‘Suudi Arabistan ve Türkiye birbirine muhtaç’ – Fikrikadim

‘Suudi Arabistan ve Türkiye birbirine muhtaç’

Ola Karakurt

Ola Karakurt

“Ortadoğu’daki ateş çemberini ancak Suudi Arabistan ve Türkiye söndürebilir.” Suudi Arabistanlı yazar ve gazeteci Cemal Kaşıkçı iki ülkenin bölge için önemini bu sözlerle özetledi. Ankara-Riyad ilişkilerini konuştuğumuz Kaşıkçı, Suudi Arabistan’ın Türkiye ile yapacağı çok iş olduğunu söyledi.

El Şark Forum’un düzenlediği bir konferansa katılmak üzere İstanbul’a gelen Suudi gazeteci ve yazar Cemal Kaşıkçı, Türkiye ve Suudi Arabistan’ın birbirine çok şey verebilecek iki ülke olduğu kanaatinde. Kaşıkçı ile Riyad-Ankara hattındaki siyasi ekonomik ve askeri işbirliğini ve Washington ile gerilimi konuştuk.

Türkiye ve Suudi Arabistan  arasındaki yakınlık son dönemde arttı. Sizce bu iki ülkenin neden birbirine ihtiyacı var?

Suudi Arabistan Veliaht prensi Muhammed Bin Nayef, ‘Suudi Arabistan ve Türkiye birbirine muhtaç’ ifadesini kullanmıştı. Bence bu çok doğru bir tespit. Her iki ülke belli tehlikelerle karşı karşıya. Her ikisi, istikrarlı ve büyük ekonomik hedefleri olan ancak etrafı bir ateş çemberi olan ülkeler. Bu ateş çemberini ancak Suudi Arabistan ve Türkiye söndürebilir.

Bence, Ankara-Riyad arasında iyi ilişkiler devam edecek. Çünkü bu her iki ülkenin yararına. Bu konuda iyimserim.

Bu iki ülkeden birinin diğerine ne konuda, nasıl bir ihtiyacı var? Bunu biraz detaylandırır mısınız?

Suudi Arabistan’ın genel anlamda müttefiklere ihtiyacı var. Suudi Arabistan’ın Türkiye ile birçok konuda ortak çıkarları bulunuyor.

Meselâ, Suudi Arabistan İran’ın Suriye’de en güçlü aktör olmasına karşı. Herhangi bir Türk yetkiliye sorduğunda aynı tutuma sahip olduklarını göreceksin.

Türkiye, aynı Suudi Arabistan gibi bölgedeki kaosa son vermek isteyen bir ülke.

Sadece Suriye değil, Yemen’de de aynı taraftalar.

Türkiye ve Suudi Arabistan askeri sanayi konusunda da iyi bir işbirliği yürütüyor.

Peki, Suudi Arabistan Türkiye’ye ne katabilir?

Petrol. Suriye’de koordinasyon sağlayabilir. Riyad, Ankara ile bir olup bir İslami baskı faktörü oluşturabilirler.

Geleceğe ortak planlama yapmak. Bu çok önemli. Şu an mevcut eksiklerin başında, bölgede geleceğe dönük kapsamlı bir ekonomi planının olmaması.

Suriye, Irak ve Ürdün’ü kapsayacak bir ekonomi planın, Suudi Arabistan ve Türkiye olmadan ne anlamı var?

Müslümanların sefalet içinde kalması âdil değil. Bu iki ülkenin ilişkilerini ve iletişimini daha yüksek bir düzeye çıkarması lazım. ,

Üretimi artırmak gerekiyor.

Toplam gayri safi milli hâsılamız dünya ülkelerine göre hâlâ çok düşük.

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Adil Cubeyr, son Ankara ziyaretinde askeri alanda da işbirliğinin artırılacağını söylemişti. Bu işbirliği ne düzeyde?

Bu işbirliği iki yönlü. Birincisi, askeri sanayi sektöründeki işbirliği. Bu, zaten var. Duyduğuma göre, Suudi Arabistan’ın en büyük askeri sanayi fabrikası bir Türk firmayla ortak yürütülüyor.

Dışişleri Bakanı Adil Cubeyr’in ve Savunma Bakanlığı Sözcüsü Ahmet Asiri’nin ‘Suriye’ye asker göndermeye hazırız’ açıklamalarını hatırlayalım.

Fırat Kalkanı Harekâtı’nda neden Suudi askerler görmüyoruz?

Sayın Erdoğan ile yaptığım son röportajda kendisine bu soruyu yöneltmiştim. Suriye’de Türk askerlerinin yanında neden Suudi asker görmüyoruz diye sormuştum. Neden, Türkiye, Yemen’de Suudi askerlerin yanında yer almıyor?

Orada bana, ‘Her iki ülkenin öncelikleri farklı’ diye bir yanıt vermişti.

Tabii, Rusya’nın Suriye’deki varlığı tabloyu karmaşıklaştırıyor. Ancak, ben eminim ki gerekirse Suudi Arabistan Suriye’de rol oynayabilir.

Esed sonrası Suriye’nin, Türkiye-Suudi Arabistan işbirliğine ihtiyacı var. Suriyelileri yalnız bırakmamamız lâzım. Çünkü Suriye’de devlet çökmüş vaziyette. Onlarca silahlı grup var. Onları yalnız bırakırsak aralarında savaşmaya başlayabilirler. Geçiş sürecinde onlara destek verilmesi gerek.

[[Fotoğraf: Al Jazeera]]

Esed sonrası Suriye diyorsunuz, ancak anlaşılan o ki o noktaya daha zaman var. Şimdiki Suriye için Suudi Arabistan Türkiye ile ne yapabilir?

Muhaliflere silah desteği zaten var.

Sizin de bildiğiniz gibi muhalifleri destekleyen ülkelerin farklı ajandaları muhaliflere zarar verdi ve onları böldü. Suudi Arabistan, Türkiye ile beraber muhalefeti desteklemek konusunda nasıl bir koordinasyon yapabilir?

Şu an Ankara ve Riyad’ın muhaliflere verilen destek konusunda koordinasyon yürüttüğü yönünde bilgiler geliyor. Ancak Suudi Arabistan’ın Suriye’de daha büyük bir rol alması… Bu karışık bir tablo.

Rusların olması ve Rusya-ABD çekişmesi da durumu zorlaştırıyor.

Eminim ki, Türkiye de Rusya’nın olduğu bölgelere uzak durmaya dikkat ediyor.

Bu karışık tablo askeri müdahaleleri zorlaştırıyor.

Suudi Arabistan ABD öncülüğündeki koalisyon kapsamında Suriye’de hava saldırıları yapıyor zaten.

Fırat Kalkanı Harekâtı’na destek vermek amacıyla mı?

Evet. Fırat Kalkanı harekâtı kapsamında.

“Türkiye Suudi Arabistan’da inşaat sektöründe rol alabilir”

Peki, yatırım konusunda ikili ilişkiler ne durumda? Arap medyasında, Türkiye’nin Körfez ülkelerinin sermayelerini çekmek için bir takım düzenlemeler yapacağı yönünde haberler yer almıştı. Bu konuda ne düşünüyorsunuz?

Türkiye yatırım için iyi bir ülke. İstikrarlı ve Suudi Arabistan ile arası iyi bir ülke. O yüzden Suudilerin Türkiye’ye gelip yatırım yapması doğal bir şey

Ancak. Bir Suudi Arabistan vatandaşı olarak yakından ilgilendiğim konu. Ülkede yapılması planlanan büyük iskân projesi. Türkiye’nin bu projede büyük bir rol üstlenebileceği söyleniyor. Türkiye inşaat sektöründe iyi tecrübeye sahip bir ülke. Arada büyük fırsatlar var.

“Obama JASTA’yı engellemek için çaba göstermedi”

ABD’nin JASTA kararı var. 11 Eylül saldırıları mağdurlarının Suudi Arabistan’a dava açmasının önünü açan karar. Bu kararın arka planı neydi? Riyad-Washington ilişkisini nasıl etkileyecek?

Obama’nın da ifade ettiği gibi, Suudi Arabistan-ABD ilişkileri karışık bir mesele. Gerçekten de öyle. ABD Yönetimi ile Riyad arasında soğukluk var. Obama bundan dolayı bu kararı engellemek için yeterince çaba sarf etmedi.

Veto kullanması yeterli değil miydi?

ABD Temsilciler Meclisi’nin demokrat üyesi Nancy Pelosi bile, ‘Obama bu kanunda fikrimizi değiştirmek için çaba harcamadı’ demişti.

Obama ve ABD Yönetimi Suudi Arabistan’a baskı uygulamaya çalışıyor. Suudi Arabistan’ın değişmesi gerektiğini düşünüyorlar. İdeolojik olarak değişmesini istiyorlar.

Biz Suudiler böyle bir konuda dayatma yapılmasından hoşlanmıyoruz. Bizi aşırıcılıkla suçlayan dış aktörler terörist Şii grupları destekliyor. Bu ABD’nin iki yüzlülüğünü gösteriyor.

JASTA kararı bu şekilde uygulamaya konulursa, yani pratikte hayata geçirilirse ve ABD kurumları onu engellemek için başka bir yola gitmezse, iki ülken arasında gerilim artacak. Çünkü, ABD’de Suudi Arabistan’a karşı davaların başlaması, kini besleyecek. Suudiler ile ABD’liler arasında karşılıklı suçlamalar ilişkileri gerecek. Bu belki ilişkinin çökmesine kadar gidebilecek.

Kaynak Site: Aljaazera

Bumerang - Yazarkafe

YAZAR HAKKINDA

  • Site Yorum
  • Facebook Yorum

Bir yorum bırak

Bir yorum bırak

Facebookta bizi bulun