Suudi Arabistan Kralı’nın kritik ziyareti – Fikrikadim

Suudi Arabistan Kralı’nın kritik ziyareti

Suudi Arabistan Kralı Selman Bin Abdülaziz, 2015 Ocak’ta göreve gelmesinin ardından Türkiye’ye ilk resmî ziyaretini gerçekleştiriyor. Ziyaret Suriye sahasında, Türkiye-İsrail görüşmelerinde ve İran’ın bölge ülkeleriyle ilişkilerinde gelişmelerin hız kazandığı döneme denk geliyor. Kral Selman, Ankara’dan önce Mısır’daydı.

Ece Göksedef

Ece Göksedef

Türkiye ile ilişkilerin darbe sonrası gerildiği Mısır’a beş günlük resmi bir ziyarette bulunan Kral Selman, Kahire’den Ankara’ya geliyor. Ankara’da iki gün boyunca Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Başbakan Davutoğlu ile görüşecek. Ardından, 14 Nisan’da başlayacak olan İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) Zirvesi için İstanbul’a geçecek.

Mısır ile Türkiye arasında arabuluculuk iddiası

Arapça yayın yapan Londra merkezli ve Katar destekli El Arabi El Cedid gazetesinin haberine göre, Kral Selman’ın Mısır gündemindeki en önemli konu Ankara-Kahire arasındaki yüksek tansiyonu düşürmekti.

Gazeteye konuşan Mısırlı diplomatik kaynaklar, Suudi Arabistan’ın Sisi’yi İstanbul’da düzenlenecek İslam İşbirliği Teşkilatı zirvesine katılmaya ikna etmek istediğini söyledi.

İddiaya göre, Riyad, Kahire’nin, sadece Türkiye ile değil, 2013 askeri darbesinden sonra ilişkilerinin gerildiği Katar ile de barışmasını istiyor. Buna göre,  Kral Selman, İİT İstanbul zirvesi bir fırsat olarak değerlendirmek istiyor.

İsrail-Türkiye normalleşmesi yakın

Kral Selman’ın Kahire’de olduğu süre içerisinde, bir süredir devam eden Türkiye-İsrail normalleşme görüşmelerinden de yakında bir mutabakata varılacağı haberi geldi.

Türk dışişleri, İsrail ile ilişkilerin normalleşmesi için ‘çok yakında’ anlaşmaya varılacağını duyurdu. Al Jazeera’nin İsrail diplomatik kaynaklarından edindiği bilgiye göre, İsrail-Türkiye normalleşmesi, Doğu Akdeniz’de daha geniş bir işbirliğinin parçası. İsrailli kaynaklar, Türkiye’nin Mısır ile ilişkilerinin normalleşmesinin de bu süreçte önemli olduğunu vurguluyor. Bölge ülkeleriyle yapılan enerji ve güvenlik toplantılarının tümünde Türkiye’nin de hesaba katıldığını belirtiyorlar.

Ankara-Tel Aviv ilişkilerin geliştirilmesi, Suudi Arabistan’ın da yakından takip ettiği ve destek verdiği bir süreç.

Suriye sahasında işbirliği

İki ülke Suriye’de süren savaşta benzer pozisyonlarda bulunuyor. Batı, Esed’in Suriye’nin geleceğinde yeri olmadığını söylese de IŞİD’le mücadeleye öncelik vermiş durumda. Suudi Arabistan ve Türkiye ise bir yandan rejim güçlerine karşı da savaşan muhalifleri destekliyor.

Suudi Arabistan ve Türkiye’nin de içinde bulunduğu, ABD’nin öncülüğünde kurulan IŞİD’le mücadele uluslararası koalisyonu, IŞİD’i Suriye’nin kuzeyinde bulunduğu alandan çıkarmak için çabalarını sürdürüyor. Ankara, sınırının IŞİD’den temizlenmesinin ardından Suriyeli Arap ve Türkmenlerden oluşan Özgür Suriye Ordusu’nun (ÖSO) yerleştirilmesini istiyor. Riyad da bu talebinde Ankara’ya destek oluyor.
Aynı bölgede ABD ise PKK’nın Suriye kolu olan PYD’ye bağlı güçleri destekliyor. Bölgedeki Türkmen ve Kürt kaynaklar Al Jazeera’ye, ABD ile Türkiye’nin sınırda ÖSO’nun yerleşeceği bir cep oluşturma, güneyde de ise PYD’nin yerleşeceği bir koridor oluşturma formülü üzerinde çalıştığı bilgisini verdi. Bu cepte yerleşecek olan ÖSO’ya Türkiye karadan top atışlarıyla, ABD de IŞİD’e yönelik hava bombardımanıyla destek oluyor. Muhalifler bu sayede sınırda ilerleyişini sürdürüyor.

Amerikan ve Türk heyetlerin Ankara’da bölgedeki durumla ilgili yaptığı görüşmelerden sonra Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, mevkidaşı Cubeyir’i telefonla arayarak gelişmeler fikir alış verişinde bulundu.

İki ülkeden de ‘kara operasyonu’ çıkışı

11-12 Şubat tarihlerinde Brüksel’de yapılan Uluslararası Koalisyon Savunma Bakanları toplantısında, Suudi Bakan, Suriye’de kara operasyonunu gündeme getirdi. Bakanın yardımcısı Ahmed Assiri, daha sonra yaptığı açıklamada ülkesinin böyle bir operasyon olması durumunda katılmaya hazır olduğunu belirtti.

Ardından Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Cubeyir, Suriye’ye göndermeye hazır olduklarını duyurduğu kara birlikleriyle ilgili detayların görüşüldüğünü, ABD öncülüğündeki koalisyonun talebi halinde gönderileceğini söyledi.

Türk Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu da, 11 Şubat’ta Münih’te Suriye Destek Grubu ülkelerinin aldığı ‘saldırıların durdurulması’ kararının ardından yaptığı açıklamada, IŞİD’i bitirmek için tüm koalisyon ülkelerinin kara harekâtı da yapması gerektiğini söyledi:

“Kara operasyonu da olması lazım. Böyle bir strateji olursa ‘Türkiye ve Suudi Arabistan biz hepimiz kara operasyonuna girebiliriz’ dedik. Buradaki terör örgütlerinin arkasına sığınmak yerine 65 ülkenin havadan karadan DAEŞ terör örgütünü temizlemesi gerekiyor. Böyle olursa Rusya’nın ‘DAEŞ mi Esad mı’ gibi ‘Daha iyi şeytanı seçin’ deme durumuna da gelinmez.”

Çavuşoğlu, “Suudi Arabistan askerleri Türkiye sınırından Suriye’ye girer mi?” sorusuna ise “Bu bir temenni, planlanmış bir şey değil” cevabını verdi.

Son olarak Şubat ayında yabancı basın mensuplarına konuşan bir Türk Dışişleri yetkilisi, Türkiye’nin ABD öncülüğünde koalisyon olmadan Suriye’de kara harekâtına girişmeyi düşünmediğini ifade etti. Kara operasyonu olmadan Suriye’deki savaşın durdurulmasının imkânsız olduğunu söyleyerek, Ankara’nın bu harekâtın yapılması için koalisyon üyelerini ikna etmeye çalıştığını belirtti.

Tüm bu açıklamaların ardından Suudi Arabistan’a ait dört savaş uçağı, IŞİD’le mücadele uluslararası koalisyonun bir parçası olarak İncirlik Üssü’ne konuşlandı.

Türkiye İslam İttifakı’na da üye

Suriye ve Irak’ta IŞİD’le mücadele için ABD öncülüğünde kurulan koalisyonun ardından, 15 Aralık’ta Suudi Arabistan öncülüğünde ‘Teröre karşı İslam ittifakı’ kuruldu. İttifak, körfez ülkelerini de kapsayan 34 ülkeden oluşuyor.  Bu iki uluslararası koalisyona birden üye olan bölgenin iki büyük ülkesi Türkiye ve Suudi Arabistan’ın liderleri son olarak 16 Şubat’ta bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi ve Suriye’de Esed’li bir çözüm olamayacağını tekrarladı.

Türkiye ÖSO’ya karadan top atışlarıyla destek olurken, Suudi Arabistan da muhaliflere verdiği silah desteğini artırdı. Dışişleri Bakanı Cubeyir, Rusya’nın operasyonları sonrası ilerleme kaydeden rejim güçlerine karşı muhalif gruplara karadan havaya füze desteği sağlanacağını açıklamıştı.

Cubeyir Rusya ile ilişkilerin, Suriye’deki fikir ayrılığına rağmen iyi ilerlediğini belirtmişti. Aynı sırada Rus Devlet Başkanı Putin ile Kral Selman telefonda görüştü ve Putin, Selman’ı Moskova’ya davet etti. Bu görüşmeden yaklaşık bir ay sonra henüz ziyaret gerçekleşmeden, Rusya Suriye sahasındaki askeri varlığının önemli bir kısmını geri çekti.

İran ile ilişkilerde yumuşama sinyali

Suriye savaşıyla birlikte Türkiye ilişkilerinde gerilim yaşayan İran, Suudi Arabistan’ın da bölgedeki en büyük rakiplerinden. Yemen’deki çatışmalarda da Suudi Arabistan uçakları, İran’ın desteğini alan silahlı gruplara karşı operasyonlar düzenliyor.

Türkiye ile İran’ın ilişkilerinde son haftalarda düzelme olduğu görülüyor. 4 Mart’ta Tahran’a resmi bir ziyaret için giden Başbakan Davutoğlu, “Bu kendi tasnifim ama İran ile Suriye konusunda 5 ilkede anlaştık” diyerek, en azından ortak hareket edilecek konuları sıraladı; Bölge sorunları bölge ülkeleri tarafından çözülmeli, bölge dışı aktörler belirleyici olmamalı; Suriye’nin toprak bütünlüğü korunmalı; ateşkes desteklenmeli; ortaya çıkacak siyasi tablonun temsil kabiliyeti yüksek olmalı; teröre hem IŞİD hem de PKK terörüne karşı işbirliği sağlanmalı” dedi.

Ardından, Türkiye’ye yapacağını duyurduğu ziyareti bir süredir erteleyen İran Dışişleri Bakanı Cevad Zarif de İstanbul’a geldi. “Türkiye ile işbirliğini geliştirmenin en önemli amaç olduğunu” söyledi.

Selman’ın ziyareti öncesi Ruhani’nin Türkiye özel temsilcisi Vaezi Türkiye’deydi. Vaezi, yetkililerle ikili siyasi ve ekonomik işbirliğini geliştirmek üzere görüşmeler yaptı.

Suudi Arabistan-İran ilişkilerinde de son haftalarda yumuşama sinyalleri geldi. Önce Şubat ayındaki Münih Güvenlik Konferansı’nda İran Dışişleri Bakanı Cevad Zarif bir konuşma yaptı. Zarif, IŞİD’le mücadele konusu hakkında konuşurken “Suudi Arabistan ile çalışmaya hazırız” dedi ve Suriye’de ortak çıkarları olduğunu söyledi.

Zarif, Suriye’de istikrar için uzun yıllardır süren gergin ilişkilerin üstesinden gelmeleri gerektiğini vurguladı:

“Birlikte çalışmalıyız. İran ve Suudi Arabistan birbirini bölgenin dışında tutamaz. Biz Suudi Arabistan ile birlikte çalışmaya hazırız. İran ve Suudi Arabistan’ın Suriye’de ortak çıkarları olduğuna inanıyoruz.”

Yemen’deki İran destekli Husi gruptan bir grup temsilcisi, Mart başında Riyad’a giderek krizin çözümü için görüşmelerde bulundu.

Ardından Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Cubeyr, İran’la yeni bir sayfa açmaya hazır olduklarını belirtti. Ancak unun için Tahran’ın mezhepçi politikasını değiştirmesi gerektiğini ifade etti.

Kaynak: Al Jazeera, Reuters, El Arabi El Cedid

Bumerang - Yazarkafe

YAZAR HAKKINDA

  • Facebook Yorum

Bir yorum bırak

Facebookta bizi bulun