‘Hayat tarzına saldırı’ gevelemesi – Fikrikadim

‘Hayat tarzına saldırı’ gevelemesi

Murat Bardakçı

Reina’daki katliamın ardından bir “hayat tarzı” tartışması başladı… Saldırının hedefi güya Türkiye’deki bir kesimin “yaşam biçimi” imiş, elindeki Kalaşnikof ile Reina’ya daha sokaktan itibaren ateş ederek girip 39 kişinin canını alan cani aslında insanlara değil, “hayat tarzı”na saldırıyormuş!

Bu “hayat tarzına saldırı” iddiası, ahkâm kesip bilge görünmeye meraklı bir-iki şuursuzun keramet yumurtlamak maksadıyla sayıklamalarından ibarettir. Bilgi bakımından temelleri kof mu kof olanlar saçlarına ak düştüğü zaman öğrendikleri bir-iki kavramı, kalemi ellerine alıp entellektüellik gibi pazarlamaya kalkışınca işte böyle geveleyip dururlar!

Saldırı, hayat tarzına yapılmışmış!..

Kimin hayat tarzına karşı? Kapıda saldırganın kurşunlarına hedef olup şehid düşen 22 yaşındaki polis memuru Burak Yıldız’ın mı, yoksa içeride can veren 35 yaşındaki garson Kenan Kutluk’un hayat tarzına mı, kimin?

Reina’daki müşterinin hayat tarzından bahsediliyor da aynı mekânda ekmek parası icabı bulunanların hayat tarzları neden hatırlara gelmiyor? Bu entel mi entel teori gümbür gümbür çökeceği için mi?

HEDEF, SADECE TÜRKİYE’DİR!

Reina’da yaşanan terörün hedefi öyle tarzlar, biçimler, vesaireler değil apaçık Türkiye idi ama “Bu saldırı Türkiye’ye yapılmıştır” diyebilmek bazılarına nedense zor geliyor! Ya saplandıkları ideolojik bataktan bir türlü çıkamadıkları için söyleyemiyorlar yahut bu kadar açık ve rahat anlaşılacak bir ifade “entel görünme” çabalarının önünde engel teşkil ediyor, dolayısı ile alâkasız ama tumturaklı yorumlar yapma mecburiyetini hissediyor ve neticede işte böyle saçmalıyorlar!

Böyle abuk sabuk değerlendirmelerle meselenin aslını başka taraflara çekmek, bilerek veya bilmeyerek terörün asıl maksadının gizlenmesine hizmet etmekten ve o terörü organize edenlerin ekmeğine yağ sürmekten başka bir işe yaramaz. Hele bu kadar kişinin can verdiği bir katliamı lâiklik, alkol, Noel, Noel Baba, yılbaşı, vesaire gibi alâkasız taraflara çekiştirmek, saldırıların gerisindeki mihrakların hayal bile edemeyecekleri nimet gibidir.

İçerisinde bulunduğumuz vaziyeti bilmem idrak edebiliyor musunuz? Artık sık sık maruz kaldığımız terörden bahsetmiyorum, bunun nasıl bir belâ olduğunu hissetmemek zaten imkânsız ve kasdettiğim de bu değil. Memleketin başına musallat olmuş başka bir dertten, akıldan ve şuurdan nasibini almamış bir güruhun uğradığımız her çeşit belânın hemen ardından “Oh olsun!” veya “Bu da bir şey mi, başınıza daha neler neler gelecek, bekleyin” gibisinden nefret dolu yahut alaycı sloganlar savurma meraklarından sözediyorum.

18 SAATLİK KİN SEANSLARI

Twitter, mwitter, zwitter gibisinden sanal mekânlara merakım ve o mekânlarda da hesabım olmamasına rağmen Reina’daki katliamdan sonra klâvye silâhşorlarının ne yazıp ne ettiklerini takip edeyim dedim: Hatunlar ve adamlar içlerinin yağları erircesine “Lâyığınızı buldunuz, gerisi de gelecek” gibisinden akıl ve mantık dışı ifadeler kullanıyor, haklı olarak galeyana gelen karşı taraf veryansın ediyor ama kavgayı başlatanlar susmuyor ve cevap niyetine etrafa durmaksızın hakaret yağdırıyorlardı.

Ama yazdıkları öyle bir-iki mesajdan ibaret değildi, aralarında tam 18 saat boyunca lâf ebeliği yapıp etrafa sayfalar dolusu hakaret yağdıranları vardı!

Mübalâğa etmiyorum, tam 18 saat! Yazdıklarına üç-dört saat ara ile bakmaktan ben yoruldum ama bu akıl noksanına uğramış zevatta öyle bir kin vardı ki, klâvyenin başından kalkmadan saatlerce lâf ebeliği edebiliyorlardı. Üstelik günün öyle normal bir vaktinde de değil, saldırının haber alınmasından biraz sonra, yani gecenin ikisinde başlayıp ertesi günün akşamına kadar!

Bir insanın yemeden, içmeden ve hattâ belki ayakyoluna bile gitmeden bu kadar zaman boyunca etrafa nefret saçmasının sebebini çözebilecek olan psikiyatrist, eminim bu seneki Tıp Nobeli’nin sahibi olacaktır…

Geçmişin önde gelen şâirlerinden Muallim Naci “Vâhibü’l-idrâk müzdâd eylesin iz’ânını”, yani “Allah anlayışını arttırsın” mısrâını sanki böyleleri için söylemiş!

Bumerang - Yazarkafe

YAZAR HAKKINDA

  • Site Yorum
  • Facebook Yorum

Bir yorum bırak

Bir yorum bırak

Facebookta bizi bulun