Reisçi miyiz Hocacı mıyız?

Ahmet Hakan

Ahmet Hakan

REİSÇİ ya da Hocacı olabilmemiz için…Şunlar lazım:

– Reis ile Hoca’nın ideolojik olarak farklarını bilebilmemiz lazım…
 
Ki bilemiyoruz maalesef. 
 
– Reis’in Hoca’dan, Hoca’nın da Reis’ten kamuoyu önünde bir yakınması olması lazım…
 
Ki olmadı, olmuyor.
 
– Hoca’nın “Reis beni rahat bırakmıyor” diyerek isyan etmesi lazım…
 
Ki yok böyle bir isyan…
 
– Reis’in “Hoca beni dinlemiyor” diyerek tavrını koyması lazım.
 
Ki yok böyle bir tavır…
 
 
Dedikoduyla, Pelikan dosyalarıyla, gizli kapaklı çekişme haberleriyle, kulislere sızan bilgilerle, imalarla, satır aralarıyla, gıybetle, tezviratla, algı operasyonlarıyla falan…
 
İkisinden birini seçemeyiz.
 
Reisçi mi, Hocacı mı olacağımıza karar verebilmemiz için…
 
Reis’in de… 
 
Hoca’nın da…
 
Açık, hesapsız, gizlisiz, saklısız ortaya çıkması lazım…
 
Ne düşünüyorlarsa, ne istiyorlarsa şeffaf bir şekilde kamuoyuna bildirmeleri lazım…
 
*
 
Bunlar yapılmadan…
 
Biz tarafımızı seçmeye kalkarsak…
 
Bir süre sonra…
 
İkisi el ele tutuşarak karşımıza çıkıp…“Biz aslında fena halde kardeşiz, her şeyin sorumlusu aha bu fitnecilerdir” deyip parmaklarıyla bizi işaret edebilirler.
 
Böyle bir durumda da…
 
Onlar kendilerini kurtarmış olur, olan da bizim gibilere olur.
 
*
 
Kısacası…
 
Bu şartlar altında…
 
Reis de…
 
Hoca da…
 
Birdir bizim için.
 
YARGILANACAKSIN AHMET ALTAN
 
ERGENEKON mağdurlarına gazetede ve ekranda yer vererek…
 
Kendilerine yapılan korkunç zulümleri anlatmalarına fırsat tanıyoruz ya…
 
O korkunç zulümlerin kumpasçı başı rolünü hakkıyla yerine getirmiş olan Ahmet Altan, bu durumdan fena halde rahatsız olmuş.
 
“Doğan Grubu ne yapmak istiyor” falan diye bin türlü komploya bulandırdığı desiseci yazılar döşeniyor.
 
*
 
– Mahcup olacağına…
 
– “Allah’ım nasıl oldu da ben bu felaketlerin yaşanmasına bir biçimde sebep oldum” diye dövüneceğine…
 
– “Bu cinayetlerde benim de rolüm var” diyeceğine…
 
– Bir kıyı kasabasına yerleşip adını sanını unutturmaya çalışacağına…
 
– “Bin özeleştiri yazısı yazsam da kendimi temize çıkaramam” diye hayıflanacağına…
 
Oturmuş, gayet kibirli, gayet üst perdeden, gayet çokbilmiş bir edayla…
 
“Doğan Grubu, Ergenekoncuları neden ekranlara çıkarıyor” diye güya perde arkası analizleri yapıyor.
 
*
 
Hiç utanmadan yapıyor bunu.
 
Yüzü zerre kızarmadan…
 
Hayatlarının kararmasına katkı sağladığı, intihara sürüklenmelerinde payı olduğu, hapislerde çürümelerine neden olduğu bu insanların gündeme gelmesinden deliye dönüyor.
 
Cemaat ile AK Parti ortaklığının birlikte yürüttüğü projenin gazete ayağının başındaki isim olarak, zulmettiği insanlara hayli gecikerek de olsa mikrofon uzatılmasına öfkeleniyor.
 
Hiç konuşmasınlar istiyor.
 
*
 
İstiyor ki…
 
– Öldükleriyle kalsınlar.
 
– Yıkıldıklarıyla kalsınlar.
 
– Kahrolduklarıyla kalsınlar. 
 
– Mahvolduklarıyla kalsınlar.
 
*
 
İstiyor ki…
 
Teğmen Mehmet Ali Çelebi, hiçbir ekrana çıkamasın ve kendisine kurulan kumpasları tane tane anlatamasın.
 
*
 
İstiyor ki…
 
Kuddusi Okkır’ın eşi Sabriye Okkır, eşine yapılan büyük zulmü anlatamasın, “bu bir cinayet” diye çığlık dahi atamasın.
 
*
 
İstiyor ki…
 
Bir onur intiharıyla 43 yaşında hayatına son veren Yarbay Ali Tatar’ın eşi Nilüfer Tatar ile abisi Ahmet Tatar, ekranda gözyaşı dahi dökemesin.
 
*
 
İstiyor ki…
 
Dursun Çiçek kendisine yapılan zulümden tek bir kelime bile söz edemesin, ekranlar kapatılsın kendisine.
 
*
 
İstiyor ki…Tutuklu olduğu hapishane hücresinde resmen ölmeye yatan Fatih Hilmioğlu’nun kardeşi Hayati Hilmioğlu, “gık” bile diyemesin.
 
*
 
İstiyor ki…
 
“Gazetecilikten tutuklanmadı” diye hakkında manşet attığı Nedim Şener ile Ahmet Şık, hiçbir şey olmamış gibi davransın.
 
*
 
Neden yapıyor bunu?
 
Çünkü biliyor ki…
 
Onlar konuştukça…
 
İktidar ve Cemaat ittifakının emrine sunduğu gazetesinin o dönemde yaptığı korkunç zulümler ortaya çıkacak.
 
Ve bütün parmaklar kendisini gösterecek.
 
*
 
İşte bundan yırtmak için…
 
“Doğan Grubu, Ergenekoncuları neden ekranlara çıkarıyor” falan diye bin türlü komployu gündeme getirip ahalinin kafasını karıştırmaya çalışıyor.
 
*
 
Hiç boşuna uğraşma Ahmet Altan!
 
Hayatının kararmasında payın olan Kuddusi’lerin, intihara sürüklenmesinde katkın olan Ali Tatar’ların, hapislerde çürümelerine neden olduğun tüm insanların manevi elleri senin yakandan hiç düşmeyecek.
 
O Kuddusi’nin bir deri bir kemik kalmış vücudu ve yüzünün içine çökmüş gözleri rüyalarına girecek ve hep peşinden gelecek.
 
*
 
Ve evet yargılanacaksın.
 
Er ya da geç.
 
Bu dünyada ya da öbür dünyada…

Yazının devamı için: Tıklayın

Etiketler:
Ahmet Hakan Hoca Reis

YAZAR HAKKINDA

  • Site Yorum
  • Facebook Yorum

Bir yorum bırak

Bir yorum bırak

  • YORUM
yorum ikonu
2016-11-13 10:18:12
yorum ikonu
NATO’nun IŞİD maskesiyle Türkiye operasyonu! | Bayraksevdasi.com: […] İstanbul Atatürk Havalimanı terör saldırısını gerçekleştiren canlı bombaların eylem
2016-10-13 16:50:13
yorum ikonu
Sözleşmeli öğretmenlik için ön başvurular devam ediyor – FİKRİKADİM: […] MEB 5 bin sözleşmeli öğretmen alacak […]
2016-09-07 00:47:43
Facebookta bizi bulun