Her şey perşembe sabahı başlıyor – Fikrikadim

Her şey perşembe sabahı başlıyor

Hayati Esen / Fikrikadim

Hayati Esen

Bugünün pazartesi olmasını isterdim ama yarın çarşamba. Her şey perşembenin gelmesini beklemekle başlıyor. Ben perşembe sabahı ezan vakti yola koyuluyorum. İnsanın ezandan önce caddeye çıkıp ezan okunurken yolda gidiyor olması ise tamamen bir tuhaflık biliyorum, gerek ki ezandan sonra gidesin… Ama ekmek parası için yollar erkenden aşılmalı… Ekmek parası sanıldığı kadar kolay bir şey değil. Belki bir ihaleci olsaydım; bir partili, bir dernek üyesi hatta bir cemaat üyesi bilemiyorum işte belki de bir din pazarlamacısı, ideolojik, siyasal bir çevrenin parçası falan öyle işte.. Bir yerlere ait olsaydım para kazanmak daha kolay olurdu. Ekmek parası kazanmak(?) Zor… İnsan dediğin özünde sadece kendi halinde yaşamak ister… Kendi halinde yaşamak öyle zordur ki boşuna Peygamber “Ağaç kabuğunu ısırmak kadar zor olsa dahi” demiyor. Meğer insanı asla kendi halinde yaşamaya bırakmayacakmış bu çağ…

Bu çağ insanının kafası karışık diyorlar, sanmıyorum. Bu çağın insanı da geçmiş çağların insanı gibi işini biliyor, ne yapacağını çok iyi biliyor. Ben de çok iyi biliyorum ne yapacağımı ama bilmek yetmiyor işte… Bilmek denen şeyin ne olduğunu ise tartışmak dahi istemiyorum sizinle… Farkında değilsiniz ama biliyor musunuz, otobüsün içi insan kokuyor ve bilgi dediğimiz şey de insan kokuyor… Farkındayım, ikisi arasında var olan ilgiyi kuramadınız, şizofrenik  bir cümle gibi geldi size, evet evet inkar etmeyin öyle…  Yaw demek istediğim ikisinin ortak yanı; insan kokusunun olması ve ikisinin de öyle düşünüldüğünde çokta çekilir olmadığı… İnsan kokusu her zaman katlanılır bir şey değil…  Ama bilginin kokmadığını düşünenler var biliyorum. Oysa bilgi de kokar… Ben çok defa bilginin koktuğunu görmüşümdür…  Ama onu size anlatamam çünkü bilgiye olan inancınız kaybolursa ne olur düşününsene… Bilgiye inanmayan biri… eeee!!! iğreç veee’ mee öööö’ leee….

Ben bilgiye inanmadığımı daha önceleri yazmıştım… Size de bilgiye inanmayın diyeceğim ama kabul etmeyeceksiniz.  Etmemeniz sizin için belki daha iyi ama doğru mu onu bilmiyorum. Her iyi gelenin doğru olması gerekmez ama olsun size iyi geliyor. Hayata inanıyorsunuz, bu yaşadıklarınızın, sonradan kazandıklarınız; mesleklerinizin, sanat-zanaat gibi şeylerin sizi var ettiğine inanıyorsunuz. Bu duyguyu size sağlayan bilgi dediğimiz şey… Doktor, mühendis, imam, siyasetçi, öğretmen, papaz, bunlar hepsi bilginin birer görünen parçaları… Hiyerarşinin taşıyıcıları… Bilgi hiyerarşi demek değil mi zaten. Bunu geliştiren Aristo’muydu neydi o adam işte…. Bilginin mantıkla işlenmesi buna yarıyor yoksa hangi bilgi bir diğer bilgiden, hangi sanat diğer bir sanattan, zanaatten aşağı veya yukarı olabilir ki…  Mesala  çöpçünün olmadığı bir modern çağ düşünebiliyor musunuz?

Ama siz yine de bilgiye inanın iyi güzel hoştur… 

Bumerang - Yazarkafe
Etiketler:
Hayati Esen Pazartesi

YAZAR HAKKINDA

Fikr-i Kadim Yayın Yönetmeni (Yazarın diğer yazılarını okumak için lütfen isme tıklayın.)
  • Site Yorum
  • Facebook Yorum

Bir adet yorum var.

  1. mehmet tuyg dedi ki:

    Hayati abi yine patlatmış bir hikaye, anladım bişeler. bilgi, aristo insan kokması demiş. insan kokarsa her şey kokar diyor. bilgi de o nedenle kokar demek istiyor değil mi?

Bir yorum bırak

Bir yorum bırak

Facebookta bizi bulun