Üniversitelinin bitmeyen sorunu: Yurt – Fikrikadim

Üniversitelinin bitmeyen sorunu: Yurt

Üniversite kayıtları tamamlandı. Devlet yurtlarına yerleştirme sonuçları da açıklandı. Yaşadığı şehirden başka bir ilde üniversite kazanan öğrenciler yurt ya da ev arayışında. Türkiye’de üniversite sayısı 200’e yaklaştı. Öğrenci sayısı ise açık öğretim, yüksek lisans ve doktora dahil yaklaşık 6 milyon 700 bin.

Umay Aktaş Salman

Umay Aktaş Salman

Son 15 yılda üniversite sayısı iki buçuk kat, öğrenci sayısı ise üç buçuk kat arttı. Üniversite ve öğrenci sayısı artarken devlet yurtlarının sayısı da arttı. Ancak, öğrenci sayısındaki artış gözönüne alındığında devlet yurdu sayısı talebi karşılamada hâlâ yeterli değil. 2002’de Kredi ve Yurtlar Kurumu’na bağlı 191 devlet yurdu varken, MEB’in 2015-2016 rakamlarına göre bugün bu sayı 592. Yurtların toplam kapasitesi 450 bin 941. Devlet yurtları tek seçenek değil. Dernek ve vakıflara ait yurtlar da var. Milli Eğitim Bakanlığı verilerine göre, dernek ve vakıflara ait 2 bin 160 yurtta da 112 bin 423 öğrenci kalıyor.

Yurt ve öğrenci sayısı arasındaki orantısızlık, barınmanın üniversitelilerin en öncelikli sorunlarından biri olduğunu gösteriyor. Kapasitenin sınırlı olması nedeniyle öğrenciler için çeşitli cemaatlere ait yurt ve evler de zorunlu adres olabiliyor. 15 Temmuz darbe girişimi sonrası bu sorun daha net görülür oldu. 15 Temmuz sonrasında Fethullah Gülen yapılanmasına ait olduğu gerekçesiyle 821 yurt kapatıldı. Bu yurtların Kredi ve Yurtlar Kurumu’na devri gündemde. 

“Sosyal devlet öğrencileri cemaat yurtlarına mecbur bırakmamalı”

Konuyu TBMM gündemine taşıyan siyasilerden biri, CHP İstanbul Milletvekili Sibel Özdemir. Özdemir, 4 Ağustos’ta Gençlik ve Spor Bakanı Akif Çağatay Kılıç’ın yanıtlaması için verdiği yazılı soru önergesinde yurt sorununun çözümü için cemaat ve tarikatların “devletin çözüm ortağı olarak görülmesinden vazgeçilmesi gerektiğini” söylemişti. Özdemir, “Sosyal devlet, önümüzdeki dönemde öğrencilerin cemaat ve tarikat tarzı yapıların kontrolünde olan yurtlara mahkûm olmamaları için üzerine düşen sorumluluğun gereğini eksiksiz olarak yerine getirmelidir. Acilen ve kalıcı olarak yurt ve barınma sorununa el atılmalıdır” ifadesini kullanmıştı. Özdemir, soru önergesinde hem 15 Temmuz’dan sonra yükseköğrenim öğrenci yurtlarıyla ilgili alınan önlemleri hem de yurtların kapasitesini, açıkta kalan öğrenci sayısını da sormuştu.  

“Sorun çözülmedikçe cemaat alternatif”

Öğrenci Kolektifleri de üniversitelilerin barınma sorunu ile ilgili bir rapor hazırladı. Raporlarını Kredi ve Yurtlar Kurumu Genel Müdürlüğü’ne de sunan Öğrenci Kollektifleri, aynı zamanda yaptıkları eylemlerle barınma sorununa dikkat çekiyor.

DEVLET YURTLARININ KAPASİTESİNİN ARTIRILMASINI TALEP EDEN ÖĞRENCİ KOLEKTİFLERİ DE KREDİ VE YURTLAR KURUMU’NA BİR RAPOR SUNDU. [FOTOĞRAF: ÖĞRENCİ KOLEKTİFLERİ]

 
 

Öğrenci Kolektifleri, yurt arayan üniversitelilerin üç alternatifi olduğunu söylüyor; devlet yurtları, üniversite yurtları, özel yurtlar. Üniversiteliler hazırladıkları dosyada, devlet yurtlarının kontenjan yetersizliği ile üniversite ve özel yurtların yüksek ücretleri arasında sıkışan öğrencilerin cemaat yurtları ya da öğrenci evlerine yöneldiğine dikkat çekiyor. “Sorun çözülmedikçe Gülen Cemaati yerine başka bir cemaatin, tarikatın ya da vakıfın yurtları alternatif olacak” diyor. 

Özel yurt ücretleri el yakıyor

Bu soruna çözüm ararken yaşadıkları sorunları öğrencilere de sorduk. İster yurtta, ister evde olsun, yaşadığı yerden başka bir şehirde okumanın maliyeti öğrenciler ve aileler için hiç de ucuz değil. Devlet yurtları en ucuz seçenek. Türkiye genelinde devlet yurtlarının 2015’te aylık ücreti 130 TL idi. Standartları daha yüksek olan yurtlarda ise bu ücret 228 TL’ye kadar çıkıyor. Öğrencilere aylık 240 TL de yemek yardımı yapılıyor. Özel yurt ücretleri ise konforuna, yurdun bulunduğu şehre göre yıllık 3 bin 500’ten 20 bin TL’ye kadar çıkıyor. Vakıf üniversitelerinin yurtları da yıllık 4 – 12 bin TL arasında.

“Dört vesaitle okula gitmek zorunda kalacağım”

Eylem Abacı, Ege Üniversitesi Okulöncesi Öğretmenliği Bölümü’nden Marmara Üniversitesi’ne yatay geçiş yaptı. Ailesi Silivri’de yaşıyor. Anadolu yakasındaki okuluna gidebilmek için yurt ya da ev arıyor. İzmir’de geçirdiği bir yıl boyunca yıllık 8 bin 500 TL ödeyerek özel bir yurtta kalan Abacı, İstanbul’da da ücretlerin çok yüksek olduğunu anlatıyor:

“Kadıköy’de özel bir yurtla görüştüm, iki kişilik oda için aylık 1200 TL istediler. Bütçemizi aşıyor özel yurtlar. Ev bakabilmek için önce ev arkadaşı bulmak lâzım. Henüz burada çevrem yok. Bir arkadaşın arkadaşı ile iki kişi ev tutabilir miyiz diye baktık. Kadıköy, Üsküdar’da en ucuz ev 1200 TL. Ancak içi çok kötü durumda. Tadilat gerektiriyor. İyi evlerin kirası 3 bin TL’ye kadar çıkıyor. Şu anda garsonluk yapıyorum harçlığımı çıkarmak için. Ailem de tüm imkânlarını zorluyor. Yenibosna’da teyzem oturuyor. Olmadı, onda kalacağım ama bu kez de okula 4 vesait ile gideceğim.”

“Hem yurt sayısı hem nitelik artsın”

Karadeniz Teknik Üniversitesi Endüstri Mühendisliği 2. sınıfta okuyan Şükran Canbey, ise ‘şanslı’lardan. Devlet yurdunda kalıyor. Aylık 205 TL yurt ücreti ödüyor. Üç kişilik odada kaldığını söyleyen Canbey, gece yurda giriş saatinin 23.00 olmasının sıkıntı olduğunu söylüyor. İkinci öğretim alan, proje yapan, stajda gece nöbetlerinden dönen kişiler için giriş saatlerinin zorlayıcı olduğunu anlatıyor. Canbey, “Yurtların sayısı artırılmalı. Ancak nitelikli yurtlar olmalı. Benim yurdum pek çok yurttan daha iyi, fiziksel koşullar açısından. Ancak bazı devlet yurtlarında altı kişi bir odada kalabiliyor” diye konuşuyor.

Yurt bulamayınca dini vakıf evinde kaldı

Kalacak yer sorunu nedeniyle eğitimi sekteye uğraşan öğrenciler bile var. Bunlardan biri, bu yıl okulu bırakan F.D. Başından geçenleri anlatırken ismini vermek istemiyor. İstanbul Teknik Üniersitesi Maden Mühendisliği bölümünü kazanan, iki yıl hazırlık sınıfını geçemeyen F.D, bunun en büyük sebebinin barınma sorunu olduğunu savunuyor.

İlk senesinde bir dönem maddi sıkıntılar ve ailesinin de yönlendirmesi ile dini bir vakıf evinde kaldığını anlatan F. D yaşadıklarını şöyle özetliyor:

“Devlet yurdu çıkmadı. Altı kişinin kaldığı bir cemaat evinde kaldım. Ayda 300 TL veriyordum. Fikir çatışmamız vardı. Kot ve t-shirt giymek yasaktı. ‘Kumaş pantalon ve gömlek giyeceksiniz’ deniyordu. Gazete alıyordum, ağabeyler gelip ‘Hayırdır muhaliflik mi var sende’ diyorlardı. Onlar da beni istemiyordu, aileme şikâyet ediyorlardı. Kalacak hiçbir yerim olmamasına karşın ayrıldım oradan. Üniversitenin yurduna başvurdum ama bir türlü sıra gelmiyordu. O sırada hangi arkadaşın evinde yer varsa orada kaldım. Bir yandan da çalışıyordum. Başka şansım yoktu. Altı ay boyunca rektörlüğe dilekçe yazdım, yurtta sıra gelmesi için baskı yaptım. Sonunda yurda alındım. Tabii kalacak yer sorunu, geçinmek için çalışmak derken, hazırlık sınıfını geçemedim. Hazırlığı geçemeyeni yurttan atıyorlarmış. Ben kabul etmedim ve çıkmayacağımı söyledim. Hazırlığı tekrar ettiğim ikinci yıl da gerginlik ve yurttan çıkarılma baskısı ile geçti. Ailemden de destek yoktu. Yine geçemedim hazırlığı. Ben iş bulup geçinme derdini düşünmekten derslere bile gidemiyordum ki. Okulu bırakıyorum. Çalışacağım, bir yandan da yeniden üniversite sınavına gireceğim.”

Kiralar yüzde 10 arttı 

Öğrenciler için ev kiralamak da kolay değil. Burak Maşalacı, Arel Üniversitesi Psikoloji Bölümü 3. sınıf öğrencisi. Avcılar’da 3 kişi bir evde kalıyorlar. Kiraları aylık 950 TL. Maşalacı, “Okul ücreti de var. Kirayı ödemekte zorlandığımız zaman arkadaşlarla mağazalarda geceleri sayım işlerine gidiyoruz. Günlük 50 TL kazanıyoruz. Ya kirayı denkleştiriyor, ya harçlıklarımıza katkı yapıyor ya da faturaları ödüyoruz” diye konuşuyor.

Kiralar özellikle İstanbul gibi pahalı kentlerde öğrencileri zorluyor. Emlakjet.com’un verilerine göre, ağustos ayında İstanbul’da üniversitelere yakın bölgelerdeki kiralar yüzde 10 arttı. 100 metrekare bir dairenin ortalama kirası Üsküdar’da bin 900, Göztepe’de minibüs ve E-5 hattı için 2.300, Avcılar’da ise bin 400 TL civarında. Beşiktaş’ta kiralar daha da yükseliyor, 3 bin 500 lirayı buluyor. Mecidiyeköy Kuştepe’de ise 2 bin 800, Sarıyer’de 2 bin 500 TL civarında. 

Kaynak site: Aljazeera

Bumerang - Yazarkafe

YAZAR HAKKINDA

  • Site Yorum
  • Facebook Yorum

Bir yorum bırak

Bir yorum bırak

Facebookta bizi bulun