Ankara saldırısı mağdurlarının en zor bir yılı – Fikrikadim

Ankara saldırısı mağdurlarının en zor bir yılı

Umay Aktaş Salman

Umay Aktaş Salman

IŞİD’in Ankara’daki Barış Mitingi’ni hedef aldığı ve Türkiye tarihinin en kanlı terör eylemi olarak kayıtlara geçen bombalı saldırının bugün yıldönümü… IŞİD’in düzenlediği ve 103 kişinin hayatını kaybettiği saldırıda yaralanan 508 kişiden biri olan Uğur Erman Karakoç, hâlâ fiziksel ve ruhsal olarak yaralarını sarmaya çalışıyor. Artık yürüyebiliyor ama önünde yeni ameliyatlar var.

Bugün Türkiye tarihinin en kanlı terör saldırısının yıldönümü. 10 Ekim 2015’te, Ankara’daki Barış Mitingi’ne IŞİD tarafından düzenlenen bombalı saldırıda 103 kişi hayatını kaybetti, 508 kişi yaralandı. Patlamada yakınlarını kaybedenler, saldırıdan yaralı kurtulanlar için bu bir yıl hiç kolay geçmedi. Geride kalanlardan pek çoğu için hayat artık eskisi gibi değil. Çocuğunu, eşini, yakınlarını kaybedenler onlar olmadan yaşama tutunmaya çalışıyor. Yaralı kurtulanlardan kimi hâlâ tedavisine devam ediyor, kimi ise artık engelli. Onlardan biri 23 yaşındaki Uğur Erman Karakoç.

Saldırıda sol dizinden aşağısı parçalandı. Karakoç’un, bacağına saplanan şarapnel parçaları ve bilyeler, hem kemiklerini kırdı hem de damarları ve bacağını parçaladı. Karakoç’la saldırıdan üç ay sonra görüştüğümüzde yaraları çok tazeydi.

 
[Karakoç, bir yıl önce destek almadan ayağa kalkamıyordu. ]

Sadece hastaneye gitmek için yatağından kalkıyor, sol bacağını kullanamıyordu. Koltuk değnekleri ile yürüyordu. Bugüne kadar toplam sekiz ameliyat geçirdi. Yaklaşık altı ay hastanede yattı. Arkadaşlarının ve ailesinin desteğiyle kendi deyişiyle normale dönmeye çalışıyor.

Yürüyor ama…

Uzun sürü ayakta kalamıyor, koşamıyor ama artık desteksiz yürüyebiliyor. İstanbul Üniversitesi Hititoloji Bölümü öğrencisi Karakoç, okuluna da döndü. Ancak yıl kaybı var. Geçen sene ikinci sınıfa devam edemediği için birinci sınıfta alttan kalan derslerini alabiliyor. Karakoç, saldırının hayatında değiştirdiklerini şöyle anlatıyor:

“Hâlâ daha etkisi üzerimde. Fiziksel olarak tedavim bitmedi. 1 Kasım’da tekrar fizik tedaviye başlayacağım. Fizik tedavi sonrasında tendom transferi, belki de kas nakli yapılacak. Tekrar ameliyat olacağım. Eskisi gibi koşamayacağım, eskisi gibi yürüyemeyeceğim saatlerce. Bu sene okula başladım ama hastaneye gitmekten dolayı doğru dürüst derslere de gidemiyorum. Saldırıdan önce hem okuyor hem çalışıyordum. Şimdi uzun süre ayakta kalamadığım için çalışamıyorum. Maddi olarak da etkiledi beni.”

“Her patlamada bacağım acıyor”

Saldırının ruhunda açtığı yaralar da derin. Karakoç hâlâ psikolojik tedaviye devam ediyor. Saldırının yıldönümü yaklaştıkça kabuslarının daha da arttığını söyleyen Karakoç, “10 Ekim patlamasından sonra kaç patlama oldu, artık sayamıyorum. Her patlamadan sonra canım acıyor. Bacağımın yaralanan bölgesinde acı hissediyorum. Benim gibi acılar yaşamış, yaralanmış… Ya da kaç kişi arkadaşını, evladını yitirdi orada…”diye konuşuyor.

 
[Karakoç, uzun süre ayakta kalamıyor, koşamıyor ama bir yılda ayağa kalkmayı başardı. ]

“Ölen arkadaşlarımın ailelerine ne diyecektim?”

Saldırıda 16 arkadaşını kaybeden Karakoç, hepsinin ailelerinin yanına gidemediğini de anlatıyor:

“Birkaç ölen arkadaşın ailesinin yanına gittim ama çok bir şey de konuşamıyorsun. Ne konuşacaksın ki? Çok şükür hayattayım mı diyeceksin? Neye şükredeyim? 16 arkadaşımı kaybettim. 100’den fazla insan öldü. Üniversite öğrencisi olarak eğitimim aksadı. Devlet ‘Masrafları karşılayacağız’ dedi ama tedavi sürecinde bir sürü masraf çıktı. Maddi manevi her anlamda yıpranıyorsun. Eskisi gibi olamayacağız hiçbir zaman.”

Bir sene geçmesine karşın ne fiziksel ne de ruhsal olarak yaralarının sarılmadığını söyleyen Karakoç değişmeyen tek şeyin geleceğe, barışa dair umutları olduğunu söylüyor:

“Güzel günlere yürüyeceğiz ama ben koşamayacağım onu da biliyorum”

İlk duruşma 7 Kasım’da 

DİSK, KESK, TMMOB (Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği) ve TTB’nin ( Türk Tabirler Birliği) organize ettiği Barış Mitingi’ne, IŞİD’in iki canlı bomba ile yaptığı saldırıdan dokuz ay sonra iddianame hazırlanmıştı. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nca hazırlanan iddianamede 36 şüpheli hakkında suçlamalar bulunuyor. İddianamenin ilk sırasında örgüt yöneticisi İlhami Balı yer alıyor. Türkiye’deki birçok kanlı eylemin emrini veren firari Balı’nın Suriye’de olduğu ileri sürülüyor. Bazı şüpheliler için “anayasal düzeni değiştirmeye teşebbüs etmek” ve “100 kişiyi öldürmek” suçundan 101 kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası isteniyor. Diğer şüpheliler içinse “silahlı terör örgütü DAEŞ üyesi olmak” suçundan 15 yıldan 22,5 yıla kadar hapis cezası talep ediliyor.

KESK, iddianamede saldırının önlenmesinde kamu görevlilerinin sorumluluğuna ve ihmaline yer verilmemesini eleştirmiş, yeniden hazırlanmasını talep etmişti. Yargılama ise Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde 7 Kasım’da başlayacak.

Kaynak Site: Aljaazera

YAZAR HAKKINDA

  • Site Yorum
  • Facebook Yorum

Bir yorum bırak

Bir yorum bırak

  • YORUM
yorum ikonu
2016-11-13 10:18:12
yorum ikonu
NATO’nun IŞİD maskesiyle Türkiye operasyonu! | Bayraksevdasi.com: […] İstanbul Atatürk Havalimanı terör saldırısını gerçekleştiren canlı bombaların eylem
2016-10-13 16:50:13
yorum ikonu
Sözleşmeli öğretmenlik için ön başvurular devam ediyor – FİKRİKADİM: […] MEB 5 bin sözleşmeli öğretmen alacak […]
2016-09-07 00:47:43
Facebookta bizi bulun