“Küçük bir kulube olsa” – Fikrikadim

“Küçük bir kulube olsa”

Gülten Elgün, üçü görme engelli 10 çocuğu için sokakta çiçek satıyor. Sert kış koşullarında üşüyen Elgün’ün tek isteği, küçük de olsa bir kulübe.
 
 
Elgün ailesi, kalabalık. 10 çocuklu. Üçü görme engelli. Aile, İstanbul Çatalca’da yaşıyor. Evin geçimi tek bir kişinin üstünde. 70 yaşındaki anne Gülten Elgün, ailesinin ihtiyacını çiçek satarak karşılamaya çalışıyor.

Ancak kış koşullarında çiçek satmak hiç de kolay değil. Gülten Elgün’ün tezgâhı Beylikdüzü’nde. Her gün ekmeğini çıkarmak için 45 dakika yürümek zorunda.

Üç kızıyla birlikte aynı çatının altındalar, diğer çocuklarıyla ayrı… Onlar da görme engelli. Sokak müzisyenliği yapmaya çalışıyorlar ama zabıtalar izin vermediği için onların da ekmek parasını anne Gülten Elgün karşılıyor.

“Ben olmazsam nasıl geçinirler, nasıl yaşarlar? Gördüğünüz bu evde 5 kişi yaşamaya çalışıyoruz. Bu tek odada banyo, mutfak ve uyku ihtiyacımızın hepsini karşılamak zorundayız. Benimle birlikte yaşayan kızlarım da işsiz. Trafik kazası geçirdikten sonra bacağına boydan boya platin takılan kızım Dilek, uzun süre ayakta duramadığı için oturarak çalışmak zorunda ama fabrikalar bu şekilde kendisine iş vermiyor. Diğer kızım da engelliler öğretmeni fakat iş bulamıyor. Ben de çaresizce hepsine bakmak zorunda kalıyorum.”

Elgün: Bazen evime giden yokuşu çıkarken ya da işe giderken bir komşumuz görüyor ve bana yardım ediyor, ama her zaman bu mümkün olmuyor. [[Fotoğraf: AA ]]

Elgün, hayatı tek başına sırtlamak zorunda. Eşi İsmail Elgün, diyabet ve tansiyon hastası. Beyin damarlarının da tıkalı olması nedeniyle çalışamıyor.

“Ben de eşim gibi 70 yaşındayım. Ayağa kalkıp yürümekte bile çok zorlanıyorum. Eşim tek başına hepimize bakıyor. Hanımıma yardım edemediğim için çok üzülüyorum.”

Elgün, sabahtan gece yarısına kadar tek başına çiçek satıyor. [[Fotoğraf: AA ]]

“Çok üşüyorum”

Gülten Elgün’ün mesaisi sabah 8’de başlıyor; geceyarısına kadar devam ediyor. Saatlerce sokakta, tezgâhın başında durmak zorunda. Ancak dondurucu soğukta ekmeğini çıkarmakta çok zorlanıyor. 

“Tezgâhımın başına geçtiğimde yağmur, kar ve soğuk olabiliyor, çok üşüyorum ama bu işi yapmaya mecburum, bu yaşta başka ne iş yapabilirim ki? Ben çalışmazsam hepimiz açız. Soğuktan korunmak için küçük de olsa bir kulübe olsa… Gerekirse seneden seneye vergisini de veririm bu kulübenin, yeter ki bana yardım etsinler, zabıta memurları benim tezgahımı alıp gitmesinler, başka bir şey istemiyorum ben. Alnımın teriyle çalışıyorum, çalmıyorum, çırpmıyorum, dilenmiyorum, çiçeklerimi paramla alıp, paramla satıyorum. Ben çiçek satarak ekmek paramı kazanırım, yeter ki zabıta memurları tezgahımı almasınlar.”

Bumerang - Yazarkafe

YAZAR HAKKINDA

  • Site Yorum
  • Facebook Yorum

Bir yorum bırak

Bir yorum bırak

Facebookta bizi bulun