Bahçeli ne demek istedi? – Fikrikadim

Bahçeli ne demek istedi?

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin hükümete hukuki destek verebilecekleri sözlerini değerlendiren akademisyen Kürşad Zorlu, yeni hükümetle işbirliğinin kast edilmiş olabileceğini söyledi. Akademisyen Recai Coşkun ise “Devlet Bey, Tayyip Erdoğan ile yakınlaşma sürecine girdi” diyor.

gonca_senay

Gonca Şenay

“Eğer ihtiyaç hasıl olursa, eğer gerek duyulursa, Türkiye’nin milli ve tarihi çıkarlarını savunmak için, düne kadar hükümete verdiğimiz fiili destek hukuki bir boyut alabilecek ve Milliyetçi Hareket Partisi yalnızca ülke ve milleti için her türlü sorumluluğu almaya hazır olduğunu kanıtlayacaktır.”

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin Ankara’da partisinin siyaset ve liderlik okulunda yaptığı konuşmada dile getirdiği bu sözleri önemli kılan “Fiili desteğin hukuki bir boyut alabilecek” olmasına dair yaptığı vurgu.

Grup toplantısında konuşacak

Bu, Bahçeli’nin partisinin siyaseten yeni bir hamle yapacağına ilişkin verdiği önemli bir ipucu. Ancak tam olarak ne demek istediğini sadece yakın çevresi biliyor. MHP yönetimindeki isimlerden, “Devlet Bahçeli ne demek istedi?” sorusuna yanıt almak mümkün olmadı. Yetkililer Salı günü yapılacak grup toplantısında MHP Genel Başkanı’nın bu sözlerine açıklık getireceğini söylemekle yetindi.

Yeni hükümet için işbirliği

Al Jazeera’nin “Bahçeli ne demek istedi?” sorusunu yanıtlayan akademisyen Kürşad Zorlu, açıklamada bir dizi önemli vurgu olduğu görüşünde.

“Birincisi Sayın Bahçeli belirli gerekçelerle “düne kadar verilen fiili destek” ifadesi ile ilk kez bu kadar güçlü bir biçimde AKP’ye verilen desteği kamuoyu karşısında netleştirmiş oldu. İkincisi bu fiili desteğin “hukuki zemine taşınması” önerisi ya da ihtimalini dile getirdi. Yani düne kadar devam eden desteğin “hukuk” kapsamı içerisine alınarak bir yönüyle resmi zemine taşınması söz konusu. Bu açıdan bakıldığında böylesine bir fiili destek parlamenter sistem içerisinde bir kaç türlü hukuki desteğe taşınabilir. Bir karara yönelik olarak örneğin bir kanun hakkında destek, bir güven oylaması ya da devamı için destek veya daha ötede hükümet içerisinde şu veya bu şekilde yer alarak verilecek destek. Burada akıllara hemen gündem olan bir Anayasa değişikliği ya da 22 Mayıs AKP kongresinden sonra kurulacak hükümet çalışmaları gelebilir. Şimdi aynı konuşmanın sonrasında bir gazetecinin Başkanlık’tan mı bahsediyorsunuz? sorusu üzerine “Bizim söylediğimiz çok daha derin, anlamlı ve ülke yararı için” ifadesini kullandı sayın Bahçeli…Yani kısmi bir destekten daha ötede “derin” ve “anlamlı” ifadesi ile kapsayıcı, geleceği belirleyebilecek bir hukuki destekten söz etmekte. Henüz çok sıcak bir açıklama olsa da buradan 21 Mayıs sonrası gerçekleşecek yeni bir hükümet üzerinde işbirliği alanı çağrısının “hukuki destek” olarak değerlendirilmesi mümkündür”

Zorlu’ya göre bu yönde adım atılması durumunda ileride yanıtlanması gereken pek çok soru gündeme gelecek.

“Eğer böyleyse sorulacak çok soru, irdelenecek çok mesele var. En başta da sorulması gereken şu: 1 Kasım öncesinden bu yana 4 ilke konusunda ne değişmiştir veya bunların hangileri gündemden düşmüştür? Böyle bir şey yok ise “Şartlar olgunlaşmışken, eliniz daha kuvvetliyken ve millet meşru olarak buna tamam demişken neden benzer bir tutum sergilenmemiştir? sorusu gündeme gelecektir. Sanırım önümüzdeki günlerde bu soruların cevaplarını daha net görebileceğiz.”

“Bu noktaya gelinmesi hüzünlü”

Akademisyen Recai Coşkun açıklamayı, “Devlet Bey Tayyip Erdoğan ile yakınlaşma sürecine girmiş” sözleriyle yorumladı.

“Gidişat şu ki Devlet Bey, Tayyip Erdoğan ile bir yakınlaşma sürecine girmiş. Bunun tek açıklaması var. Bu da kongre süreciyle açıklanabilir. Kongre sürecinde beklentilerinin karşılanabilmesi için günü birlik hamleler normal. Bunun tabanda nasıl bir yansıma bulduğu konusunda ise, bunun MHP’ye yakışan bir tavır olduğu söylenemez. Eli çok daha güçlü iken daha olumlu bir mesaj verme şansı varken bugün bu noktaya gelinmesi hüzünlü.”

Tabanın gösterebileceği tepkiyi Kürşad Zorlu da gündeme getiriyor. Zorlu’ya göre, “Bu süreçte MHP’nin geçmişine ve ilkelerine aykırı gelecek, ülkücü iradede meşruluk taşımayan bir destek, adı ne olursa olsun tabandan ve milletten çok sert karşılık bulacak.”

AKP neden kabul etsin?

Peki tek başına hükümet kurabilecek milletvekili sayısını elinde bulunduran AK Parti neden MHP ile bir koalisyon yapsın? Üstelik iki parti hükümet kursa bile sayıları 367 olan anayasa değişikliği için referandum gerektirmeyen oy sayısına ulaşmıyor.

Bu soruyu yanıtlayan Kürşad Zorlu, referandum olasılığını da dikkate almak gerektiği görüşünde.  

“Özellikle erken seçimin gündemde konuşulduğu bir süreçte ne oluşacaktır ki AKP 314 milletvekili ile iktidarını başkasıyla paylaşmaya kalksın? Siyaset bir uzlaşma olduğu kadar bir yarış ve rekabettir. Burada bence ortada duran en önemli belirleyici yeni anayasa ve daha özelde Başkanlık sistemi meselesidir. AKP bu kapsamda bir referanduma sıcak bakmaktadır. Olası bir erken seçimde de muhalafet partilerinin olumsuz neticeler alabileceği kamuoyuna yansımaktadır. Bu konularda MHP’nin görüşlerini açıklaması ve teyit etmesi tartışmaların meşruluk düzeyi açısından gerekecektir. Bir referandum kararı ile “hukuki destek” arasında bağlantı kurulabilir mi kurulamaz mı? Buna açıklık getirilmelidir.”

Kaynak: Al Jazeera

Bumerang - Yazarkafe

YAZAR HAKKINDA

  • Facebook Yorum

Bir yorum bırak

Facebookta bizi bulun