Farkındalık

Mustafa Kutlu

Mustafa Kutlu

“Farkındalık” lügatte “farkında olma durumu” diye geçiyor. Yakın geçmişte bu farkında olma veya olmama mânası, toplumda bir çıkış yapanlar, “ben burdayım, beni görün” diye de kullanıldı. Meselâ engelliler için, lösemili çocuklar için, down sendromlu çocuklar için gösterilen çabalar.

Kelimede zamanla mâna kayması oldu. Topluluk içinde kendini göstermek, belli etmek, her hâli ile farklı olduğunu dile getirmek, dikkat çekmek için kullanılıyor.

Bu yolda beyhude çabalar da var. Meselâ kızların, hanımların saçlarını sarı-kızıl arasında uzatıp veya çıtçıtlayarak omuzdan aşağı bukle bukle salması. Saç bakımı reklâmlarına çıkan oyuncuların, mankenlerin taklidi bu modayı yaygınlaştırdı. Moda aslında Hollywood’tan geliyor. Her malın pazarlanması için her yönüyle ilgilenen kozmetik uzmanları bunu da işleyip tüm dünyaya yaydılar. Bu sebeple moda, ama farklılık yaratmıyor.

Galatasaraylı Ümit Davala epeyce zaman önce saçlarını kızılderililer gibi kestirince bir farklılık yaratmıştı. Ama şimdi bu moda varoşlara kadar yayıldı.

Asıl farklılık Hakkari’ye havaalanı yapılmasıdır ki, bu Kayseri’ye deniz getireceğim diye palavra sıkan politikacının pabucunu dama atmıştır.

O bölgede neredeyse altı yedi metreye varan karı yarıp da bir yerden bir yere gitmek mümkün mü idi? Şimdi Hakkari’li vatandaş iki saatte İstanbul’a uçuyor.

Cep telefonu bir farkındalık değil, çünkü onu biz yapmıyoruz.

Ama hızlı tiren öyle değil, Ankara-Konya arasını neredeyse bir cıgara içimine indirdi.

Türkiye değişiyor.

Bazı kasabalar azmanlaşıp şehir oluyor, bazıları nüfusunu kaybedip köye benziyor. Bu açıdan nüfus hareketleri farkındalık için izlenmelidir.

Dağ köyleri nüfusuna dayanan kasabalar; hemen her şeyin satıldığı (nal mıhı, margarin, kumaş, terlik, kova, naylon kap kacak, gıripin vb.) eski dükkânlarını kapadılar.

Evleri yıkıldı, bahçeleri harap oldu. Bunlar ne yol kenarında idi, ne tarıma elverişli, ne de bir maden veya turizme göz kırpacak bir zenginlik taşıyordu. Ahalisi asırlardır kendini ancak doyuracak bir üretim yapıyor, ihtiyaçlar çoğaldıkça erkekler gurbete çıkıp para getirmeye çabalıyordu.

Ve nitekim yokoluşları dahi bir farkındalık yaratamadı.

Buna mukabil ulaşım ve iletişim ile hem tarıma hem sanayie müsait olan kasabalar, şehirlere benzer bir gelişim gösterdi. Oralarda artık AVM’ler yükseliyor.

Ulaşımda karayoluna mahkum bulunan beldeler veya otobüs şirketleri hızlı tiren ve havayolu karşısında bir farkındalık yaratmalıdır.

Konaklama tesisleri, oteller, tuvaletinden mutfağına kadar yenilenecektir. Karayolu ile seyahat eden yolcuya havayolu ve hızlı tirenin veremediği güzellikler sunulabilir.

Mesela yol boyunca görülmesi gereken sular, manzaralar, tarihî mekânlar, kısa mesafede ise uğranılarak yöreye mahsus lezzetler tadılabilir. Bu uygulama belki varılacak yere varmayı biraz uzatabilir ama; yorulan yolcuyu hem dinlendirir, hem bir turistik hava katar.

Küresel sermayenin yönlendirdiği tüketim ekonomisinde(hayat tarzında) farkındalık yaratmak ciddi bir projedir.

Sade suya tirit fikirlerle yarışa girmek faydadan ziyade zarar getirir. Kot pantolona karşı şalvarla çıkmak böyledir. Yine de bizim döner hamburger’i yendi işte. Simit sarayı da bir farkındalık getirdi.

Yerel lezzetler metropoldeki lokantaları ile farkındalık yaratırken; yeni şehirlerimiz (Her beldede bir Yeni Şehir vardır)bir örnek yapıları sebebiyle birbirine benziyor.

Bursa ile Erzurum birbirine benzeyebilir mi?

Benzedi işte.

Kaynak: YeniŞafak

YAZAR HAKKINDA

  • Facebook Yorum

Bir yorum bırak

  • YORUM
yorum ikonu
2016-11-13 10:18:12
yorum ikonu
NATO’nun IŞİD maskesiyle Türkiye operasyonu! | Bayraksevdasi.com: […] İstanbul Atatürk Havalimanı terör saldırısını gerçekleştiren canlı bombaların eylem
2016-10-13 16:50:13
yorum ikonu
Sözleşmeli öğretmenlik için ön başvurular devam ediyor – FİKRİKADİM: […] MEB 5 bin sözleşmeli öğretmen alacak […]
2016-09-07 00:47:43
Facebookta bizi bulun