‘Domates hayatımızı değiştirdi’ – Fikrikadim

‘Domates hayatımızı değiştirdi’

Hava sıcaklığının kışın eksi 38 dereceye kadar düştüğü Ağrı’nın Diyadin ilçesinde, 12 ay domates üretilmeye başlandı. 40 dönüme kurulu iki sera, 267 metre derinden çıkarılan sıcak suyla ısıtılıyor. Geçen yıl, 640 ton domatesin toplandığı seralarda, 22’si kadın 46 kişi çalışıyor. Domates sayesinde hayatlarının değiştiğini söyleyen çalışanlarla konuştuk.
 
 

“Daha önceleri, ‘Bir domates bir insanın hayatını değiştirir mi?’ deselerdi, belki biz de buna gülebilirdik ama şu anda, biz de o noktadayız. Hem doğduğumuz topraklarda iş imkânı elde ediyoruz, hem aile bütçesine katkıda bulunuyoruz. Domatesin hayatımızı değiştireceğine kim inanırdı? Bir domates sadece bizim değil, ilçemizin de hayatını değiştirmiş oldu.’

Bu cümlelerin sahibi Neslihan Demir, ilk kez bir işte çalıştığını söylüyor. Demir gibi 21 kadın daha 2 yıl önce kurulan bu serada çalışıyor. Demir, Diyadin’de kendileri için ilk defa bir iş fırsatı sunulduğunu anlatıyor:

“Bizim gibi, ataerkil toplumlarda büyüyen ve yetişen bayanlar için, böyle iş yerlerinin kurulması çok büyük bir şans. Hem, doğduğumuz topraklarda iş imkânı elde ediyoruz, hem aile bütçesine katkıda bulunuyoruz. Diğer illere giden mevsimlik işçi göçüne de engel oldu.”

Neslihan Demir, aile bütçesine katkıda bulunmanın, insanı mutlu ettiğini söyledi. [[Fotoğraf: Güray Ervin/Al Jazeera Türk]]

 

Topraksız tarım yapılıyor

Ağrı Valiliği İl Özel İdaresi, Diyadin Belediyesi, Taşlıçay Belediyesi ve özel sektör ortaklığıyla, 40 dönüme kurulan 2 sera için 10 milyon lira harcandı. İlk seranın yapımına 2014 Mayıs ayında başlandı ve 7 ay sonra 50 bin domates fidesi dikildi. Serada, yılda 640 ton domates üretiliyor artık. İkinci seranın inşaatı da Mayıs 2016’da sona erdi ve 50 bin domates fidesi de buraya dikildi. Toplanan domatesler sadece çevre illere değil, Antalya, Mersin, İzmir, Ankara, Samsun gibi illere de satılıyor.

Seralarda topraksız tarım yapılıyor. Domates fidesinin kökü, özel hazırlanmış poşetlerdeki Hindistan cevizi kabuklarının içinde duruyor. Bitkinin ihtiyacı olan bütün minarel ve gübreler, damlama sulama yöntemiyle bitki köküne veriliyor. Seralar, 267 metre derinden çıkan, 70 derece sıcaklığındaki suyla zemin ve tavanda döşeli borularla ısıtılıyor. 

Sıcaklığın kışın -38 dereceye kadar düştüğü Diyadin’de, seraların içi 20 derece sıcaklıkta tutuluyor.

 

“-40 derecede domates olur mu? diye arıyorlar”

Eyüp Işık, Ziraat Mühendisi. 2014’ten bu yana seranın Üretim Müdürü. Işık, ilk hasatlar yapıldıktan sonra, başka şehirlerde yaşayan çok sayıda Diyadinli’nin kendilerine ulaştığını anlatıyor:

“İstanbul’dan bir abimiz arıyor.‘Kardeşim’ diyor, ‘Sizinle ilgili haberler geliyor bize. Diyadin’de -38, -40 derecede domates olur mu?’ diye soruyor. Biz de kendilerine, ‘Abicim biz denedik, oldu. Ürünlerimiz şu an satışta’ diye cevap veriyoruz. Ben mezun olduğum gibi kendi memleketimde ziraat mühendisliği yapıyorum. Okula başlarken buna ihtimal vermiyordum. Burada yapılan bütün işlerde, bütün iş gücünün buraya ait olması, buradaki insanlara büyük bir velinimet oldu.”

Işık, Ziraat Fakültesi’ne okurken, Diyadin’de mühendislik yapacağının aklına gelmediğini söyledi. [[Fotoğraf: Güray Ervin / Al Jazeera Türk]]

 

‘Dört çocuk okutuyorum’

Serada çalışanlar, Diyadin Halk Eğtim Merkezi’nde kişisel hijyen, zamanı iyi kullanma, planlama, hasat hijyeni eğitimi aldı. Kadınlar, hasatta çalışıyor. Erkekler daha çok kuvvet gerektiren işler yapıyor. Behice Kaplan, sağlık sorunları olan eşinin çalışamadığını, seradan kazandığı parayla dört çocuk okuttuğunu anlatıyor:

“İlk geldiğimizde ‘Nasıl yapacağız?’ gibi tereddütlerimiz vardı. Tedirginlik vardı. Zamanla başarabildik ve üstesinden de gelebiliyoruz. Bir bayanın kırsal kesimde yaşadığımız bir bölgede, böyle bir olanağının oluşması, insana büyük bir mutluluk veriyor. Eşim bir süredir rahatsız olduğu için çalışamıyor. Üçü üniversiteye, biri liseye giden dört çocuk okutuyorum. Çalışmayı istedikten sonra istediğini her şekilde bulabilirsin. İstediğin sürece başarırsın.”

Behice Kaplan, komşu ve akrabalarının da serada çalışmak istediklerini anlattı. [[Fotoğraf: Güray Ervin / Al Jazeera Türk]]

 
İşletmenin, bir de Ar-Ge serası var. 500 metrekare alana kurulu bu serada çilek, kavun, biber, patlıcan gibi ürünlerin, üretim denemeleri yapılıyor. Bölgede 2017’den itibaren, 900 dönüm daha sera kurulması ve 2 bin kişiye daha iş imkânı sunulması hedefleniyor.
 
Güray Ervin

Güray Ervin

                                                              Sibel DenizmenSibel Denizmen

YAZAR HAKKINDA

  • Site Yorum
  • Facebook Yorum

Bir yorum bırak

Bir yorum bırak

  • YORUM
yorum ikonu
2016-11-13 10:18:12
yorum ikonu
NATO’nun IŞİD maskesiyle Türkiye operasyonu! | Bayraksevdasi.com: […] İstanbul Atatürk Havalimanı terör saldırısını gerçekleştiren canlı bombaların eylem
2016-10-13 16:50:13
yorum ikonu
Sözleşmeli öğretmenlik için ön başvurular devam ediyor – FİKRİKADİM: […] MEB 5 bin sözleşmeli öğretmen alacak […]
2016-09-07 00:47:43
Facebookta bizi bulun