hakkında neredeyse hiç ipucu veremiyor.

Çıkarılan belgeler Papa X. Leo’nun Martin Luther King’i aforoz etmesinden Tapınak Şövalyelerinin duruşmalarının yazılı hallerine ve Galileo’ya, İngiliz bir din adamının VIII. Henry’nin evliliğinin iptalini istediği bir dilekçeden Yeni Dünya topraklarını Portekiz ve İspanya arasında paylaştıran Inter Caetera belgesine kadar birçok şeyi kapsıyor.

Kaynak Site: oggito

Bu yazı takriben 57 görüntülendi.

YAZAR HAKKINDA

  • Site Yorum
  • Facebook Yorum

Bir yorum bırak

Yorum onaylama sistemi etkin; yorumunuzun yayınlanması biraz zaman alabilir.

Bir yorum bırak

Facebookta bizi bulun
Bloga e-posta ile abone ol

Sitemize abone olmak ve e-posta ile bildirimler almak için e-posta adresinizi girin.